bugün
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin36
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- demir çelik5
- ecevit denince akla gelen şeyler2
- arda güler7
- buz gibi bira8
- kale3112'deki kale hangi kale10
- rte denince akla gelen seyler2
- sıcak şarap4
- bursa6
- sözlükte flört etmemek9
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- en iyi pizza içeriği10
- sözlük kızlarının küfürbaz olması6
- gece vardiyası3
- şi ve trump'ın ticaret anlaşması2
- babybombshell2
- arkadaşlar lütfen4
- en lezzetli balık24
- acı gerçekler14
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- köy9
- karşı cinsteki en itici özellik16
- paradox interactive3
- devlet adına çalışıp geçmişin temizlenmesi4
- gece tostu4
- en enayi huyunuz4
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı5
- anın görüntüsü23
- dünyanın en kötü hissi3
- 25 eylül 2026 fidan'ın libya toplantısı2
- yıllar ona hiç acımamış3
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- agaçlarla dertleşmek3
- başlığı başa bırakıp kaçan yazarı enselemek3
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- gammazlar göreve8
- otobüste giderken yanındakinin geviş getirmesi3
- zendaya4
- aşk bir hastalıkmış sanki2
- beşiktaş8
- sözlükte aile kurmak8
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- ezoterizm4
- ağlamak7
- sözlüğün embesillerle dolu olması6
- hünkar beğendi vs alinazik9
- sigarayı bırakınca ağzımın tadı geldi3
Belki de yağsa bazı şeyler geçer biraz olsun. Belki de ıslanmak en iyi yaptığım şey. Belki de... Ne bileyim ben!..
gökten gelen bir mesaj gibi tim şiddetiyle yağan şey. o kadar hışımla yağıyor ki, bir an kendime ve dünyaya yabancılaştım; felsefe kitaplarım ve çizdiğim karakalem çalışmalarımın arasında.
Huznu, aglamayi cagristiran bir doga olayidir.
bir kız ismi.
gördüğüm kadarıyla da güzel kızlar olur bu isme sahip olanlar.
gördüğüm kadarıyla da güzel kızlar olur bu isme sahip olanlar.
yağdığı zaman sevgilinle yürünülmesi güzel olan doğa olayı.
En sevdigim.
aklıma "yağmur sayrılığıma seninle derman düştü." şiirini getiren doğa olayıdır.
istanbul semalarında bir süredir devam eden rahmet.
Tamda dışarı çıkıp , sahile inip kafa dinlemelik.
yalnızlıkla arası iyi olan için güzeldir yağmur altında ıslanmak ve yahut da izlemek yağmuru pencereden.
ayrıca en güzel kız ismidir.
ayrıca en güzel kız ismidir.
Şehrime yağan doğa mucizesidir. Berekettir. Aşkımdır, aşktır. Onun kadar güzel bir şeye daha rastlamadım dünyada.
ferahlık, huzur, mutluluk, arınmadır. şuan Yalova civarında başlamıştır. tek kötü yanı sigara içmeye teşvik eder.
var edenin adıyla insanlığa inen nur
bir gece yansıyınca kente sibir dağından
toprağı kirlerinden arındırır bir yağmur
kutlu bir zaferdir bu ebâbil dudağından
rahmet vadilerinden boşanır âb-ı hayat
en müstesna doğuşa hâmiledir kâinat.
bir gece yansıyınca kente sibir dağından
toprağı kirlerinden arındırır bir yağmur
kutlu bir zaferdir bu ebâbil dudağından
rahmet vadilerinden boşanır âb-ı hayat
en müstesna doğuşa hâmiledir kâinat.
her yağmur yağdığında çoğu kezo tarafından paylaşılan bertuğ cemil şarkısı.
küçük muttarid muhteriz darbeler..
tevfik fikret'in muazzam şiiri.
tevfik fikret'in muazzam şiiri.
yaz sıcağında bir anda bardaktan boşalırcasına yağarken o sıcaklık yerini serinliğe ve toprak kokusuna bırakırken insanın içini rahatlatan hava olayı.
ilkokulda bana yürüyen ama ben temiz aile çocuğu olduğum için olayı 3-4 sene sonra çözdüğüm arkadaşın ismi.
Şu dünyanın en güzel yanlarından biri.
yaşamın kaynağıdır.
bu tanım kısmıydı.
gelelim hatırasına:
ilkokul üçüncü sınıftayım kanka. sınıfta sessiz ve kendi haline bembeyaz tenli kıvırcık saçlı, yeşil gözlü bir kız, adı sevim.
- sevim nasılsın?
- sevim silgini alabilir miyim?
- sevim kalemtraşın var mı?
- sevim ne güzel yakalığın var falan.
ergenler bilmez o zamanlar siyah önlük ve beyaz yakalık var.
kızlarınki dantelli olur.
dantel kıza yakışıyor be. (yakalıktan bahsediyorum.)*
sevim şöyle, sevim böyle ve birinci sınıftan beri
ben sevim 'e tutkun.
sevim ders dinliyor, not alıyor, tahtadakileri defterine yazıyor.
ben sevim'e bakıyorum.
ben de başarılıyım. ama ne yaparsam yapayım kızın ilgisini çekemiyorum.
sevim cam kenarı tarafındaki sırada oturuyor. yine bir gün o na bakarken, gözüm camdan dışarıya kaydı. yağmur başlıyor. ona bakmaya biraz ara verip yağmuru izliyorum. derken zil çalmasıyla kendime geldim. baktım sevim yok. aman yarabbim! farkettim ki şemsiyesini sıranın altında unutmuş. işte dedim oğlum fırsat bu fırsat. kaptım şemsiyeyi arkasından koşup ona yetiştireceğim ve ıslanmadan evine gideceği için bana teşekkür edecek.
okul merdivenlerini koşarak indim ama sevim yok. gitmiş. bir teşekkür alacağım ve o bile bana yetecek derken şemsiye elimde kaldı. evini de bilmiyorum ki götürsem, kapıda versem belki küçük bir öpücük alacağım yanağıma. adaletini sikeyim dünya. daha o yaşta bir çocuğa bu kadar büyük bir hayal kırıklığı yaşatırlır mı? üstelik o panikle ben de çantamı sırada unutmuşum. hem çantamı alırım hem de kızın şemsiyesini sırasına koyarım ve başka bir fırsat beklerim diye düşünerek merdivenleri yukarı çıkmaya başladım.
merdivenlerin bitmesine üç beş basamak kala kafamı kaldırdım ki karşımda sevim.
hem de elinde benim çantam.
onun elinde benim çantam benim elimde onun şemsiyesi.
+ birnumara çantanı unutmuşsun.
dedi.
- sende şemsiyeni unutmuşsun dedim.
bana attığı o güzel gülümsemeyi hayatım boyunca unutamadım.
neyse efendim, aynı anda teşekkür edecektik ki o benim ben onun sözünü kesmemek için yine aynı anda sustuk.
15 20 saniye duraklamadan sonra toparladım kendimi.
al şemsiyeni ver çantamı dedim.
ulan geri zekalı ben! ne biçim cümle o? küsen çocukların aptalca kurduğu cümleye benziyor.
tamam diyerek aldı ve sonra dedi ki;
bugün gonca babasıyla eve gidecek ve ben yalnız gitmek istemiyorum eve. gonca bunun en yakın arkadaşı. ama ''uff ağlıyo kız şu an geri zekalı'' tarzında değil tabi ki.
yok artık dedim. tabi ki içimden dedim.*
ulan bir teşekkür almak bile bana yetecekken onunla eve kadar yürüyeceğim.
işte o anki heyecanı sanırım bir daha, trabzonspor şampiyon olursa hissederim.
hemen toparladım kendimi çantamı aldım ve dedim ki;
ben seni eve götürürüm.
o anki gurur da anlatılmaz. zaten anlatmaya kalksam, bu entry bitmez.
yağmur yağıyor, şemsiyesini elinden aldım ve açtım. başladık yürümeye...
yol boyu aklımda üç kelimelik bir cümle '' sevim senden hoşlanıyorum''
ama diyemiyorum.
okul, hoca, gonca, dersler derken eve yaklaşmışız. bu sokak bizim sokak dedi.
tahminen 600 metrelik bir yol okul ile onun evi arasındaki. ama bana 5 adımdan uzun gelmedi. sevim dedim;
sen akıllı ve zeki bir kızsın. nasıl olur da şemsiyeni unutursun bu yağmurda diye sordum.
'' ben şemsiyemi unutmadım ki , askıdan paltomu aldım ve arkamı döndüm bir baktım sen benim şemsiyemi aldın koşarak çıktın. ben de baktım senin çantan sıranın üstünde ben de onu aldım.''
işte o an ki rezil oluşumu da kelimelerle anlatamam.
ulan aynı anda kaç tane anlatılamaz duygu yaşadığımı bilmiyorum.*
neyse efendim, evine bıraktım, teşekkürü aldım ve koyuldum evimin yoluna.
sonuçta istediğimi başardım.
ertesi gün akşama kadar utancımdan bakamadım. son ders öncesi gonca yanıma geldi ve dedi ki,
sevim senden hoşlanıyor ve dün için şana tekrar çok teşekkür ediyor.
ah sevim ah! bunu kendin söylesene. ben de dünyanın en mutlu çocuğu olayım.
okul bitene kadar sevim ile ben tek kelime konuşmadık.
gonca benden ona, ondan bana taşıdı cümlelerimizi.
sonuçta birbirimizden hoşlanıyorduk.
o yağmur, hayatımın belki de ilk fırsatını sunmuştu bana. yağmur sayesinde farklı bir sürü duygular yaşamıştım ve o dönemde hayatım değişmişti.
sonra biz ailece başka bir ile taşınınca, sevim orada ama hep aklımda kaldı.
ve o günden beri ne zaman yağmur yağsa, sanki hayatımda bir şeyler değişecek gibi hissediyorum.
her yağmurda aklıma gelirsin sevim.
inşallah dünyanın en mutlu insanlarından biri sensin.
bu olayın üzerinden yıllar geçti ama halen daha her yağmur yağdığında aynı hisse kapılıyorum.
yıllardır bir şey değişmemiş olsa bile.
bu tanım kısmıydı.
gelelim hatırasına:
ilkokul üçüncü sınıftayım kanka. sınıfta sessiz ve kendi haline bembeyaz tenli kıvırcık saçlı, yeşil gözlü bir kız, adı sevim.
- sevim nasılsın?
- sevim silgini alabilir miyim?
- sevim kalemtraşın var mı?
- sevim ne güzel yakalığın var falan.
ergenler bilmez o zamanlar siyah önlük ve beyaz yakalık var.
kızlarınki dantelli olur.
dantel kıza yakışıyor be. (yakalıktan bahsediyorum.)*
sevim şöyle, sevim böyle ve birinci sınıftan beri
ben sevim 'e tutkun.
sevim ders dinliyor, not alıyor, tahtadakileri defterine yazıyor.
ben sevim'e bakıyorum.
ben de başarılıyım. ama ne yaparsam yapayım kızın ilgisini çekemiyorum.
sevim cam kenarı tarafındaki sırada oturuyor. yine bir gün o na bakarken, gözüm camdan dışarıya kaydı. yağmur başlıyor. ona bakmaya biraz ara verip yağmuru izliyorum. derken zil çalmasıyla kendime geldim. baktım sevim yok. aman yarabbim! farkettim ki şemsiyesini sıranın altında unutmuş. işte dedim oğlum fırsat bu fırsat. kaptım şemsiyeyi arkasından koşup ona yetiştireceğim ve ıslanmadan evine gideceği için bana teşekkür edecek.
okul merdivenlerini koşarak indim ama sevim yok. gitmiş. bir teşekkür alacağım ve o bile bana yetecek derken şemsiye elimde kaldı. evini de bilmiyorum ki götürsem, kapıda versem belki küçük bir öpücük alacağım yanağıma. adaletini sikeyim dünya. daha o yaşta bir çocuğa bu kadar büyük bir hayal kırıklığı yaşatırlır mı? üstelik o panikle ben de çantamı sırada unutmuşum. hem çantamı alırım hem de kızın şemsiyesini sırasına koyarım ve başka bir fırsat beklerim diye düşünerek merdivenleri yukarı çıkmaya başladım.
merdivenlerin bitmesine üç beş basamak kala kafamı kaldırdım ki karşımda sevim.
hem de elinde benim çantam.
onun elinde benim çantam benim elimde onun şemsiyesi.
+ birnumara çantanı unutmuşsun.
dedi.
- sende şemsiyeni unutmuşsun dedim.
bana attığı o güzel gülümsemeyi hayatım boyunca unutamadım.
neyse efendim, aynı anda teşekkür edecektik ki o benim ben onun sözünü kesmemek için yine aynı anda sustuk.
15 20 saniye duraklamadan sonra toparladım kendimi.
al şemsiyeni ver çantamı dedim.
ulan geri zekalı ben! ne biçim cümle o? küsen çocukların aptalca kurduğu cümleye benziyor.
tamam diyerek aldı ve sonra dedi ki;
bugün gonca babasıyla eve gidecek ve ben yalnız gitmek istemiyorum eve. gonca bunun en yakın arkadaşı. ama ''uff ağlıyo kız şu an geri zekalı'' tarzında değil tabi ki.
yok artık dedim. tabi ki içimden dedim.*
ulan bir teşekkür almak bile bana yetecekken onunla eve kadar yürüyeceğim.
işte o anki heyecanı sanırım bir daha, trabzonspor şampiyon olursa hissederim.
hemen toparladım kendimi çantamı aldım ve dedim ki;
ben seni eve götürürüm.
o anki gurur da anlatılmaz. zaten anlatmaya kalksam, bu entry bitmez.
yağmur yağıyor, şemsiyesini elinden aldım ve açtım. başladık yürümeye...
yol boyu aklımda üç kelimelik bir cümle '' sevim senden hoşlanıyorum''
ama diyemiyorum.
okul, hoca, gonca, dersler derken eve yaklaşmışız. bu sokak bizim sokak dedi.
tahminen 600 metrelik bir yol okul ile onun evi arasındaki. ama bana 5 adımdan uzun gelmedi. sevim dedim;
sen akıllı ve zeki bir kızsın. nasıl olur da şemsiyeni unutursun bu yağmurda diye sordum.
'' ben şemsiyemi unutmadım ki , askıdan paltomu aldım ve arkamı döndüm bir baktım sen benim şemsiyemi aldın koşarak çıktın. ben de baktım senin çantan sıranın üstünde ben de onu aldım.''
işte o an ki rezil oluşumu da kelimelerle anlatamam.
ulan aynı anda kaç tane anlatılamaz duygu yaşadığımı bilmiyorum.*
neyse efendim, evine bıraktım, teşekkürü aldım ve koyuldum evimin yoluna.
sonuçta istediğimi başardım.
ertesi gün akşama kadar utancımdan bakamadım. son ders öncesi gonca yanıma geldi ve dedi ki,
sevim senden hoşlanıyor ve dün için şana tekrar çok teşekkür ediyor.
ah sevim ah! bunu kendin söylesene. ben de dünyanın en mutlu çocuğu olayım.
okul bitene kadar sevim ile ben tek kelime konuşmadık.
gonca benden ona, ondan bana taşıdı cümlelerimizi.
sonuçta birbirimizden hoşlanıyorduk.
o yağmur, hayatımın belki de ilk fırsatını sunmuştu bana. yağmur sayesinde farklı bir sürü duygular yaşamıştım ve o dönemde hayatım değişmişti.
sonra biz ailece başka bir ile taşınınca, sevim orada ama hep aklımda kaldı.
ve o günden beri ne zaman yağmur yağsa, sanki hayatımda bir şeyler değişecek gibi hissediyorum.
her yağmurda aklıma gelirsin sevim.
inşallah dünyanın en mutlu insanlarından biri sensin.
bu olayın üzerinden yıllar geçti ama halen daha her yağmur yağdığında aynı hisse kapılıyorum.
yıllardır bir şey değişmemiş olsa bile.
Halen daha devam eden doğa olayı. Yaz gelecek mi?
teoman'ın teoman olduğu zamanlardan sağlam bir şarkı.
Çok güzeldir yağmurda ağır ağır yürümek.
izmirde şuan olandır, güzeldir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar