bugün
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır9
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz16
- kadınları susturmanın en iyi yolu12
- çağla idi20
- rusya'nın ukrayna müttefiklerine suikast planı2
- şiir yazan erkek16
- seni karım yapacağım arslanım2
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması17
- güne bir şarkı sözü bırak2
- true neden sevilmiyor sorunsalı27
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri24
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz14
- penisin kas olması2
- aynı anda iki kişiye aşık olmak13
- sultan süleyman'ın hürrem sultan'a yazdığı şiir2
- sarapci koala hatayi28
- yavaş araba kullanmanın daha tehlikeli olması9
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı10
- sevişmek istenen ünlüler10
- sözlüğe mesaj yazar gibi entry giren tipler10
- sözlükteki flört listem9
- çok bekar olan sözlük kızı9
- arkadaşlar özür dilerim10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- 0 0 728
- viski kola15
- özelden alet fotosu atan erkek yazar8
- günlük dua zikir tesbih ve ibadetler2
- beni linç ettiler abi8
- sözlük yazarlarının normal kombinleri12
- ay takvimine göre konserve yapmak10
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz27
- mazotun 100 lira olacağı tarih14
- babaların sorduğu ilginç sorular10
- sosyalleşmenin zorlaşması12
- kaşif kozinoğlu'nun ölümünün yeniden araştırılması2
- hava soğudu ulan11
- ne oldu bana6
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak8
- sabahları sevilen şeyler4
- karşı cinse sorulan sorular8
- aklıma takılıyor5
- ak partililerin apoya villa yaptırması30
- doymuyorum diye bağıran komşu5
- hamas19
- yediğiniz en ağır dayak5
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı26
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay16
- fusya semsiyeli yabanci7
- kız yeğen sahibi olmak5
I was angry with my friend:
I told my wrath, my wrath did end.
I was angry with my foe:
I told it not, my wrath did grow.
And I watered it in fears,
Night and morning with my tears;
And I sunned it with smiles,
And with soft deceitful wiles.
And it grew both day and night,
Till it bore an apple bright.
And my foe beheld it shine.
And he knew that it was mine,
And into my garden stole
When the night had veiled the pole;
In the morning glad I see
My foe outstretched beneath the tree.
I told my wrath, my wrath did end.
I was angry with my foe:
I told it not, my wrath did grow.
And I watered it in fears,
Night and morning with my tears;
And I sunned it with smiles,
And with soft deceitful wiles.
And it grew both day and night,
Till it bore an apple bright.
And my foe beheld it shine.
And he knew that it was mine,
And into my garden stole
When the night had veiled the pole;
In the morning glad I see
My foe outstretched beneath the tree.
(bkz: daniel Blake)
aynı zamanda dead man filminde johhny depp' in canlandırdığı muhasebeci gencin ismi.
Eyleme dönüşmeyen arzu, ruh bozukluğuna yol açar.
mottolarımdan birinin mimarı büyük kalem. Şöyle diyor ve ben de kalben katılıyorum:
"those who restrain their desires, do so because theirs is weak enough to be restrained."
"those who restrain their desires, do so because theirs is weak enough to be restrained."
ruhuma butunuyle erisebilen tek adam. diger yazarlara kapiyi her seferinde ben aciyorum. blake ise kapinin anahtarina sahip olan tek kisi.
"You never know what is enough unless you know what is more than enough."
Shakespeare ile birlikte sevilen iki william'dan biri. William blake'in yeri gercekten ayridir. Bazi konularda shakespeare'den de otelere ulasabilmis farkli biridir. Kafasinin derinliklerinde dolanan dusunceleri okumaya, resimlerini izlemeye bayiliyorum.
Kaplan! Kaplan! gecenin ormanında
ışıl ışıl yanan parlak yalaza,
Hangi ölümsüz el ya da göz, hangi,
Kurabildi o korkunç simetrini? Hangi uzak derinlerde, göklerde
Yandı senin ateşin gözlerinde?
O hangi kanatla yükselebilir?
Hangi el ateşi kavrayabilir? Ve hangi omuz ve hangi beceri
Kalbinin kaslarını bükebildi?
Ve kalbin çarpmaya başladığında,
Hangi dehşetli el? ayaklar ya daNeydi çekiç? ya zincir neydi?
Beynin nasıl bir fırın içindeydi?
Neydi örs? ve hangi dehşetli kabza
Ölümcül korkularını alabilir avcuna? Yıldızlar mızraklarını aşağıya atınca,
Göğü sulayınca gözyaşlarıyla,
Güldü mü o, görünce eserini?
Kuzu'yu yaratan mı yarattı seni? Kaplan! Kaplan! gecenin ormanında
ışıl ışıl yanan parlak yalaza,
Hangi ölümsüz el ya da göz, hangi,
Kurabilir o korkunç simetrini?.
ışıl ışıl yanan parlak yalaza,
Hangi ölümsüz el ya da göz, hangi,
Kurabildi o korkunç simetrini? Hangi uzak derinlerde, göklerde
Yandı senin ateşin gözlerinde?
O hangi kanatla yükselebilir?
Hangi el ateşi kavrayabilir? Ve hangi omuz ve hangi beceri
Kalbinin kaslarını bükebildi?
Ve kalbin çarpmaya başladığında,
Hangi dehşetli el? ayaklar ya daNeydi çekiç? ya zincir neydi?
Beynin nasıl bir fırın içindeydi?
Neydi örs? ve hangi dehşetli kabza
Ölümcül korkularını alabilir avcuna? Yıldızlar mızraklarını aşağıya atınca,
Göğü sulayınca gözyaşlarıyla,
Güldü mü o, görünce eserini?
Kuzu'yu yaratan mı yarattı seni? Kaplan! Kaplan! gecenin ormanında
ışıl ışıl yanan parlak yalaza,
Hangi ölümsüz el ya da göz, hangi,
Kurabilir o korkunç simetrini?.
eserlerinde ilahi bir enerji olduğuna inandığım sanatçı william blake.
görsel
ilk bakışta size bir şey düşündürtmüyor. uzunlara bakan tavşan gibi gafil avlıyor sizi. bi his karmaşası yaratıyor. sonrasında nereye bakacağınız ne göreceğiniz sanırım iç dünyanızla alakalı.
görsel
ilk bakışta size bir şey düşündürtmüyor. uzunlara bakan tavşan gibi gafil avlıyor sizi. bi his karmaşası yaratıyor. sonrasında nereye bakacağınız ne göreceğiniz sanırım iç dünyanızla alakalı.
the marriage of heaven and hell'de adeta bilinçdışının manifestolarından birini ilan eden romantik. Adam gibi adam.
şeytan bu eserde alışılagelmiş günahlarla bezeli görüntüsünün aksine, bizden, arzularımızdan birisidir. ağzından baklayı çıkaran her düşünürde olduğu gibi blake'te de günah keçisi kavramına yönelik örtük bir ilgi söz konusudur; köy halkının günahlarının yüklendiği keçiyi çölün ortasına kadar götürüp öylece bırakmak blake'in huzurlu hissetmesini sağlamayacaktır elbette (günah keçisi imgesi aracılığıyla toplumsal düzenin düzensizliği kavramına ulaşan richard kearney'in "strangers, gods and monsters" adlı eseri de bu noktada anılmaya değer). blake reyiz, bu sıradışı evlilik eserinde basit tatmin duygusunun ötesinde gizli benlik, bastırılmışlık ve boşalım gibi çağlar boyunca perde arkasına iteklenen konuları içeren, yarı-mistik bir bilinçdışı senaryo kurgular sanki.
bu arada babası çorap imalatçısı olan bir insan eğer şanslıysa, yani babası bu işle zengin olursa bir søren kierkegaard; şanssızsa, yani babası yoksul kalırsa da william blake oluyor galiba. evet, her ikisinin de babası çorapçıymış ve søren'ın da bilinçdışına ilişkin ilginç çağrışımları yok değil.
şeytan bu eserde alışılagelmiş günahlarla bezeli görüntüsünün aksine, bizden, arzularımızdan birisidir. ağzından baklayı çıkaran her düşünürde olduğu gibi blake'te de günah keçisi kavramına yönelik örtük bir ilgi söz konusudur; köy halkının günahlarının yüklendiği keçiyi çölün ortasına kadar götürüp öylece bırakmak blake'in huzurlu hissetmesini sağlamayacaktır elbette (günah keçisi imgesi aracılığıyla toplumsal düzenin düzensizliği kavramına ulaşan richard kearney'in "strangers, gods and monsters" adlı eseri de bu noktada anılmaya değer). blake reyiz, bu sıradışı evlilik eserinde basit tatmin duygusunun ötesinde gizli benlik, bastırılmışlık ve boşalım gibi çağlar boyunca perde arkasına iteklenen konuları içeren, yarı-mistik bir bilinçdışı senaryo kurgular sanki.
bu arada babası çorap imalatçısı olan bir insan eğer şanslıysa, yani babası bu işle zengin olursa bir søren kierkegaard; şanssızsa, yani babası yoksul kalırsa da william blake oluyor galiba. evet, her ikisinin de babası çorapçıymış ve søren'ın da bilinçdışına ilişkin ilginç çağrışımları yok değil.
Her sabah ve her gece. Doğar bazıları acıya, doğar bazıları sonsuz geceye.
never seek to tell thy love
love that never told can be
for the gentle wind does move
silently, invisibly.
i told my love, I told my love,
i told her all my heart
trembling cold in ghastly fears
ah, she doth depart.
soon as she was gone from me
a traveller came by
silently, invisibly.
o, was no deny.
şiire dair bir detay ise, william blake'in el yazısıyla yazdığı taslakta* "seek"in üstünün çizilip "pain" olarak değiştirilmesidir. ilk dört satırın da üzeri aynı şekilde çizilmiştir. son mısrada ise "He took her with a sigh" ifadesi çizilip yerine "o was no deny" yazılmıştır. kimileri bu kağıtları henüz bitmemiş taslak olarak kabul ederken kimileri ise taslağın sonlanmış ve temize çekilmeye hazır hali olarak kabul eder. bu kağıtlar sonradan editörler tarafından restore edilir. yani bu şiir bir nevi iki versiyonlu gibidir. siz nasıl okumak isterseniz.
love that never told can be
for the gentle wind does move
silently, invisibly.
i told my love, I told my love,
i told her all my heart
trembling cold in ghastly fears
ah, she doth depart.
soon as she was gone from me
a traveller came by
silently, invisibly.
o, was no deny.
şiire dair bir detay ise, william blake'in el yazısıyla yazdığı taslakta* "seek"in üstünün çizilip "pain" olarak değiştirilmesidir. ilk dört satırın da üzeri aynı şekilde çizilmiştir. son mısrada ise "He took her with a sigh" ifadesi çizilip yerine "o was no deny" yazılmıştır. kimileri bu kağıtları henüz bitmemiş taslak olarak kabul ederken kimileri ise taslağın sonlanmış ve temize çekilmeye hazır hali olarak kabul eder. bu kağıtlar sonradan editörler tarafından restore edilir. yani bu şiir bir nevi iki versiyonlu gibidir. siz nasıl okumak isterseniz.
nasıl ki nazım hikmet, "en güzel deniz henüz gidilmemiş olandır..." diyerek başladığı şiirinde en güzel aşkı bize mısra mısra anlattıysa, gerek karakteriyle gerekse dünyaya bakışıyla kendisinden bambaşka diyarlarda gezinen william blake de aşkı şöyle tanımlıyordu:
"love that never told can be".
iki farklı yöndeki doğrunun bir yerlerde kesiştiği bir nokta mutlaka olmalıydı. o noktanın ismi ise elbette ki aşktı.
"love that never told can be".
iki farklı yöndeki doğrunun bir yerlerde kesiştiği bir nokta mutlaka olmalıydı. o noktanın ismi ise elbette ki aşktı.
Baca Temizleyicisi
Annem öldüğünde küçücüktüm
Inga! bile diyemiyordum daha
Babam beni sattığında
Bacanızı temizlerim işte
Ve uyurum isler içinde.
Bir küçük Tom vardı
Kuzu tüyü gibi kıvırcık başı
Ne vakit tıraş edilse ağlardı
Ağlama, derdim, Tom, hem aldırma
isler artık kirletemez kel kafanı ne de olsa.
Sustu bunları işitince ve o zift gibi gece
Derin uykusundayken Tom öyle bir rüya gördü ki
Dick, Joe, Ned veya Jack, binlerce baca temizleyicisi
Kara kurumdan kefenlerine hapsedilmişti hepsi.
Derken bir melek geldi ışıktan bir anahtarla
Açtı onların tabutlarını, azat etti hepsini
Çayırda koştular sonra, güldüler, zıpladılar,
Irmakta yıkanıp güneşte parladılar.
Sonra çıplak ve pak, her şeyi arkada bırakarak
Bulutlara yükselip rüzgârda oynadılar
Ve Melek, Toma dedi ki iyi bir çocuk olursan
Tanrı baban olur artık kimsesiz olmazsın.
Sonra Tom uyandı ve biz kalktık şafakta
Fırçalarımızı yüklenip koyulduk yola
Sabah soğuk olsa da, Tom sıcak ve mutluydu
Herkes işini yapsa çünkü gerek kalmaz ki korkuya.
William Blake, Masumiyet Şarkıları (1789)
Annem öldüğünde küçücüktüm
Inga! bile diyemiyordum daha
Babam beni sattığında
Bacanızı temizlerim işte
Ve uyurum isler içinde.
Bir küçük Tom vardı
Kuzu tüyü gibi kıvırcık başı
Ne vakit tıraş edilse ağlardı
Ağlama, derdim, Tom, hem aldırma
isler artık kirletemez kel kafanı ne de olsa.
Sustu bunları işitince ve o zift gibi gece
Derin uykusundayken Tom öyle bir rüya gördü ki
Dick, Joe, Ned veya Jack, binlerce baca temizleyicisi
Kara kurumdan kefenlerine hapsedilmişti hepsi.
Derken bir melek geldi ışıktan bir anahtarla
Açtı onların tabutlarını, azat etti hepsini
Çayırda koştular sonra, güldüler, zıpladılar,
Irmakta yıkanıp güneşte parladılar.
Sonra çıplak ve pak, her şeyi arkada bırakarak
Bulutlara yükselip rüzgârda oynadılar
Ve Melek, Toma dedi ki iyi bir çocuk olursan
Tanrı baban olur artık kimsesiz olmazsın.
Sonra Tom uyandı ve biz kalktık şafakta
Fırçalarımızı yüklenip koyulduk yola
Sabah soğuk olsa da, Tom sıcak ve mutluydu
Herkes işini yapsa çünkü gerek kalmaz ki korkuya.
William Blake, Masumiyet Şarkıları (1789)
bugün tanıştığım romantik peygamber. her okuduğum cümlesinde "heh", "tamam ya", "işte bu", "bunu diyorum ben de" gibi acayip sözler sayıklamama sebep olan yazar. cennet ve cehennemin evliliği ni şiddetle önerdiğim mesel ustası.
"hapishaneler yasanın taşlarıyla inşa edilir,
kerhaneler dinin tuğlalarıyla."
"hapishaneler yasanın taşlarıyla inşa edilir,
kerhaneler dinin tuğlalarıyla."
onaltıncı asra ait bir tablosunda, adem ile havva'nın, büyük oğulları caine'in küçük oğulları abel'i öldürdükten sonra gömdüğü mezarı bulmaları üzerine yaşadığı trajediyi, akılalmaz bir ustalık ve çaresizlikle tasvir etmiştir;
http://www.google.com.tr/...=0CGMQ9QEwAg&dur=1086
http://www.google.com.tr/...=0CGMQ9QEwAg&dur=1086
(bkz: the chimney sweeper).
dualar saban sürmez
şükürler hasat biçmez
hazlar gülmez
acılar ağlamaz.
şükürler hasat biçmez
hazlar gülmez
acılar ağlamaz.
romantizmini yansıttığı grift ama çekici sahnelemlere sahip insanı anlamsızca etkileyen ama anlamsal uzamına soru işaretlerinden başka birşey katmayan eserleri ile ne reddebildiğim ne de biryerlere iliştirebildiğim onsekizinci yüzyıl ressamı.
kesinlikle sıradışı bir adam.
görsel özellikle bu resmine hayranımdır.
karşısında saatler geçirdim ama ne cazibesinden ne de anlamsızlığından kurtulabildim.
bir diğeri için;
görsel
ve dahası;
http://www.canvasreplicas...ast%20William%20Blake.jpg
görsel
http://1.bp.blogspot.com/...Uy0e-y4hc/s400/blake1.jpg
aslında portresindeki bakışı anlamamızı istemediği gizli bir sırra ya da çılgınlığa ışık tutuyor olabilir mi?
görsel
kesinlikle sıradışı bir adam.
görsel özellikle bu resmine hayranımdır.
karşısında saatler geçirdim ama ne cazibesinden ne de anlamsızlığından kurtulabildim.
bir diğeri için;
görsel
ve dahası;
http://www.canvasreplicas...ast%20William%20Blake.jpg
görsel
http://1.bp.blogspot.com/...Uy0e-y4hc/s400/blake1.jpg
aslında portresindeki bakışı anlamamızı istemediği gizli bir sırra ya da çılgınlığa ışık tutuyor olabilir mi?
görsel
Öleceği gün Blake amansız bir şekilde Donte serileri üzerinde çalışıyordu. Sonunda çalışmayı bırakıp eşine döndü, ona bakarken ağladı. Gözyaşları içinde 'Dur kate! Olduğun gib kal bana hep bir melek gibi göründüğün için portreni çizeceğim' der. Portreyi bitirdi (şu anda kayıp) araçlarını bıraktı ve ilahiler okumaya başladı. O akşam saat 6'da eşine hep onunla olacağına söz verdikten sonra öldü. 1965'ten beri, mezar taşları yeni bir çimlik yapmak için taşınırken William Blake'in mezarı kayboldu ve unutuldu. Bugünlerde üzerinde eşinin de ismi bulunan bir mezar taşı ile anılır.
Eserleri
c.1788: All Religions Are One
There Is No Natural Religion
1789: Songs of Innocence
The Book of Thel
1790-1793: The Marriage of Heaven and Hell
1793: Visions of the Daughters of Albion
America: a Prophecy
1794: Europe: a Prophecy
The First Book of Urizen
Songs of Experience
1795: The Book of Los
The Song of Los
The Book of Ahania
c.1804-c.1811: Milton: a Poem
1804-1820: Jerusalem: The Emanation of The Giant Albion
An Island in the Moon (1784)
Never seek to tell thy love
Tiriel (circa 1789)
Türkçe'deki ESERLERi
Cennet ve Cehennemin Evliliği, Altıkırkbeş Yayıncılık, 1997
Masumiyet Şarkıları, Altıkırkbeş Yayıncılık, 1999
Masumiyet ve Deneyim Şarkıları, Artshop yay. 2006,
Kehanet Kitapları 1, Çev. Tozan Alkan, Artshop yay. 2006 (Blake'in kısa eserlerinin biraraya getirildiği bir çeviridir)
Kehanet Kitapları 2, Çev. Tozan Alkan, Artshop yay. 2006 (Artshop Yayınlarından çıkan serinin ikinci kitabıdır)
Eserleri
c.1788: All Religions Are One
There Is No Natural Religion
1789: Songs of Innocence
The Book of Thel
1790-1793: The Marriage of Heaven and Hell
1793: Visions of the Daughters of Albion
America: a Prophecy
1794: Europe: a Prophecy
The First Book of Urizen
Songs of Experience
1795: The Book of Los
The Song of Los
The Book of Ahania
c.1804-c.1811: Milton: a Poem
1804-1820: Jerusalem: The Emanation of The Giant Albion
An Island in the Moon (1784)
Never seek to tell thy love
Tiriel (circa 1789)
Türkçe'deki ESERLERi
Cennet ve Cehennemin Evliliği, Altıkırkbeş Yayıncılık, 1997
Masumiyet Şarkıları, Altıkırkbeş Yayıncılık, 1999
Masumiyet ve Deneyim Şarkıları, Artshop yay. 2006,
Kehanet Kitapları 1, Çev. Tozan Alkan, Artshop yay. 2006 (Blake'in kısa eserlerinin biraraya getirildiği bir çeviridir)
Kehanet Kitapları 2, Çev. Tozan Alkan, Artshop yay. 2006 (Artshop Yayınlarından çıkan serinin ikinci kitabıdır)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar