bugün
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası29
- gina carano11
- katatespizartmasi15
- yorgun mermi8
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- kılıçdar'ın chp'nin oyunu yükselttiği yalanı5
- diamond bosphoruss denen yazar3
- g35
- anın görüntüsü20
- intikam almanın çok keyifli olması2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- chp'lilerin gene kılıçdaroğlu'na oy verme ihtimali6
- baba olmak istemeyen erkek3
- sözlüğün kırbacı5
- koç holdinge kayyum atanırsa olacaklar3
- türkiye'nin mavi vatan hazırlığı3
- libido yükselten şeyler4
- 7 haziran 2026 fenerbahçe başkanlık seçimleri2
- futbol9
- sokak düğünlerinin geleneksel özellikleri3
- bu son entry2
- ona bir şey söyle15
- türkiye17
- uysaljakoben32
- fenerbahçe8
- en son ne yediniz10
- kene vs ktç6
- ateist görünce korkan dinci5
- bir ulu yazarına sarılıp hıçkıra hıçkıra ağlamak2
- kiralar2
- arnavutluk2
- anne olmak istemeyen kadın2
- venezuela3
- hakan çalhanoğlu4
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı11
- havaların ısınmasıyla çok fena azmak7
- birini özlememek için yapılan şey3
- chatgpt4
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- pilates3
- avrupa birliği2
- manifest3
- toplum içinde sözlüğe girmekten utanmak6
- sende kalmış2
- arkadaşlar bakar mısınız bi5
- genç yaşta ölen ünlüler9
- komşu semra teyze vs ben4
- devlet aklı7
- rahmi koç'un anlattığı kürt kadın fıkrası3
- god of war laufey4
entry'ler (989)
Neden önemli? Tam o anda istenilen yerde olmak. Hangisi daha önemli? istenilen kişilerle mi yoksa istenilen yerde olmak mı?
''böyle bir kullanıcı bulunamadı''
''böyle bir içerik yok''
Tek gördüğüm bunlar. Yazmaya başladığımda burada olan kişiler şimdi ya keyifle çocuklarına bakıyorlar ya da Erikson'un 7. gelişim evresine sövüyorlardır. Ne kadar da düşünerek yazardım oysa... Elbette, 11 sene sonra bu doğum günümde yargılanmaktan korkmayacak kadar yaşlanmanın keyfini çıkaracağım. Ne kadar da havalılardı o abi ve ablalar, ya bilselerdi bunu? Kötü günlerinde destek olduğum için yine ederler miydi teşekkür ya da müzik zevkim için methiye düzerler miydi acaba? Bir insan fikirleriyle mi vardı yoksa yaşıyla mı sadece? Bunu düşünüyorum hep, yıllar geçse de nelerin değiştiğini ve nelerin değişmediğini.
Yılın şarkısı: ''Pigs (Three Different Ones)'' - hissettirdikleri değişmedi.
Yılın puanı: 10/10.
Yılın ikramı: kola + (maalesef) nohut cipsi- alternatif aromalar.
PS: Sevgili Ragnar, nur topu gibi bir kız.
''böyle bir kullanıcı bulunamadı''
''böyle bir içerik yok''
Tek gördüğüm bunlar. Yazmaya başladığımda burada olan kişiler şimdi ya keyifle çocuklarına bakıyorlar ya da Erikson'un 7. gelişim evresine sövüyorlardır. Ne kadar da düşünerek yazardım oysa... Elbette, 11 sene sonra bu doğum günümde yargılanmaktan korkmayacak kadar yaşlanmanın keyfini çıkaracağım. Ne kadar da havalılardı o abi ve ablalar, ya bilselerdi bunu? Kötü günlerinde destek olduğum için yine ederler miydi teşekkür ya da müzik zevkim için methiye düzerler miydi acaba? Bir insan fikirleriyle mi vardı yoksa yaşıyla mı sadece? Bunu düşünüyorum hep, yıllar geçse de nelerin değiştiğini ve nelerin değişmediğini.
Yılın şarkısı: ''Pigs (Three Different Ones)'' - hissettirdikleri değişmedi.
Yılın puanı: 10/10.
Yılın ikramı: kola + (maalesef) nohut cipsi- alternatif aromalar.
PS: Sevgili Ragnar, nur topu gibi bir kız.
iyi bir seneydi 9/10. Aferin bana, ön gördüğüm stratejik hatalar yaşansa da sonuçlarına katlanacak kadar güçlüydüm.
ilk entry den beri 10 sene geçti, aksini iddia eden olursa yanlışlıkla istikrarımı kanıtlar nitelikte bir belge oluşturmuş oldum, zevkliydi. geçen senelere göre daha az depresif. Yılın şarkısını "For whom the bell tolls" seçiyorum. *alkış sesi *
Senenin ikramı:patlamış mısır.
ilk entry den beri 10 sene geçti, aksini iddia eden olursa yanlışlıkla istikrarımı kanıtlar nitelikte bir belge oluşturmuş oldum, zevkliydi. geçen senelere göre daha az depresif. Yılın şarkısını "For whom the bell tolls" seçiyorum. *alkış sesi *
Senenin ikramı:patlamış mısır.
Off tabii ki de sadece bu kadarcık senede kemale eremedim ama bir şeyler öğrendim. Öncelikle hayatımın baharında geçirdiğim sıradan bir evreyi yalnızlık diye nitelendirdiğime inanamıyorum " insan gerçeğini görünce anlıyor " yazacaktım ki 10 sene sonra gelip yine kendimle dalga geçerim diye yazmıyorum ama bu seri iyi oldu geriye bakıp bakıp gülüyorum. Yalnız gittikçe depresifleşiyor. Kinyas ve kayra'yı ilk okuduğumda bile daha mutluydum, inanılmaz. Bu kez bir yenilik yapıp bu seneyi niteleyen bir şarkı da ekleyeceğim. Bu şarkı olsa olsa pink Floyd 'dan time olur.
Benden bu kadarr devamına seneye bakarız.
Benden bu kadarr devamına seneye bakarız.
2021'de buna dair bir girişimim olmuş olsa da ssenarist'in kıyamet uyarısını yeterince dikkate almadığım için üzgünüm, nerden bilebilirdim deprem, sel, ve diğer her şeyi. en kutlamak istemediğim zamandı ama yine de yalnız değildim, benimle alakası yoktu , iyi ki varsın diyenlerin varlığına bağlıydı her şey. Sonuç olarak, geçen sene burada belirttiğim hususun neşeli olmadığı kararına vardım çünkü çok fazla öğrendim ve neredeyse eminim ki en çok bu sene büyüdüm. Böyle giderse düşüne düşüne kemale erebilirim ama yine de ben ikizler burcuyum, söz veremem.
Lasciate ogne speranza, voi ch'intrate.
dinlemekten manyak olacağım bir candlemass şarkısı.
Umut falan yok dostlar. Öz eleştiri ile başlayalım bu sefer; buna hiç gerek yokmuş ancak toplum da not my problem biach deyip, beni Rus edebiyatının karanlık köşelerine sürükleyip daha defanstan yana olmayı bile yeğlemeyen zavallı psikolojime darbe vurmamış, teşekkürler.
Bu sene de parti yok gençler. Bu kez doğup dünyaya gelmenin kutlanması gereken neşeli bir olay olup olmadığı hususunu tartışacağız. Bunu bir düşünelim, seneye bakarız.
Bu sene de parti yok gençler. Bu kez doğup dünyaya gelmenin kutlanması gereken neşeli bir olay olup olmadığı hususunu tartışacağız. Bunu bir düşünelim, seneye bakarız.
Hakkında pek de fikrinizin olmadığı bir insanı biraz daha tanımanın en iyi yolu çok küçük ve basit ayrıntılardan geçer. Şansınız varsa randevuya geç kalır, bunu yaptığı için ne derece rahatsız olduğunu samimiyetinden anlarsınız yine şansınız varsa siparişiniz onunkinden sonra gelir, sizinki için beklerken müsaadenizle yahut mahcup bir şekilde kendininkine başladıysa da bir şeyler anlarsınız. Ne anlatıyorsun bacım bunların ne alakası var elitlikten söz ediyorsun git işine diyenlere başka yollar sunalım ama şunu da ekleyelim; şahsım adına o kişi bunları yapmadığı takdirde bir sorun görmüyorsa o adamı hiçbir şey üzemez swh. bunlar elbette bazıları için mühim olmayabilir, kasıntılıktan başka bir şey de olmayabilir ama bunları görgü kuralları ile ilintilendirmekten ziyade size sunduğu saygıyla ilişkilendirmek daha doğru olacaktır böylece tanıma yolunda büyük bir adım atılır.
Küçük ayrıntılar beni bağlamaz diyenlere de alternatif sunalım; sevdiği filmleri, müzik türünü, okuduğu kitapları, kendini ifade ediş biçimini ele alarak çıkarımda bulunabilirsiniz. iyi şanslar *
Küçük ayrıntılar beni bağlamaz diyenlere de alternatif sunalım; sevdiği filmleri, müzik türünü, okuduğu kitapları, kendini ifade ediş biçimini ele alarak çıkarımda bulunabilirsiniz. iyi şanslar *
mutluyum ama unutmadım, boynumun borcu gibi oldu ama sevinmeyin bu sene parti falan yok sayın yazarlar yine de gelecek sene için umut söz konusu olabilir. geçen seneki ssenarist'in tavsiyeleri değerlendirmeye alındı, hazırlıklara başlandı dolayısıyla eski yılların hatırına sadık ve asil katılımcılara maske gönderilecektir.
bir herrmann hesse şiiri. orijinal adıyla 'stufen'
Her goncanın soluşu ve gençliğin yaşlılığa dönüşmesi gibi,
zaman içinde hayatın her devresi çiçeklenir.
Her ermişlik ve erdemin kendi zamanı vardır ve hiçbiri sonsuza dek süremez.
Yürek her zaman yolculuğa ve yeniden
başlamaya hazır olmalı.
Hayat her çağırdığında, yürek, kimseye
yakınmadan, yeni başlangıçlar için kendine cesaret verebilmelidir.
Ve her başlangıç içinde bir sihir bulundurur.
Bu sihir bizi korur ve yaşamamıza, devam etmemize yardım eder.
Hafiflikle, basamak basamak geçmeliyiz her yolu.
Hiç kimseye anayurt gibi bağlanmadan.
Dünyanın ruhu bizi bağlamak ya da sınırlamak istemiyor,
bizi basamak basamak genişletmek ve yükseltmek istiyor.
Hayatın bir evresine alıştığımız anda,
alışkanlığın getirdiği duygu bizi hapseder,
bize acı verir.
Sadece yolculuk etmeye hazır olan,
felç edici alışkanlıklardan kopmayı göze alabilir.
Belki de bize bu aşılması gereken basamakları gönderen ölümdür.
Hayatın bizden talepleri hiç bitmeyecek.
Haydi o zaman yüreğim, ayrılığa, yolculuğa hazırlan
ve iyileştir artık kendini.
Her goncanın soluşu ve gençliğin yaşlılığa dönüşmesi gibi,
zaman içinde hayatın her devresi çiçeklenir.
Her ermişlik ve erdemin kendi zamanı vardır ve hiçbiri sonsuza dek süremez.
Yürek her zaman yolculuğa ve yeniden
başlamaya hazır olmalı.
Hayat her çağırdığında, yürek, kimseye
yakınmadan, yeni başlangıçlar için kendine cesaret verebilmelidir.
Ve her başlangıç içinde bir sihir bulundurur.
Bu sihir bizi korur ve yaşamamıza, devam etmemize yardım eder.
Hafiflikle, basamak basamak geçmeliyiz her yolu.
Hiç kimseye anayurt gibi bağlanmadan.
Dünyanın ruhu bizi bağlamak ya da sınırlamak istemiyor,
bizi basamak basamak genişletmek ve yükseltmek istiyor.
Hayatın bir evresine alıştığımız anda,
alışkanlığın getirdiği duygu bizi hapseder,
bize acı verir.
Sadece yolculuk etmeye hazır olan,
felç edici alışkanlıklardan kopmayı göze alabilir.
Belki de bize bu aşılması gereken basamakları gönderen ölümdür.
Hayatın bizden talepleri hiç bitmeyecek.
Haydi o zaman yüreğim, ayrılığa, yolculuğa hazırlan
ve iyileştir artık kendini.
Ali atay ve feyyaz yiğit'in kendilerine has yorumlarıyla insanı bağımlısı eden parça.
https://youtu.be/xa8FUbBGeWM
https://youtu.be/xa8FUbBGeWM
Bir Saian şarkısı
https://youtu.be/wu_gAo_-Wfc
Yollar ve kapanmıştı açık bütün kollar
Seni yaşamak bile tüketmedi kim onlar?
Boynunda elleri var
Direnmek bilincinde yüzen bir tekne
Ve umutlardan çatılmış yelkeni var
Önce doğarsın sonra bir gün sırtını verip bir ağaca
Ona olmadık sorular sorarsın
Bir ömürdü ama sanki öğlen ortası bir gündü
Düşmez işte o elma başına bir türlü
Bozdu ağlarını bizzat ördüğün yaşam
Yine de değer dedin bir gün bembeyaz düğünler gördüğüm
Çocuk gibisin o kadar olgun,
Yorgun ve bütün insancıl okullardan kovgun
Sondu sandıkların nüksedecek oldu
Sen onu da kesip atacak oldun, nedir?
En fazla bir koldu
Bedenim temiz bir sayfa üstünde leke dilim
Bir şiir bitmez asla her zaman terk edilir
Damlıyor son sözlerimde
Saf gözlerimden
Al özlemimden cevabı
Çıkmıyor midemden
Hiçliğimden
Kustuğumdan
Fena halim
Olmadı mı bir banka oturup ağladığın, düşlemedin mi yağmuru?
Geçip karşısında kollarını bağladığın
Ve hiç kopmadı mı seni hayata bağlayan sicim
Ya da yaktığın sayfaların birkaç güzel için
Ne demekti kapılarında yazan
Yaranı gösterip onlara anladım kentlerden çekildiğin zaman
Yazdığın bütün o sayfalar yanar içimde fakat yazamadıkların var
Onlar tutunup kanar içinde
Bir şekilde gelebildin sahip olduğun yaşa
Boynunda bir urgan iple nasıl yaşanırsa yaşa
Bir bilinç hâlinden çıkıp dönmek için taşa
Ve manâsını vermek için gözümdeki yaşa
Önce inip çarmıhından herkesi sarsan
Elimdeki kalemdir o kalem ki sana asa
Yazabilmek için bir masal bulup
Cehennemin ortasında cehennem olmayan her ne varsa
Damlıyor son sözlerimde
Saf gözlerimden
Al özlemimden cevabı
Çıkmıyor midemden
Hiçliğimden
Kustuğumdan
Fena Halim
https://youtu.be/wu_gAo_-Wfc
Yollar ve kapanmıştı açık bütün kollar
Seni yaşamak bile tüketmedi kim onlar?
Boynunda elleri var
Direnmek bilincinde yüzen bir tekne
Ve umutlardan çatılmış yelkeni var
Önce doğarsın sonra bir gün sırtını verip bir ağaca
Ona olmadık sorular sorarsın
Bir ömürdü ama sanki öğlen ortası bir gündü
Düşmez işte o elma başına bir türlü
Bozdu ağlarını bizzat ördüğün yaşam
Yine de değer dedin bir gün bembeyaz düğünler gördüğüm
Çocuk gibisin o kadar olgun,
Yorgun ve bütün insancıl okullardan kovgun
Sondu sandıkların nüksedecek oldu
Sen onu da kesip atacak oldun, nedir?
En fazla bir koldu
Bedenim temiz bir sayfa üstünde leke dilim
Bir şiir bitmez asla her zaman terk edilir
Damlıyor son sözlerimde
Saf gözlerimden
Al özlemimden cevabı
Çıkmıyor midemden
Hiçliğimden
Kustuğumdan
Fena halim
Olmadı mı bir banka oturup ağladığın, düşlemedin mi yağmuru?
Geçip karşısında kollarını bağladığın
Ve hiç kopmadı mı seni hayata bağlayan sicim
Ya da yaktığın sayfaların birkaç güzel için
Ne demekti kapılarında yazan
Yaranı gösterip onlara anladım kentlerden çekildiğin zaman
Yazdığın bütün o sayfalar yanar içimde fakat yazamadıkların var
Onlar tutunup kanar içinde
Bir şekilde gelebildin sahip olduğun yaşa
Boynunda bir urgan iple nasıl yaşanırsa yaşa
Bir bilinç hâlinden çıkıp dönmek için taşa
Ve manâsını vermek için gözümdeki yaşa
Önce inip çarmıhından herkesi sarsan
Elimdeki kalemdir o kalem ki sana asa
Yazabilmek için bir masal bulup
Cehennemin ortasında cehennem olmayan her ne varsa
Damlıyor son sözlerimde
Saf gözlerimden
Al özlemimden cevabı
Çıkmıyor midemden
Hiçliğimden
Kustuğumdan
Fena Halim
Acilen barış astek hikayesine yönlendirilmesi gereken kişidir. Bir paket selpak da yanında hediye edilmelidir.
Sabahattin Ali nin izinden gitmelidir:
Ela gözünden akan
Ateşli nazarların
Acaba acımadan
Kimi yakacak yarın?
Dudakların acaba
Kimlerle öpüşecek?
Kimler yarın acaba,
Tuzağına düşecek?
Anlıyorum, bizlerden
intikam alıyorsun.
Lakin ey kadın bilsen,
Nasıl alçalıyorsun.
Ela gözünden akan
Ateşli nazarların
Acaba acımadan
Kimi yakacak yarın?
Dudakların acaba
Kimlerle öpüşecek?
Kimler yarın acaba,
Tuzağına düşecek?
Anlıyorum, bizlerden
intikam alıyorsun.
Lakin ey kadın bilsen,
Nasıl alçalıyorsun.
Karamazov kardeşler. O kadar huzurlu hissediyorum ki okurken kimse benimle tartışma cürretinde bulunamıyor, çünkü herkes bu kitapla kafaya alacağı darbe sonucu,onun bir edebi eserden cinayet aletine dönüşebileceğini bilir swh.
Eğer Franz kafka güneyde yaşayan bir mit derleyicisi olsaydı muhtemelen, ürettiği eserin içinde bulabileceğiniz temadır.
Feyyaz Yiğit'i yalan söylemeye iten sevgilidir.
Köpek kalbi, orijinal adıyla Собачье сердце, Bulgakov'un 1968 yılında yayımlanan kitabıdır. Kitap, konusu itibariyle bir bilim adamının köpeği insana çevirme sürecini ve köpek insana evrildikten sonra yaşananları ele alır.
teknik olarak incelendiğinde olaylar birinci kişi olarak köpeğin gözünden anlatılır ancak anlatımda genel olarak gözlemci bakış açısı hakimdir. Şarik (rusçada topak, tombul) adını verdikleri köpeğin şarikov'a dönüşmesi olayların dönüm noktasıdır. profesör preobrazhensky ve şarikov, asistanı bormental ve şarikov, elit kesim ve işçi sınıfı çatışmaları kolayca görülebilir. içindeki hicivler ise çok ustaca yerleştirilmiştir, eleştirel bir gözle okuduğunuzda mutlaka sizi güldürür. bolşevik sistemin tutarsızlığı ve homo sovieticus temalarını ele alır. hikaye Moskova'da geçer.
orijinal dilinden okumayacaksanız,mustafa kemal yılmaz tarafından çevirisini iş bankası yayınlarından okumanızı tavsiye ederim.
bu kitap temel alınarak bir de vladimir bortko tarafından 1988 yılında filmi çekilmiştir.
imdb puanı 8.7(2020) olan filme youtube'dan türkçe ve ingilizce altyazı seçenekleriyle kolayca ulaşabilirsiniz
https://www.youtube.com/watch?v=aOE_3_Ws4y0
teknik olarak incelendiğinde olaylar birinci kişi olarak köpeğin gözünden anlatılır ancak anlatımda genel olarak gözlemci bakış açısı hakimdir. Şarik (rusçada topak, tombul) adını verdikleri köpeğin şarikov'a dönüşmesi olayların dönüm noktasıdır. profesör preobrazhensky ve şarikov, asistanı bormental ve şarikov, elit kesim ve işçi sınıfı çatışmaları kolayca görülebilir. içindeki hicivler ise çok ustaca yerleştirilmiştir, eleştirel bir gözle okuduğunuzda mutlaka sizi güldürür. bolşevik sistemin tutarsızlığı ve homo sovieticus temalarını ele alır. hikaye Moskova'da geçer.
orijinal dilinden okumayacaksanız,mustafa kemal yılmaz tarafından çevirisini iş bankası yayınlarından okumanızı tavsiye ederim.
bu kitap temel alınarak bir de vladimir bortko tarafından 1988 yılında filmi çekilmiştir.
imdb puanı 8.7(2020) olan filme youtube'dan türkçe ve ingilizce altyazı seçenekleriyle kolayca ulaşabilirsiniz
https://www.youtube.com/watch?v=aOE_3_Ws4y0
bir screamin' jay hawkings şarkısı.
sözler:
I am painting in oil, a portrait of a man
Who has taken all the heart aches,
And all the pain he can stand.
I am using all the colors of blue,
I have here on my stand.
I am painting in oil, a portrait of a man.
I can tell he is dying. I see death in his eyes.
Oh yes I know, I know when he's crying
'Tis my tears, my tears that he cries.
I am so tired of how he feels inside,
I mix the paint with my hand.
I am painting in oil, a portrait of a man.
As I paint a wrinkled brow and hair that is turning grey,
Oh tell me how, how can I paint a smile
And eyes that keep turning away?
I am using all the colors of blue
I have here on my stand.
I am painting in oil, a portrait and I'm the man.
A portrait and I am the man.
sözler:
I am painting in oil, a portrait of a man
Who has taken all the heart aches,
And all the pain he can stand.
I am using all the colors of blue,
I have here on my stand.
I am painting in oil, a portrait of a man.
I can tell he is dying. I see death in his eyes.
Oh yes I know, I know when he's crying
'Tis my tears, my tears that he cries.
I am so tired of how he feels inside,
I mix the paint with my hand.
I am painting in oil, a portrait of a man.
As I paint a wrinkled brow and hair that is turning grey,
Oh tell me how, how can I paint a smile
And eyes that keep turning away?
I am using all the colors of blue
I have here on my stand.
I am painting in oil, a portrait and I'm the man.
A portrait and I am the man.
