bugün
- laik teyzelerin fenotipi22
- mansur yavaş9
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- türkiyede genç siyasetçi olmaması6
- iyi parti zafer partisi ittifakı6
- nuh ve tufan hikayesinin tora daki kıssası6
- windows 84
- zengin bir erkekle evlenmek isteyen kadınlar4
- ibrahim peygamberin tora daki kıssası4
- yeni parti8
- beton kemalist olmak2
- vücut ölçüleri ile nick almak2
- anahtar partisi büyük birlik partisi ittifakı7
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
- sarapci koala8
- gömlek değiştirir gibi ideoloji değiştiren tip5
- radikalkemalist3
- bir insanı hayatının merkezine koymak2
- duş almak3
- ak partililerin apo sevdası6
- başı açık kızların daha azgın olması2
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise5
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde2
- ellerim bos gonlum hos12
- 23 ağustos 2026 alanyaspor beşiktaş maçı2
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- sözlüğün en güzel kız yazarı8
- ordu giresun fındık köylerini maden sahası yapmak2
- pozcu3
- mason greenwood5
- velvet gel sana bir kahve ısmarlayayım5
- tavuk şiş4
- gürcistan5
- islam barış dinidir11
- türkiye de iş hayatı2
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- naber lan ibne2
- 1948 arap israil savaşı12
- yavru kediye tekme atmak3
- kadınların şiirden anlamaması5
- yazarların favori oyun karakteri15
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı5
- flörtte regex kullanımı2
- goralı3
- galericiler battı mutlu musunuz5
- kimsenin kılığına kıyafetine karışmamak4
- temas bağımlılığı5
- pape matar sarr2
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı19
- sabah ezanı okunurken köpeklerin havlaması6
Her zaman bir şey"de", bir şey "için" var olmaktır. Var olmak fiili tek başına bir fiil değildir, var olmak tek başına bir var olmak olsa idi varoluş olmaz yalnızca bir mevcut-olma olurdu.
"insanın elindeki telefonla ilginmesi" ne demektir? O insanın elindeki telefonda var olmasıdır.
"insanın 'ğ' nesnesini bilmesi" ne demektir?
O insanın 'ğ' nesnesinde var olmasıdır.
--
"insanın bir yere gidiyor olması" ne demektir?
O insanın o yerde var olmak "için" 'yolda gidiyor olarak' var olmasıdır.
Bilincin yönelme olmaksızın varlık göstermeyeceği gibi, var olmak da bir şeye yönelik olmadıkça var olmak değildir.
Var olmak yalnızca "var olmak" kalıbıyla görünmez. "Dır,dir" ekleri var olmak kelimesinin başka bir formudur. Her cümlede açık veya gizli olarak bir "dır" vardır.
"Ben masanın üzerindeyim(dir)" cümlesindeki -gizli- "dir" benim masanın üzerinde var olduğumu ifade eder.
Bu ontolojik serimlemenin kapsama alanını biraz genişletip "sevme"nin (bir insanı sevmenin) ne olduğuna ilişkin de bu formülasyonla bir şeyler söylenebileceğini düşünüyorum:
Ama öncelikle belirtmem gereken şey var olmak bir şeyde ve bir şey için var olmak olsa da insanın tüm varlığı ile orada olması demek değildir. Yani bir nesneyi bilme, o nesnede var olmak olsa da o nesneye bürünmek değildir ve bir şeyin için var olmak, o şey için insanın tüm varlığı ile ona yönelik bir nesne olması demek değildir. Eğer bir şeyde ve bir şey için var olmak tüm varlığımız ile o şeyde var olmak ve o şey için var olmak olsaydı, biz birer "araç nesnesi" olurduk.
Şimdi sevmeyi düşünürsek. Her sevme bir şeyi sevmedir. Her sevme bir şey için sevmedir. Var olmak hep bir şeyde var olmak ve bir şeye yönelik (bir şey için) var olmak olduğundan;
Sevmek, sevilende var olmaktır.
Sevmek, sevilen için var olmaktır. (Bu adanmışlık değil, o sevilende var olabilmek için o sevilen için var olmak demektir; adanmışlık boyutu ontik ve kişiye bağlıdır.)
"Sevmek, sevilende sevilen için var olmaktır."
"insanın elindeki telefonla ilginmesi" ne demektir? O insanın elindeki telefonda var olmasıdır.
"insanın 'ğ' nesnesini bilmesi" ne demektir?
O insanın 'ğ' nesnesinde var olmasıdır.
--
"insanın bir yere gidiyor olması" ne demektir?
O insanın o yerde var olmak "için" 'yolda gidiyor olarak' var olmasıdır.
Bilincin yönelme olmaksızın varlık göstermeyeceği gibi, var olmak da bir şeye yönelik olmadıkça var olmak değildir.
Var olmak yalnızca "var olmak" kalıbıyla görünmez. "Dır,dir" ekleri var olmak kelimesinin başka bir formudur. Her cümlede açık veya gizli olarak bir "dır" vardır.
"Ben masanın üzerindeyim(dir)" cümlesindeki -gizli- "dir" benim masanın üzerinde var olduğumu ifade eder.
Bu ontolojik serimlemenin kapsama alanını biraz genişletip "sevme"nin (bir insanı sevmenin) ne olduğuna ilişkin de bu formülasyonla bir şeyler söylenebileceğini düşünüyorum:
Ama öncelikle belirtmem gereken şey var olmak bir şeyde ve bir şey için var olmak olsa da insanın tüm varlığı ile orada olması demek değildir. Yani bir nesneyi bilme, o nesnede var olmak olsa da o nesneye bürünmek değildir ve bir şeyin için var olmak, o şey için insanın tüm varlığı ile ona yönelik bir nesne olması demek değildir. Eğer bir şeyde ve bir şey için var olmak tüm varlığımız ile o şeyde var olmak ve o şey için var olmak olsaydı, biz birer "araç nesnesi" olurduk.
Şimdi sevmeyi düşünürsek. Her sevme bir şeyi sevmedir. Her sevme bir şey için sevmedir. Var olmak hep bir şeyde var olmak ve bir şeye yönelik (bir şey için) var olmak olduğundan;
Sevmek, sevilende var olmaktır.
Sevmek, sevilen için var olmaktır. (Bu adanmışlık değil, o sevilende var olabilmek için o sevilen için var olmak demektir; adanmışlık boyutu ontik ve kişiye bağlıdır.)
"Sevmek, sevilende sevilen için var olmaktır."
kendimi tükettim. bir çatlak arıyorum, bir boşluk, tekrar var olmamı sağlayacak. içinden sızabileceğim bir çatlak arıyorum. ne garip, var olmak yoluyla veya yüzünden var olamayışıma mahkum ediliyorum.
insanı çıldırtan bir olmaktır. Düşünün sürekli varsınız yıllarca işe gidip yemek yiyip tuvalete gidip hastalanip savaşa girip duruyorsunuz. Bir gün de ölüyornuz ve şanslı iseniz vir cennete sonsuza kadar degilseniz cehennemde. ..
Mesela cennet cehennem değil. Ne olursa olsun var olacak ve bitneyeceksiniz. Hayat. ..
Mesela cennet cehennem değil. Ne olursa olsun var olacak ve bitneyeceksiniz. Hayat. ..
camus'ün düşündüğü gibi uyumsuz duyguyu dibine kadar yaşamakta değildir ki çok var olmak, yalnızca o değildir.
kelimelerle anlatamayacağınız duygu durumlarını yaşadığımız kadar çok yaşarız. nasıl, nasıl desem... tek kelimeyle anlatılan hislerin taştığını, büküldüğünü, uzatıldığını düşünün... kelimelerin anlattığından daha fazla, daha yoğun ve exponential.
kollarımda bazı yıldızlar sönüyor, vücudum hızla genişliyor, kalbimde kara delikler ışığı yutuyor, beynimde zaman duruyor, sırtımda meteorlar parçalanıyor, gözlerimde supernovalar parıldıyor, saçlarımdan yerçekimsel dalgalar uzanıyor, karnımda güneş ısıtıyor, ellerimle kara madde etkileşiyor, ayaklarımda kozmik fon background radyasyonunun kalıntıları ile var oluyorum.
lacan denedim, anlatamadım işte. denedim lacancım.
kelimelerle anlatamayacağınız duygu durumlarını yaşadığımız kadar çok yaşarız. nasıl, nasıl desem... tek kelimeyle anlatılan hislerin taştığını, büküldüğünü, uzatıldığını düşünün... kelimelerin anlattığından daha fazla, daha yoğun ve exponential.
kollarımda bazı yıldızlar sönüyor, vücudum hızla genişliyor, kalbimde kara delikler ışığı yutuyor, beynimde zaman duruyor, sırtımda meteorlar parçalanıyor, gözlerimde supernovalar parıldıyor, saçlarımdan yerçekimsel dalgalar uzanıyor, karnımda güneş ısıtıyor, ellerimle kara madde etkileşiyor, ayaklarımda kozmik fon background radyasyonunun kalıntıları ile var oluyorum.
lacan denedim, anlatamadım işte. denedim lacancım.
Yaşadığın an pek bi anlamı yok diyor yani. Haklı.
Düşüncede yer işgal etmektir.
denizde sırt üstü yatıp mavi gökyüzünü izleyerek aslında bir simülasyon ürünü olduğunuzu fark edeceğiniz olay.
Cesaret isteyen ve kişinin kabul etmesi gereken yol.
Var olmadan başkalarını sevemez ve kabul edemezsiniz. Şehveti,arzuyu,hazzı,dürtü ve istekleri hissedin. Böylece bunlar sizi varlık dahilinde tamamlar. işte o zaman her bakış her dokunuş ve her ses size haz verecektir.
Ve ekliyoruz, ben var mıyım? O hâlde neler yapabileceğinizi göstermeli ve bunu ispat etmelisiniz. Varlığınızı ebedi olan ilahî ruh ile taçlandırın.
Var olmadan başkalarını sevemez ve kabul edemezsiniz. Şehveti,arzuyu,hazzı,dürtü ve istekleri hissedin. Böylece bunlar sizi varlık dahilinde tamamlar. işte o zaman her bakış her dokunuş ve her ses size haz verecektir.
Ve ekliyoruz, ben var mıyım? O hâlde neler yapabileceğinizi göstermeli ve bunu ispat etmelisiniz. Varlığınızı ebedi olan ilahî ruh ile taçlandırın.
hakikatten kaçıştır.
tam anlamıyla saçmalıktır.
yani var olma, nasıl oldu bu birdenbire nasıl koskoca bir evren zaman ve düşünce var olabildi...
her şeyin bir kaynağı var en ufak şeyin bile. AMA BiZ BU BÜTÜN VAROLUŞA EN UFAK BiR KAYNAK VE SEBEP BULAMIYORUZ.
DiNDE, BiLiMDE...
DiN;
ALLAH DESEN, O NASIL VAR OLDU ŞÜPHESiZ Ki ONUN VE ONU VAR EDEN ŞEYiNDE BiR VAROLUŞ SÜRECiNE iHTiYACI VAR...
BiLiM;
ŞU ŞU OLDU O ONA GELDi, E PEKi BÜYÜK PATLAMAYA SEBEP OLAN VE DAHi ONA SEBEP OLAN ŞEYE SEBEP NEDiR...
YANi ÇOK SINIRLI BiR BiLiNÇ DÜZEYiMiZ VAR O KADAR SINIRLI Ki; EN TEMEL SORUYA EN UFACIK BiR CEVAP VERMEKTEN ACiZiZ.
YANi AKIL BiLGi VE iNANÇ ANLAMLANDIRMA KONUSUNDA ÇARESiZ KAVRAMLAR...
yani var olma, nasıl oldu bu birdenbire nasıl koskoca bir evren zaman ve düşünce var olabildi...
her şeyin bir kaynağı var en ufak şeyin bile. AMA BiZ BU BÜTÜN VAROLUŞA EN UFAK BiR KAYNAK VE SEBEP BULAMIYORUZ.
DiNDE, BiLiMDE...
DiN;
ALLAH DESEN, O NASIL VAR OLDU ŞÜPHESiZ Ki ONUN VE ONU VAR EDEN ŞEYiNDE BiR VAROLUŞ SÜRECiNE iHTiYACI VAR...
BiLiM;
ŞU ŞU OLDU O ONA GELDi, E PEKi BÜYÜK PATLAMAYA SEBEP OLAN VE DAHi ONA SEBEP OLAN ŞEYE SEBEP NEDiR...
YANi ÇOK SINIRLI BiR BiLiNÇ DÜZEYiMiZ VAR O KADAR SINIRLI Ki; EN TEMEL SORUYA EN UFACIK BiR CEVAP VERMEKTEN ACiZiZ.
YANi AKIL BiLGi VE iNANÇ ANLAMLANDIRMA KONUSUNDA ÇARESiZ KAVRAMLAR...
Var olmak algılamaktir der filozoflar. Varlık ise bize göre olasılığa gelmektir. Yani diğer Bir değişle mümkün olmaktır.
Aslında geçmiş ve geleceğin önemi Yok. Hataa şuan bile önemli değildir. Çünkü hiç biri senin mümkün olman kadar önemli değildir. Matrix te kaşık aslında yok derken aslında hiç Bir şey mevcut değildir. Sen sadece onu algılar ve oda seni algılar. Dolayısıyla var olmak bir ayrıcalıktır. Sen varsın gerisini önemseme.
Marcus der ki, yaşadığın her şey geçecek.gecmesi için yaşamak zorundasın der.
O yüzden asla kızma ve kibirlenme. Boş ve amaçsız insanlara aldırma. Varlığına ve daima kendine saygı duy. Kendini asla bırakma. Ve dünyanın aptal zevklerine kapılma. Kadına ,erkeğe aşka ,paraya ve mala yönelme. Çünkü hepsi baktığında gördüğün ama sabun köpüğünden farksızdir.
Aslında geçmiş ve geleceğin önemi Yok. Hataa şuan bile önemli değildir. Çünkü hiç biri senin mümkün olman kadar önemli değildir. Matrix te kaşık aslında yok derken aslında hiç Bir şey mevcut değildir. Sen sadece onu algılar ve oda seni algılar. Dolayısıyla var olmak bir ayrıcalıktır. Sen varsın gerisini önemseme.
Marcus der ki, yaşadığın her şey geçecek.gecmesi için yaşamak zorundasın der.
O yüzden asla kızma ve kibirlenme. Boş ve amaçsız insanlara aldırma. Varlığına ve daima kendine saygı duy. Kendini asla bırakma. Ve dünyanın aptal zevklerine kapılma. Kadına ,erkeğe aşka ,paraya ve mala yönelme. Çünkü hepsi baktığında gördüğün ama sabun köpüğünden farksızdir.
çok acayip bi şeydir.
var olmuş her şey. peki nasıl oldu.
ya hiç var olmasaydı o zaman bir yokluk olacaktı. peki yokluk nasıl olacak, daha varlık bile olmadan yokluk nasıl olabilir. yokluk ya da varlık biri olmadan nasıl anlam kazanabilir ki...
dinde, bilimde ağlasın dursun şu soruya en ufak bir mantıklı cevapları yok.
biri big bang, diğeri ol dedi oldu deyip sıvışıyor...
düşünüyorum, öyleyse malım diyor insanlık...
var olmuş her şey. peki nasıl oldu.
ya hiç var olmasaydı o zaman bir yokluk olacaktı. peki yokluk nasıl olacak, daha varlık bile olmadan yokluk nasıl olabilir. yokluk ya da varlık biri olmadan nasıl anlam kazanabilir ki...
dinde, bilimde ağlasın dursun şu soruya en ufak bir mantıklı cevapları yok.
biri big bang, diğeri ol dedi oldu deyip sıvışıyor...
düşünüyorum, öyleyse malım diyor insanlık...
Başlı başına zor iştir.
Üstüne birde var olmak için ayriyeten çalışıyoruz falan.
Üstüne birde var olmak için ayriyeten çalışıyoruz falan.
var olmak yerine, "var olmamak" ı irdelemek, yani yaklaşımlara ufuk açar.
var olmak yerine, "var olmamak" ı irdelemek, yani yaklaşımlara ufuk açar.
Yok olmak..
Niçe.
Niçe.
Bizim ınisiyatifimiz de değildir.
hepimizin durumu.
"oykumde bir sure konuk olacak, sonra beni yeniden yuz ustu bırakıp gidecektin..." ________________________________________________________________
yuzyıllardır konusmamıs gibiydi. soyle bir hatrını sorsan da derdini hakikaten anlatsa gibi bir arayıs icindeydi. dakikalarca, saatlerce..
-gercekten kotu gorunuyorsun. (baslangıc icin kotu bir secim yaptım sanırım.)
durdu, bir sigara yaktı. sigarası oldugu surece guvendeydi. anlatmaya guc bulurdu.
birbiriyle baglantısız cumleler sıraladı. tekrar durdu. devam etme gucunu her zamanki gibi kendinde bulacaktı.
-seni anlamıyorum. neden bu kadar garip/gereksiz/detay seylere kafanı takıyorsun?
sessizligindeki guc yerini kararsızlıga bıraktı. kendini guvende hissetmedigi zamanlardaki gorunmezlik pelerinini ustune gecirmisti:
-"bir adam kumsaldaki bir tabelanın uzerine bir yazı yazmıs. diger bir adama "ben seneler once buraya bir yazı yazmıstım. insanlar yıllardır gelip gidip o yazıyı okurlar" demis. diger adam kendisinin de yıllar evvel kumsala bir yazı yazdıgını ama dalgaların yazıyı sildigini soylemis. ikinci adam birinci adama sormus:
...........
-sen ne yazmıstın?
-'ben hep varolanım.' sen ne yazmıstın?
-'ben bu okyanusta sadece bir su damlasıyım.'
biliyor musun, esasen birbirimize soyleyecek hicbir seyimiz yok dostum." hicbir seyimiz yok.
gene sustu. bir daha karsımda gorunur olmayacagını coktan anlamıstım. bizim baslamayan hikayemizde burada bitti. birbirimize soyleyecek bir seyimiz olmadıgını yuzume vurdugu bir yerlerde..
2007-istanbul
yuzyıllardır konusmamıs gibiydi. soyle bir hatrını sorsan da derdini hakikaten anlatsa gibi bir arayıs icindeydi. dakikalarca, saatlerce..
-gercekten kotu gorunuyorsun. (baslangıc icin kotu bir secim yaptım sanırım.)
durdu, bir sigara yaktı. sigarası oldugu surece guvendeydi. anlatmaya guc bulurdu.
birbiriyle baglantısız cumleler sıraladı. tekrar durdu. devam etme gucunu her zamanki gibi kendinde bulacaktı.
-seni anlamıyorum. neden bu kadar garip/gereksiz/detay seylere kafanı takıyorsun?
sessizligindeki guc yerini kararsızlıga bıraktı. kendini guvende hissetmedigi zamanlardaki gorunmezlik pelerinini ustune gecirmisti:
-"bir adam kumsaldaki bir tabelanın uzerine bir yazı yazmıs. diger bir adama "ben seneler once buraya bir yazı yazmıstım. insanlar yıllardır gelip gidip o yazıyı okurlar" demis. diger adam kendisinin de yıllar evvel kumsala bir yazı yazdıgını ama dalgaların yazıyı sildigini soylemis. ikinci adam birinci adama sormus:
...........
-sen ne yazmıstın?
-'ben hep varolanım.' sen ne yazmıstın?
-'ben bu okyanusta sadece bir su damlasıyım.'
biliyor musun, esasen birbirimize soyleyecek hicbir seyimiz yok dostum." hicbir seyimiz yok.
gene sustu. bir daha karsımda gorunur olmayacagını coktan anlamıstım. bizim baslamayan hikayemizde burada bitti. birbirimize soyleyecek bir seyimiz olmadıgını yuzume vurdugu bir yerlerde..
2007-istanbul
imkansızdır. Varoluş herhangi biri için muhaldir. Sadece o vardır ve o'nun varoluşundan başka hiçbir şey ne var ne de yoktur. Tek varın kaplamadığı bir yokluk dahi olamaz, anca o'nun mümkün kıldığı yok gibi görünen potansiyel varoluşlar vardır. Bir kısmı da görünür olmuş varoluşlardır. Ancak yok diye bir şeyden mutlak manada söz edilemez. Çünkü o mutlak vardır ve haricinde herhangi başka birşey yoktur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar