bugün
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- yazarların en sevdiği sözler7
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi11
- kiraz cicegi kolonyasi34
- 10 temmuz 20265
- mantra grubu6
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- fas11
- fransa8
- midye8
- kürdistan5
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- üniversiteli kızlara cinlerin musallat olması2
- corona sonrası dünya düzeni4
- uzun ilişki sürdürmenin sırları4
- söylemek istenilenler4
- sevilen bilgisayar oyununu üç kelime ile anlatmak3
- 2026 dünya kupası24
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı13
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- ayakseverlik5
- netanyahu'nun f 35 paniği2
- 1000 liralık boxer giymek4
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- gram altın3
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- menemen4
- 10 temmuz 2026 ispanya belçika maçı7
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- futbol21
- woke kültürü terörü2
- gina'yı kulaklarından tutup tavana asmak2
- tabağında yemek bırakan erkek5
- oğlum donat şu masayı4
- kadın yazarların kavga etmesi11
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar9
- günün şiiri25
- ciguli kral19
- velvet38
- yazarların en sevdiği meyve3
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- johnny sinsin araba vurdurması3
- düşün ki o bunu okuyor6
- kuran da namazın olmaması21
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
eylem olanı için; (bkz: tıkanmak)
(bkz: metastaz)
sıradışı ve gayet samimi bir kurguya sahip sürükleyici bir 'loser' hikayesi arz eden 'yeraltı' işi kitap; filmi çekildi. 26 eylül'de abd'de gösterime girecek filmin 'trailerı' kitabı okuyanlar için pek bir hafif ve popüler kalıyor...
http://www.foxsearchlight.com/choke/
http://www.foxsearchlight.com/choke/
"eğer bunu okumaya niyetliyseniz vazgeçin." gibi kışkırtıcı bir cümleyle başlayan ve böyle yarım sayfa kadar devam eden, chuck palahniuk kitabı. insan bu tür cümlelerle dolu bir paragrafı okuyunca "dur bakim dur... dur... dur" deyip onbinlerce(!) kitabının bulunduğu kütaphane(!)sine(yani gıçı gırık bi kitaplık bu anca demek) çok bilmiş bir edayla koşabiliyor. sırf "bingooo!" diyebilmek için yaratıyor da olabilir bu teatral havayı. olayı akışına bırakırsak, koşmaya başlarken akıldan geçen şu tabi; bu cümleleri paragraf halinde hatırlıyorum (paragraf halinde hatırlamak! ahey ahey ahey) sanki hakan günday ın bir kitabında. işte bu. ağız sularını akıtarak önsöz, mönsöz falan filan karıştırırken, error error aradığınız tıpatıplığa rastlanamadı. biri yanağınızdan makas alır da hani bide göz kırpar, sonra siz hiçbir şey diyemeden o arkasını dönüp çoktan kapıdan çıkıp gitmiş olur, durumunuz o şekil. kitabın başına döndüğünüz de kitap dile gelir de adanalı dilber şivesiyle size şöyle der, "noldu dıkhandın mı?"... ama yok sankii sankii, dejavu gibi sanki. sanki bi jennetten kovulan entrisi bu hissi vermiş olabilir mi?...hatırlıyorum işte bi yerden banane lan.
işte kitaptan bir paragraf çok umurunuzdaysa, yalnızca bir paragraf. konusu anlaşılıp sürprizi bozulmasın diye(!);
"gerçek dışı şeyler gerçeklerden daha güçlüdür. çünkü hiçbir şey sizin hayalinizdeki kadar mükemmel olamaz. çünkü sadece elle tutulamayan fikirler, mefhumlar, inanışlar ve fanteziler kalır. taşlar ufalanır. ağaçlar çürür. insanlar da maalesef ölürler."
tıkanmayın, dostça kalın.
işte kitaptan bir paragraf çok umurunuzdaysa, yalnızca bir paragraf. konusu anlaşılıp sürprizi bozulmasın diye(!);
"gerçek dışı şeyler gerçeklerden daha güçlüdür. çünkü hiçbir şey sizin hayalinizdeki kadar mükemmel olamaz. çünkü sadece elle tutulamayan fikirler, mefhumlar, inanışlar ve fanteziler kalır. taşlar ufalanır. ağaçlar çürür. insanlar da maalesef ölürler."
tıkanmayın, dostça kalın.
Kitabı, kesinlikle film uyarlamasından daha iyi olan Palahniuk eseri.
kitabın son sayfalarından:
"Hayatımızın geri kalanını, dünyanın bize kim olduğumuzu söylemesine izin vererek geçirebiliriz. Akıllı veya deli. Aziz veya seks bağımlısı. Kahraman veya kurban. Tarihe bırakırız, iyi mi yoksa kötü mü olduğumuzu söylemesini.
Geçmişimizin geleceğimizi belirlemesine izin verebiliriz.
Ya da kendi adımıza karar verebiliriz.
Onca koşuşturmadan sonraa, vardığımız nokta gecenin köründe, bir hiçliğin ortası.
Ve belki de bilmek önemli değildir.
Şu anda durduğumuz yere, karanlıktaki yıkıntıların arasına kurmaya çalıştığımız şey herhangi bir şey olabilir."
kitabın son sayfalarından:
"Hayatımızın geri kalanını, dünyanın bize kim olduğumuzu söylemesine izin vererek geçirebiliriz. Akıllı veya deli. Aziz veya seks bağımlısı. Kahraman veya kurban. Tarihe bırakırız, iyi mi yoksa kötü mü olduğumuzu söylemesini.
Geçmişimizin geleceğimizi belirlemesine izin verebiliriz.
Ya da kendi adımıza karar verebiliriz.
Onca koşuşturmadan sonraa, vardığımız nokta gecenin köründe, bir hiçliğin ortası.
Ve belki de bilmek önemli değildir.
Şu anda durduğumuz yere, karanlıktaki yıkıntıların arasına kurmaya çalıştığımız şey herhangi bir şey olabilir."
Chuck Palahniuk'un dövüş klubünden sonra beni benden alan ikinci eseridir.Filmi kitaptaki etkiyi bırakmaz.Sam Rockwell'in müthiş performansı için izlemeye değecek bir film denebilir.
chuck palahniuk un, sonunda yine * "hass...tir" dedirten olağanüstü kitabı.
--spoiler--
insanlar dünyanın güvenli ve düzenli bir yer olması için yıllarca çalışırlardı. ama hiç kimse bunun ne kadar sıkıcı olabileceğinin farkında değildi. bütün dünyanın parsellendiğini, hız limitleri konduğunu, bölümlere ayrıldığını, vergilendirildiğini ve düzenlendiğini; bütün insanların sınavlardan geçirildiğini, fişlendiğini, nerede oturduğunun , ne yaptığının kaydının tutulduğunu düşünün. hiç kimseye macera yaşayacak bir alan kalmazdı, satın alınabilirler hariç. lunaparka gitmek gibi. film izlemek gibi. ama bunlar yine de sahte heyecanlardı. dinazorların çocukları yemeyeceğini bilirsiniz. büyük bir sahte afetin olma şansı bile oy çoğunluğuyla ortadan kaldırıldı. gerçek afet veya risk ihtimali olmadığından, gerçek kurtuluş şansı da ortadan kalkmış oldu. gerçek mutluluk yok. gerçek heyecan yok. eğlence, keşif, buluş yok.
bizi koruyan kanunlar aslında bizi can sıkıntısına mahkum etmekten başka bir işe yaramazlar.
gerçek karmaşaya ulaşamadığımız sürece, asla gerçekten huzurlu olamayacağız.
herşey berbat bir hal almadığı sürece, yoluna da girmeyecek.
--spoiler--
--spoiler--
zayıfmış gibi yaparak, güç kazanırsınız. kendinizi güçsüz göstererek diğer insanların kendilerini güçlü hissetmesini sağlayabilirsiniz.insanların sizi kurtarmasına izin vererek aslında siz onları kurtarırsınız.
tek yapmanız geren nazik ve minnettar davranmaktır. bu yüzden ezilen taraf olmaya devam edin.
insanların üstünlük taslayabilecekleri birine ihtiyaçları vardır. bu yüzden fakir kalın.
--spoiler--
--spoiler--
sahip olacağın her şey, bir gün kaybedeceğin şeylerden sadece biridir.
--spoiler--
edit: copy paste değildir. el emeği.
insanlar dünyanın güvenli ve düzenli bir yer olması için yıllarca çalışırlardı. ama hiç kimse bunun ne kadar sıkıcı olabileceğinin farkında değildi. bütün dünyanın parsellendiğini, hız limitleri konduğunu, bölümlere ayrıldığını, vergilendirildiğini ve düzenlendiğini; bütün insanların sınavlardan geçirildiğini, fişlendiğini, nerede oturduğunun , ne yaptığının kaydının tutulduğunu düşünün. hiç kimseye macera yaşayacak bir alan kalmazdı, satın alınabilirler hariç. lunaparka gitmek gibi. film izlemek gibi. ama bunlar yine de sahte heyecanlardı. dinazorların çocukları yemeyeceğini bilirsiniz. büyük bir sahte afetin olma şansı bile oy çoğunluğuyla ortadan kaldırıldı. gerçek afet veya risk ihtimali olmadığından, gerçek kurtuluş şansı da ortadan kalkmış oldu. gerçek mutluluk yok. gerçek heyecan yok. eğlence, keşif, buluş yok.
bizi koruyan kanunlar aslında bizi can sıkıntısına mahkum etmekten başka bir işe yaramazlar.
gerçek karmaşaya ulaşamadığımız sürece, asla gerçekten huzurlu olamayacağız.
herşey berbat bir hal almadığı sürece, yoluna da girmeyecek.
--spoiler--
--spoiler--
zayıfmış gibi yaparak, güç kazanırsınız. kendinizi güçsüz göstererek diğer insanların kendilerini güçlü hissetmesini sağlayabilirsiniz.insanların sizi kurtarmasına izin vererek aslında siz onları kurtarırsınız.
tek yapmanız geren nazik ve minnettar davranmaktır. bu yüzden ezilen taraf olmaya devam edin.
insanların üstünlük taslayabilecekleri birine ihtiyaçları vardır. bu yüzden fakir kalın.
--spoiler--
--spoiler--
sahip olacağın her şey, bir gün kaybedeceğin şeylerden sadece biridir.
--spoiler--
edit: copy paste değildir. el emeği.
çok iyi kitap.
yön veren kitaplardan.
--spoiler--
işte bu noktada, sanki gerçek insanların izlediği bir pembe dizideki insanlar tarafından izlenen bir başka pembe dizideki insanların izlediği bir pembe dizide oynuyormuşum hissine kapılıyorum.
--spoiler--
(bkz: chuck panahniuk)
--spoiler--
işte bu noktada, sanki gerçek insanların izlediği bir pembe dizideki insanlar tarafından izlenen bir başka pembe dizideki insanların izlediği bir pembe dizide oynuyormuşum hissine kapılıyorum.
--spoiler--
(bkz: chuck panahniuk)
sevgili; chuck palahniuk' un eseridir.
"ben ihtiyaç duyulmak istiyorum. benim birisinin hayatında vazgeçilmez olmaya ihtiyacım var. bütün boş vaktimi, egomu ve dikkatimi yiyip bitiricek birine ihtiyacım var. bana bağımlı biri. karşılıklı bağımlılık."
"ben ihtiyaç duyulmak istiyorum. benim birisinin hayatında vazgeçilmez olmaya ihtiyacım var. bütün boş vaktimi, egomu ve dikkatimi yiyip bitiricek birine ihtiyacım var. bana bağımlı biri. karşılıklı bağımlılık."
--spoiler--
Tanınmış bir elektrikli süpürge üreticisi, 1950'lerde süpürgenin dizaynını biraz geliştirmeye çalışmıştı.Süpürge hortumunun ucundan iki üç santim içeriye jilet gibi keskin bıçakları olan bir döner pervane yerleştirilmişti. içeri emilen hava bıçağı döndürecek, bıçak da hortumu tıkayabilecek kumaş tiftiği, ip veya hayvan kıllarını ince ince kıyacaktı.
En azından böyle olması planlanmıştı.
Fakat olay, penisi parçalanmış bir sürü herifin hastanelerin acil servisine koşmasıyla sonuçlanmıştı.
En azından anlatılan hikayeler böyle.
Hani şu, sevimli ev hanımına sürpriz yaş günü partisi yapmak için bir evin odasına gizlenen bütün arkadaşlarının ve ailesinin "Mutlu Yıllar Sana!" diye bağırarak ortaya çıktığında, evin hanımını koltuğa yayılmış, evin köpeğine bacakları arasından fıstık ezmesi yalatırken yakaladığı kent efsanesini bilirsiniz...
işte o kadın hayal ürünü filan değil, gerçek.
Araba kullanan erkeklere oral seks yapan efsanevi kadının, bir seferinde arabanın kontrolünü kaybedince bütün gücüyle frene basan adamın şeyini ısırarak kopardığı hikayeyi de bilirsiniz. işte ben o ikiliyi tanıyorum.
Bütün o kadın ve erkekler orada.
Bütün hastanelerin acil servislerinde elmas uçlu matkap bulundurulmasının sebebi bu tür insanlardır. Amaç şampanya ve soda şişelerinin kalın altlarına delik açarak basıncı kaldırmaktır.
Bunlar, gecenin bir vakti yalpalaya yalpalaya hastaneye gelen ve tökezleyerek bir kabağın, ampulün, Barbie bebeğin, bilardo toplarının veya can havliyle kıpraşan bir sürüngenin üstüne düştüklerini söyleyen insanlardır.
Ayrıca bakınız: Bilardo sopası.
Ayrıca bakınız: Oyuncak ayı.
Duşta kayıp kaygan bir şampuan şişesinin tam üstüne düşmüşlerdir. Kendilerine tanımadıkları birileri saldırır her zaman ve bir mum, beysbol topu, katı pişmiş yumurta, el feneri veya tornavidayla tecavüz eder ve şimdi bu şeylerin bedenlerinden çıkarılması gerekmektedir. Jakuzilerinin su giriş borusuna penisi sıkışan adamlarla doludur burası.
--spoiler--
gibi bir pasaj bulunduran kitap. hem de ilk bölümlerinden birinde. gerçekten sarıyor. gece uyku tutmayınca 4 saatte bitirdim sanırım.
--spoiler--
kadın tüylerini traşlamış. bronzlaşmış ve vücudunu öyle pürüzsüz bir şekilde yağlamış ki, bir kadından çok kredi kartınızı geçirebileceğiniz başka bir yere benziyor.
--spoiler--
--spoiler--
ortalık öyle dağınık ki, mısır hiyerogliflerindeki figürler gibi yan yan yürümek gerekiyor.
--spoiler--
Tanınmış bir elektrikli süpürge üreticisi, 1950'lerde süpürgenin dizaynını biraz geliştirmeye çalışmıştı.Süpürge hortumunun ucundan iki üç santim içeriye jilet gibi keskin bıçakları olan bir döner pervane yerleştirilmişti. içeri emilen hava bıçağı döndürecek, bıçak da hortumu tıkayabilecek kumaş tiftiği, ip veya hayvan kıllarını ince ince kıyacaktı.
En azından böyle olması planlanmıştı.
Fakat olay, penisi parçalanmış bir sürü herifin hastanelerin acil servisine koşmasıyla sonuçlanmıştı.
En azından anlatılan hikayeler böyle.
Hani şu, sevimli ev hanımına sürpriz yaş günü partisi yapmak için bir evin odasına gizlenen bütün arkadaşlarının ve ailesinin "Mutlu Yıllar Sana!" diye bağırarak ortaya çıktığında, evin hanımını koltuğa yayılmış, evin köpeğine bacakları arasından fıstık ezmesi yalatırken yakaladığı kent efsanesini bilirsiniz...
işte o kadın hayal ürünü filan değil, gerçek.
Araba kullanan erkeklere oral seks yapan efsanevi kadının, bir seferinde arabanın kontrolünü kaybedince bütün gücüyle frene basan adamın şeyini ısırarak kopardığı hikayeyi de bilirsiniz. işte ben o ikiliyi tanıyorum.
Bütün o kadın ve erkekler orada.
Bütün hastanelerin acil servislerinde elmas uçlu matkap bulundurulmasının sebebi bu tür insanlardır. Amaç şampanya ve soda şişelerinin kalın altlarına delik açarak basıncı kaldırmaktır.
Bunlar, gecenin bir vakti yalpalaya yalpalaya hastaneye gelen ve tökezleyerek bir kabağın, ampulün, Barbie bebeğin, bilardo toplarının veya can havliyle kıpraşan bir sürüngenin üstüne düştüklerini söyleyen insanlardır.
Ayrıca bakınız: Bilardo sopası.
Ayrıca bakınız: Oyuncak ayı.
Duşta kayıp kaygan bir şampuan şişesinin tam üstüne düşmüşlerdir. Kendilerine tanımadıkları birileri saldırır her zaman ve bir mum, beysbol topu, katı pişmiş yumurta, el feneri veya tornavidayla tecavüz eder ve şimdi bu şeylerin bedenlerinden çıkarılması gerekmektedir. Jakuzilerinin su giriş borusuna penisi sıkışan adamlarla doludur burası.
--spoiler--
gibi bir pasaj bulunduran kitap. hem de ilk bölümlerinden birinde. gerçekten sarıyor. gece uyku tutmayınca 4 saatte bitirdim sanırım.
--spoiler--
kadın tüylerini traşlamış. bronzlaşmış ve vücudunu öyle pürüzsüz bir şekilde yağlamış ki, bir kadından çok kredi kartınızı geçirebileceğiniz başka bir yere benziyor.
--spoiler--
--spoiler--
ortalık öyle dağınık ki, mısır hiyerogliflerindeki figürler gibi yan yan yürümek gerekiyor.
--spoiler--
tıkanma; boğaza bir düğüm kilitlenir. yediğin, içtiğinle alakası yoktur, görünmezdir. gelir gelir, boğazına kilitlenir. bir mahkûm gibi, özgürlüğünü bekler.
otobüste okumaya korktuğum kitaptır birileri ne yazdığını biliyordur diye korkarım.*.
beş para etmez palahniuk kitabı.
palahniuk'un başyapıtı.
chuck palahniukun en önemli ve göze çarpan özelliği hiç şüphesiz popüler kültürü iyi yorumlaması. yazar diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da aslında hepimizin yaşadığı ama günlük gereksinimlerin gölgesinde kalan, gözümüzün baktığı ama göremediği tüm ayrıntılara değinmiş. ayrıca hemen hemen tüm kitaplarında yer verdiği ansiklopedik bilgilerden bu kitapta da çokça var.
palahniuk tarzıdır, yine kara mizah, ayarsız eleştirinin dibini görürsünüz.
ha ama en iyi kitabı mıdır? bence hayır.
ama iyidir.
ha ama en iyi kitabı mıdır? bence hayır.
ama iyidir.
dil kursundaki ingilizce öğretmeni kadının, önümde görünce nasıl bir kitapmış bakayım diyerek eline alıp sayfaları karıştırmaya başlamasıyla, hocam bayanlara göre bir kitap olmayabilir hiç ellemeyin desem mi demesem mi diye düşündürten kitap.
bi dövüş kulübü değildir.
chuck reyizin hangi psikolojiyle, neleri düşünerek yazdığını fazlasıyla merak ettiğim kitap.
Gündemdeki Haberler