bugün
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması11
- devletin bekası7
- kafayı bir yere çarpıp sonra gülmek3
- sözlükte ki türk düşmanları2
- ecevit denince akla gelen şeyler4
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı8
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin36
- 0 0 716
- zorunlu nöbetin felsefi temelsizliği3
- nabersiniz geçler2
- yaşamak üzerine2
- acı gerçekler16
- demagoji yaparak üste çıktığını sanan mallar2
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- güne başlarken3
- devlet adına çalışıp geçmişin temizlenmesi5
- kale3112'deki kale hangi kale10
- 24 eylül 2026 norveç danimarka maçı2
- arda güler7
- buz gibi bira8
- rte denince akla gelen seyler3
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- demir çelik5
- en lezzetli balık24
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- sabah alarm çaldığı anda hissedilenler2
- en iyi pizza içeriği10
- sözlükte flört etmemek9
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- sözlük kızlarının küfürbaz olması6
- bursa6
- karşı cinsteki en itici özellik16
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- sıcak şarap4
- sabahları nefret edilen şeyler6
- köy9
- cedidacer3
- anın görüntüsü22
- arkadaşlar lütfen4
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- gece vardiyası3
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- gammazlar göreve8
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği37
- sözlükte aile kurmak8
- gece tostu4
- en enayi huyunuz4
- hünkar beğendi vs alinazik9
milliyetin en belirgin niteliklerinden biri dildir. türk milletindenim diyen insan her şeyden önce ve mutlaka türkçe konuşmalıdır. türkçe konuşmayan bir insan türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz. mustafa kemal atatürk
türk insanını çok feci kafa karışıklığına sevkeden dil şöyle ki:
zamanında ilkokuldayken bize hep türkçenin yazıldığı gibi okunduğu söylendi ne var ki türkçe aslında ne yazıldığı gibi okunan ne de okunduğu gibi yazılan bir dil. bu aslında bütün dillerin kaderi. hiçbir dil, üzerinden yeterince zaman geçtiği taktirde yazıldığı gibi okunmaz! insanların dili konuşma sıklığı, dile sonradan giren yabancı kökenli sözcükler, insanların söyledikleri sözleri kolaylaştırma çabaları (bilerek ya da bilmeyerek) ve dile akıcılık katma arzusu dilin evrimine yol açar. türkçenin de latin alfabesine uyarlanmış biçimi 1928 yılında kabul edildiğinden beri yazım ve konuşmayla ilgili bir çok "mutasyon" gerçekleşmiştir. öyle ki artık "geleceğim" olarak yazdığımız sözcüğü "gelicem" veya "gelcem" diye okumakta veya telaffuz etmekte hiç bir sakınca görmüyoruz. ya da "izleyeceğim" sözcüğüne "izlicem" diyerek sözcükten dört harf eksilerek daha akıcı ve kolay şekilde telaffuz etme gereği hissediyoruz. tabi bu örnekler çoğaltılabilir.
lisedeyken türk dili ve edebiyatı hocamız "yağmur" sözcüğünün yüz yıl sonra "yamır" diye okunacağını söylemişti. bugün kullandığımız birçok sözcükte gelecekte yağmur sözcüğüyle aynı yazgıyı paylaşmak durumunda kalacak gibi görünüyor. bunu yorumlamak biz türkçeyi konuşan insanlara kalmış. türkçe yozlaşıyor, tanıyamayacağımız bir biçime mi bürünüyor? yoksa tam aksine değişiyor ve gelişiyor ve daha akıcı ve daha kolay anlaşacağımız bir dile doğru mu evriliyor?
zamanında ilkokuldayken bize hep türkçenin yazıldığı gibi okunduğu söylendi ne var ki türkçe aslında ne yazıldığı gibi okunan ne de okunduğu gibi yazılan bir dil. bu aslında bütün dillerin kaderi. hiçbir dil, üzerinden yeterince zaman geçtiği taktirde yazıldığı gibi okunmaz! insanların dili konuşma sıklığı, dile sonradan giren yabancı kökenli sözcükler, insanların söyledikleri sözleri kolaylaştırma çabaları (bilerek ya da bilmeyerek) ve dile akıcılık katma arzusu dilin evrimine yol açar. türkçenin de latin alfabesine uyarlanmış biçimi 1928 yılında kabul edildiğinden beri yazım ve konuşmayla ilgili bir çok "mutasyon" gerçekleşmiştir. öyle ki artık "geleceğim" olarak yazdığımız sözcüğü "gelicem" veya "gelcem" diye okumakta veya telaffuz etmekte hiç bir sakınca görmüyoruz. ya da "izleyeceğim" sözcüğüne "izlicem" diyerek sözcükten dört harf eksilerek daha akıcı ve kolay şekilde telaffuz etme gereği hissediyoruz. tabi bu örnekler çoğaltılabilir.
lisedeyken türk dili ve edebiyatı hocamız "yağmur" sözcüğünün yüz yıl sonra "yamır" diye okunacağını söylemişti. bugün kullandığımız birçok sözcükte gelecekte yağmur sözcüğüyle aynı yazgıyı paylaşmak durumunda kalacak gibi görünüyor. bunu yorumlamak biz türkçeyi konuşan insanlara kalmış. türkçe yozlaşıyor, tanıyamayacağımız bir biçime mi bürünüyor? yoksa tam aksine değişiyor ve gelişiyor ve daha akıcı ve daha kolay anlaşacağımız bir dile doğru mu evriliyor?
dünyadaki en güzel ve en köklü dil.
kendisinden çok daha zengin diller bulunmasına rağmen düzgün kullanıldığında son derece hoş ve anlam zenginliğine sahip bir dildir. ancak altını çizerek söylüyorum; düzgün kullanıldığında.
maalesef aynı zamanda, dışarıdan sözcük almaya en müsait dillerden biridir. son nesiller de bu işin bokunu çıkarmışlardır.
maalesef aynı zamanda, dışarıdan sözcük almaya en müsait dillerden biridir. son nesiller de bu işin bokunu çıkarmışlardır.
ekseriyetle hakkında yüzeysel yorumlamalarda bulunup; "eksik oluşu"ndan, dem vuranların: günlük 100 farklı kelime dağarcığı ile derdini anlatmaya yeltendiği, "ayy" "aman" "off, puff" "amaa" minvalindeki nidalar ile saflığına gölge düşürmeye çalıştıkları, gözlemlerden kaçmamaktadır.
anlatım olanakları çok fazla ve yoğundur, candır, ömre bedeldir.
kırk kapının ipini çekendir.
anlatım olanakları çok fazla ve yoğundur, candır, ömre bedeldir.
kırk kapının ipini çekendir.
malesef yeni yetmelerin adam akıllı kullanmadığı güzel dilimiz.
ural altay dil ailesine mensuptur. okunduğu gibi yazılır. yazıldığı gibi okunur. bazen.
Türkçe veya Türkiye Türkçesi, ortak Altay dil ailesine bağlı Türk dillerinin Oğuz öbeğine üye bir dildir. Türk dilleri ailesi bünyesindeki Oğuz öbeğinde bulunur.Türkçe dünyada en fazla konuşulan 15. dildir.
--spoiler--
türkçe'den bir kıl kopar; içinde güneşler, dünyalar, ırmaklar vardır.
--spoiler--
(bkz: cemal süreya)
türkçe'den bir kıl kopar; içinde güneşler, dünyalar, ırmaklar vardır.
--spoiler--
(bkz: cemal süreya)
yazıldığı gibi okunmayan, gittikçe ingilizce kelimeleri türkçe'ye kazandıran(?) tdk'nin; sürekli yeni kurallar ekleyerek düzeltmeye çalışırken, ne yaptığını anlamakta güçlük çektiğim dildir.
türkçe yazıldığı gibi okunur fakat tek bir istisna vardır. abdullah öcalan diye yazılır, orospu çocuğu diye okunur...
büyük bir hızla değişime uğramakta olan dilimiz, kültürümüzdür.
--spoiler--
yıl :1971 'aniden çıkınca ziyadesiyle şaşakaldım ve çok mütehassis oldum...
nasıl bir eda takınacağıma hüküm veremedim, adeta vecde geldim. buna mukabil az bir müddet sonra kendimi toparlar gibioldum.
cemalinde beni fevkalade rahatlatan bir tebessüm vardı...
üstümü başımı toparladım, kendimden emin bir sesle,
'akşam-ı şerifleriniz hayrolsun' dedim...'
yıl : 1981 ' karşıma birdenbire çıkınca fevkalade şaşırdım ve duygulandım...
nitekim ne yapacağıma hüküm veremedim, heyecandan ayaklarım titredi.
amma ve lakin kısa bir süre sonra kendime gelir gibi oldum.
nitekim yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm vardı...
üstüme çeki düzen verdim, kendimden emin bir sesle ;
'hayırlı akşamlar ' dedim...
yıl : 1991 ' karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım ve hislendim...
ne yapacağıma karar veremedim. heyecandan ayaklarım titredi.
ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum,
yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı...
üstüme çeki düzen verdim ve kendimden emin bir sesle ;
'iyi akşamlar' dedim...
yıl: 2001 'karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım ve duygulandım...
fena hald kal geldi yani... ama bu işler bizi bozar dedim.
baktım o da bana bakıyor, bu iş tamamdır dedim...
manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle;
'selam ' dedim.'
yıl : 2011 ' abi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yani ve duygu durumum kabardı...
oğlum bu kasar dedim, fena göçeriz dedim,
aman concon muyum ki ben, bektım ki o da bana kesik...
sarım oğlum dedim bu manita senin ... ;
hav ar yu yavrum'...
--spoiler--
spoiler = 1971 den bugüne gelen süre içindeki türkçe nin değişimidir.
--spoiler--
yıl :1971 'aniden çıkınca ziyadesiyle şaşakaldım ve çok mütehassis oldum...
nasıl bir eda takınacağıma hüküm veremedim, adeta vecde geldim. buna mukabil az bir müddet sonra kendimi toparlar gibioldum.
cemalinde beni fevkalade rahatlatan bir tebessüm vardı...
üstümü başımı toparladım, kendimden emin bir sesle,
'akşam-ı şerifleriniz hayrolsun' dedim...'
yıl : 1981 ' karşıma birdenbire çıkınca fevkalade şaşırdım ve duygulandım...
nitekim ne yapacağıma hüküm veremedim, heyecandan ayaklarım titredi.
amma ve lakin kısa bir süre sonra kendime gelir gibi oldum.
nitekim yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm vardı...
üstüme çeki düzen verdim, kendimden emin bir sesle ;
'hayırlı akşamlar ' dedim...
yıl : 1991 ' karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım ve hislendim...
ne yapacağıma karar veremedim. heyecandan ayaklarım titredi.
ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum,
yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı...
üstüme çeki düzen verdim ve kendimden emin bir sesle ;
'iyi akşamlar' dedim...
yıl: 2001 'karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım ve duygulandım...
fena hald kal geldi yani... ama bu işler bizi bozar dedim.
baktım o da bana bakıyor, bu iş tamamdır dedim...
manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle;
'selam ' dedim.'
yıl : 2011 ' abi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yani ve duygu durumum kabardı...
oğlum bu kasar dedim, fena göçeriz dedim,
aman concon muyum ki ben, bektım ki o da bana kesik...
sarım oğlum dedim bu manita senin ... ;
hav ar yu yavrum'...
--spoiler--
spoiler = 1971 den bugüne gelen süre içindeki türkçe nin değişimidir.
ebesine atlanmış dildir. içerisine son zamanlarda face ve fake kelimeleri zorla sokulmuştur.
(bkz: anneye face ten nişan fotosu gösterme zorunluluğu)*
(bkz: anneye face ten nişan fotosu gösterme zorunluluğu)*
türkiye halkı'nın ekserisinin ana dili olan; farsça, arapça,rumca, kürtçe, türkçe ve fransızca kelimelerden kurulu bir dil.
yeni jenarasyon tarafından, turkche diye kullanilan dil.
hepimizin çok iyi bildiği, yazdığı ve konuştuğu çok güzel bir lisandır.
pkk'lısı, gavur götü yalayıcısı, şakirti, ermeni'si, rum'u, tdk'sı, osmanlı'sı hep bir ağızdan yüklendiler bu dile. milliyetçi geçinen tayfa bile düşman bu dile. bu tipik atsız paranoyası değil. "herkes bize düşman oğul" tarzı bir yaklaşım değil. gözünü açıp etrafa bakan herkes görür bunu. bu kadar saldırıya rağmen hala ayakta durabiliyosa bu büyük bir başarıdır.
taa kalu bela'dan beri türk yönetimi ve sözde aydın tayfası hem türkçe'ye hem de türklüğe uzak kalmışlardır. şimdinin ingilizce hayranları 1900'lerin başında fransızca hayranıydı. daha önce arapça ondan da önce farsça. orta asya'da çince. bi kişi de türkçe yazmaz mı amk ya. mevlana'yı farsça okumak zoruma gidiyo aga. türkçe mi yetersiz? yunus emre farsça mı yazdı?
kelime sayısı yetersizmiş. sanki üretilen kelimeleri çok kullanıyormuşsunuz gibi. "ahahaha tümce ne ya." cümle ne güzel kardeşim? "ya yeni kelime üretince çok eğreti falan duruyo bence." ee bu amk ingilizler'ine vahiy mi geliyo? ya da bundan 1000 sene önce computer, radio v.b kelimeler vardı da icatlar bu isimlerin üzerine mi yapıldı? adamlar kelime üretince götüm götüm kullanıyosunuz ama?
"ya türkçe'de arapça ve farsça kelimeler falan var, bunları çıkarınca bi şeycik kalmıyomuş, 'feys'te okudum sağolsun kürt bir kardeş bizi bayağı bilgilendirdi" zaten ingilizce bütün kelimeleri ingilizler rüyalarında gördüler. yoksa almanca, fransızca, italyanca ulan geç onları türkçe kelimeler bile var. her dil bir diğerinden etkilenmiştir.
taa kalu bela'dan beri türk yönetimi ve sözde aydın tayfası hem türkçe'ye hem de türklüğe uzak kalmışlardır. şimdinin ingilizce hayranları 1900'lerin başında fransızca hayranıydı. daha önce arapça ondan da önce farsça. orta asya'da çince. bi kişi de türkçe yazmaz mı amk ya. mevlana'yı farsça okumak zoruma gidiyo aga. türkçe mi yetersiz? yunus emre farsça mı yazdı?
kelime sayısı yetersizmiş. sanki üretilen kelimeleri çok kullanıyormuşsunuz gibi. "ahahaha tümce ne ya." cümle ne güzel kardeşim? "ya yeni kelime üretince çok eğreti falan duruyo bence." ee bu amk ingilizler'ine vahiy mi geliyo? ya da bundan 1000 sene önce computer, radio v.b kelimeler vardı da icatlar bu isimlerin üzerine mi yapıldı? adamlar kelime üretince götüm götüm kullanıyosunuz ama?
"ya türkçe'de arapça ve farsça kelimeler falan var, bunları çıkarınca bi şeycik kalmıyomuş, 'feys'te okudum sağolsun kürt bir kardeş bizi bayağı bilgilendirdi" zaten ingilizce bütün kelimeleri ingilizler rüyalarında gördüler. yoksa almanca, fransızca, italyanca ulan geç onları türkçe kelimeler bile var. her dil bir diğerinden etkilenmiştir.
öğrenilmesi zor olan dil.
En sıkıcı derslerdendir.Bir de iletişim dil kültür diye konu eklemişler tam sıkıntı oldu. Matematiği 35 yapıpta türkçeyi 28 yapmam neyin kafası anlayamıyorum.
en büyük hazinelerimizden biri. gelecek nesiller için korumalıyız. korumak için de, önce kendimizden başlamamız gerekir.
öğrenen yabancıların genelikle hayran kaldığı dünyanın en zengin ve mantıklı dillerinden.
özgünlüğünde, harf devriminin de etkisi tartışılamaz tabii.
özgünlüğünde, harf devriminin de etkisi tartışılamaz tabii.
--spoiler--
viraj: dönemeç.
tripleks: üç katlı.
trend: eğilim.
transparan: saydam.
trekking: dağ yürüyüşü.
şov: gösteri.
printer: yazıcı.
prodüksyon: yapım.
defans: savunma.
dekont: hesap belgesi.
dijital: sayısal.
catering: yemek hizmeti.
çip: yonga.
bodyguard: koruma.
brifing: bilgilendirme.
adisyon: hesap.
--spoiler--
viraj: dönemeç.
tripleks: üç katlı.
trend: eğilim.
transparan: saydam.
trekking: dağ yürüyüşü.
şov: gösteri.
printer: yazıcı.
prodüksyon: yapım.
defans: savunma.
dekont: hesap belgesi.
dijital: sayısal.
catering: yemek hizmeti.
çip: yonga.
bodyguard: koruma.
brifing: bilgilendirme.
adisyon: hesap.
--spoiler--
Türkçe kelimelerde ilk hece dışında -yor eki hariç- o, ö sesi yoktur, bulunan kelimeler yabancı kaynaklıdır: doktor, horoz, oparatör, traktör...
Türkçede kelime sonlarında; nç, nt, nk, lt, lk, lç, lp, rç, rs, rk, rp, st, şt, rt, yt seslerinin dışında iki ünsüz yan yana gelmez, gelen kelimeler yabancı kaynaklıdır: sfenks, aks, film, hayr...
Türkçe kelime köklerinde iki aynı ünsüz bulunmaz. Ünsüz ikizleşmesi yoktur. Bulunan kelimeler yabancı kaynaklıdır: izzet, şiddet, iffet...
Türkçe kelime başında iki ünsüz yan yana gelmez, gelen kelimeler yabancı kaynaklıdır: spor, grup...
Türkçede kelime sonlarında b, c, d, g ünsüzleri bulunmaz. Türkçeye yabancı dillerden girmiş bazı kelimelerin sonunda bulunan bu ünsüzler p, ç, t, k'ye dönüşür: murad = murat gibi.
Türkçede kelime sonlarında; nç, nt, nk, lt, lk, lç, lp, rç, rs, rk, rp, st, şt, rt, yt seslerinin dışında iki ünsüz yan yana gelmez, gelen kelimeler yabancı kaynaklıdır: sfenks, aks, film, hayr...
Türkçe kelime köklerinde iki aynı ünsüz bulunmaz. Ünsüz ikizleşmesi yoktur. Bulunan kelimeler yabancı kaynaklıdır: izzet, şiddet, iffet...
Türkçe kelime başında iki ünsüz yan yana gelmez, gelen kelimeler yabancı kaynaklıdır: spor, grup...
Türkçede kelime sonlarında b, c, d, g ünsüzleri bulunmaz. Türkçeye yabancı dillerden girmiş bazı kelimelerin sonunda bulunan bu ünsüzler p, ç, t, k'ye dönüşür: murad = murat gibi.
''bir dil ne kadar eskiyse, o kadar güzeldir'' mantıksızlığıyla düşünen insanların çok kaliteli zannettiği dil.
madem türkçe çok eski olduğu için daha kaliteli, bence mağara adamı dilleri de öğrenin, onlar en eski diller, kesin bir kültür akımı vardır *
madem türkçe çok eski olduğu için daha kaliteli, bence mağara adamı dilleri de öğrenin, onlar en eski diller, kesin bir kültür akımı vardır *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar