bugün
- dolar 100 lira olsa olacaklar4
- hırvatistan12
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- ispanya daki göçmen krizi7
- rüyada nervio yu görmek5
- stack overflow kopyala yapıştır4
- tatile sivasa gitmek5
- forlove194
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı8
- muşlettin bey birader erecto biraderdir3
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık12
- aylık 506 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- beni özleyenler elime mum diksin15
- osmanlıcılar4
- pforzheim şu an 26 derece2
- para bok huzur yok2
- kadın bana aşık oldu resmen2
- mutlu kalmak için öneriler4
- ben bi duş alayım2
- ılımlı islam5
- kendine inanmak2
- sümer dili6
- anın görüntüsü15
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- küçük çocukların sizi kahraman olarak görmesi3
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri5
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- napiyonuz be ya2
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek4
- ekonomi2
- isveç6
- danimarka9
- akıl2
- güzel cumartesiler2
- finlandiya4
- şanssız bir insan olmak4
- yunanistan29
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu3
- o kaç gram2
- koç üniversitesi2
- karamürsel2
- kız kardeş2
- diyetteyken kitap okumak3
- ortadoğu yerine batı asya demek2
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- iq testi4
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- türk ateisti7
- en son aldığınız iltifat14
türk insanını çok feci kafa karışıklığına sevkeden dil şöyle ki:
zamanında ilkokuldayken bize hep türkçenin yazıldığı gibi okunduğu söylendi ne var ki türkçe aslında ne yazıldığı gibi okunan ne de okunduğu gibi yazılan bir dil. bu aslında bütün dillerin kaderi. hiçbir dil, üzerinden yeterince zaman geçtiği taktirde yazıldığı gibi okunmaz! insanların dili konuşma sıklığı, dile sonradan giren yabancı kökenli sözcükler, insanların söyledikleri sözleri kolaylaştırma çabaları (bilerek ya da bilmeyerek) ve dile akıcılık katma arzusu dilin evrimine yol açar. türkçenin de latin alfabesine uyarlanmış biçimi 1928 yılında kabul edildiğinden beri yazım ve konuşmayla ilgili bir çok "mutasyon" gerçekleşmiştir. öyle ki artık "geleceğim" olarak yazdığımız sözcüğü "gelicem" veya "gelcem" diye okumakta veya telaffuz etmekte hiç bir sakınca görmüyoruz. ya da "izleyeceğim" sözcüğüne "izlicem" diyerek sözcükten dört harf eksilerek daha akıcı ve kolay şekilde telaffuz etme gereği hissediyoruz. tabi bu örnekler çoğaltılabilir.
lisedeyken türk dili ve edebiyatı hocamız "yağmur" sözcüğünün yüz yıl sonra "yamır" diye okunacağını söylemişti. bugün kullandığımız birçok sözcükte gelecekte yağmur sözcüğüyle aynı yazgıyı paylaşmak durumunda kalacak gibi görünüyor. bunu yorumlamak biz türkçeyi konuşan insanlara kalmış. türkçe yozlaşıyor, tanıyamayacağımız bir biçime mi bürünüyor? yoksa tam aksine değişiyor ve gelişiyor ve daha akıcı ve daha kolay anlaşacağımız bir dile doğru mu evriliyor?
zamanında ilkokuldayken bize hep türkçenin yazıldığı gibi okunduğu söylendi ne var ki türkçe aslında ne yazıldığı gibi okunan ne de okunduğu gibi yazılan bir dil. bu aslında bütün dillerin kaderi. hiçbir dil, üzerinden yeterince zaman geçtiği taktirde yazıldığı gibi okunmaz! insanların dili konuşma sıklığı, dile sonradan giren yabancı kökenli sözcükler, insanların söyledikleri sözleri kolaylaştırma çabaları (bilerek ya da bilmeyerek) ve dile akıcılık katma arzusu dilin evrimine yol açar. türkçenin de latin alfabesine uyarlanmış biçimi 1928 yılında kabul edildiğinden beri yazım ve konuşmayla ilgili bir çok "mutasyon" gerçekleşmiştir. öyle ki artık "geleceğim" olarak yazdığımız sözcüğü "gelicem" veya "gelcem" diye okumakta veya telaffuz etmekte hiç bir sakınca görmüyoruz. ya da "izleyeceğim" sözcüğüne "izlicem" diyerek sözcükten dört harf eksilerek daha akıcı ve kolay şekilde telaffuz etme gereği hissediyoruz. tabi bu örnekler çoğaltılabilir.
lisedeyken türk dili ve edebiyatı hocamız "yağmur" sözcüğünün yüz yıl sonra "yamır" diye okunacağını söylemişti. bugün kullandığımız birçok sözcükte gelecekte yağmur sözcüğüyle aynı yazgıyı paylaşmak durumunda kalacak gibi görünüyor. bunu yorumlamak biz türkçeyi konuşan insanlara kalmış. türkçe yozlaşıyor, tanıyamayacağımız bir biçime mi bürünüyor? yoksa tam aksine değişiyor ve gelişiyor ve daha akıcı ve daha kolay anlaşacağımız bir dile doğru mu evriliyor?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar