bugün
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları23
- şeftali9
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı16
- avukat kompleksi4
- sözlük yazarlarının ortaokul anıları4
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- hayatın boka sarmaya başladığı yaş4
- islamda namaz yoktur34
- ilk buluşmaya başka bir ilk buluşmadan gelen kız8
- sözlükteki kaliteli yazarlar6
- kürdistancıların vatandaşlıktan çıkarılması5
- sözlüğün reisi kim anketi19
- fransa da aşırı sıcaklardan 8 bin ek ölüm3
- anın görüntüsü22
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- borsa5
- imparator neron555
- bir erkeğe iltifat etmek7
- bu yıl sevdam kim olsun3
- asgari ücretle kaç litre akaryakıt alınıyor7
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak3
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- en sevilen kemal sunal repliği2
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması12
- sevilen kıza cv yollamak5
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- sözlükteki her kızı öven tipler11
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması18
- pestil3
- yanlış anlaşılmayı düzeltmeye üşenmek6
- kurtlar vadisi pusu3
- gerçekliği bükmek2
- yazarların akşama dair planları6
- sözlüğün reisi kim14
- sözlük erkekleri adet oluyor mu sorunsalı3
- siyasetin özü cumhuriyet halk partisi2
- öcalan bahçeli birlikteliği4
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- hikayenin devamını getir8
- imralı ülkü ocakları2
- sözlüğün kırbacı5
- g i l d e d l i l y15
- sözlükteki fetocular6
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- uludağ sözlük kızları telegram grubu3
- her telefona milyarlığ diyen çomar türü2
- farklı bir nick görünce feyk sanmak4
- bir insanı tanımanın en iyi yolu7
- market poşetlerini tekte taşıyamayan erkek5
kevin spacey ile benicio del toro'nun oyunculuğuna hayran kaldığım film.
kevin spacey'nin bütün filmlerini izlememe neden olmuş dehşet film.
film bittikten sonra geri dönüp bazı sahneleri tekrar izletip,vayyy be dedirten film.
gerard pique 'nin McManus rolünde oynadığı film.
yönetmen: brayn singer
Oyuncular: kevin spacey,* gabriel byrne, stephen baldiwn, kevin pollak, benicio del toro, chazz palmienterri, suzy amis, dan hedaya, giancarlo esposito, christopher mcquarrie
gördüğünüz üzere çok geniş ve sağlam bir kadroya sahip film.
çekildiği yıl, sonradan x-men filmlerinin emanet edileceği bryan singer'ı bir anda spot ışıkları altına yerleştiren bu film, senaryo ve kurgu başyapıtıdır.
film pür dikkat bir seyir istiyor. buna rağmen tekrar tekrar izlenme isteği uyandırıyor. en azından ben de uyandırdı. kaç kere izlediğimi bilmiyorum bile.
biraz spolier serpiştiricem, o kadar izledik. ilgili kitapları bile okuduk.
senaryo sırası da gayet hoştur.
filmin açılışında işlenen cinayet, bombanın fitilinin ateşlendiği yerdedir. filmin sonlarına doğru verbal bu cinayeti ajan kujan'a anlatırken kendisi tam da bu karedeki bakış açısına yerleştirilir. sözlerine bakılırsa, keaton'ın söze tarafından öldürlüşüne çaresizce bakakalmıştır.
dean keaton hücrede mc manus tarafından zorlanır. çerçeve iyice köşeye sıkıştırılmış bir adam vardır. üstelik alnı daha önce yediği yumruktan kızarmıştır. mazlumu severiz biz sonuçta * " bu adamı sevin, bu adam iyi adam" diyen bir karedir bu. aynı numaraı ona acımamız için verbal kint'de de kullanır singer. sürekli ondan yükseğe masanın üstüne oturan komser kujan'ın altında ezilir verbal.
mc manus'un new york polis departmanı karşısında keaton'ı beklerken yanındaki 'kayıp köpek' ilanın net bir şekilde bize gösterilmesi ilginç.
üstelik dikkat çeksin diye fenster da yardım etmiş sanki... mc manus karakterini tanımlayan sıfat niteliğindedir bu tamlama. mc manus hırçın ve çabuk reaksiyon gösteren bir köpek gibidir.
verbal kint soru odasında yalnız beklerken duvardaki ilan panosu ve masa üstündekilere bakıyor. basadaki osmanlı minatürü işlemeli kutuyu görünce kayser söze'yi türk yapmasının nedenini anlamak mümkün oluyor.
ve işte o final. o muhteşem final abi,
filmin en başında gördüğümüz o sahneleri bu seger verbal'ın saklandoğı yerdeki bakış açısından seyerederiz. onun durduğu yerden keaton'ın görünmemesi tabii ki kujan için hiç de süpriz değildi. birtakım boşlıkları doğru bir şekilde doldurmaya başlar ajan kujan. gemide uyuşturucu yokturç arjantinli adamlar marquez'i keyser söze'nin türkiye'de yok ettiği macar mafyasının adamlarına satıyordur ve doksan bir milyon dolar da macar mafyasının buna karşılık ödediği paradır. edie finneran, marquez'in hukuk danışmanıdır ve onun kim olduğunu biliyordur. keaton da bu bilgiyi edie'den öğrenmiştir ve kendisini teşhis edicek tek kişiyi öldürmek içim muzzam bir plan yapmıştır. çünkü keyser söze, keaton'ın ta kendisidir. üstelik iş bitince edie finneran'ı da öldürmüştür.
verbal duyduklarına inanamaz çünkü keaton'ın dostu olduğuna inanmıştır hep. ağlayarak, "neden ben? neden beni sağ bıraktı o zaman?" diye sorar.
kujan zafer kazanmış bir edayla, "çünkü sen aptalsın verbal, sakatsın ve diğerlerinden daha zayıfsın" der. kujan'a göre verbal artık çözülmüştür.
şimdi itiraf ettirme zamanı gelmiştir, daha new york'daki ilk sorgudan itibaren hepsinin keaton'ın fikri ve planları olduğını verbal'a onaylatır. kujan için verbal artık korunmaya muhtaç bir küçük suçludur. ifadesini bu yönde değiştirirse onu keaton'a karşı korumaya alabileceğini söyler. ama duygusal olarak yıkılmış verbal bu teklifi geri çevirir ve rım o acınası sakat yürüyüşüyle ofisten çıkar.
izleyenler bilir ki, bu arada hastanede ropot resim çizilmiş, kujan'a fakslanmak üzerdedir. jeffrey ve kujan, öldüğüne inanmadıkları keaton hakkında fikir alışverişi yaparlarken verbal'ın karakolı terkedişini izleriz.kujan elinde kahve fincanıyla haklı çıkmasının keyfinin sürerken gözü bir anda jeffrey'nin arkasındaki bülten panosuna takılır. panayo asılı olan tüm aranıyor ilanlarındaki, el broşürlerindeki isimler verbal'ın anlattıklarında geçmektedir. kujan şaşkınlıktan elindeki kupayı düşürür kurdığı kupanın altında kırmızı harflerle yazılı 'kobayashi' markasi her şeyi özetler. verbal baştan beri yalan söylemiştir ve tüm hikayesinin etrafında gördükleriyle istediği gibi yönlendirmiştir.
kujan kandırıldığını anlar anlamaz fırlar ofisten. o dışarı çıkarken faks makinesi keyser söze'nin temsili resmini çıkarır yavaş yavaş. bu arada dışarıda verbal'in ayaklarının yürüdükçe düzeldiğini görürüz. verbal durur, filmin başından beri sakat olduğunu düşündüğümüz sol elini düzeltir, bir sigara yakar ve yanına yaklaşan arabaya biner. arabanın sürücüsü bizim kobayashi olarak bildiğimiz adamdır. keyser söze,
verbal kint'in kendisi gizlemek için uydurdu bir efsane midir? yoksa kint gerçekten anlattığı şeyleri yaşamış olan keyser söze midir gerçekten?
yani anlayacağınız beyler. tüm filmi çözseniz bilei sonunda uydurduğu bu hikayedeki keyser söze' gerçekten o mu? yoksa sadece kurtulmak için mi hikaye uydurmuştur? bunu da izleyiciye bırakmıştır.
ne de olsa, "şeytanın yaptığı en büyük hile tüm dünyayı var olmadığına inandırmakmış." *
Oyuncular: kevin spacey,* gabriel byrne, stephen baldiwn, kevin pollak, benicio del toro, chazz palmienterri, suzy amis, dan hedaya, giancarlo esposito, christopher mcquarrie
gördüğünüz üzere çok geniş ve sağlam bir kadroya sahip film.
çekildiği yıl, sonradan x-men filmlerinin emanet edileceği bryan singer'ı bir anda spot ışıkları altına yerleştiren bu film, senaryo ve kurgu başyapıtıdır.
film pür dikkat bir seyir istiyor. buna rağmen tekrar tekrar izlenme isteği uyandırıyor. en azından ben de uyandırdı. kaç kere izlediğimi bilmiyorum bile.
biraz spolier serpiştiricem, o kadar izledik. ilgili kitapları bile okuduk.
senaryo sırası da gayet hoştur.
filmin açılışında işlenen cinayet, bombanın fitilinin ateşlendiği yerdedir. filmin sonlarına doğru verbal bu cinayeti ajan kujan'a anlatırken kendisi tam da bu karedeki bakış açısına yerleştirilir. sözlerine bakılırsa, keaton'ın söze tarafından öldürlüşüne çaresizce bakakalmıştır.
dean keaton hücrede mc manus tarafından zorlanır. çerçeve iyice köşeye sıkıştırılmış bir adam vardır. üstelik alnı daha önce yediği yumruktan kızarmıştır. mazlumu severiz biz sonuçta * " bu adamı sevin, bu adam iyi adam" diyen bir karedir bu. aynı numaraı ona acımamız için verbal kint'de de kullanır singer. sürekli ondan yükseğe masanın üstüne oturan komser kujan'ın altında ezilir verbal.
mc manus'un new york polis departmanı karşısında keaton'ı beklerken yanındaki 'kayıp köpek' ilanın net bir şekilde bize gösterilmesi ilginç.
üstelik dikkat çeksin diye fenster da yardım etmiş sanki... mc manus karakterini tanımlayan sıfat niteliğindedir bu tamlama. mc manus hırçın ve çabuk reaksiyon gösteren bir köpek gibidir.
verbal kint soru odasında yalnız beklerken duvardaki ilan panosu ve masa üstündekilere bakıyor. basadaki osmanlı minatürü işlemeli kutuyu görünce kayser söze'yi türk yapmasının nedenini anlamak mümkün oluyor.
ve işte o final. o muhteşem final abi,
filmin en başında gördüğümüz o sahneleri bu seger verbal'ın saklandoğı yerdeki bakış açısından seyerederiz. onun durduğu yerden keaton'ın görünmemesi tabii ki kujan için hiç de süpriz değildi. birtakım boşlıkları doğru bir şekilde doldurmaya başlar ajan kujan. gemide uyuşturucu yokturç arjantinli adamlar marquez'i keyser söze'nin türkiye'de yok ettiği macar mafyasının adamlarına satıyordur ve doksan bir milyon dolar da macar mafyasının buna karşılık ödediği paradır. edie finneran, marquez'in hukuk danışmanıdır ve onun kim olduğunu biliyordur. keaton da bu bilgiyi edie'den öğrenmiştir ve kendisini teşhis edicek tek kişiyi öldürmek içim muzzam bir plan yapmıştır. çünkü keyser söze, keaton'ın ta kendisidir. üstelik iş bitince edie finneran'ı da öldürmüştür.
verbal duyduklarına inanamaz çünkü keaton'ın dostu olduğuna inanmıştır hep. ağlayarak, "neden ben? neden beni sağ bıraktı o zaman?" diye sorar.
kujan zafer kazanmış bir edayla, "çünkü sen aptalsın verbal, sakatsın ve diğerlerinden daha zayıfsın" der. kujan'a göre verbal artık çözülmüştür.
şimdi itiraf ettirme zamanı gelmiştir, daha new york'daki ilk sorgudan itibaren hepsinin keaton'ın fikri ve planları olduğını verbal'a onaylatır. kujan için verbal artık korunmaya muhtaç bir küçük suçludur. ifadesini bu yönde değiştirirse onu keaton'a karşı korumaya alabileceğini söyler. ama duygusal olarak yıkılmış verbal bu teklifi geri çevirir ve rım o acınası sakat yürüyüşüyle ofisten çıkar.
izleyenler bilir ki, bu arada hastanede ropot resim çizilmiş, kujan'a fakslanmak üzerdedir. jeffrey ve kujan, öldüğüne inanmadıkları keaton hakkında fikir alışverişi yaparlarken verbal'ın karakolı terkedişini izleriz.kujan elinde kahve fincanıyla haklı çıkmasının keyfinin sürerken gözü bir anda jeffrey'nin arkasındaki bülten panosuna takılır. panayo asılı olan tüm aranıyor ilanlarındaki, el broşürlerindeki isimler verbal'ın anlattıklarında geçmektedir. kujan şaşkınlıktan elindeki kupayı düşürür kurdığı kupanın altında kırmızı harflerle yazılı 'kobayashi' markasi her şeyi özetler. verbal baştan beri yalan söylemiştir ve tüm hikayesinin etrafında gördükleriyle istediği gibi yönlendirmiştir.
kujan kandırıldığını anlar anlamaz fırlar ofisten. o dışarı çıkarken faks makinesi keyser söze'nin temsili resmini çıkarır yavaş yavaş. bu arada dışarıda verbal'in ayaklarının yürüdükçe düzeldiğini görürüz. verbal durur, filmin başından beri sakat olduğunu düşündüğümüz sol elini düzeltir, bir sigara yakar ve yanına yaklaşan arabaya biner. arabanın sürücüsü bizim kobayashi olarak bildiğimiz adamdır. keyser söze,
verbal kint'in kendisi gizlemek için uydurdu bir efsane midir? yoksa kint gerçekten anlattığı şeyleri yaşamış olan keyser söze midir gerçekten?
yani anlayacağınız beyler. tüm filmi çözseniz bilei sonunda uydurduğu bu hikayedeki keyser söze' gerçekten o mu? yoksa sadece kurtulmak için mi hikaye uydurmuştur? bunu da izleyiciye bırakmıştır.
ne de olsa, "şeytanın yaptığı en büyük hile tüm dünyayı var olmadığına inandırmakmış." *
süper bir film. mutlaka izlenesidir. *
yönetmen Bryan Singer imzalı 1995 yılı yapımı bir film. Senaryosuyla dikkat çeken film 1996 yılı oscarlarında Kevin Spacey'ye en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü getirirken Christopher McQuarrie'e de en iyi senaryo ödülünü kazandırmıştır. Ve yine 1995 ve 1996 yıllarında düzenlenen bir çok festivalde tam 22 ödül birden kazanmıştır.
Bu arada filmde bir de devamlılık hatası dikkatimi çekmiştir. Aynı sahneyi defalarca izleyip acaba kaçırdığım bir şey mi oldu dememe rağmen her seferinde aynı hatayı farkedince bir devamlılık hatası olduğuna kanaat getirdim. Filmin başlarında Gabriel Byrne sevgilisiyle dışarda konuşurken bir sigara yakar. sigara ağzında olduğu halde karşılıklı konuşurken planların birinde ağzında sigara yoktur.
Bu arada filmde bir de devamlılık hatası dikkatimi çekmiştir. Aynı sahneyi defalarca izleyip acaba kaçırdığım bir şey mi oldu dememe rağmen her seferinde aynı hatayı farkedince bir devamlılık hatası olduğuna kanaat getirdim. Filmin başlarında Gabriel Byrne sevgilisiyle dışarda konuşurken bir sigara yakar. sigara ağzında olduğu halde karşılıklı konuşurken planların birinde ağzında sigara yoktur.
ölmeden önce izlenmesi gereken filmleri bir liste yapsalar ben bunu ilk 5'e koyarım.özellikle kevin spacey'in oyunculuğu filme farklı bir tat katmıştır.
--spoiler--
filmin galasında kevin spacey küçük kağıda'ı am keyser söze' yazıp gelenlere dağıtmıştır.adam piç beyler.
--spoiler--
ajan kujan rolü için al pacino'ya teklif götürülmüş.fakat al pacino bu teklifi reddetmiştir.sonra da çok pişman olduğnu söylemiş.bu rolün bünyada cuk diye oturabileceği 2-3 kişiden biridir al pacino.olaydı iyiydi,olaydı iyiydi,olaydı iyiydi...
--spoiler--
filmin galasında kevin spacey küçük kağıda'ı am keyser söze' yazıp gelenlere dağıtmıştır.adam piç beyler.
--spoiler--
ajan kujan rolü için al pacino'ya teklif götürülmüş.fakat al pacino bu teklifi reddetmiştir.sonra da çok pişman olduğnu söylemiş.bu rolün bünyada cuk diye oturabileceği 2-3 kişiden biridir al pacino.olaydı iyiydi,olaydı iyiydi,olaydı iyiydi...
eğer yeni izliyorsanız sonu sizi kesinlikle şok etmeyecek filmdir. çünkü 2010 yılındayız. film ise 1995 yapımı. o yıllarda, o tip sonlara izleyici belki de alışık olmadığından sürpriz finalli bir film diyebilirdik. ama 15 yıl içinde o kadar çok birbirine benzer finalli filmler yapıldı ki, artık izleyici sürpriz final lafını duyunca direk en olmayacak karaktere odaklanıyor ve filmin sonunda da karakterle ilgili tahminleri doğru çıkıyor.
tam olarak anlayamadığım ancak neyi anlamadığımı anladığım çok acayip yapım.
hakkında girilen o kadar entryden sonra sonunu hayli merak ettim ama beni daha da şaşırtmasını beklerdim. sürükleyiciydi, akıcıydı ama ilk başta saat 12 buçuktaki öldürme sahnesinden kısa bi süre sonra o repliği okutmayacaktı polisler. gerçi zanlılar o okuma yerine gelirken adamların tavırlarından-hareketlerinden kimin suçlu olduğunu anlamıştım. kısaca 'başından beri biliyorduuum' dedim film bittiğinde. izleyin, sonunu tahmin etseniz de pişman olmazsınız izlediğinize.
sonuyla ilgili ipucu verenin her an Allah belasını verebileceği filmdir.
(bkz: sik kafalılık)
(bkz: sik kafalılık)
sonunu önceden anlayanlar için cehenneme dönecek filmdir. yine de zevk alırsınız ama anlamadan izlerseniz oh kam on beybi giv it tu mi nidaalarıyla izlersiniz. süper filmdir.
mutlaka izlenmesi gereken yanlış hatırlamıyorsam 1995 yapımı süper film.
tek kelimeyle muhteşem bir filmdir. insana, "bu zamana kadar neden izlememişim?" dedirtir.
enfes bir oyuncu kadrosu, harika bir hikaye ve senaryoya sahip, defalarca seyredilebilecek, müziği de çok başarılı bir filmdir.
(bkz: bok gibi)
kimileri için sonu harika olan filmdir. her şey güzel, hoş da siz gideceksiniz bir emniyet amirine ifade vereceksiniz, olayları panoda asılı diğer isimlerle bağdaştırarak hikayeler yazarak anlatacaksınız, emniyet amirine de o isimler hiç tanıdık gelmeyecek? film ters köşe yapıyor mu, yapıyor orası ayrı. yine de sevilerek izlenen, tavsiye edilebilen filmdir.
son 30 dakikasında kabin basıncını kaybettiren filmdir. *
alengirli * filmler sevmeyen izlemesin derim.
her yaştan insana izletilmesi gereken nadir filmlerden. filmin her yanı ustalık dolu. oyunculuk, senaryo ve akıcılık bir aradadır. şiddetle tavsiye edilir.
kevin spacey'nin sonunda ölmediği ender filmlerden.
(bkz: american beauty)
(bkz: se7en)
(bkz: the life of david gale)
(bkz: american beauty)
(bkz: se7en)
(bkz: the life of david gale)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar