bugün

iyiler
2004 yılı Amerikan yapımı dram ve romantik ağırlıklı, başrolde Ryan Gosling ve Rachel McAdamsin oynadığı, bir erkeğin sonsuz aşkı nasıl yaşadığı ve yaşatmaya çalıştığı anlanabilinecek mutlaka izlenmesi gereken filmlerin başında gelir.
''- how much time do we have?
- i'm not sure. last time it was no more than five minutes.'' repliğinin geçtiği sahneyle insanı ağlamaktan gebertebilecek film!
gelmiş geçmiş en iyi aşk filmlerinden birisidir. en iyi opuşme dalında odul almıştır.
kuguların gole toplandıgı sahnesi izlemeye degerdir. Kesinlikle sevgiliniz varsa birlikte izlenmelidir.
--spoiler--
onu boşverin de noah evi tamir ettikten sonra saç sakal karışıyor, bakışlarıyla, duruşuyla falan tam taş oluyor.
--spoiler--
konusu "her yaşta aşık olunabilir ya da ölene kadar aşık kalınabilir" şeklinde özetlenebilecek, içinde bir sürpriz barındırdığı için daha fazla bahsetmenin ayıp olduğunu düşündüğüm film. bunun dışında görsel olarak tatmin edici, romatizmin doruklarında bir film bu. ayrıca başroldeki kadın oyuncu da çok güzel ve akılda kalıcı, daha sonra hatırlanıp kullanılabilecek cinsten. (bkz: töbe töbe)
insanı "neden beni böyle seven yok lan?!" diye düşündüren, üzen film. çok çok çok güzel. baş aktrisi de adamı bitirir cinsten.
seni zaten bir kez kaybettim.ikincisine de dayanabilirim sanırım..
--spoiler--

En iyi ask ruhu uyandiran ve daha fazlasini istememizi saglayan asktir
Kalbimize bir kivilcim verir ve aklimizi huzura kavusturur
Ve senin de bana verdigin buydu
Ben de sonsuza dek sana bunu vermeyi umuyorum

--spoiler--

huzur veren bir film.
bazı sahneleri tipik yeşilçam filmi tadındadır ancak hala 21. yy ın en iyi aşk filmi olduğuna dair düşünceler vardır.
--spoiler--
Noah denen elemanin azimle onardigi ev ciddi anlamda bitirmi$tir. ugruna bircok $eyden vazgecilebilecek bir ev yapmi$tir. hatunu da kaptiktan sonra degmeyin keyfine.
--spoiler--
Aşırı romantizm kaynayan abartılmış bir film. Güzel sahneleri var ancak daha gerçekçi bir yapım yerine kokuşmuş aşk sahneleri kaynayan bir klasikten öte değil.

Ben mi çok duygusuzum yoksa siz mi çok vıcık vıcık aşkları seviyorsunuz.
Yorumları okuyunca hüngür hüngür ağlayacağımı düşündüm fakat mutlu sonla bittiği için çok da tatmin olmadım ama film çok güzeldi.

ve galiba insanın ilk aşkı her zaman özel kalıyor.
bana biraz 50 first dates'teki yeniden asik etmeye/hatirlatmaya calisma temasini, biraz da jeux d enfants'daki ne yaparlarsa yapsinlar birbirlerinden vazgecemeyen ikili temasini animsatmis, izlemeye deger guzel bir film. herkesin gozunu doldurabilecek belli basli sahneleri vardir.
if you're bird,i am bird repliğiyle beni etkilemiş filmdir.

bir erkeğin gerçekten aşık olabileceğini gösteren bir film.ama öyle bir erkeğin bizim karşımıza çıkma olasılığı nedir onu bilemem, herkes allie kadar şanslı olamıyor ne yazıkki.

filmin sonuna gelince de "tanrım beni de böyle al bu dünyadan" dedirtir adeta,herhalde en güzel ölüm şeklidir bu.
Hayatımda izlediğim en duygusal,beni en çok ağlatan film. Klişelere rağmen oyunculuk çok kaliteli. Gerçek aşk araya engeller girse de sonsuza kadar sürer mesajı veriyo. Ama böyle aşklar sadece filmlerde oluyo malesef.
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com