bugün
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek5
- şu an ne isterdin6
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat36
- gündüz uyukunun gelmesi gece gelmemesi3
- dincilere laf anlatmakta çalışmak17
- rivayetlerin sınırsız bollukla sunulması3
- kalvinci misin piskoposçu musun3
- açım aç2
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- define videoları izlemek3
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- çocukluk arkadaşlığı2
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- kadehi bitirip kedi gibi yieeeaah diye bağırmak2
- mustafa sarıgül pornosu3
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması9
- ryan gossling e yakışıklı diyen bana demesin4
- galatasaray vs akp12
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur7
- kürk mantolu madonna6
- cinler3
- kaçak çay18
- hakkı bulut3
- fon vurgunu54
- borsa istanbul19
- bir adam vardı canı sıkılan2
- abdülkadir selvi2
- burhan çaçan ın burhan çaçan olduğu yıllar3
- muslettin amca tarzı entry girmek5
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- from gold from dust34
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- atatürkçü insanların genelde zafer partili olması4
- testo taylan'ın ziyaret edebileceği sözlük yazarı2
- günün büyüsü2
- şabat şalom5
- ayak3
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- taksiciyimbebegim5
- travis bickle gibi bir insan olmak2
- dyson airwrap2
- ormana gidip gorillerle yaşamak2
- euro truck simulator 22
- çilekli pasta yiyen erkek7
- yıl 2026 olmuşken halen konuşulabilinecek şeyler3
- en iyi çakmak markası10
Satriani'nin 2 bölümden meydana gelen muhteşem minor ezgileri taşıyan parçası.
(bkz: the forgotten part 1)
(bkz: the forgotten part 2)
(bkz: the forgotten part 1)
(bkz: the forgotten part 2)
part 1 de (bkz: tapping) olayını yarmıştır (bkz: joe satriani).
satriani, ''sen nasıl bir insansın'' dedirtir bu şarkı insana, gitar sanki yalnızlığına ağlıyan, kaybetmiş bir insan gibi ağlar bu şarkıda.
insanlarin aniden gokyuzune dogru ucup kayboldugu, kimisinin yaralarinin bir saniyede iyilesiverdigi, bircok sahnede olaganustulukler tasiyan, arabanin carpmasiyla, televizyon patladi sanip ciglik attiran, 'ha tamam simdi anlayacagim.' diyerek izlenen, ama bittiginde 'insallah anlayan biri cikmistir.' diyerek butun ailenin birbirine umutsuzlukla bakmasini saglayan, her seye ragmen gerilimi yuksek, izlenebilecek bir film.
2 Bölümden oluşan muhteşem satriani parçası. müziksel olarak asıl önemli olan 2.sidir.
enstrumantal bir şarkıya bir isim bu kadar mı yakışır dedirten şarkı.
satriani nin konserlerinde çalmadığı şarkı.
psikolojik gerilim olarak başlayan, bilimkurgu-aksiyon şeklinde devam eden ve dram olarak biten bir garip film. vasattır.
yönetmenliğini joseph ruben'in yaptığı 2004 yapımı film. başrollerinde ise julianne moore, christopher kovaleski ve dominic west var. kurgusuyla olsun, rejisi ve oyunculuklarıyla olsun çok fazla övülemeyecek film. özellikle fragmanı izlendiğinde büyük beklentilerle oturulan koltuktan "ee bu mudur?" şeklinde bir olmamışlıkla ayrılabilirsiniz. buradan sonra yazacaklarım fena halde spoiler içermektedir, ondan sonra vay efendim ben görmedim, vay efendim ben bilmiyordum demeyiniz çok rica ederim.
--spoiler--
filmin girişi yüksek aksiyon barındırıyor. bu açıdan iyi bir girişe sahip olduğunu söylemek mümkün. lakin! o nasıl bir finaldir yahu. sanki hiç üzerinde çalışılmamış, gelişigüzel bir final hissi uyandırıyor insanda. bir kere ben şu tuhaf uzaylı amcamıza kafayı taktım. çocuğunun özlemiyle yanıp tutuşan bir anayı labirentte dolanan denek hayvanına çevirdi ya, helal olsun. hadi onu geçtim, o uçurulmak hadisesi neydi? birde bu uçurulma denen hadiseyi baş karakter telly'nin arkadaşına anlatışı vardır ki e pes dedim. az önce gözleri önünde gökyüzü semalarına çıkan birini anlatırken "az önce aldılar onu" demedi mi, e cidden pes. almak? o bildiğin vantuzlamak ya, neyse... filmin finali zayıftır, e neydi şimdi bu demenize sebebiyet verecek potansiyele sahiptir.
--spoiler--
kısacası; eğer bir buçuk saat için yapabileceğiniz daha iyi bir şey yoksa izlenebilir olan film. yok, benim işlerim var diyorsanız zaten hiç bulaşmayın, ortada kaybedeceğiniz iyi bir filmde yok zaten.
--spoiler--
filmin girişi yüksek aksiyon barındırıyor. bu açıdan iyi bir girişe sahip olduğunu söylemek mümkün. lakin! o nasıl bir finaldir yahu. sanki hiç üzerinde çalışılmamış, gelişigüzel bir final hissi uyandırıyor insanda. bir kere ben şu tuhaf uzaylı amcamıza kafayı taktım. çocuğunun özlemiyle yanıp tutuşan bir anayı labirentte dolanan denek hayvanına çevirdi ya, helal olsun. hadi onu geçtim, o uçurulmak hadisesi neydi? birde bu uçurulma denen hadiseyi baş karakter telly'nin arkadaşına anlatışı vardır ki e pes dedim. az önce gözleri önünde gökyüzü semalarına çıkan birini anlatırken "az önce aldılar onu" demedi mi, e cidden pes. almak? o bildiğin vantuzlamak ya, neyse... filmin finali zayıftır, e neydi şimdi bu demenize sebebiyet verecek potansiyele sahiptir.
--spoiler--
kısacası; eğer bir buçuk saat için yapabileceğiniz daha iyi bir şey yoksa izlenebilir olan film. yok, benim işlerim var diyorsanız zaten hiç bulaşmayın, ortada kaybedeceğiniz iyi bir filmde yok zaten.
türkçeye "ana yüreği" olarak çevrilmesi gereken, rezaletin biraz üzeri film.
basladigi gibi gitse guzel bir film olacakken ortalarda saccmalanarak gereksiz bir film elde edilmis. prison break in lechero sunu daha zayif gorebildigimiz bir film olmus ayrica.
joe satriani'nin mükemmel şaheseridir... ses olmadığı fark edilir; hemen arkasından da gitarın konuştuğu...
bu parcada joe satriani gitarın, gitarda dinleyenlerin amına koyar.
abinin ortalama 200 metronom ile çaldığı düşülünürse ve her bastığı nota insanın beynine beynine beyzbol sopası yaptığı varsayılırsa 5:07 saniye boyunca işkenceye maruz kaldığımız yürekten forgotten*
yapımcılığını jerry bruckheimer' in üstlenmiş olduğu, rating kaygıları sebebiyle sadece 17 bölüm görebilmiş, chase ile aynı kaderi paylaşmış farklı, nitelikli dizi. kim olduğu ve katili polis tarafından bulunamamış kurbanları araştıran amatör dedektiflerin hikayesi...
birine bir şey mi oldu diye düşündüren green day yapıtı.
https://www.youtube.com/watch?v=5Rs2m3lhg-k
[kat: fesat translate]
--spoiler--
Dünyanın neresi unutulmuş?
Onlar senin hafızanda kaybolmuş
Peşinden sürükleniyorsun, kalbin kırılmış
Hepimizin tarihe gömüldüğü gibi
Dünyanın neresinde zaman devam etmiş?
Ruhunun geziyormuş gibi göründüğü yerde
Coşkularımıza inancımızı yitirmek gibi
Ya da yıkılmış bir evden boş bir koridor gibi
Daha uzağa bakma, kötü bir rüyanın kollarından
Daha uzağa bakma, bazen kayıpken, göründüğünden daha iyisin
Garip hissetmiyorum, daha çok lanetli gibi
Zamanda hapsolmuş başka bir an gibi
Parmağımı tam üstüne koyamam
Ama daha çok bırakılmış bir çocuk gibi
Dünyanın neresi unutulmuş?
Kayıp uzun bir savaşın askerleri gibi
Coşkularımız yerine korkularımızı paylaşıyoruz
Ve hatırladıklarımız kültür oluyor
Daha uzağa bakma, kötü bir rüyanın kollarından
Daha uzağa bakma, bazen kayıpken, göründüğünden daha iyisin
Daha uzağa bakma, bir anın kollarından
Daha uzağa bakma, yarının kollarından
Daha uzağa bakma, bir anın kollarından
Daha uzağa bakma, aşkın kollarından
Daha uzağa bakma, kötü bir rüyanın kollarından
Daha uzağa bakma, bazen kayıpken, göründüğünden daha iyisin
Daha uzağa bakma, bir anın kollarından
Daha uzağa bakma, yarının kollarından
Daha uzağa bakma, bir anın kollarından
Daha uzağa bakma, aşkın kollarından
--spoiler--
--spoiler--
Where in the world’s the forgotten?
They’re lost inside your memory
You’re dragging on, your heart’s been broken
As we all go down in history
Where in the world did the time go?
It’s where your spirit seems to roam
Like losing faith to our abandon
Or an empty hallway from a broken home
Well don’t look away from the arms of a bad dream
Don’t look away, sometimes you’re better lost than to be seen
I don’t feel strange, it’s more like haunted
Another moment trapped in time
I can’t quite put my finger on it
But it’s like a child that was left behind
So where in the world’s the forgotten?
Like soldiers from a long lost war
We share the scars from our abandon
And what we remember becomes folklore
Well, don’t look away from the arms of a bad dream
Don’t look away, sometimes you’re better lost than to be seen
Don’t look away from the arms of a moment
Don’t look away from the arms of tomorrow
Don’t look away from the arms of a moment
Don’t look away from the arms of love
Well, don’t look away from the arms of a bad dream
Don’t look away, sometimes you’re better lost than to be seen
Don’t look away from the arms of a moment
Don’t look away from the arms of tomorrow
Don’t look away from the arms of a moment
Don’t look away from the arms of love
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=5Rs2m3lhg-k
[kat: fesat translate]
--spoiler--
Dünyanın neresi unutulmuş?
Onlar senin hafızanda kaybolmuş
Peşinden sürükleniyorsun, kalbin kırılmış
Hepimizin tarihe gömüldüğü gibi
Dünyanın neresinde zaman devam etmiş?
Ruhunun geziyormuş gibi göründüğü yerde
Coşkularımıza inancımızı yitirmek gibi
Ya da yıkılmış bir evden boş bir koridor gibi
Daha uzağa bakma, kötü bir rüyanın kollarından
Daha uzağa bakma, bazen kayıpken, göründüğünden daha iyisin
Garip hissetmiyorum, daha çok lanetli gibi
Zamanda hapsolmuş başka bir an gibi
Parmağımı tam üstüne koyamam
Ama daha çok bırakılmış bir çocuk gibi
Dünyanın neresi unutulmuş?
Kayıp uzun bir savaşın askerleri gibi
Coşkularımız yerine korkularımızı paylaşıyoruz
Ve hatırladıklarımız kültür oluyor
Daha uzağa bakma, kötü bir rüyanın kollarından
Daha uzağa bakma, bazen kayıpken, göründüğünden daha iyisin
Daha uzağa bakma, bir anın kollarından
Daha uzağa bakma, yarının kollarından
Daha uzağa bakma, bir anın kollarından
Daha uzağa bakma, aşkın kollarından
Daha uzağa bakma, kötü bir rüyanın kollarından
Daha uzağa bakma, bazen kayıpken, göründüğünden daha iyisin
Daha uzağa bakma, bir anın kollarından
Daha uzağa bakma, yarının kollarından
Daha uzağa bakma, bir anın kollarından
Daha uzağa bakma, aşkın kollarından
--spoiler--
--spoiler--
Where in the world’s the forgotten?
They’re lost inside your memory
You’re dragging on, your heart’s been broken
As we all go down in history
Where in the world did the time go?
It’s where your spirit seems to roam
Like losing faith to our abandon
Or an empty hallway from a broken home
Well don’t look away from the arms of a bad dream
Don’t look away, sometimes you’re better lost than to be seen
I don’t feel strange, it’s more like haunted
Another moment trapped in time
I can’t quite put my finger on it
But it’s like a child that was left behind
So where in the world’s the forgotten?
Like soldiers from a long lost war
We share the scars from our abandon
And what we remember becomes folklore
Well, don’t look away from the arms of a bad dream
Don’t look away, sometimes you’re better lost than to be seen
Don’t look away from the arms of a moment
Don’t look away from the arms of tomorrow
Don’t look away from the arms of a moment
Don’t look away from the arms of love
Well, don’t look away from the arms of a bad dream
Don’t look away, sometimes you’re better lost than to be seen
Don’t look away from the arms of a moment
Don’t look away from the arms of tomorrow
Don’t look away from the arms of a moment
Don’t look away from the arms of love
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar