bugün
- niğde de restorana girip dayak yemek5
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız5
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- apo piçtir piç kalacak8
- özel mesajları ifşa edecek kadar ucuz olmak5
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var7
- sadece yemek konuşan erkek3
- pornonun zararları4
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- keloğlanın sultanın kızına kafayı takması2
- türklerin en sevdiğiniz yönü2
- skoda fabia alınır mı5
- filenin sultanları yarı finalde8
- yazdıkları okunmayan efsane yazar2
- doların sadece türkiye de yükseldiğini sanan solcu2
- motorine 8 24 tl zam gelmesi10
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- makarna tabağı2
- akrabalardan nefret etme sebepleri3
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- hep kaybeden tarafı savunmak5
- habire1221
- mantı9
- devlet bahçeli8
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar4
- sarapci koala'nın radikalkemalist'e aktroll demesi4
- gecenin nostaljik şarkısı2
- bir bela geliyor8
- dededen beri aynı partiyi desteklemekle övünmek2
- uçan adam sabri'ye ne oldu5
- batının ahlaksızlığı safsatası3
- ellerim bos gonlum hos29
- sarapci koala64
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- arif kocabıyık16
- saraca093
- and the oscar goes to6
- ağır hasarlı araç satmak2
- kolları façalı bir kıza aşık olmak4
- lahmacun9
- kız arkadaşı kerhaneye götürmek3
- suşiyi sadece kadınların çok sevmesi5
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- bugün kaç para harcadınız2
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı6
- trakyalı yazarlar6
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- kedilerin ruh hastası olması4
- ay diyen erkek9
tersin daha psikopat söylenişi.
Toplumun değil ama, kişinin bir anlamsızlığı var hayatın içinde. Hele her türlü duygu açlığı bittiği zamanlarda. Para ilgilendirmiyor, kadın ilgilendirmiyor, gelecek ilgilendirmiyor, geçmiş ilgilendirmiyor. Yaşamanın anlamsızlığından doğan bir can sıkıntısı, bıkkın bir yorgunluk, vücudu taşıma hamallığı...
Camus'nün Veba'sında şehrin doktoru bir gece yarısı şehrin dışına çıkar usulca ve yıldızlı bir gök altında yüzer sularda... Dramdan ve düşünceden kopar kopmaz, canın anlamsızlığını duyduğu andır o; can kendinden ibarettir ve o kadardır ve anlamsızdır.
***
Havaya elbiseler giydirebilir misiniz? Giydirdiğinizi farz edin. Muayyen bir boşluğu don, gömlek, çorap, pantolon, ceket, palto, şapka ve pabuçla katılaştırın... Sonra yeniden teker teker soyun bunları. Bir de bakacaksınız ki, boşluğun çırılçıplaklığı, yokluk ve anlamsızlıkla bir anda karışıverecektir. Tıpkı o çırılçıplak boşluk gibi, can da düşüncelerden, meselelerden, ihtiraslardan soyundukça, bir anlamsızlık içine düşüyor. Bu, dış dünyadan kopup, iç dünyaya dalma da değil... Ne iç dünya, ne dış dünya... Öyle her türlü duyu ve hayalle ilişiğini kesmiş, anlamsız bir can... Tam bir apathie.
***
Körlük, sağırlık gibi de değil bu. Körün, sağırın öteki duyuları çok keskindir. Tam tersine görmeden bakmak, duymadan işitmek gibi bir şey. Görmesine görüyorsun, duymasına duyuyorsun ama, hiçbiri idrakte şekillenmiyor, yansımıyor.
***
Kendi kendine karşı bir yabancılaşma... Büyük acılardan, büyük depresyonlardan sonra olur bu çokcası... Bir de büyük sarhoşluk sabahlarında...
***
Canın kendinden ibaret kaldığı ve anlamsız kaldığı o tuhaf anda; başka zamanlar, çeşitli aldanışlar yüzünden, yakalanamayacak bir gerçek varmış gibi geliyor bana...
Belki de tek gerçek bu anlamsızlık. Tek gerçek belki bu da, biz bu gerçekten uzaklaştıkça avunuyoruz, yaşıyoruz zannediyoruz...
Hani çocuklar vardır, tahtadan bir sopaya at gibi binerler. Onun at olduğuna öylesine inanırlar ki, okşarlar, severler, yem verirler ona. Ve bir an:
- At değil o, odun parçası deyiverseniz...
O uyanışta görülen gerçek asıl gerçektir ama, çocuk yüz yüze gelmek istemez o gerçekle... Düşte yaşarken aldığı zevki, o gerçek vermez kendisine...
***
Bu anlamsızlık da, belki gerçeğin ta kendisi!.. Bu anlamsızlığa elbiseler giydiriyoruz, davalar, meseleler icat ediyoruz. Odunu at yapıyoruz, ülkeler fethediyoruz.
Bu gerçeğe kılıç gibi, şöyle bir bakıvermenin zevki var mı acaba diye yokluyorum kendimi. O zevk de yok... Mutlak bir anlamsızlık.
***
Duyusuz kalınca can, o anlamsızlık içinde ölümle karışıyor gibi oluyor. Tek fark ölümde anlamsızlığı da artık kavrayamıyorsun. Ölmeden ölmüş gibi olmaktaki can sıkıntısının tek tesellisi; kesin ölümde, bu son duyunun da kaybolacağı inancı.
Yaşamak mı, ölmek mi; ister istemez ikisi de...
çetin altan
Camus'nün Veba'sında şehrin doktoru bir gece yarısı şehrin dışına çıkar usulca ve yıldızlı bir gök altında yüzer sularda... Dramdan ve düşünceden kopar kopmaz, canın anlamsızlığını duyduğu andır o; can kendinden ibarettir ve o kadardır ve anlamsızdır.
***
Havaya elbiseler giydirebilir misiniz? Giydirdiğinizi farz edin. Muayyen bir boşluğu don, gömlek, çorap, pantolon, ceket, palto, şapka ve pabuçla katılaştırın... Sonra yeniden teker teker soyun bunları. Bir de bakacaksınız ki, boşluğun çırılçıplaklığı, yokluk ve anlamsızlıkla bir anda karışıverecektir. Tıpkı o çırılçıplak boşluk gibi, can da düşüncelerden, meselelerden, ihtiraslardan soyundukça, bir anlamsızlık içine düşüyor. Bu, dış dünyadan kopup, iç dünyaya dalma da değil... Ne iç dünya, ne dış dünya... Öyle her türlü duyu ve hayalle ilişiğini kesmiş, anlamsız bir can... Tam bir apathie.
***
Körlük, sağırlık gibi de değil bu. Körün, sağırın öteki duyuları çok keskindir. Tam tersine görmeden bakmak, duymadan işitmek gibi bir şey. Görmesine görüyorsun, duymasına duyuyorsun ama, hiçbiri idrakte şekillenmiyor, yansımıyor.
***
Kendi kendine karşı bir yabancılaşma... Büyük acılardan, büyük depresyonlardan sonra olur bu çokcası... Bir de büyük sarhoşluk sabahlarında...
***
Canın kendinden ibaret kaldığı ve anlamsız kaldığı o tuhaf anda; başka zamanlar, çeşitli aldanışlar yüzünden, yakalanamayacak bir gerçek varmış gibi geliyor bana...
Belki de tek gerçek bu anlamsızlık. Tek gerçek belki bu da, biz bu gerçekten uzaklaştıkça avunuyoruz, yaşıyoruz zannediyoruz...
Hani çocuklar vardır, tahtadan bir sopaya at gibi binerler. Onun at olduğuna öylesine inanırlar ki, okşarlar, severler, yem verirler ona. Ve bir an:
- At değil o, odun parçası deyiverseniz...
O uyanışta görülen gerçek asıl gerçektir ama, çocuk yüz yüze gelmek istemez o gerçekle... Düşte yaşarken aldığı zevki, o gerçek vermez kendisine...
***
Bu anlamsızlık da, belki gerçeğin ta kendisi!.. Bu anlamsızlığa elbiseler giydiriyoruz, davalar, meseleler icat ediyoruz. Odunu at yapıyoruz, ülkeler fethediyoruz.
Bu gerçeğe kılıç gibi, şöyle bir bakıvermenin zevki var mı acaba diye yokluyorum kendimi. O zevk de yok... Mutlak bir anlamsızlık.
***
Duyusuz kalınca can, o anlamsızlık içinde ölümle karışıyor gibi oluyor. Tek fark ölümde anlamsızlığı da artık kavrayamıyorsun. Ölmeden ölmüş gibi olmaktaki can sıkıntısının tek tesellisi; kesin ölümde, bu son duyunun da kaybolacağı inancı.
Yaşamak mı, ölmek mi; ister istemez ikisi de...
çetin altan
hali ahvalidir bazilarinin kaderidir iste.
carlos tevez'e tevez'den bile daha çok benzeyen insan evladı. türk filmlerindeki replikleri mıh gibi aklına kazıyan muazzam şahsiyet.**
dördüncü nesil bir yazar.
tanım yapmamakta ısrar eden yazar.
adı bende saklı sözlükte ki uzun süreli serüveni bitmek üzere olan ve yeni ufuklara yelken açan efsane yazar. Buralara sefa getirmiş hoş gelmiştir. Benden duymuş olmayın ama o sözlüğün en cefakar, en emektar 5 yazarından biridir.
tribün ortamlarında hem parasız hem de saldırgan tiplere denir.
no al calcio moderno
çünkü tribün çok terso.
no al calcio moderno
çünkü tribün çok terso.
birinden para istenirken kullanılır.
laz kapital kitabını define kitabı zannedip bir plazanın önünde ''hanginiz ulan burjuva''diye iki tane zengin herife diklenirken iki saniyede nakavt olan karakterdir.
bir aralar pişmiş kelle dergisinde boy göstermiş bir nevi tutunamayan tiplemesidir. hep parasızdır ve başı dertten kurtulmaz.
pişmiş kelle'de engin ergönültaş üstadın çizdiği müthiş bir tiplemedir. tabii zamanında çizdiği.
cumle içersinde şöyledir; karıya kıza terso yapılır mı lan?
argoda parasız.
nedense söyleniş tarzı hoşuma gidiyor.
- bize nasıl terso yaparsınız oğlum?
- bize nasıl terso yaparsınız oğlum?
italyancada üçüncü anlamına geliyor .evd.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar