bugün

madem bu kadar tantuni meraklısı var gelin hadi anlatiyim:

tantuni fakirin kebabıdır aslında kasaptan güzel bonfile nuar alan zenginler kemiklerini kasapta bırakırlarmış.bu kemiklerin üzerinde de ufak tefek et parçaları kalırmış kasaplar bunları kağıda sarıp ucuz fiyatlara satarlarmış,tabi ufak parça olsada etin en güzel kısımları bunlar benim fakir mersinlim de alırmış bunu önce kaynatırmış ardından da sacda baharatla bir güzel yermiş açık ekmekle.
(bkz: deyiş o deyiş patladı gitti)
işte bu yüzden memoş tantuni ve enis tantuni son gerçek tantunicilerdir çünkü onlar hala etin engüzel kısmından tantuni yaparlar.
zamanın birinde dünyanın en küçük köyünde fakir bir dilenci yaşarmış. her sabah ezanıyla birlikte eskici diye bağırımış metal eşyalarıyla. alırmış yanına hanımının yaptığı azığıda, sokak sokak dolaşırmış. gel zaman git zaman bunun ekmek arası yediği yiyecek kulaktan kulağa yayılmış, eskici tabiri o zaman keşfedilmediğinden sabahın köründe tannn tunn metal sesleri çıkaran bu gürültücü adam tantunici olarak anılmış, yemeği de tantuni. *
© copyright 2005 - 2026