bugün
- iltica27
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- game of thrones taki kerhaneci13
- abd israil vs türkiye farkı13
- israilde neden kayyumlar yok7
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- istanbul mahvoldu19
- cehape belediyeciliği10
- mumya geri dönüyor3
- 40 yıllık fenerbahçelinin acı isyanı3
- nerdesin5
- başkanı hapise atıp belediye çalışmıyor demek10
- selahaddin eyyubi nin etnik kökeni4
- iltica adlı yazarın iltica etmesi3
- ülke de felaketsiz kaos olmadan bir gün geçmemesi4
- amim parçalandı diyen kız8
- yazarlarda erotizm çağrıştıran yiyecekler3
- sigara9
- erdoğan ne istersem yapacaktır4
- sevişirken beni tokatla diyen hatun10
- istanbul sel felaketinin sözlükte yer almaması10
- cimri insanların ortak özellikleri7
- kürtçülerin doğu türkistanlılardan tırsması2
- ayrıldık36
- sözlük profiline vesikalık fotoğraf koymak8
- ulaştırma ve altyapı bakanlığı'nın işi nedir10
- sayılı günlerin gerçekten çok çabuk geçmesi2
- saraca'yı füzeyle uzaya göndermek6
- fenerbahçe11
- fenerbahçeli yazarlar19
- bol bol su içiyoruz5
- lig on altıncısından altı yemek5
- dinden nefret etme nedenleri9
- üzülmeyin seneye tekrar gidersiniz15
- mel mel bakan 6ibson12
- arkadaşlar çok sıkıcısınız9
- hayatı kolaylaştıran joker kelimeler10
- kalbi kırılmış bir adamın gidebileceği yer7
- queen ravenna hanım2
- ilham aliyev vs recep tayyip erdoğan3
- türkiye vs abd israil de müslüman olmak2
- devrimci sert vurur yumuşak karşılar2
- 9 eylül 2009 istanbul sel felaketi3
- istanbul16
- ismail kartal'dan mağlubiyet açıklaması5
- israil'in yönettiği araziler neden değerli2
- cuhape bu ülkeye ne kattı9
- bodo glimt3
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- önce fenere sonra fenere koyana koymak6
muhteşem bir ozan arif eseridir. esat kabaklı tarafından da muhteşem yorumlanmıştır.
https://www.youtube.com/watch?v=_8GIEOaiR00
https://www.youtube.com/watch?v=_8GIEOaiR00
kargo'nun, rafet el roman'ın, doğuş'un ''sürgün'' lerinden sonra ancak 67. entry de kendisine sıra bulabilmiş, insanın yüreğini titreten, enfes sezai karakoç şiiridir.
sürgün
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin.
Bütün sürgünlüklerim, bir bakıma bu sürgünün bir süreği.
Bütün törenlerin, şölenlerin, ayinlerin, yortuların dışında,
Sana geldim, ayaklarına kapanmaya geldim.
Af dilemeye geldim, affa layık olmasam da.
Uzatma dünya sürgünümü benim.
Güneşi bahardan koparıp,
Aşkın bu en onulmazından koparıp,
Bir toz bulutu gibi
Savuran yüreğime...
Ah... uzatma dünya sürgünümü benim.
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil,
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri,
aynalar akrep meleği,
Zaman, çarpılmış atın son hayali,
ev miras değil mirasın hayaleti,
ey gönlümün doğurduğu, büyüttüğü, emzirdiği,
kuş tüyünden
ve kuş sütünden
geceler ve gündüzlerde
insanlığa anıt gibi yükselttiği,
sevgili...
en sevgili...
ey sevgili...
uzatma dünya sürgünümü benim.
bütün şiirlerde söylediğim sensin.
suna dedimse sen, leyla dedimse sensin.
seni saklamak için görüntülerinden faydalandım salome'nin, belkıs'ın.
boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın, bellisin.
kuşlar uçar senin gönlünü taklit için,
ellerinden devşirir bahar çiçeklerini,
deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini,
ey gönüllerin en yumuşağı en derini,
sevgili...
en sevgili...
ey sevgili...
uzatma dünya sürgünümü benim.
yıllar geçti, sapan olumsuz iz bıraktı toprakta.
yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında.
çatı katlarında, bodrum katlarında.
gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba,
hep kanlıca'da emirgan'da,
kandilli'nin kurşuni şafaklarında,
seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında.
şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında,
sana geldim, ayaklarına kapanmaya geldim.
af dilemeye geldim affa layık olmasam da.
ey çağdaş kudüs (meryem),
ey sırrını gönlünde taşıyan mısır (züleyha),
ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi,
sevgili...
en sevgili...
ey sevgili...
uzatma dünya sürgünümü benim.
dağların yıkılışını gördüm bir venüs bardağında.
köle gibi satıldım pazarlar pazarında.
güneşin sarardığını gördüm konstantin duvarında.
senin hayallerinle yandım düşlerin civarında.
gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında.
ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda,
verilmemiş hesapların korkusuyla,
sana geldim, ayaklarına kapanmaya geldim.
af dilemeye geldim affa layık olmasam da.
sevgili...
en sevgili...
ey sevgili...
uzatma dünya sürgünümü benim.
ülkendeki kuşlardan ne haber vardır?
mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır.
aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır?
yoktan da vardan da ötede bir var vardır.
hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır.
o şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır.
sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır.
ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır.
gün batsa ne olur, geceyi onaran bir mimar vardır
yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır.
yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır.
sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır.
göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır.
senden ümit kesmem, kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır.
sevgili...
en sevgili...
ey sevgili...
edit: savaş ay yorumu için; https://www.youtube.com/watch?v=J8iBsafEkkI&feature=share
sürgün
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin.
Bütün sürgünlüklerim, bir bakıma bu sürgünün bir süreği.
Bütün törenlerin, şölenlerin, ayinlerin, yortuların dışında,
Sana geldim, ayaklarına kapanmaya geldim.
Af dilemeye geldim, affa layık olmasam da.
Uzatma dünya sürgünümü benim.
Güneşi bahardan koparıp,
Aşkın bu en onulmazından koparıp,
Bir toz bulutu gibi
Savuran yüreğime...
Ah... uzatma dünya sürgünümü benim.
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil,
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri,
aynalar akrep meleği,
Zaman, çarpılmış atın son hayali,
ev miras değil mirasın hayaleti,
ey gönlümün doğurduğu, büyüttüğü, emzirdiği,
kuş tüyünden
ve kuş sütünden
geceler ve gündüzlerde
insanlığa anıt gibi yükselttiği,
sevgili...
en sevgili...
ey sevgili...
uzatma dünya sürgünümü benim.
bütün şiirlerde söylediğim sensin.
suna dedimse sen, leyla dedimse sensin.
seni saklamak için görüntülerinden faydalandım salome'nin, belkıs'ın.
boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın, bellisin.
kuşlar uçar senin gönlünü taklit için,
ellerinden devşirir bahar çiçeklerini,
deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini,
ey gönüllerin en yumuşağı en derini,
sevgili...
en sevgili...
ey sevgili...
uzatma dünya sürgünümü benim.
yıllar geçti, sapan olumsuz iz bıraktı toprakta.
yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında.
çatı katlarında, bodrum katlarında.
gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba,
hep kanlıca'da emirgan'da,
kandilli'nin kurşuni şafaklarında,
seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında.
şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında,
sana geldim, ayaklarına kapanmaya geldim.
af dilemeye geldim affa layık olmasam da.
ey çağdaş kudüs (meryem),
ey sırrını gönlünde taşıyan mısır (züleyha),
ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi,
sevgili...
en sevgili...
ey sevgili...
uzatma dünya sürgünümü benim.
dağların yıkılışını gördüm bir venüs bardağında.
köle gibi satıldım pazarlar pazarında.
güneşin sarardığını gördüm konstantin duvarında.
senin hayallerinle yandım düşlerin civarında.
gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında.
ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda,
verilmemiş hesapların korkusuyla,
sana geldim, ayaklarına kapanmaya geldim.
af dilemeye geldim affa layık olmasam da.
sevgili...
en sevgili...
ey sevgili...
uzatma dünya sürgünümü benim.
ülkendeki kuşlardan ne haber vardır?
mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır.
aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır?
yoktan da vardan da ötede bir var vardır.
hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır.
o şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır.
sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır.
ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır.
gün batsa ne olur, geceyi onaran bir mimar vardır
yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır.
yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır.
sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır.
göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır.
senden ümit kesmem, kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır.
sevgili...
en sevgili...
ey sevgili...
edit: savaş ay yorumu için; https://www.youtube.com/watch?v=J8iBsafEkkI&feature=share
Andrei Zvyagintsevin 2007 yapımı filmi. evli bir çiftin yalnızlığı. kadının ayrı eşinin ayrı ruh çıkmazları. öyle sessiz ilerleyen ve acı veren bir film. doğa yönetmenin dönüş filmindeki gibi mükemmeldi.
Bazen vatanından sürgün edilirsin , bazen de firar etmiş düşünceler arasında seni sürgün ederler sessizlik diyarına , hiç konuşmamak üzere.
nükhet duru'nun ''geberiyorum'' adlı kapkara albümünden bir şehrazat baladı. düzenlemesi rahmetli uzay heparı'ya aittir.
bir kez yasanir, doyum olmaz,
baska zamanlar hayir olmaz,
sen de git yanik kalsin,
gonul ask tuter.
yar dedikleri husran eker,
kirgin gonuller hasret bicer,
sen de git yarim kalsin,
gonul ah ceker.
baskasi alir seni, alir beni,
yikar gecer...
kir dumeni acilarimin ustune,
cek ayriligin surmesini gozume,
(cek ayriligin surgusunu gogsume)
ya sen beni vur, degsin oldugume,
ya da ben gideyim beni alip surgune...
bir kez yasanir, doyum olmaz,
baska zamanlar hayir olmaz,
sen de git yanik kalsin,
gonul ask tuter.
yar dedikleri husran eker,
kirgin gonuller hasret bicer,
sen de git yarim kalsin,
gonul ah ceker.
baskasi alir seni, alir beni,
yikar gecer...
kir dumeni acilarimin ustune,
cek ayriligin surmesini gozume,
(cek ayriligin surgusunu gogsume)
ya sen beni vur, degsin oldugume,
ya da ben gideyim beni alip surgune...
arada eksik gibi hissediyorum kendimi, acaba her insana uğrar mı bu duygu??? yoksa başkaları benim sahip olmadığım efsunlara mı haiz?? mümkündür...
bazen sevmiyorum insanları, anormallik göstergesi midir bu??? zamanımızda imkansız fakat belki bir gün münzevi olarak tanımlarım kendimi, ülkümdür...
benim bunaldığım yerler eğlenen insanlarla dolmuş, benim anlamadığım bir şeyi biliyorlar gibi... çoğunun eğlendiği mekanlar bana göre sürgündür...
f628
bazen sevmiyorum insanları, anormallik göstergesi midir bu??? zamanımızda imkansız fakat belki bir gün münzevi olarak tanımlarım kendimi, ülkümdür...
benim bunaldığım yerler eğlenen insanlarla dolmuş, benim anlamadığım bir şeyi biliyorlar gibi... çoğunun eğlendiği mekanlar bana göre sürgündür...
f628
ahmet koç ustanın performansıyla betül demir'in çok güzel icra ettiği şarkı.
http://www.youtube.com/watch?v=PvvmTtHiO2g
http://www.youtube.com/watch?v=PvvmTtHiO2g
https://www.youtube.com/watch?v=x6IAhQl_Hyk
herkes şarkı söyleyebilir, herkes şarkı sözü yazabilir, herkes beste yapabilir, herkes enstrüman çalabilir ama bunların her birini en özel şekilde icra eden çok az insan vardır. hepsinin aynı şarkıda birleşmeside dünya üzerinde örneğine az rastlanan bir durumdur. oda bu şarkıya nasip olmuştur.
herkes şarkı söyleyebilir, herkes şarkı sözü yazabilir, herkes beste yapabilir, herkes enstrüman çalabilir ama bunların her birini en özel şekilde icra eden çok az insan vardır. hepsinin aynı şarkıda birleşmeside dünya üzerinde örneğine az rastlanan bir durumdur. oda bu şarkıya nasip olmuştur.
Rafet el roman şarkısıdır.
deli mavi albümünden yeşim salkım'a ait mükemmel bir şarkı.
kendini aldın gittin de
acıya gelin ettin beni
bu yanış yanmak değil ki
sönüşüm sonumda gizli
üstüme yürür yalnızlığım
bu şehirde sürgünüm müsün
gecesiz karanlıklardayım
ışığım olsan ölür müsün ne olur
unutur oldum zamanları zaman varken
tutuşup yandım buz tutarken.
https://www.youtube.com/watch?v=AQMyu7Y4xyA
kendini aldın gittin de
acıya gelin ettin beni
bu yanış yanmak değil ki
sönüşüm sonumda gizli
üstüme yürür yalnızlığım
bu şehirde sürgünüm müsün
gecesiz karanlıklardayım
ışığım olsan ölür müsün ne olur
unutur oldum zamanları zaman varken
tutuşup yandım buz tutarken.
https://www.youtube.com/watch?v=AQMyu7Y4xyA
ahmet kayanın güzel bir şarkısıdır.
bu kelime hüzün kokar hüzün.
Ellerinden bu yana ne sevinç gördü ellerim,
Ne de elvedadan bu yana bir gülüş salıverdi dudaklarım.
Dönerek açılan bir deniz kabuğu gibi sessizce
Geçerken gün genişler aramızda mesafe.
Açlığa ve yalnızlığa rağmen dayanır aşk yine de.
Yüreğimin çevresine tutunur her gece
Bir kumrunun kanatları taşkın nezaketle,
Ve buluşma yüzüğündeki aşınmış mavi taş daha da parlar.
(bkz: Hart Crane)
Ne de elvedadan bu yana bir gülüş salıverdi dudaklarım.
Dönerek açılan bir deniz kabuğu gibi sessizce
Geçerken gün genişler aramızda mesafe.
Açlığa ve yalnızlığa rağmen dayanır aşk yine de.
Yüreğimin çevresine tutunur her gece
Bir kumrunun kanatları taşkın nezaketle,
Ve buluşma yüzüğündeki aşınmış mavi taş daha da parlar.
(bkz: Hart Crane)
Ülkemizde çokça olan mesele ülkemizde en çok ezilenler islamcı ve kürtlerdi.. Kapalı kızlarımız okula alınmadığınından yurt dışında okudu, kürtler ise bölücü olarak tabir edildi yurdum mal insanları böyle işte. Sürgün edildide ne oldu? Şiwan perver hani geldi ne oldu böldü mü?
özlem özdil'in yorumladığı şarkı, alıp götürür sizi uzaklara..
dinlenesidir..
dinlenesidir..
Selda Bağcan'ın enfes okuduğu eser. Burnu sızlatan cinsten ...
Sezai karakoç şiiridir.
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
insanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkis'in
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikârsın sen bellisin.
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Yıllar geçti sapan ölümsüz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgelendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
Hep Kanlıca'da Emirgân'da
Kandilli'nin kurşunî şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemiş hesapların korkusuyla
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yâr vardır
Yoktan da vardan da öte bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili...
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
insanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkis'in
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikârsın sen bellisin.
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Yıllar geçti sapan ölümsüz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgelendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
Hep Kanlıca'da Emirgân'da
Kandilli'nin kurşunî şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemiş hesapların korkusuyla
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yâr vardır
Yoktan da vardan da öte bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili...
Bir cezadan dolayı bir yere gönderilmek. Bir şekilde bir faydadan mahrum bırakılmak. Evet.
halit akçatepe'nin hurşit karakterini canlandırdığı türk filmi. saygılarımla.
Muhteşem bir sezen aksu, zülfü livaneli düeti. Fazlasıyla dokunaklı.
"Gökyüzünde yeryüzünde
Gün doğdu mu her gün ilk gün
Her gün aydınlıktır
Yoksa ümit her yer loş karanlıktır."
"Gökyüzünde yeryüzünde
Gün doğdu mu her gün ilk gün
Her gün aydınlıktır
Yoksa ümit her yer loş karanlıktır."
Gündemdeki Haberler