bugün
- sözlük kürdü51
- osman pamukoğlu14
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler26
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor21
- sözlükteki kızların bilgisiz olması22
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi4
- türkçe yazıp okuyabilmek ama anlayamamak6
- ananınkiii diyen karı3
- yavıdilerin cadılar bayramını silklememesi4
- rahiple ciddi ciddi konuşan yavıdi3
- akp den savcı sayan'a uyarı5
- hastası olunan sözler2
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak4
- eşek sucuğu2
- sefardi mi mizrahi yemekleri mi3
- sözlükteki çiftçi yazarlar6
- bıçağın ucuyla peynir tattırmak5
- aykolik nerede4
- boğaziçi üniversitesi4
- etrak ı biidrak2
- sıfır atık vakfı2
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- file simidi4
- ismail kartal20
- beyaz ekmek4
- simko323
- başkomutan recep tayyip erdoğan6
- geri dönüşüm3
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- erkek komedyenlerin komik olmaması gerçeği4
- 1 11 2026 bulgarda seçim kadın cumhurbaşkanı 58 oy4
- balık yanına en yakışan çorba5
- ben her sene ülkeme gelip döviz sokuyorum8
- etnik köken20
- denizalti alirken dikkat edilecek hususlar3
- millette manyak para var4
- para için hiç sevmediğin birine köpeklik yapmak3
- ıslak rüya görmek3
- devlet3
- hangi ülke de doğmak isterdin16
- ırkçılık yapmayın12
- samed ağırbaş2
- ermenilerin kürtleri katlettiği gerçeği10
- rami kütüphanesi2
- gta online2
- türküm doğruyum çalışkanım3
- erlik2
- doğu da bir evet git açım de9
Sultanlığa giden yolda ilk adım.
Önce sult olur insan, sonra sultan.
Önce sult olur insan, sonra sultan.
norveç fanatiği bir veletken defalarca okuduğum, kütüphaneye bıraktıktan sonra günlerce ağladığım, geçenlerde "dolabımda bulunsun, almışken bi' daha okuyayım" deyip dandirik bir yayınevi baskısını aldığım muhteşem roman. bu kısım fazla subjektif oldu. şöyle söyleyeyim, hastalıkta veyahut açlıkta kişiye fayda sağlayabilecek bir eserdir.
entrynin bundan sonraki kısmı hafif spoilerlı gözükebilir, uyarayım.
efendim knut abimiz günlerce aç kaldıktan sonra birkaç parça bir şey buluyor. yiyor fakat midesi yediği gibi atıyor. ben hastayım mesela şu ara, 2 gündür 2 bardak su içtim, başka bir şey yok. içtiğim suyu da kusuyorum hemen. doktora gidemiyorum, yolda ortalığı rezil ederim zira. düşündüm sabah, dedim "ulan niye sürekli kusuyorum?". sonra kafama dank etti. 2 gündür ağzına bir lokma koymamışsın, ne bilsin olm yemek?
bu noktada, bir abimizin knut abimize verdiği tavsiye geldi aklıma. yamulmuyorsam sıcak sütle birlikte kırmızı et önermişti. cezveyi bulduğum vakit sıcak süt içeceğim, ha işime yaramazsa sçtık.
entrynin bundan sonraki kısmı hafif spoilerlı gözükebilir, uyarayım.
efendim knut abimiz günlerce aç kaldıktan sonra birkaç parça bir şey buluyor. yiyor fakat midesi yediği gibi atıyor. ben hastayım mesela şu ara, 2 gündür 2 bardak su içtim, başka bir şey yok. içtiğim suyu da kusuyorum hemen. doktora gidemiyorum, yolda ortalığı rezil ederim zira. düşündüm sabah, dedim "ulan niye sürekli kusuyorum?". sonra kafama dank etti. 2 gündür ağzına bir lokma koymamışsın, ne bilsin olm yemek?
bu noktada, bir abimizin knut abimize verdiği tavsiye geldi aklıma. yamulmuyorsam sıcak sütle birlikte kırmızı et önermişti. cezveyi bulduğum vakit sıcak süt içeceğim, ha işime yaramazsa sçtık.
knut hamsun 'un etkileyici kaleminden çıkma, ismi ile müsemma bir açlık romanı.
genç bir yazarın parasızlıktan açlığa uzanan sefaletini ve gururu ile giriştiği çetin mücadeleyi anlatıyor kitap.
romanın başkahramanı olan entelektüel serserinin yaşantısı, çektiği açlık, geçirdiği ateşli nöbetler, sayıklamaları o kadar gerçekçi anlatılmış ki acımamak ve dahi acıkmamak imkansız. ölesiye açlık ile gelen sıyırmalar, zihinsel kopuşlar insana 'yemek yeme'nin ne kadar temel hayati bir fonksiyon olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
bir diğer akılda kalansa açlık ile gurur arasında yapılması gereken güç tercihler. açlıktan ölmek üzere olduğu sırada bile bakkaldan dönen fazla paraüstüne tamah etmeyen bir vicdan, anlatılan.
ve karın doyurmak için ne olursa olsun çalışma zorunluluğu. yeri geliyor bir entelektüele, üstünde örselenmiş bir kaç çaputla banklarda uyuklarken ve açlıkla boğuşurken, gazetelere dergilere gönderilmek üzere enikonu makaleler yazdırıyor.
behçet necatigil çevirisinden, yazarın biyografisi ile beraber okunmalı derim. ancak o zaman ortaya çıkıyor öylesi gerçekçi ifadelerin bir yaşanmışlığın ürünü olduğu gerçeği.
genç bir yazarın parasızlıktan açlığa uzanan sefaletini ve gururu ile giriştiği çetin mücadeleyi anlatıyor kitap.
romanın başkahramanı olan entelektüel serserinin yaşantısı, çektiği açlık, geçirdiği ateşli nöbetler, sayıklamaları o kadar gerçekçi anlatılmış ki acımamak ve dahi acıkmamak imkansız. ölesiye açlık ile gelen sıyırmalar, zihinsel kopuşlar insana 'yemek yeme'nin ne kadar temel hayati bir fonksiyon olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
bir diğer akılda kalansa açlık ile gurur arasında yapılması gereken güç tercihler. açlıktan ölmek üzere olduğu sırada bile bakkaldan dönen fazla paraüstüne tamah etmeyen bir vicdan, anlatılan.
ve karın doyurmak için ne olursa olsun çalışma zorunluluğu. yeri geliyor bir entelektüele, üstünde örselenmiş bir kaç çaputla banklarda uyuklarken ve açlıkla boğuşurken, gazetelere dergilere gönderilmek üzere enikonu makaleler yazdırıyor.
behçet necatigil çevirisinden, yazarın biyografisi ile beraber okunmalı derim. ancak o zaman ortaya çıkıyor öylesi gerçekçi ifadelerin bir yaşanmışlığın ürünü olduğu gerçeği.
knut hamsun'un etkileyici kitabı. dünya klasikleri arasında yer almaktadır ayrıca. mükemmel bir yapıt. anlatılmak istenen okuyucuya fazlaca hissettiriliyor. alınası ,okunası kitap.
mükemmel ötesi bir kitabın adı olmasının dışında, damı elden ayaktan düşüüren bir durumdur. safhaları vardır ve söz konusu kitapta genişce anlatılmıştır (kitabının reklamını yapan yazarlar gibi oldum; evet ben knut). gözlerin bulanıklaşması ciddi bir tehlikeye işaretttir mesela.
'la mahrumiyet bölgesinde misin, yesene bişeyler' diyen olursa şu karşılığı veririm: şimdi kim kalkıp yemek yapacak?
'la mahrumiyet bölgesinde misin, yesene bişeyler' diyen olursa şu karşılığı veririm: şimdi kim kalkıp yemek yapacak?
knut hamsun'un, konusu kristiania şehrinde geçen, gazeteye makaleler yazarak/yazmaya çalışarak geçimini sağlamaya çalışan bir yazarın hikayesini anlattığı bir dünya klasiği. cümleler sadedir, anlatım akıcıdır, insanı sıkmaz. okunasıdır.
dünya klasikleri arasında yerini almış harika bir romandır. ayrıca sanılanın aksine yazarı knut hamsun isveçli değil norveçli'dir.
isveçli yazar knut hamsun' un, ilhamını kaybetmiş bir yazarın günlük yaşantısı ve umutlarından bahsettiği okunası kitaptır.
bir knut hamsun romanı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar