bugün
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle51
- kadınını meleğim diye seven erkek4
- türk pornoları16
- penis yüzüğü3
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara6
- zaman doğrusal mıdır döngüsel midir7
- ne zaman adam oluruz4
- güzel kız arkadaşları olan sözlük kızları2
- eskişehir barlar sokağı2
- aldatma nedenleri3
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı4
- gece sözlükte oluşan elit ortam4
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- en saçma yiyecek isimleri6
- gocuz aman baba kart on toper ector true bud dy7
- gocu40
- en son ne yediniz10
- 10 haziran tüpraş stadyumu teoman konseri2
- sözlüğün en kötü yazarları12
- kadınları itici yapan detaylar12
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- evde karıyı başka bir erkekle yakalamak3
- cumartesi günü sözlükte takılmak3
- kadayıflı sundae2
- iki cahil çocuk4
- aylık 266 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- dünya da istediğiniz değişiklikler2
- gammaz olacağıma totomu bafiletirim daha iyi3
- üniversiteli escort kızlar2
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- vincenzo italiano9
- coca cola'yı boykot etmek2
- 50 tl vs true ile bir gün7
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay3
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak8
- kalp sağlığını merdiven çıkarak test etmek5
- neden uludağ anlatsana biraz4
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- kusurlarına rağmen sevmek6
- manyak birader4
- şöyle güzel bir uyku çekmek5
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- vadesini doldurmuş kibir7
- zaman baba6
- sevişmek istediğiniz ünlüler5
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- arkadaşlar mangal yaktım sikimde değilsiniz2
- yasemin sakallıoğlu7
- sıcakta deri montla gezmek7
bir knut hamsun romanı.
isveçli yazar knut hamsun' un, ilhamını kaybetmiş bir yazarın günlük yaşantısı ve umutlarından bahsettiği okunası kitaptır.
dünya klasikleri arasında yerini almış harika bir romandır. ayrıca sanılanın aksine yazarı knut hamsun isveçli değil norveçli'dir.
knut hamsun'un, konusu kristiania şehrinde geçen, gazeteye makaleler yazarak/yazmaya çalışarak geçimini sağlamaya çalışan bir yazarın hikayesini anlattığı bir dünya klasiği. cümleler sadedir, anlatım akıcıdır, insanı sıkmaz. okunasıdır.
mükemmel ötesi bir kitabın adı olmasının dışında, damı elden ayaktan düşüüren bir durumdur. safhaları vardır ve söz konusu kitapta genişce anlatılmıştır (kitabının reklamını yapan yazarlar gibi oldum; evet ben knut). gözlerin bulanıklaşması ciddi bir tehlikeye işaretttir mesela.
'la mahrumiyet bölgesinde misin, yesene bişeyler' diyen olursa şu karşılığı veririm: şimdi kim kalkıp yemek yapacak?
'la mahrumiyet bölgesinde misin, yesene bişeyler' diyen olursa şu karşılığı veririm: şimdi kim kalkıp yemek yapacak?
knut hamsun'un etkileyici kitabı. dünya klasikleri arasında yer almaktadır ayrıca. mükemmel bir yapıt. anlatılmak istenen okuyucuya fazlaca hissettiriliyor. alınası ,okunası kitap.
knut hamsun 'un etkileyici kaleminden çıkma, ismi ile müsemma bir açlık romanı.
genç bir yazarın parasızlıktan açlığa uzanan sefaletini ve gururu ile giriştiği çetin mücadeleyi anlatıyor kitap.
romanın başkahramanı olan entelektüel serserinin yaşantısı, çektiği açlık, geçirdiği ateşli nöbetler, sayıklamaları o kadar gerçekçi anlatılmış ki acımamak ve dahi acıkmamak imkansız. ölesiye açlık ile gelen sıyırmalar, zihinsel kopuşlar insana 'yemek yeme'nin ne kadar temel hayati bir fonksiyon olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
bir diğer akılda kalansa açlık ile gurur arasında yapılması gereken güç tercihler. açlıktan ölmek üzere olduğu sırada bile bakkaldan dönen fazla paraüstüne tamah etmeyen bir vicdan, anlatılan.
ve karın doyurmak için ne olursa olsun çalışma zorunluluğu. yeri geliyor bir entelektüele, üstünde örselenmiş bir kaç çaputla banklarda uyuklarken ve açlıkla boğuşurken, gazetelere dergilere gönderilmek üzere enikonu makaleler yazdırıyor.
behçet necatigil çevirisinden, yazarın biyografisi ile beraber okunmalı derim. ancak o zaman ortaya çıkıyor öylesi gerçekçi ifadelerin bir yaşanmışlığın ürünü olduğu gerçeği.
genç bir yazarın parasızlıktan açlığa uzanan sefaletini ve gururu ile giriştiği çetin mücadeleyi anlatıyor kitap.
romanın başkahramanı olan entelektüel serserinin yaşantısı, çektiği açlık, geçirdiği ateşli nöbetler, sayıklamaları o kadar gerçekçi anlatılmış ki acımamak ve dahi acıkmamak imkansız. ölesiye açlık ile gelen sıyırmalar, zihinsel kopuşlar insana 'yemek yeme'nin ne kadar temel hayati bir fonksiyon olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
bir diğer akılda kalansa açlık ile gurur arasında yapılması gereken güç tercihler. açlıktan ölmek üzere olduğu sırada bile bakkaldan dönen fazla paraüstüne tamah etmeyen bir vicdan, anlatılan.
ve karın doyurmak için ne olursa olsun çalışma zorunluluğu. yeri geliyor bir entelektüele, üstünde örselenmiş bir kaç çaputla banklarda uyuklarken ve açlıkla boğuşurken, gazetelere dergilere gönderilmek üzere enikonu makaleler yazdırıyor.
behçet necatigil çevirisinden, yazarın biyografisi ile beraber okunmalı derim. ancak o zaman ortaya çıkıyor öylesi gerçekçi ifadelerin bir yaşanmışlığın ürünü olduğu gerçeği.
norveç fanatiği bir veletken defalarca okuduğum, kütüphaneye bıraktıktan sonra günlerce ağladığım, geçenlerde "dolabımda bulunsun, almışken bi' daha okuyayım" deyip dandirik bir yayınevi baskısını aldığım muhteşem roman. bu kısım fazla subjektif oldu. şöyle söyleyeyim, hastalıkta veyahut açlıkta kişiye fayda sağlayabilecek bir eserdir.
entrynin bundan sonraki kısmı hafif spoilerlı gözükebilir, uyarayım.
efendim knut abimiz günlerce aç kaldıktan sonra birkaç parça bir şey buluyor. yiyor fakat midesi yediği gibi atıyor. ben hastayım mesela şu ara, 2 gündür 2 bardak su içtim, başka bir şey yok. içtiğim suyu da kusuyorum hemen. doktora gidemiyorum, yolda ortalığı rezil ederim zira. düşündüm sabah, dedim "ulan niye sürekli kusuyorum?". sonra kafama dank etti. 2 gündür ağzına bir lokma koymamışsın, ne bilsin olm yemek?
bu noktada, bir abimizin knut abimize verdiği tavsiye geldi aklıma. yamulmuyorsam sıcak sütle birlikte kırmızı et önermişti. cezveyi bulduğum vakit sıcak süt içeceğim, ha işime yaramazsa sçtık.
entrynin bundan sonraki kısmı hafif spoilerlı gözükebilir, uyarayım.
efendim knut abimiz günlerce aç kaldıktan sonra birkaç parça bir şey buluyor. yiyor fakat midesi yediği gibi atıyor. ben hastayım mesela şu ara, 2 gündür 2 bardak su içtim, başka bir şey yok. içtiğim suyu da kusuyorum hemen. doktora gidemiyorum, yolda ortalığı rezil ederim zira. düşündüm sabah, dedim "ulan niye sürekli kusuyorum?". sonra kafama dank etti. 2 gündür ağzına bir lokma koymamışsın, ne bilsin olm yemek?
bu noktada, bir abimizin knut abimize verdiği tavsiye geldi aklıma. yamulmuyorsam sıcak sütle birlikte kırmızı et önermişti. cezveyi bulduğum vakit sıcak süt içeceğim, ha işime yaramazsa sçtık.
Sultanlığa giden yolda ilk adım.
Önce sult olur insan, sonra sultan.
Önce sult olur insan, sonra sultan.
güncel Önemli Başlıklar
