bugün
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması6
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız6
- sözlükte kim kimle sevgili20
- nervio43
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı35
- arkadaşlar bi bakar mısınız7
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- 10 kasım 20264
- ibrahim çocuğunu keserken gökten brokoli inmesi3
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı5
- arkadaşlar sizce ben ruh hastası mıyım6
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük9
- yağmurda ıslanan ayakkabı4
- kadınların yaptığı en büyük hata6
- 0 0 7'nin elini öpmek4
- acıbadem taksim hastanesi3
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu9
- karıya şiddet7
- fenerbahçe liverpool maçı saat 20 45 te trt 1 de3
- evlenmek6
- devlet bahçeli7
- entel görünme adına yatakta kitap okuyan zübük4
- kafe açma fikri2
- dedenize sahip çıkar mısınız9
- anın görüntüsü35
- 7 kasım 20262
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- reha muhtar2
- tatlıses çiğköfte vs battalbey çiğköfte2
- allah neler yaratmis3
- muslettin amca14
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı11
- fon vurguncularının fetva alması9
- sözlük klasikleri12
- ısparta havalimanı5
- boş yolda kırmızı ışıkta bekleme zorunluluğu2
- sudekiray'ın ruj resimleri girmesi3
- teoman müziği bıraktı8
- bir sözlük kızına heimlich manevrası yapmak4
- yağmurlu bir güne uyanmak9
- yağmur altında bankta öpüşmek4
- erkekler neden teşhirci giyinmez9
- aşk5
- kemal sunal'ın en kötü filmi9
- çoçuk sahibi olmadan dünya'dan ayrılmak5
- yılın entrysi2
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar11
- 0 0 73
- note flawless nail enamel oje 78 bittersweet2
- aleksey batrakov vs fyodor dostoyevski4
Yalnız yazdıkları ile değil, yaşamıyla da ilgi çekici bir yazar olan Suat Derviş, 1903 istanbul doğumlu. Osmanlı aristokrasisine mensup bir ailenin kızı olarak, yabancı mürebbiyelerden ana dili gibi Fransızca öğrenmiş, Türkçe'sini geliştirmek için özel hocalardan ders almıştı. 1919 yılında Berlin'de konservatuar öğrencisi olarak görürüz onu. Almanca'sını ilerleterek, bir süre Berlin Üniversitesi Felsefe ve Edebiyat bölümüne de devam eder. Bu sıralarda yazarlık kariyerini, istanbul'da yayınlanan romanları ile sürdürmektedir. Almanya'dan 1932 yılında döndükten sonra gazeteciliği seçmiş, 1941'de eşi Reşat Fuat Baraner'le birlikte "Yeni Edebiyat" dergisini çıkarmıştı. Bu sosyalist dergi, dönemin bir çok genç yazar ve şairinin ilk eserlerinin basıldığı yer olarak göze çarpıyor; Orhan Kemal, A.ilhan, A.Kadir, Mehmet Seyda ilk akla gelen isimler. Bu sırada "Devrimci Kadınlar Birliği" ile basın sendikasının kurucuları arasında da yer alan Suat Derviş, yazıları nedeni ile hapse girdi, makaleleri sansüre uğradı ve Reşat Fuat Baraner'in TKP davası nedeniyle tutuklanması üzerine Fransa'da yaşamak zorunda kaldı. On yıl süren bu "sürgünlük" döneminde, yabancı dillere çevrilen eserleri büyük ilgi toplasa bile, Türkiye'de adından hiç sözedilmedi. Fransızca yazdığı, Türkiye'ye döndükten sonra kendi eliyle senaryolaştırdığı "Fosforlu Cevriye" romanının sinemada kazandığı başarıyı gördükten sonra, 1972'de istanbul'da öldü. Suat Derviş'in eserleri üzerindeki sessizlik hala sürüyor.
Eserleri;
(bkz: FOSFORLU CEVRiYE)
(bkz: HEPiMiZ BiRBiRiMiZiN ÖRNEĞiYiZ)
(bkz: KARA KiTAP)
(bkz: Ankara Mahpusu)
(bkz: AKSARAY DAN BiR PERiHAN)
Eserleri;
(bkz: FOSFORLU CEVRiYE)
(bkz: HEPiMiZ BiRBiRiMiZiN ÖRNEĞiYiZ)
(bkz: KARA KiTAP)
(bkz: Ankara Mahpusu)
(bkz: AKSARAY DAN BiR PERiHAN)
vay be o devirde kadın yazarlarımız varmış dedirten kadın yazar. nazım hikmet aşık olmus ama yuz vermemiş. nazım hikmet gölgesi şiirini ona yazmış.
Gölgesi
Ağlasada gizliyor gözlerinin yaşını;
Bir kere eğemedim bu kadının başını.
Kaç kere sürükledi gururumu ölüme
Fırtınalar yaratan benim coşkun gönlüme.
Cevapları öyle heycansız ki onun,
Kaç kere iman ettim, hiçliğine ruhunun.
Kaç kere hissettim ki, yine bu gece gibi
Güzelliğin önünde, dolup, çarpmalı kalbi
Ne mehtabın aksine yelken açan bir sandal
Ne de ayaklarında kırılan ince bir dal
Onun taştan kalbini sevdaya koşturmuyor.
Bir çiçeğin önünde bir dakkika durmuyor...
Dönüyoruz yine biz uzun bir gezintiden
Gönlümün elemini döküyorken ona ben
O bana kendisini gülerek naklediyor
diyor.
Ya bu kadın delidir, yahut ben çıldırmışım
Ben ki.bir çok kereler kırılmışım, kırmışım
Ömrümde duymamıştım böyle derin bir acı
Birden onun yüzüne haykırma ihtiyacı
içimde alev alev tutuştu yangın gibi
Bir dakika kendimin olamadım sahibi
Hiç olmazsa öcümü böyle alırım dedim
Yolda mağrur duran gölgesini çiğnedim.
nazım hikmet
Gölgesi
Ağlasada gizliyor gözlerinin yaşını;
Bir kere eğemedim bu kadının başını.
Kaç kere sürükledi gururumu ölüme
Fırtınalar yaratan benim coşkun gönlüme.
Cevapları öyle heycansız ki onun,
Kaç kere iman ettim, hiçliğine ruhunun.
Kaç kere hissettim ki, yine bu gece gibi
Güzelliğin önünde, dolup, çarpmalı kalbi
Ne mehtabın aksine yelken açan bir sandal
Ne de ayaklarında kırılan ince bir dal
Onun taştan kalbini sevdaya koşturmuyor.
Bir çiçeğin önünde bir dakkika durmuyor...
Dönüyoruz yine biz uzun bir gezintiden
Gönlümün elemini döküyorken ona ben
O bana kendisini gülerek naklediyor
diyor.
Ya bu kadın delidir, yahut ben çıldırmışım
Ben ki.bir çok kereler kırılmışım, kırmışım
Ömrümde duymamıştım böyle derin bir acı
Birden onun yüzüne haykırma ihtiyacı
içimde alev alev tutuştu yangın gibi
Bir dakika kendimin olamadım sahibi
Hiç olmazsa öcümü böyle alırım dedim
Yolda mağrur duran gölgesini çiğnedim.
nazım hikmet
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar