bugün
- fakir ekeği annesi sevsin8
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü9
- queen ravennadan mesaj var6
- günlük 935 lira6
- gocu35
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı6
- dünya her alanda ilerleyecek5
- uludağ sözlük size ne kattı27
- tek ayak üstünde durabilen kadın5
- karı kıza para yedirir misiniz6
- al sözlükteki bütün amlar senin olsun9
- kademeli emeklilik sistemi3
- veli toplantisi4
- true askerliğini nerede yaptı sorunsalı3
- bu daha büyümüyor mu diyen kız6
- istanbul da yasa dışı bahis operasyonu4
- yedekte feyk hesap tutmak5
- biraderler birader biraderlerdir3
- bir kadının bam teline dokunmak2
- galatasaray'ın sporting maçı kamp kadrosu4
- ismettinho el gurbuzottidini de la biraderritino3
- özlem gürses'in gta 6 yorumu2
- kız düşürmenin kısa yolu17
- insansı ev robotları2
- s'i l v'e r m'i s t35
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i15
- askerde starbucks bardağıyla komutana selam vermek4
- queen ravenna adlı yuzır2
- ben bu yazıyı sana yazdım2
- biraderlik hedesi2
- usualsuspect'e uma thurman'ı atıp kaçmak3
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir10
- nasıl birisiniz7
- yazarların benzedikleri ünlüler5
- diyor google2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı18
- geceyedir küsmelerim2
- 8 eylül 20262
- sürekli geçmişe dönmek isteyen insan5
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması14
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak6
- sözlük yazarlarına tavsiye2
- 20274
- çomar sürüsü3
- çamurun yürüyen konuşan haliyiz2
- her gördüğü yeşillikte mangal yakan insan3
- dünya çirkin diyenler yunanistana gitsin2
- true koş3
- victor osimhen8
- annenin sizi ayıplaması2
onu korumaya çalışan insanlar kimi zaman diğerleri tarafından kötüleniyor. hatta statükocu diye ona hakaret(!) bile edebiliyorlar
(bkz: rauf denktaş)
(bkz: rauf denktaş)
halil cibranın bir cümlesini hatırlamama sebep olan kelime.
"baskıya başkaldırmayan kişi kendine karşı adaletsizdir."
"baskıya başkaldırmayan kişi kendine karşı adaletsizdir."
güzel ülkemizde hala değişim denen olguyu kavrayamayan zihniyeti açık eder terimdir.
bu kimi zaman parti kapatmak şeklinde tezahür eder, kimi zamanda darbe yapmak.yani efendim yöntemleri değişebilir balans ayarı yapanların.ancak değişmeyen şey, değişen dünyayla birlikte dönüşen ülkemizin artık eski otoriter düşünce kalıplarıyla yorumlanamayacağı gerçeğine işaret eden gelişmelerin "x" gerekçelerle bastırılmaya çalışılması durumudur.
yine de ümitlidir yazarınız.kapıyı kapatsan pencereden girecek global rüzgarlar kaydıracaktır ayaklarını statükosever dinazorların.
yazımı sonlandırırken çok sevdiğim bir sözünü yazarak selamlıyorum çetin altan ustayı.
efendim siz yine de "enseyi karartmayın"
bu kimi zaman parti kapatmak şeklinde tezahür eder, kimi zamanda darbe yapmak.yani efendim yöntemleri değişebilir balans ayarı yapanların.ancak değişmeyen şey, değişen dünyayla birlikte dönüşen ülkemizin artık eski otoriter düşünce kalıplarıyla yorumlanamayacağı gerçeğine işaret eden gelişmelerin "x" gerekçelerle bastırılmaya çalışılması durumudur.
yine de ümitlidir yazarınız.kapıyı kapatsan pencereden girecek global rüzgarlar kaydıracaktır ayaklarını statükosever dinazorların.
yazımı sonlandırırken çok sevdiğim bir sözünü yazarak selamlıyorum çetin altan ustayı.
efendim siz yine de "enseyi karartmayın"
bir çeşit saltanatı meşrulaştırma yöntemidir.
mevcut durum.
içinde bulunulan durum. örnek vernek gerekirse; kapitalizm mevcut ekonomik sistemdir. onu savunanlarda statukocudur.
ülkemizdeki en güzel örneği dokunulmazlık ve barajdır.
yasalcı diyelim.
statu qua, latince olan bu kelime, türkçeye statüko şeklinde geçmiştir. mevcut pozisyonu ve ya güç dengesini anlatır. örneğin yunanistanla aramızda ki "soğuk savaş statükosu" dur ve iki tarafta güç dengesini lehine çevirmeye çalışsa da tüm dünya şuanki güç dengesinden memnundur, iki taraftan herhangi birinin güç dengesini değiştirmesi demek "savaş" demektir.
bir ikinci örnekte kıbrısı ele alalım, kıbrıstaki statuko "ateşkes" 'tir. yani kıbrısta hala süregelen bir savaş vardır, ancak ateşkes ilan edilmiştir.
bir ikinci örnekte kıbrısı ele alalım, kıbrıstaki statuko "ateşkes" 'tir. yani kıbrısta hala süregelen bir savaş vardır, ancak ateşkes ilan edilmiştir.
türk siyasetinde birileri tarafından daima korunmaya çalışıldığı söylenen nosyon. işin garibi; birilerini statükoyu korumaya çalışmakla itham edenler, roller değişince statükocunun ağa babası olur çıkarlar. öyle, herkesin gizli gizli sevdiği, lakin kimsenin birlikte görülmek istemediği bir meret bu statüko denen şey.
Dotoyevski, devlet aleyhine düzenlenen bir eyleme karıştığı iddiasıyla tutuklanır, idam isteği ile yargılanır.
Hapishanede yattığı hücrede, ertesi gün verilecek kararı beklerken, gece yarısından sonra silâhlı iki asker tarafından alınır,
Ölüm kararı okunur yüzüne karşı...
Papaz günah çıkarttırır...
Gözleri bağlanmadan önce kurşuna dizileceği direk ve ellerinde tüfekleriyle askerleri görür,
Ellerindeki kelepçenin çıkarıldığını fakat bu kez bir direğe bağlandığını hisseder,
Henüz 28 yaşındadır (yıl: 1849),
Titreyen bedeni ve ruhu ölüm korkusunu yaşamaktadır,
Her an "Ateş" emri verilecek, askerlerin tüfeklerinden fırlayacak kurşunlarla bedeni delik deşik olacaktır...
işte o anda bir çift elin gözlerine uzandığını ve sıcak bir nefesi yüzünde hisseder,
Soğuk terler boşanır bedeninden.
Gözlerini örten bez çekilip alındığında, yılan gibi tıslayan bir subayın, ölü balığı andıran bakışlarını ve gülümsemeye çalışan gözlerini görür.
"idam edilmeyeceksin Fyodor Mihayloviç Dostoyevski. Mahkeme seni 8 yıl hapisle cezalandırdı, Yüce Çarımız ise cezanı 4 yıla indirdi."
Sessizce bu söylenenleri dinleyen Dostoyevski'nin gözleri "peki neden?" der gibi merak ve biraz da kuşku ile bakmaktadır.
"Çünkü" der subay, "Çünkü sana ölüm korkusunu yaşatarak seni korkutmak istedik. Umarız bundan sonra Yüce Çar'ımıza karşı gelmezsin".
Ve bir daha Çar'a hiç karşı gelmedi Dostoyevski...
Hapishanede yattığı hücrede, ertesi gün verilecek kararı beklerken, gece yarısından sonra silâhlı iki asker tarafından alınır,
Ölüm kararı okunur yüzüne karşı...
Papaz günah çıkarttırır...
Gözleri bağlanmadan önce kurşuna dizileceği direk ve ellerinde tüfekleriyle askerleri görür,
Ellerindeki kelepçenin çıkarıldığını fakat bu kez bir direğe bağlandığını hisseder,
Henüz 28 yaşındadır (yıl: 1849),
Titreyen bedeni ve ruhu ölüm korkusunu yaşamaktadır,
Her an "Ateş" emri verilecek, askerlerin tüfeklerinden fırlayacak kurşunlarla bedeni delik deşik olacaktır...
işte o anda bir çift elin gözlerine uzandığını ve sıcak bir nefesi yüzünde hisseder,
Soğuk terler boşanır bedeninden.
Gözlerini örten bez çekilip alındığında, yılan gibi tıslayan bir subayın, ölü balığı andıran bakışlarını ve gülümsemeye çalışan gözlerini görür.
"idam edilmeyeceksin Fyodor Mihayloviç Dostoyevski. Mahkeme seni 8 yıl hapisle cezalandırdı, Yüce Çarımız ise cezanı 4 yıla indirdi."
Sessizce bu söylenenleri dinleyen Dostoyevski'nin gözleri "peki neden?" der gibi merak ve biraz da kuşku ile bakmaktadır.
"Çünkü" der subay, "Çünkü sana ölüm korkusunu yaşatarak seni korkutmak istedik. Umarız bundan sonra Yüce Çar'ımıza karşı gelmezsin".
Ve bir daha Çar'a hiç karşı gelmedi Dostoyevski...
(bkz: deniz baykal)
her yeni şeyden rahatsız olmasından anladım. her yeni şeye muhalefet olmasından.
her yeni şeyden rahatsız olmasından anladım. her yeni şeye muhalefet olmasından.
son zamanlarda akp'li tosuncukların nefes almak yerine söylediği söz.
sorsan, anlat desen ne anlamını, ne geçmişini bilir ama tayyip efendi bi kere söyledi ya artık onlar sonsuza kadar kullanırlar.
ne zaman geçmişe ve bu ülkenin değerlerine bok atmak isteseler hemen statüko diye papağan gibi kitlenirler.
sorsan, anlat desen ne anlamını, ne geçmişini bilir ama tayyip efendi bi kere söyledi ya artık onlar sonsuza kadar kullanırlar.
ne zaman geçmişe ve bu ülkenin değerlerine bok atmak isteseler hemen statüko diye papağan gibi kitlenirler.
dağdaki çobanla oyunun eşit olmaması gerektiği savunan zihniyet.
türkiye'deki baş savunucusu ve yılmaz bekçisi için (bkz: cumhuriyet halk partisi)
türkiye de anlamını bilmeyenlerin sıkça kullandığı laf. genelliklede statükocular başkalarına statükocu derler ama anlamı nedir bilmezler. anlamı bir değeri korumadır yani diğer anlamı muhafazakarlıktır. statüko eşittir muhafazakarlık yani. peki niye muhafazakarlar hep başkaları için bunu kullanıyor çok garip.
(bkz: status quo)
cumhuriyete karşı olanlar tarafından cumhuriyeti korumak isteyenleri suçlamada kullandıkları kelime. statüko latincede şimdiki durum anlamına gelmektedir. eğer 28 şubat dönemiyle ilgili konuşuluyorsa o statüko yani o dönemde geçerli olan durum bitti, şimdi 2002'den beri süren ve muhafazakarlaşmanın hızla arttığı * bir dönem var. artık statüko budur ve bu konuşulmalıdır. ben de bu statükoya karşıyım.
sanki statükosu olmayan devlet varmış gibi bazı şakirtlerin adeta küfür olarak kullandığı sözcük.
(bkz: sıkılhan)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar