bugün

/141
sabahın 3 ünde cama çıkıp içmesi apayrı bir zevk olan hede. üşürsünüz, hatta üşümek ne kelime; resmen titrersiniz o soğukta. ama dışarıyı seyrederek içtiğiniz sigara ısıtır içinizi. abuk subuk şeyler düşünürsünüz.
zevkle içilesice.
jean paul belmondonun a bout de souffle(son nefeste) filmini izledikten sonra hayatımdaki değer listesinde en üst sıralara tırmanan ve ''kesinlikle bırakıyorum bıraktım bırakıcam'' lagalugasıyapılmayacak eşsiz madde.
insanı sırtından vuran kahpe sevgilidir.
alt devresi olmaktan keyif aldığım yüce şahsiyet. az biraz deli. Allah başımızdan eksik etmesin.
besinci nesil misyonunun farkinda yazar.
olmazsa olmazım, seviyorum ulan !
sevilip sayılan bi insanın ciddi sonuçlar doğurabilecek akciğer rahatsızlığına rağmen sigarayı temelli bırakmamasıyla benim şu an baya dayanamadığım bi merettir kendisi.
akciğer kanseri denilen şerefsiz ve en çok yaygın kanser türünün (Tüm kanser türleri için görülme oranı % 34) başlıca sebebidir. 1920 lere kadar çok az sayıda olan akciğer kanseri sayısı, bu zamandan sonraki sigara tüketimine bağlı olarak ivme kazanmış ve de günümüzde en yaygın kanser türü olarak insanlığın başına bela olmuştur. bu akciğer kanseri denilen illet öyle bir şeydir ki erken teşhisi nerdeyse imkansızdır zira kanser ciğerin tamamını ele geçirene kadar hiç bir belirti göstermez. ya kemiklere atıp orada ağrı yaratacak ve öyle teşhis edilecek ya da nefes darlığı nedeniyle hastaneye başvurulup acı sonuç öğrenilecektir. ikisinde de durum hiç farketmemektedir çünkü bu aşamaya gelmiş akciğer kanseri artık 4. evredir ve yapılabilecek hemen hiç bir şey kalmamıştır. hasta şanslıysa kısa sürede acısı, ağrısı az bir şekilde yaşama veda eder. değilse türlü çeşit arazlarla ve bu everye göre nispeten uzun sayılabilecek 6 ay gibi bir süre zarfında binbir türlü acıyla hayatını kaybeder.
biliyorum buradan yazmam bir işe yaramayacak ama sigara içmeyin. her sigara içen bu illete yakalanmıyor ama yakalananı da öyle hallere sokuyor ki çok kısa süre içinde... neyse anlatmak ie yaramaz; görmek, o çökertici anlara şahit olmak lazım ki bunu düşmanımın bile tatmasını istemem.
dunya sigarayı bırakma gunu'nde (bugun) sol frame'de bolca gordugumuz zehir.
ya$am kaynaği.
televizyonda gösterildiğinde önüne buzlu cam koyulan hede. * * *
her gün aynı saatte bitiyorsa günde bir paket içiyorsunuz demektir. uzun uzun hesapladım dostum, hani emeğe saygı.
şebnem ferah'ı sevmek için nedendir.

aslında ben de isterim düşünmeden konuşmayı
küçük bir oyun içinde önemli kişi olmayı
her olayın sonucunda bir bahane bulunup içilen, böylece bağımlı olmasanız bile, sizi kendine bağlama olasalığı daha da yükselen şerefsiz. evet, şerefsiz.
her erkeğin yaptığı: "ağzında uzun bir şey var" nihahahahaha esprisine tek konu ol(a)mayan nesne. işlerine gelmiyor tabi tiryakilerin.

editto: eksile eksile, yeterki bırak şu sigarayı.
sağlığa zararlı olan ve türkiye'de kapalı yerlerde yasaklanan ama halen bu yasaklara uymayan insanların içtiği zehirli bir tütün topluluğu...
hep kaçamak içilen.
zarari yararindan cok daha fazla olan sey ama vazgecemiyoruz iste.
ask gibi.
içen şahsiyete göre bırakması son derece zor, içmeyene göre (bkz: ben) ise bırakamamanın tamamen iradesizlik olduğunu düşündüren saçma salak birşey.
zıtar bucuks* tespitleri hoş yazar.
entellektüel görünmek isteyenlerin mecburen içmek zorunda kaldıkları nesne. yıllarca "sigara da ne? içmem olm ben mal mıyım?" diyen birisi entellektüel görünme amacıyla camel sigarası içiyorsa siz de bu satırları rahatça yazabiliyorusunuz. şahsen hiç zorlanmadım.
özellikle yolda yürürken önünüzdeki şahsı muhterem tütürüyorsa ve rüzgarda sizden yöne esiyorsa, adamın/kadının kendini zehirlemesine ortak olmak zorunda kaldığınız ve iğrendiğim durum.
kendimi bildim bileli, sigara içilen bir evde büyümüş olmamdan dolayı, kokusundan, görüntüsünden nefret ettiğim ve hiç içmediğim tütünsel çıbık.
yazilarinda cok fazla tespitte bulunan fakat hic bos olmayan yazilarini * okumaktan keyif aldigim yazar.
Başladığın anda dönülmeyecek bir yolda olduğunu zor farkettiğin meret..
© copyright 2005 - 2026