bugün
- arda güler10
- atatürk ün hataları8
- jaws filmindeki sikko balik16
- yetkisi alınan yetkili8
- iltica20
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak6
- yemene asker gönderilme meselesi5
- hintliler zenci midir3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı4
- asansörde konuşmama kuralı4
- irana gelin gitmek4
- oktay saral7
- şirketlere çöküp niye para gelmiyor diye ağlamak2
- anthropic'e elvis presley davası2
- yunanistan'ın savunma bütçesini 5 kat artırması3
- sözlüğü kurtaracak tek yazar2
- moralin çok bozuk olması6
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- ritmik cimnastik yarışması2
- evlenmek4
- sözlüğün kralı8
- gammaz çetesini çökerten yazar2
- sabah 05 00 06 00 arası sex2
- yaşlıların folklifte portif demesi9
- yalnız yaşamak6
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar3
- fetöcü ünlüler3
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak12
- sabahları americano içmeyince gerilen adam2
- insan sevmemek4
- sabahın köründe arayıp uyuyor muydun diyen tip3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- rakı içen kadına hayran olan lavuk3
- fon vurgunu49
- betray me7
- doğru don seçimi4
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- aç uyumak10
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- nev ölmüş başımız sağ olsun3
- sevgi vs aşk9
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi5
- kabine'nin beştepe de toplanması3
- metamfetamin7
- forma7
- salçalı makarna10
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
yeni nesil yazarlardan. hoşgelmiş. koştursun efenim sözlükte.*
ayrıca (#7429327) numaralı entrysi ile beni gece gece sesli güldürmeyi başarabilmiş, oda arkadaşlarımın uyanmasına sebebiyet vermiştir. canı sağolsun. *
ayrıca (#7429327) numaralı entrysi ile beni gece gece sesli güldürmeyi başarabilmiş, oda arkadaşlarımın uyanmasına sebebiyet vermiştir. canı sağolsun. *
(bkz: hermann hesse)
hoşgelmiş. döndürsün uludağ çarkını sayın 7.nesil.
iyi bir insanmış. ama boyozu bilmiyosun be arkadaş.gel abim yedirsin sana*
seviyorum ben bu adamı, yazılarını. iyisin dipçik gibisin.
sayesinde çaylakla yazarlık arasında mekik dokuduğum çok bilmiş yazar.
hiçbir şekilde tanımamama rağmen yazdıklarını çok mantıklı bulduğum, popüler olmasını istediğim yazardır. Ekşimemiş ince esprili nesildaşım.**
(bkz: tanımamama)
(bkz: tanımamama)
(#7665107) bana ayarın alasını veren yazar. tebriklerimi fışkırtmak istiyorum.
hoş sohbet insan. aynı zamanda hoşgelen yazar.
uzun zamandır yazmayan yazar. resmen özledim yazdıklarını.
iyi tespitlerde bulunuyor sanki kaşar falan dikkatimi çekti. *
Hikmetini ve içyüzünü öğrenmek istediğim şey, Ben'di.
Kurtulmak, alt etmek istediğim şey Ben'di. Ama alt edemedim, sadece yanılttım, sadece kaçtım ondan, sadece saklanıp gizlendim. Doğrusu, dünyada benim bu Ben'im kadar, bu yaşıyor olduğum, başkaları gibi ve başkalarından ayrı biri olduğum, Siddhartha olduğum bilmecesi kadar kafamı başka hiçbir şey kurcalamadı. Ve dünyada kendim kadar az bildiğim başka hiçbir şey yok. Ben'in bana böylesine yabancı, böylesine bilinmez kalışı bir nedenden, bir tek nedenden kaynaklanıyor: kendimden korkuyordum çünkü kendimden kaçıyordum! Atmanı, yaşamı, tanrısalı, o en son nesneyi ele geçirmek istiyordum. Ama bunu yaparken kendi kendimden oldum. Bundan böyle kendimi öldürüp, kendimi parçalara ayırıp da yıkıntılarn ardında bir giz aramaya kalkmayacağım. Bundan böyle kendi kendime öğretmenlik yapacak, kendi kendimi tanımaya, Siddhartha'nın gizinin tanıyıp öğrenmeye çalışacağım..
Amaç ve öz nesnelerin arasında bir yerde değil, onların içinde, herşeydedir.. Anlamını çıkarmak istediği bir yazıyı okuyan biri, işaretleri ve harfleri küçümsemez; yanılsama, rastlantı ve değersiz bir kabuk diye bakmayıp okur, inceler ve sever onları, her harf karşısında böyle davranır. Oysa dünya kitabını ve kendi varlığımın kitabını okumak isteyen ben ne yaptım, önceden varsaydığım bir anlam uğruna işaretleri ve harfleri hor gördüm, görüngüler dünyasına yanılsama dedim, kendi gözümü ve kendi dilimi nasılsa var olmuş değersiz nesneler saydım. Artık uyandım, ancak bugün açtım dünyaya gözlerimi..
(bkz: hermann hesse)
Kurtulmak, alt etmek istediğim şey Ben'di. Ama alt edemedim, sadece yanılttım, sadece kaçtım ondan, sadece saklanıp gizlendim. Doğrusu, dünyada benim bu Ben'im kadar, bu yaşıyor olduğum, başkaları gibi ve başkalarından ayrı biri olduğum, Siddhartha olduğum bilmecesi kadar kafamı başka hiçbir şey kurcalamadı. Ve dünyada kendim kadar az bildiğim başka hiçbir şey yok. Ben'in bana böylesine yabancı, böylesine bilinmez kalışı bir nedenden, bir tek nedenden kaynaklanıyor: kendimden korkuyordum çünkü kendimden kaçıyordum! Atmanı, yaşamı, tanrısalı, o en son nesneyi ele geçirmek istiyordum. Ama bunu yaparken kendi kendimden oldum. Bundan böyle kendimi öldürüp, kendimi parçalara ayırıp da yıkıntılarn ardında bir giz aramaya kalkmayacağım. Bundan böyle kendi kendime öğretmenlik yapacak, kendi kendimi tanımaya, Siddhartha'nın gizinin tanıyıp öğrenmeye çalışacağım..
Amaç ve öz nesnelerin arasında bir yerde değil, onların içinde, herşeydedir.. Anlamını çıkarmak istediği bir yazıyı okuyan biri, işaretleri ve harfleri küçümsemez; yanılsama, rastlantı ve değersiz bir kabuk diye bakmayıp okur, inceler ve sever onları, her harf karşısında böyle davranır. Oysa dünya kitabını ve kendi varlığımın kitabını okumak isteyen ben ne yaptım, önceden varsaydığım bir anlam uğruna işaretleri ve harfleri hor gördüm, görüngüler dünyasına yanılsama dedim, kendi gözümü ve kendi dilimi nasılsa var olmuş değersiz nesneler saydım. Artık uyandım, ancak bugün açtım dünyaya gözlerimi..
(bkz: hermann hesse)
siddhartha, giysisini yolda rastladığı yoksul bir brahmana verdi. kendisi edep yerini örten bir bez parçası ve haki renkte dikişsiz bir üstlükle kaldı. günde yalnız bir öğün yemek yiyor, pişmiş şeyleri hiç ağzına koymuyordu. on beş gün oruç tuttu bir defasında, bir defasında da yirmi sekiz gün.kalçalarındaki et eriyip bitti. büyümüş gözleri sıcak düşlerle yandı, tutuştu, kuruyup incelmiş parmaklarında tırnakları iyice uzadı ve çenesini çalı gibi bakımsız bir sakal kapladı. bakışları buz gibi soğudu kadınlarla karşılaştıkça; şık giyimli insanlarla dolu bir kentten geçerken ağzı küçümsemeyle büzüldü.tacirlerin ticaretle uğraştığını, prenslerin avlanmaya gittiğini, yaslıların ağlayıp sızlayarak ölülerin yasını tuttuğunu, fahişelerin gelip geçenlere kendilerini peşkeş çektiğini, hekimlerin hasta tedavisi ile uğraştığını, rahiplerin ekin ekilecek günü saptadığını, sevgililerin seviştiğini, annelerin çocuklarını emzirdiğini gördü, ama bütün bunlar gözlerinin bakışına değmeyecek şeylerdi. hepsi yalan söylüyordu, hepsi pis pis kokuyor, yalan dolan kokuyor hepsi, hepsi soyluluk, mutluluk ve güzellik bağışlayan şeylermiş gibi sahte bir izlenim uyandırmaya çalışıyordu, ama her şey gerçekte çürüyüp kokuşmaydı yalnızca. dünyanın acı bir tadı vardı. eziyetti yaşamak...
bir hedef bulunuyordu siddhartha'nın önünde, tek bir hedef: arınmış olmak, susamalardan arınmış, istemelerden arınmış, düşlerden, sevinçlerden, acılardan arınmış. ölerek kendinden kurtulmak, ben olmaktan çıkmak, boşalmış bir yürekle dinginliğe kavuşmak, benliksiz düşünmelerle mucizelere kapıları açmak, işte buydu onun hedefi. ben tümüyle saf dışı bırakılıp öldürüldü mü, gönüldeki tüm tutku ve dürtülerin sesleri kısıldı mı, işte o zaman gözlerini açacaktı en son şey, varlıktaki artık '' ben '' olmayan öz, o büyük giz...* *
bir hedef bulunuyordu siddhartha'nın önünde, tek bir hedef: arınmış olmak, susamalardan arınmış, istemelerden arınmış, düşlerden, sevinçlerden, acılardan arınmış. ölerek kendinden kurtulmak, ben olmaktan çıkmak, boşalmış bir yürekle dinginliğe kavuşmak, benliksiz düşünmelerle mucizelere kapıları açmak, işte buydu onun hedefi. ben tümüyle saf dışı bırakılıp öldürüldü mü, gönüldeki tüm tutku ve dürtülerin sesleri kısıldı mı, işte o zaman gözlerini açacaktı en son şey, varlıktaki artık '' ben '' olmayan öz, o büyük giz...* *
Ev arkadaşı olunası yazardır. (bkz: fatma karısının suçu ne)
bu yazarımızın nickini her gördüğümde "siddartha da ankaralım sidaaaaartha" diye söylemeye başlıyorum. niye böyle bir şey yapıyorum bilmiyorum. kendisini de tanımıyorum. refleks gibi bişey oldu lan. durduramıyorum.
bu yazarımızın nickini her gördüğümde fatih ürek şarkılarını söylemeye başlıyorum. niye böyle bir şey yapıyorum bilmiyorum. kendisini de tanıyorum. refleks gibi bir şey de olmadı lan. isteyince durduruyorum.
tarihinde destan yazamamış, devlet kuramamış, millet olamamış etniğine tarihe gerçeklerle yüklenildiğine dayanamayıp baştan aşağı türk ırkına hakaret olan şu entrysini yazmış tosun. (#10394562)
türk tarihinin türkçülerden iyi bildiğini sanıp bir de ''osmanlı türk döğüldü1!!'' ayaklarına girişmş hemen. ulan biz bir osmanlı'mıyız? sen en fazla türk devletinde paşa olurken türkler mısır'dan sibirya'ya, orta asya'dan viyana'ya hakimdi.
türk tarihinin türkçülerden iyi bildiğini sanıp bir de ''osmanlı türk döğüldü1!!'' ayaklarına girişmş hemen. ulan biz bir osmanlı'mıyız? sen en fazla türk devletinde paşa olurken türkler mısır'dan sibirya'ya, orta asya'dan viyana'ya hakimdi.
Tanımam etmem ama lafı gediğine bir swf ile atmış hala gülüyorum :D
hayata karşı öfkesi olan ama tebessüm eden yazar.
yazılarını yazıcıdan çıkartıp odama astığım yazar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar