bugün
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz22
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- benkimki9
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri25
- islamda namaz yoktur4
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım10
- 150 200 bin liralık kombinle gezmek2
- türkiye8
- gocu29
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri11
- sözlüğün en yakışıklı erkek listesi6
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- ilerde geçmişe yolculuk yapabileceğimiz2
- sinirlenince yaptığınız şeyler8
- seküler değerlerden ölesiye korkan seyyid kutub3
- psikolojik danışmanlık ve rehberlik3
- anın fotoğrafı6
- yaşar dinleyen erkek8
- bir dönem popüler olan bölümler2
- humus3
- tuğralı doblo3
- apo ak partiden aday olsa ne olur2
- avm gezme kültürü7
- seyyid kutub4
- gocu kaç yaşında7
- beşiktaş9
- ince belli kızlar bakar mısınız6
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- mit'e girmek için gereken şartlar sıralı tam liste2
- günün en güzel kızı3
- 11 eylül 2026 beşiktaş erzurumspor maçı5
- kendin gibi biriyle olmak4
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- yaşlandıkça ölüme yaklaşmak5
- dedem abdülhamid gah gah2
- futbol3
- süper lig2
- göbeklitepe de dikilen ilk sütunlar4
- güne bir şarkı bırak5
- ezginin günlüğü açıp tek başına uzun yola çıkmak6
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- ak partililerin apoya villa yaptırması3
- kahvaltı9
- tabağındaki yemeği bitiremeyen erkek5
- sevilmek3
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak6
- ekonomi2
- mazot 100 tl olacak2
- nakit para taşımamak4
- boyumun 2 cm kısalması22
gönül birini seviyorsa, gurbette gibidir başka birinin yanında, nasıl başkaysa dağı, taşı memleketinin, başkadır işte kaşı, gözü sevdiğinin. el, eldir sana, ne kadar yanaşmaya çalışırsan çalış nafile. gurbet herzaman gurbet. ya yeniden doğmalısın o topraklarda, ya unutmalısın memleket kokusunu. ya yabancı sevgi sürmelisin bir ömür. ya da sevdiğine varmalı, sımsıkı sarmalısın onu. gibi şiirler söyleten o sıcak duygu. çıkılmaz dar sokak.
aşkın biraz daha sade halidir.
sevgilisi ona kızmasın diye facede etiketlendiği iletileri,kendisi hakkında sorulan ve cevaplanan sözleri apar topar silmektir.
kendine işkence etmenin en fiyakalı yolu!
ya da keçiboynuzu çiğnemek gibi, az biraz tat için onca işkence hayata...
ya da keçiboynuzu çiğnemek gibi, az biraz tat için onca işkence hayata...
insanın kendine yakışanı giymesidir.
sevilen karşı cinsse içi boştur. fakat başka birseyi nesneyi objeyi canlıyı cansızı v.s sevmek ise çok güzel bir duygudur sonu yoktur.
efendi'nin olric'e sorduğu bir soruydu bu. Cevabı unuttum.
Tanım: sevmek; 2 hece, 6 harften oluşan bir kelimedir. evet bu kadar da yüzeysel bir insanım.
Tanım: sevmek; 2 hece, 6 harften oluşan bir kelimedir. evet bu kadar da yüzeysel bir insanım.
sikilmektir azizim. sikeni pek severler seveni de hep sikerler.
"bir kez bile sevmek, sevgilinin varolduğu konusunda ayak diremek demektir; onsuz bir evren bulunabileceği olasılığını yadsımak demektir. sevmek, sevilen şeye sonu gelmez bir çabayla canlılık katma, onu yaratma, isteyerek koruma eylemidir."
(bkz: jose ortega y gasset)
(bkz: jose ortega y gasset)
bir gün,
neden beni sevmiyorsun? dedi.
ben de,
sevmek güzel iş be gülüm ama benim dünyamda güzellik yok ki dedim.
sonra beni daha çok sevdi!
neden beni sevmiyorsun? dedi.
ben de,
sevmek güzel iş be gülüm ama benim dünyamda güzellik yok ki dedim.
sonra beni daha çok sevdi!
sevmek cok kolay, ayrilmak daha bir yurek ister.
tensel temastır, sevmenin pivot noktası kurcalamaktır, sevmek tokunmaktır!
kimi zaman rezilce korkuludur,
insan bir akşamüstü ansızın yorulur.
insan bir akşamüstü ansızın yorulur.
kusursuz değildir hiçbir zaman. yanında akıl almaz entrikalar, zaman zaman kaybetme korkusuyla söylenen yalanlarla kendisine olan inancını yitirebilir insan.
tek başına yeterli değildir. fedakarlıkla, saygıyla harmanlandığı zaman değer kazanır. kaybetmek değildir, asla. kazanmaktır ama geçici bir yenilgidir bazen de. bir fısıltı değildir derin sevgiler, yangın ortasında kalmış bir insanın avaz avaz bağırışı gibi can yakar, yıkar geçer adeta.
tek başına yeterli değildir. fedakarlıkla, saygıyla harmanlandığı zaman değer kazanır. kaybetmek değildir, asla. kazanmaktır ama geçici bir yenilgidir bazen de. bir fısıltı değildir derin sevgiler, yangın ortasında kalmış bir insanın avaz avaz bağırışı gibi can yakar, yıkar geçer adeta.
elinizde olmayandır. hele erkekseniz kontrolünüzün en kayıp olduğu, en savunmasız halinizdir. yılanın avını yutarkenki hali neyse sevmek hali de odur işte.
başıma ne geldiyse bu mastarlı fiil yüzünden gelmiştir. bana her sevmek bir alt üst oluş, yeni bir dünya kuruş olmuştur.
bu defa alt üst olmuşum da yenisini kurmak pek mümkün görünmüyor. insan sevmek yüzünden ölmek ister mi? ben sevmekten artık yaşamayı unuttum. yaşamı reddediyorum.
böyle bir sevmek görülmemiştir. nice sevmeler, ben sevmelerde onlar hep gitmelerde.
gitti...
ve ben nur topu gibi bir sevmek'le kalakaldım öylece.
bu o derken, sonunda derken, tanrım bu ne lütuf derken...
sevmek...
artık yok bende. olamaz. ne zaman sevsem bir şeyler gitti. parça parça edildim, yağmalandım, eksildim.
artık yok sevmek...
verecek bir şey de kalmadı.
sessizce gelip giderken ne varsa götürdüler benden.
ölmek zamanı.
başıma ne geldiyse bu mastarlı fiil yüzünden gelmiştir. bana her sevmek bir alt üst oluş, yeni bir dünya kuruş olmuştur.
bu defa alt üst olmuşum da yenisini kurmak pek mümkün görünmüyor. insan sevmek yüzünden ölmek ister mi? ben sevmekten artık yaşamayı unuttum. yaşamı reddediyorum.
böyle bir sevmek görülmemiştir. nice sevmeler, ben sevmelerde onlar hep gitmelerde.
gitti...
ve ben nur topu gibi bir sevmek'le kalakaldım öylece.
bu o derken, sonunda derken, tanrım bu ne lütuf derken...
sevmek...
artık yok bende. olamaz. ne zaman sevsem bir şeyler gitti. parça parça edildim, yağmalandım, eksildim.
artık yok sevmek...
verecek bir şey de kalmadı.
sessizce gelip giderken ne varsa götürdüler benden.
ölmek zamanı.
bazen kalbinin ritmini değiştirirken bazen de kocaman bir yük olur sevmek, en çok ihtiyacın olan parçanın,kalbinin üzerinde.
haklıydı sanırım. hep haklıydı. insanın kendisine yaptığını yedi düvel birleşse yapamazmış o insana. yine en büyük kötülüğü ben yaptım kendime.
kaçtıklarıma koştum. durdurmak istedim kendimi inan çok istedim.istedim ki bi kenara bırakıyım güzleri, bahar gelsin. geriye dönmeyi hiç istemedi aklım ama kalbimi susturamadım zaman zaman.
Kaç bin tane antideprasan içmek gerekir bu işkenceyi sonlandırmak için? ya da kaç insanın canının acıması gerekir canının acıdığını unutman için.
hayatını sil baştan inşa edecek, yeni hayaller kuracak gücü kendinde bulabilen insanın bazen "sevdiğini" değiştirecek gücü olamayabilirmiş. ya da değişmesin diye elinden geleni yapabilirmiş farkında olmadan. kendine minik yalanlar söyleyerek, kendine yalan söylerken bu yalanları dillendirerek,dillendirdikçe kalbi temiz, ruhu temiz adamı da bunlara inandırarak. kandırmak? hangi ara böylesine değiştim ben. hangi ara güler geçer oldum acımasız insanlara.
o sihirli cümle... duymak iyi gelir dediğim ama beni alıp hızla duvara çarpan o cümlenin fiili sevmek. ama öznesi yok. olsun diye dualar ettim, ama yok...
ilk kez hak etmedim onun için de sahibi değilim. "zaman akıp giderken geç kalma istedim. bekleyeni hatırlatsın istedim. hiçbir şey hatırlatmasa bile sana kalbin kadar, elin kadar yakın olıyım istedim..." ben bunun sahibi değilim ki,olamıyorum. gördüğüm minicik bebeğin minicik elleri hala başka şeyler hatırlatırken hiçbir şeyin sahibi olamıyorum ben.
o dev cümlenin sahibi de değilim. sahibi olmam istendi benden, en azından denemem istendi. ben de istedim. denedim. ama başaramadım. hak edemedim ruhu temiz adamı. oysa ki hoşgeldin derken çok ümitliydim. hayattan, kendimden,senden, sevmekten. "sevmesen bile sevilmen yeter" dedi biri, inanmak istedim. birinin "şansı" olacaktım ya hani senin şansın olabilmeyi istedim. ya da sadece istediğimi sandım, inandığıma inanmak istedim.
insan sevdiğine dokunmak istemez mi? dokunamıyorum. görmek istemez mi insan? hadi göriyim diye sabırsızlanmıyorum. telefonu çalınca heyecanlanmaz mı hiç? çoğu zaman cevap vermek istemiyorum. öyleyse sevemiyorum. öyleyse hak etmiyorum,sahibi değilim sevginin.
benim giden ömrümle birlikte senin ömrün de gitmesin.köşemde yalnız oturmam gerek benim biraz daha. kalbimin üzerindeki ağırlık o kadar çok ki seninle paylaşmaya kıyamıyorum, senin de kalbin acısın istemiyorum. "sevmek" kelimesi çok az insana bu kadar çok yakışır onun için hep seninle olsun sevgi. yine gülümse sen hep gülümse, benim gülümsememi bekleme. hiç değişme sen hiç, benim gördüğüm sevgilerdeki gibi sahte olmasın sevgilerin ben sahte sevgiler buldum sevgime karşılık ama senin sevgilerin hep böyle gerçek kalsın.
haklıydı sanırım. hep haklıydı. insanın kendisine yaptığını yedi düvel birleşse yapamazmış o insana. yine en büyük kötülüğü ben yaptım kendime.
kaçtıklarıma koştum. durdurmak istedim kendimi inan çok istedim.istedim ki bi kenara bırakıyım güzleri, bahar gelsin. geriye dönmeyi hiç istemedi aklım ama kalbimi susturamadım zaman zaman.
Kaç bin tane antideprasan içmek gerekir bu işkenceyi sonlandırmak için? ya da kaç insanın canının acıması gerekir canının acıdığını unutman için.
hayatını sil baştan inşa edecek, yeni hayaller kuracak gücü kendinde bulabilen insanın bazen "sevdiğini" değiştirecek gücü olamayabilirmiş. ya da değişmesin diye elinden geleni yapabilirmiş farkında olmadan. kendine minik yalanlar söyleyerek, kendine yalan söylerken bu yalanları dillendirerek,dillendirdikçe kalbi temiz, ruhu temiz adamı da bunlara inandırarak. kandırmak? hangi ara böylesine değiştim ben. hangi ara güler geçer oldum acımasız insanlara.
o sihirli cümle... duymak iyi gelir dediğim ama beni alıp hızla duvara çarpan o cümlenin fiili sevmek. ama öznesi yok. olsun diye dualar ettim, ama yok...
ilk kez hak etmedim onun için de sahibi değilim. "zaman akıp giderken geç kalma istedim. bekleyeni hatırlatsın istedim. hiçbir şey hatırlatmasa bile sana kalbin kadar, elin kadar yakın olıyım istedim..." ben bunun sahibi değilim ki,olamıyorum. gördüğüm minicik bebeğin minicik elleri hala başka şeyler hatırlatırken hiçbir şeyin sahibi olamıyorum ben.
o dev cümlenin sahibi de değilim. sahibi olmam istendi benden, en azından denemem istendi. ben de istedim. denedim. ama başaramadım. hak edemedim ruhu temiz adamı. oysa ki hoşgeldin derken çok ümitliydim. hayattan, kendimden,senden, sevmekten. "sevmesen bile sevilmen yeter" dedi biri, inanmak istedim. birinin "şansı" olacaktım ya hani senin şansın olabilmeyi istedim. ya da sadece istediğimi sandım, inandığıma inanmak istedim.
insan sevdiğine dokunmak istemez mi? dokunamıyorum. görmek istemez mi insan? hadi göriyim diye sabırsızlanmıyorum. telefonu çalınca heyecanlanmaz mı hiç? çoğu zaman cevap vermek istemiyorum. öyleyse sevemiyorum. öyleyse hak etmiyorum,sahibi değilim sevginin.
benim giden ömrümle birlikte senin ömrün de gitmesin.köşemde yalnız oturmam gerek benim biraz daha. kalbimin üzerindeki ağırlık o kadar çok ki seninle paylaşmaya kıyamıyorum, senin de kalbin acısın istemiyorum. "sevmek" kelimesi çok az insana bu kadar çok yakışır onun için hep seninle olsun sevgi. yine gülümse sen hep gülümse, benim gülümsememi bekleme. hiç değişme sen hiç, benim gördüğüm sevgilerdeki gibi sahte olmasın sevgilerin ben sahte sevgiler buldum sevgime karşılık ama senin sevgilerin hep böyle gerçek kalsın.
sevilmek ve aşk ile karşılık bulmadığı sürece sadece zaman kaybı. bırakınız sarılıp ' askooooom ' desinler, sadece mp3' ün pili bitmesin yeter.
"ey gönül ! mecnun olup sevmekten korkma... her leyla'yı unutturacak bir çöl vardır mutlaka..."
mevlana
mevlana
sevilmenin ön koşulu. sev ki sevilesin gibi birşey işte.
bin defa ölmek bazen..
sevmememektir.
"seni sevmek mor denizlerdi biraz
ne kadar gidilse bir o kadar bitmeyen
umutlar ve yıkılmalar ardında direnilen
seni sevmek mevsimler içinde en güzel yaz
seni sevmek yaşamanın aşılmaz büyüklüğü
seni sevmek kan dolu yüzyılları korkutan
ve sığınıp ılık kıyı kentlerine biraz akşam
seni sevmek çocukların düşlerinde gördüğü
varılırdı daha saydam günlere isteseler
isteseler yalnızlık giremezdi evlere
seni sevmek bir kırlangıç olacak bekleseler
ve uçacak durmadan adasız denizlere
kim bulacak cam kırığı gözlerinde sevgimi
sonra yalnız kalmak gibi yoksulca uğuldayan
bütün okyanusların baş eğdiği tek kaptan
sana verdim geç diye bütün denizlerimi"
der afşar timuçin...
ne kadar gidilse bir o kadar bitmeyen
umutlar ve yıkılmalar ardında direnilen
seni sevmek mevsimler içinde en güzel yaz
seni sevmek yaşamanın aşılmaz büyüklüğü
seni sevmek kan dolu yüzyılları korkutan
ve sığınıp ılık kıyı kentlerine biraz akşam
seni sevmek çocukların düşlerinde gördüğü
varılırdı daha saydam günlere isteseler
isteseler yalnızlık giremezdi evlere
seni sevmek bir kırlangıç olacak bekleseler
ve uçacak durmadan adasız denizlere
kim bulacak cam kırığı gözlerinde sevgimi
sonra yalnız kalmak gibi yoksulca uğuldayan
bütün okyanusların baş eğdiği tek kaptan
sana verdim geç diye bütün denizlerimi"
der afşar timuçin...
sevmek birini en içten, için titriyerek sevmek hâlâ masumiyetin var olduğunun göstergesidir...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar