bugün
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak15
- en lezzetli balık12
- mutlu günleri beklemek15
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı9
- sözlük kızlarının çorapları11
- yeni evli çift aktiviteleri12
- vajinaya dil atmak16
- nervio'ya evlenme teklif etmek30
- sözlüğe hareket getirecek şey4
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- yerde para bulmak6
- nervio abla15
- gecenin şiiri3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı77
- canım anam yazılı gül dövmesi3
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar8
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz5
- kimsenin sizi sevmemesi16
- kış gelince kısa etek ince çorap modası8
- 1986 yılında miami geceleri4
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı9
- am bulup doya doya yalamak2
- mersin10
- ıspartalıları sevmemek7
- ne kadar yaşlısın4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- from gold from dust36
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- seks hikayesi yazan trajedi yazarı6
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- 2026'nın yaşayan en seksi erkeği6
- iş yerinde hırsızlığa şahit olmak3
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
- okumuş kültürlü insandan nefret eden tip6
- zirkonyum2
- sözlüğün kezban yazarı5
- yarımşar metre arayla bırakılmış kedi maması5
- sözlükten arada sırada sıkılmak4
- yarragi olan adam6
- en son ne aldınız13
- 1992 los angeles olayları2
- çinliler alevi mi5
- hatasını itiraf eden kimse3
- bartu küçükçağlayan4
- yalnız yaşamak9
- instagram da artan erotizm sebebi10
- leon the professional vs pulp fiction4
- ümit kocasakal19
(bkz: o)
gönül birini seviyorsa, gurbette gibidir başka birinin yanında, nasıl başkaysa dağı, taşı memleketinin, başkadır işte kaşı, gözü sevdiğinin. el, eldir sana, ne kadar yanaşmaya çalışırsan çalış nafile. gurbet herzaman gurbet. ya yeniden doğmalısın o topraklarda, ya unutmalısın memleket kokusunu. ya yabancı sevgi sürmelisin bir ömür. ya da sevdiğine varmalı, sımsıkı sarmalısın onu. gibi şiirler söyleten o sıcak duygu. çıkılmaz dar sokak.
aşkın biraz daha sade halidir.
sevgilisi ona kızmasın diye facede etiketlendiği iletileri,kendisi hakkında sorulan ve cevaplanan sözleri apar topar silmektir.
kendine işkence etmenin en fiyakalı yolu!
ya da keçiboynuzu çiğnemek gibi, az biraz tat için onca işkence hayata...
ya da keçiboynuzu çiğnemek gibi, az biraz tat için onca işkence hayata...
insanın kendine yakışanı giymesidir.
sevilen karşı cinsse içi boştur. fakat başka birseyi nesneyi objeyi canlıyı cansızı v.s sevmek ise çok güzel bir duygudur sonu yoktur.
efendi'nin olric'e sorduğu bir soruydu bu. Cevabı unuttum.
Tanım: sevmek; 2 hece, 6 harften oluşan bir kelimedir. evet bu kadar da yüzeysel bir insanım.
Tanım: sevmek; 2 hece, 6 harften oluşan bir kelimedir. evet bu kadar da yüzeysel bir insanım.
sikilmektir azizim. sikeni pek severler seveni de hep sikerler.
"bir kez bile sevmek, sevgilinin varolduğu konusunda ayak diremek demektir; onsuz bir evren bulunabileceği olasılığını yadsımak demektir. sevmek, sevilen şeye sonu gelmez bir çabayla canlılık katma, onu yaratma, isteyerek koruma eylemidir."
(bkz: jose ortega y gasset)
(bkz: jose ortega y gasset)
bir gün,
neden beni sevmiyorsun? dedi.
ben de,
sevmek güzel iş be gülüm ama benim dünyamda güzellik yok ki dedim.
sonra beni daha çok sevdi!
neden beni sevmiyorsun? dedi.
ben de,
sevmek güzel iş be gülüm ama benim dünyamda güzellik yok ki dedim.
sonra beni daha çok sevdi!
sevmek cok kolay, ayrilmak daha bir yurek ister.
tensel temastır, sevmenin pivot noktası kurcalamaktır, sevmek tokunmaktır!
kimi zaman rezilce korkuludur,
insan bir akşamüstü ansızın yorulur.
insan bir akşamüstü ansızın yorulur.
kusursuz değildir hiçbir zaman. yanında akıl almaz entrikalar, zaman zaman kaybetme korkusuyla söylenen yalanlarla kendisine olan inancını yitirebilir insan.
tek başına yeterli değildir. fedakarlıkla, saygıyla harmanlandığı zaman değer kazanır. kaybetmek değildir, asla. kazanmaktır ama geçici bir yenilgidir bazen de. bir fısıltı değildir derin sevgiler, yangın ortasında kalmış bir insanın avaz avaz bağırışı gibi can yakar, yıkar geçer adeta.
tek başına yeterli değildir. fedakarlıkla, saygıyla harmanlandığı zaman değer kazanır. kaybetmek değildir, asla. kazanmaktır ama geçici bir yenilgidir bazen de. bir fısıltı değildir derin sevgiler, yangın ortasında kalmış bir insanın avaz avaz bağırışı gibi can yakar, yıkar geçer adeta.
elinizde olmayandır. hele erkekseniz kontrolünüzün en kayıp olduğu, en savunmasız halinizdir. yılanın avını yutarkenki hali neyse sevmek hali de odur işte.
başıma ne geldiyse bu mastarlı fiil yüzünden gelmiştir. bana her sevmek bir alt üst oluş, yeni bir dünya kuruş olmuştur.
bu defa alt üst olmuşum da yenisini kurmak pek mümkün görünmüyor. insan sevmek yüzünden ölmek ister mi? ben sevmekten artık yaşamayı unuttum. yaşamı reddediyorum.
böyle bir sevmek görülmemiştir. nice sevmeler, ben sevmelerde onlar hep gitmelerde.
gitti...
ve ben nur topu gibi bir sevmek'le kalakaldım öylece.
bu o derken, sonunda derken, tanrım bu ne lütuf derken...
sevmek...
artık yok bende. olamaz. ne zaman sevsem bir şeyler gitti. parça parça edildim, yağmalandım, eksildim.
artık yok sevmek...
verecek bir şey de kalmadı.
sessizce gelip giderken ne varsa götürdüler benden.
ölmek zamanı.
başıma ne geldiyse bu mastarlı fiil yüzünden gelmiştir. bana her sevmek bir alt üst oluş, yeni bir dünya kuruş olmuştur.
bu defa alt üst olmuşum da yenisini kurmak pek mümkün görünmüyor. insan sevmek yüzünden ölmek ister mi? ben sevmekten artık yaşamayı unuttum. yaşamı reddediyorum.
böyle bir sevmek görülmemiştir. nice sevmeler, ben sevmelerde onlar hep gitmelerde.
gitti...
ve ben nur topu gibi bir sevmek'le kalakaldım öylece.
bu o derken, sonunda derken, tanrım bu ne lütuf derken...
sevmek...
artık yok bende. olamaz. ne zaman sevsem bir şeyler gitti. parça parça edildim, yağmalandım, eksildim.
artık yok sevmek...
verecek bir şey de kalmadı.
sessizce gelip giderken ne varsa götürdüler benden.
ölmek zamanı.
bazen kalbinin ritmini değiştirirken bazen de kocaman bir yük olur sevmek, en çok ihtiyacın olan parçanın,kalbinin üzerinde.
haklıydı sanırım. hep haklıydı. insanın kendisine yaptığını yedi düvel birleşse yapamazmış o insana. yine en büyük kötülüğü ben yaptım kendime.
kaçtıklarıma koştum. durdurmak istedim kendimi inan çok istedim.istedim ki bi kenara bırakıyım güzleri, bahar gelsin. geriye dönmeyi hiç istemedi aklım ama kalbimi susturamadım zaman zaman.
Kaç bin tane antideprasan içmek gerekir bu işkenceyi sonlandırmak için? ya da kaç insanın canının acıması gerekir canının acıdığını unutman için.
hayatını sil baştan inşa edecek, yeni hayaller kuracak gücü kendinde bulabilen insanın bazen "sevdiğini" değiştirecek gücü olamayabilirmiş. ya da değişmesin diye elinden geleni yapabilirmiş farkında olmadan. kendine minik yalanlar söyleyerek, kendine yalan söylerken bu yalanları dillendirerek,dillendirdikçe kalbi temiz, ruhu temiz adamı da bunlara inandırarak. kandırmak? hangi ara böylesine değiştim ben. hangi ara güler geçer oldum acımasız insanlara.
o sihirli cümle... duymak iyi gelir dediğim ama beni alıp hızla duvara çarpan o cümlenin fiili sevmek. ama öznesi yok. olsun diye dualar ettim, ama yok...
ilk kez hak etmedim onun için de sahibi değilim. "zaman akıp giderken geç kalma istedim. bekleyeni hatırlatsın istedim. hiçbir şey hatırlatmasa bile sana kalbin kadar, elin kadar yakın olıyım istedim..." ben bunun sahibi değilim ki,olamıyorum. gördüğüm minicik bebeğin minicik elleri hala başka şeyler hatırlatırken hiçbir şeyin sahibi olamıyorum ben.
o dev cümlenin sahibi de değilim. sahibi olmam istendi benden, en azından denemem istendi. ben de istedim. denedim. ama başaramadım. hak edemedim ruhu temiz adamı. oysa ki hoşgeldin derken çok ümitliydim. hayattan, kendimden,senden, sevmekten. "sevmesen bile sevilmen yeter" dedi biri, inanmak istedim. birinin "şansı" olacaktım ya hani senin şansın olabilmeyi istedim. ya da sadece istediğimi sandım, inandığıma inanmak istedim.
insan sevdiğine dokunmak istemez mi? dokunamıyorum. görmek istemez mi insan? hadi göriyim diye sabırsızlanmıyorum. telefonu çalınca heyecanlanmaz mı hiç? çoğu zaman cevap vermek istemiyorum. öyleyse sevemiyorum. öyleyse hak etmiyorum,sahibi değilim sevginin.
benim giden ömrümle birlikte senin ömrün de gitmesin.köşemde yalnız oturmam gerek benim biraz daha. kalbimin üzerindeki ağırlık o kadar çok ki seninle paylaşmaya kıyamıyorum, senin de kalbin acısın istemiyorum. "sevmek" kelimesi çok az insana bu kadar çok yakışır onun için hep seninle olsun sevgi. yine gülümse sen hep gülümse, benim gülümsememi bekleme. hiç değişme sen hiç, benim gördüğüm sevgilerdeki gibi sahte olmasın sevgilerin ben sahte sevgiler buldum sevgime karşılık ama senin sevgilerin hep böyle gerçek kalsın.
haklıydı sanırım. hep haklıydı. insanın kendisine yaptığını yedi düvel birleşse yapamazmış o insana. yine en büyük kötülüğü ben yaptım kendime.
kaçtıklarıma koştum. durdurmak istedim kendimi inan çok istedim.istedim ki bi kenara bırakıyım güzleri, bahar gelsin. geriye dönmeyi hiç istemedi aklım ama kalbimi susturamadım zaman zaman.
Kaç bin tane antideprasan içmek gerekir bu işkenceyi sonlandırmak için? ya da kaç insanın canının acıması gerekir canının acıdığını unutman için.
hayatını sil baştan inşa edecek, yeni hayaller kuracak gücü kendinde bulabilen insanın bazen "sevdiğini" değiştirecek gücü olamayabilirmiş. ya da değişmesin diye elinden geleni yapabilirmiş farkında olmadan. kendine minik yalanlar söyleyerek, kendine yalan söylerken bu yalanları dillendirerek,dillendirdikçe kalbi temiz, ruhu temiz adamı da bunlara inandırarak. kandırmak? hangi ara böylesine değiştim ben. hangi ara güler geçer oldum acımasız insanlara.
o sihirli cümle... duymak iyi gelir dediğim ama beni alıp hızla duvara çarpan o cümlenin fiili sevmek. ama öznesi yok. olsun diye dualar ettim, ama yok...
ilk kez hak etmedim onun için de sahibi değilim. "zaman akıp giderken geç kalma istedim. bekleyeni hatırlatsın istedim. hiçbir şey hatırlatmasa bile sana kalbin kadar, elin kadar yakın olıyım istedim..." ben bunun sahibi değilim ki,olamıyorum. gördüğüm minicik bebeğin minicik elleri hala başka şeyler hatırlatırken hiçbir şeyin sahibi olamıyorum ben.
o dev cümlenin sahibi de değilim. sahibi olmam istendi benden, en azından denemem istendi. ben de istedim. denedim. ama başaramadım. hak edemedim ruhu temiz adamı. oysa ki hoşgeldin derken çok ümitliydim. hayattan, kendimden,senden, sevmekten. "sevmesen bile sevilmen yeter" dedi biri, inanmak istedim. birinin "şansı" olacaktım ya hani senin şansın olabilmeyi istedim. ya da sadece istediğimi sandım, inandığıma inanmak istedim.
insan sevdiğine dokunmak istemez mi? dokunamıyorum. görmek istemez mi insan? hadi göriyim diye sabırsızlanmıyorum. telefonu çalınca heyecanlanmaz mı hiç? çoğu zaman cevap vermek istemiyorum. öyleyse sevemiyorum. öyleyse hak etmiyorum,sahibi değilim sevginin.
benim giden ömrümle birlikte senin ömrün de gitmesin.köşemde yalnız oturmam gerek benim biraz daha. kalbimin üzerindeki ağırlık o kadar çok ki seninle paylaşmaya kıyamıyorum, senin de kalbin acısın istemiyorum. "sevmek" kelimesi çok az insana bu kadar çok yakışır onun için hep seninle olsun sevgi. yine gülümse sen hep gülümse, benim gülümsememi bekleme. hiç değişme sen hiç, benim gördüğüm sevgilerdeki gibi sahte olmasın sevgilerin ben sahte sevgiler buldum sevgime karşılık ama senin sevgilerin hep böyle gerçek kalsın.
sevilmek ve aşk ile karşılık bulmadığı sürece sadece zaman kaybı. bırakınız sarılıp ' askooooom ' desinler, sadece mp3' ün pili bitmesin yeter.
"ey gönül ! mecnun olup sevmekten korkma... her leyla'yı unutturacak bir çöl vardır mutlaka..."
mevlana
mevlana
sevilmenin ön koşulu. sev ki sevilesin gibi birşey işte.
bin defa ölmek bazen..
sevmememektir.
"seni sevmek mor denizlerdi biraz
ne kadar gidilse bir o kadar bitmeyen
umutlar ve yıkılmalar ardında direnilen
seni sevmek mevsimler içinde en güzel yaz
seni sevmek yaşamanın aşılmaz büyüklüğü
seni sevmek kan dolu yüzyılları korkutan
ve sığınıp ılık kıyı kentlerine biraz akşam
seni sevmek çocukların düşlerinde gördüğü
varılırdı daha saydam günlere isteseler
isteseler yalnızlık giremezdi evlere
seni sevmek bir kırlangıç olacak bekleseler
ve uçacak durmadan adasız denizlere
kim bulacak cam kırığı gözlerinde sevgimi
sonra yalnız kalmak gibi yoksulca uğuldayan
bütün okyanusların baş eğdiği tek kaptan
sana verdim geç diye bütün denizlerimi"
der afşar timuçin...
ne kadar gidilse bir o kadar bitmeyen
umutlar ve yıkılmalar ardında direnilen
seni sevmek mevsimler içinde en güzel yaz
seni sevmek yaşamanın aşılmaz büyüklüğü
seni sevmek kan dolu yüzyılları korkutan
ve sığınıp ılık kıyı kentlerine biraz akşam
seni sevmek çocukların düşlerinde gördüğü
varılırdı daha saydam günlere isteseler
isteseler yalnızlık giremezdi evlere
seni sevmek bir kırlangıç olacak bekleseler
ve uçacak durmadan adasız denizlere
kim bulacak cam kırığı gözlerinde sevgimi
sonra yalnız kalmak gibi yoksulca uğuldayan
bütün okyanusların baş eğdiği tek kaptan
sana verdim geç diye bütün denizlerimi"
der afşar timuçin...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar