bugün
- sözlüğün en güzel kadını10
- evanjelist8
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli5
- ecevit denince akla gelen şeyler26
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta6
- diamond bey birader nerede sorusu3
- nihilist hedonist şehvetperest insan3
- sözlükte kız olduğunu belli eden kızların amacı5
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı18
- türkiye'nin fransa'yı yeneceğini düşünmek3
- türk rock grupları5
- nick vermeden bir yazara seslen8
- dikili bir ağacının olmaması5
- feto4
- hewal ebo10
- seçim öncesi klişeler2
- konservede balık2
- yeni zelanda doları2
- mustafa kemal atatürk5
- simko315
- dünya3
- miçotakis'in bm de türkiye mesajı6
- amerika birleşik devletleri2
- cuma günü akşam tek başına yapılacak aktiviteler7
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak8
- orospu çocuğu abdullah öcalan5
- birader avanosta mı sorunsalı2
- türkiye fransa maçı saat 21 45 te atv de3
- türkçe vs arapça vs farsça3
- sarışın bir bayanla sevişmek3
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- evlilik5
- futbol3
- avrupa2
- apoya villa yapılmasını destekleyen akpliler3
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- ateist bir erkekle evlenir miydiniz3
- sözlükte ki türk düşmanları10
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması5
- cedidacer7
- manifest6
- ölüm orucu5
- memduh bashgan10
- arapça rock2
- slim sigaraların yasaklanacak olmasını takmamanız2
- meksika açmazı macerası8
- rakıya verilen paranın göze batmaması5
- bir diktatörü diktatör yapan şeyler7
- türkiye 0 7 fransa5
şimdi radyoda denk geldiğim ve nekadar güzel bir şarkı olduğunu hatırladığım ege şarkısı.hep yazı çağrıştırıyor bana.
sözleri;
gözlerim görmez ellerim tutmaz olmuş
anılarla yaşamak ayrılıktan da zormuş
söylenen her şarkı
bana seni anlatırken
sen sonsuza dek sevildiğini bil yeter
sen, sonsuza dek sevildiğini bil yeter
kader böyleymiş meğer
sonumuz ayrılıkmış
bunca zamandır yaşanan
sadece rüyaymış
işte geldi sevgilim
uyanma vakti artık
sen sonsuza dek sevildiğini bil yeter
küçük birer kelepçeymiş ellerimizi bağlayan
belki bir dokunuştu seni vazgeçilmez kılan
şu garip yüreğimde
yalnız yalnız sen varsın inan
sen sonsuza dek sevildiğini bil yeter
sen, sonsuza dek sevildiğini bil yeter
sözleri;
gözlerim görmez ellerim tutmaz olmuş
anılarla yaşamak ayrılıktan da zormuş
söylenen her şarkı
bana seni anlatırken
sen sonsuza dek sevildiğini bil yeter
sen, sonsuza dek sevildiğini bil yeter
kader böyleymiş meğer
sonumuz ayrılıkmış
bunca zamandır yaşanan
sadece rüyaymış
işte geldi sevgilim
uyanma vakti artık
sen sonsuza dek sevildiğini bil yeter
küçük birer kelepçeymiş ellerimizi bağlayan
belki bir dokunuştu seni vazgeçilmez kılan
şu garip yüreğimde
yalnız yalnız sen varsın inan
sen sonsuza dek sevildiğini bil yeter
sen, sonsuza dek sevildiğini bil yeter
egenin rahatsız eden sesine rağmen insanı alıp götüren güzel ötesi şarkı.
ufak yerlerde ege detone olsa da, insanin icini kmi zaman kipir kipr yapan muzigi, kimi zaman huzun deryasina salan sozleri ile; cok feci derecede her daim dinlenebiliteye sahip, mukemmel ege sarkisi.
Hayattan ve sevgiliden yenilen tekmeden sonra,kuyruğu bacakları arasındaki kedinin ses tonuyla söylenen son cümledir.
daha fazlasını, ilerisini bilme, neler düşündüğümü, yüklediğim anlamları, hayal kırıklıklarımı, gidişinin hüznünü, gelmeyecek oluşunun acı verdiğini, parçalarımı gözyaşları içinde nasıl topladığımı, darmadağın halimi, çay bahçesindeki sessizliği bilme... öğrenme de hiç... daha fazlasını bilme... bilme hiç senden sonraki beni, sensiz uykularımı, sen dolu rüyalarımı bilme...
hiçbir şeyin olmadığını, bendeki her şeyi giderken götürdüğünü bilme... senden sonra bende olanları bilme...
hala seviliyorsun ya işte bunu bil, her gece bilinmezliğe yumarken hasret kaldığım gözlerini...
sadece; sevildiğini bil yeter...
yeter mi?
hiçbir şeyin olmadığını, bendeki her şeyi giderken götürdüğünü bilme... senden sonra bende olanları bilme...
hala seviliyorsun ya işte bunu bil, her gece bilinmezliğe yumarken hasret kaldığım gözlerini...
sadece; sevildiğini bil yeter...
yeter mi?
itici bir sese sahip olan ege'yi bile sevme nedeniniz olabilecek kadar guzel ve anlamli sarki.
bu tanım yapma olayı bazen iyi de kimi zaman sıkıyor afedersin.
tanım işte he; ege şarkısında geçen söz.
al işte yazacaktım bi' dünya şey en damarından. bitti gitti.
ege şarkısında geçen söz lan işte. "küçük birer kelepçeymiş ellerimizi bağlayan" diye de devam ediyor.
ediyor da, gel sor bakalım nasıl ediyor?
düşün. gözüne sokmak mı lazım illa bunu, düşün diye diye.
yastığa koyduğun zaman başını yaşanmamışları düşün, adsız, başlıksız, tanımsız kalanları düşün.
yazık be!
bir başkası sonsuza dek birini sevebiliyor mu hala acaba?
denenmeye müsait.
tanım işte he; ege şarkısında geçen söz.
al işte yazacaktım bi' dünya şey en damarından. bitti gitti.
ege şarkısında geçen söz lan işte. "küçük birer kelepçeymiş ellerimizi bağlayan" diye de devam ediyor.
ediyor da, gel sor bakalım nasıl ediyor?
düşün. gözüne sokmak mı lazım illa bunu, düşün diye diye.
yastığa koyduğun zaman başını yaşanmamışları düşün, adsız, başlıksız, tanımsız kalanları düşün.
yazık be!
bir başkası sonsuza dek birini sevebiliyor mu hala acaba?
denenmeye müsait.
büyük bir ihtimal sevgilisine daima seni seviyorum demek istemeyen erkeğin sözüdür.
-aşkım beni seviyor musun.
* evet
-duyamadım.
* evet dedim ya lale.
-neye evet.
* sorduğun soruya.
-seviyorsun yani.
* evet lan lale seviyorum, sonsuza kadar seviyorum ve seveceğim tamam mı.
-aşkım beni seviyor musun.
* evet
-duyamadım.
* evet dedim ya lale.
-neye evet.
* sorduğun soruya.
-seviyorsun yani.
* evet lan lale seviyorum, sonsuza kadar seviyorum ve seveceğim tamam mı.
belki sonsuza dek sevildiği değil de sonsuza dek hatırlaması gerktiği vurgulanmış olan sözdür. hani ben seni bir zaman sevdim sonsuza dek bunu bil. olabilir neden olmasın?
yeni sevgilisi varmis. ve benimle gorusmesini istemiyormus. maille veda etti bana anlatti durumu. tum mutluluklar senin olsun demis. mutluluk mu kaldi bundan sonra? boyle veda etmek hic yakismadi onca guzel gune. ama yapacak birsey yok. kalbim seni cok sevmisti. hala da seviyor sanirim. oyle ya sirf sana benziyor diye asik olmustum bukete. artik yapacak birsey yok. hoscakal. ve sonsuza dek sevildigini bil yeter bana. asla kimseyi senin kadar sevemeyecegim.
arka fonda eski bir kırkbeşlik çalıyordu, kim olduğunu ne olduğunu bilmiyordu adam; ne zamandan beri çaldığını da... yeni fark etmişti müziğin tınısını...
parmaklarını şıklatarak eşlik etmeye başladı; her zaman bunu yapardı zaten. yerdeki ahşaplar gıcırdayınca durdu birden; eşikte "o" vardı. elinde koca bir bavulla...
bavulu hatırlıyordu adam; bu bavulla seyahat etmişlerdi hep. hawaii'ye, londra'ya, maldivler'e, dubai'ye, hindistan'a... her yere bu bavulla gitmişlerdi. havaalanında sürekli sorun çıksa da bu bavul onların vazgeçilmeziydi.
şimdi ise bavul gidiyor ama adam kalıyordu. bir an düşününce titredi adam; üşüme gelmişti. ayrılık fikri ilk defa bu kadar derin işlemişti içine... sanki bavulu görünce dank etmişti her şey; evet bitmişti ve gidecekti "o", kraliçesi gidiyordu ufacık imparatorluğunun, hayatının son beş yılının temel taşı, her şeyi...
gidiyordu işte... bir onur akın şarkısı gibiydi, veya ipek ongun romanı gibi; fazlasıyla ağdalı ve ağır. o kadar ağır bir duygu yüklü ki, hissedilemiyor bile; derinin altına ulaşamayan iğneler gibi, saplanıyor ve kırılıyor...
bavulun tıkırtısı durunca adam düşüncelerinden sıyrılıverdi; gidiyordu işte, son bir bakışı vardı kahverengi gözlerin, sırf o bakışı defalarca görebilmek için bu anı tekrar tekrar yaşamayı kabul edebileceğini düşündü birden. sonra yüreği ağlamaya başladı adamın... burnu sızlamaya başladı, eliyle sertçe tuttu burnunu ama engel olamadı yüreğine, susturamayacaktı...
hani kanepede oturup hiç konuşmadan beklerdi ya "o", gene beklesin istedi adam; sonsuza kadar beklesin, lütfen beklesin; hiç konuşmasa da olur yeter ki gitmesin...
ama olmadı... her dilek gibi bu da gerçekleşmeyecekti zaten ve kadın arkasını döndü, ahşap daha bir gürültüyle gıcırdıyordu sanki, her adımı adama hissettirmek için daha bir ses çıkıyordu...
elini uzattı hafifçe kaldırdı, ağzını araladı "dur" demek istedi, diyemedi, saatlerdir sustuğu için boğazı kurumuştu; kuru bir homurtu süzüldü atmosfere...
kadın kapıyı açtı ve bavulla beraber çıktıktan sonra kapıyı kapatmak için uzandı. adam son bir hamle yapıp kapı kolunu tuttu, kendine doğru çekti; kadın da içeri doğru yalpaladı. göz göze geldiler.
kadın ağlıyordu, adamın yüreği daha beter oldu; "bil..." diye fısıldadı; "sonsuza dek sevildiğini bil..."
kadın başını salladı, adamı son kez öptü. gözyaşının tuzu dudaklarına bulaşmıştı, adamın alacağı son tat bu olmuştu...
kapı sertçe kapandı...
parmaklarını şıklatarak eşlik etmeye başladı; her zaman bunu yapardı zaten. yerdeki ahşaplar gıcırdayınca durdu birden; eşikte "o" vardı. elinde koca bir bavulla...
bavulu hatırlıyordu adam; bu bavulla seyahat etmişlerdi hep. hawaii'ye, londra'ya, maldivler'e, dubai'ye, hindistan'a... her yere bu bavulla gitmişlerdi. havaalanında sürekli sorun çıksa da bu bavul onların vazgeçilmeziydi.
şimdi ise bavul gidiyor ama adam kalıyordu. bir an düşününce titredi adam; üşüme gelmişti. ayrılık fikri ilk defa bu kadar derin işlemişti içine... sanki bavulu görünce dank etmişti her şey; evet bitmişti ve gidecekti "o", kraliçesi gidiyordu ufacık imparatorluğunun, hayatının son beş yılının temel taşı, her şeyi...
gidiyordu işte... bir onur akın şarkısı gibiydi, veya ipek ongun romanı gibi; fazlasıyla ağdalı ve ağır. o kadar ağır bir duygu yüklü ki, hissedilemiyor bile; derinin altına ulaşamayan iğneler gibi, saplanıyor ve kırılıyor...
bavulun tıkırtısı durunca adam düşüncelerinden sıyrılıverdi; gidiyordu işte, son bir bakışı vardı kahverengi gözlerin, sırf o bakışı defalarca görebilmek için bu anı tekrar tekrar yaşamayı kabul edebileceğini düşündü birden. sonra yüreği ağlamaya başladı adamın... burnu sızlamaya başladı, eliyle sertçe tuttu burnunu ama engel olamadı yüreğine, susturamayacaktı...
hani kanepede oturup hiç konuşmadan beklerdi ya "o", gene beklesin istedi adam; sonsuza kadar beklesin, lütfen beklesin; hiç konuşmasa da olur yeter ki gitmesin...
ama olmadı... her dilek gibi bu da gerçekleşmeyecekti zaten ve kadın arkasını döndü, ahşap daha bir gürültüyle gıcırdıyordu sanki, her adımı adama hissettirmek için daha bir ses çıkıyordu...
elini uzattı hafifçe kaldırdı, ağzını araladı "dur" demek istedi, diyemedi, saatlerdir sustuğu için boğazı kurumuştu; kuru bir homurtu süzüldü atmosfere...
kadın kapıyı açtı ve bavulla beraber çıktıktan sonra kapıyı kapatmak için uzandı. adam son bir hamle yapıp kapı kolunu tuttu, kendine doğru çekti; kadın da içeri doğru yalpaladı. göz göze geldiler.
kadın ağlıyordu, adamın yüreği daha beter oldu; "bil..." diye fısıldadı; "sonsuza dek sevildiğini bil..."
kadın başını salladı, adamı son kez öptü. gözyaşının tuzu dudaklarına bulaşmıştı, adamın alacağı son tat bu olmuştu...
kapı sertçe kapandı...
yanı başında olmadıktan sonra laftan ibaret olan söz.
körkütük aşık olan kişinin sevgiliye garantili sözlerden biri.
en ufak bir kızgınlıkta unutulup gidilecek bir söz.. sonsuza kadar sevildiğini bil ama kızınca gözümün seni görmediğini de bil, en ufak bir şeyde tüm lafımla her güzel şeyi bitirebileceğimi de bil. sonsuza kadar da sevildiğini bil.
kendi içinde kendi kendisiyle çelişebilecek bir söz işte..
kendi içinde kendi kendisiyle çelişebilecek bir söz işte..
kimse sonsuza kadar sevilmez ki sadece içini biraz burkar. oda kaybetmenin verdiği bi acıdır, geçer.
lisede çok sevdiğim bir insan adına için için dinlediğim şarkı.belki şarkı haklıydı.belki ona duyduğum hayranlığı kimseye duymadım.acı çekiyorum sanıyordum.acı ne demekmiş bilmiyormuşum.yıllar ne de çok değişik yerlere sürüklüyor insanları.o benden ben ondan habersiz.hala saklıyorum aldığı soho(çikolata)kabını.soru çözdüğü kağıdı.anlamı farklı.bu aşk değil belki saygı.
yıllar sonra şuan itibariyle dinlediğim şarkı bira fm bildiğin azıma sıçtın yahu ne diyem plajda mı diyem sana!
"allahım ne olur bana bir daha bu şarkıyı dinletecek şeyler yaşatma."
dediğim ve dinlemekten hiç vazgeçemeyeceğim şarkı.
http://www.youtube.com/watch?v=jgd3FHblvvw
dediğim ve dinlemekten hiç vazgeçemeyeceğim şarkı.
http://www.youtube.com/watch?v=jgd3FHblvvw
o kadar kırmana rağmen gitmek çok zordu, emin ol.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar