bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle11
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı7
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak10
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri12
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- islam düşmanlarına bir soru8
- sözlük uygulamasında gizli hesapların görünmesi5
- mehdiye inanıyor musunuz8
- 29 temmuz 2026 butlancıların birbirine girmesi3
- gaziantep fk2
- gregor clegane3
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- barda yanınıza oturan aslında seri katil olan adam2
- kız düşürme teknikleri4
- gelecek partisi2
- yeni parti51
- zengin ama cimri erkek çekici midir2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- mobile legends3
- eren kaşıkçı4
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- sandor clegane2
- johnny sinsin mutfağına konuk olmak3
- manifest grubu vs tarkan16
- nervio hamferdi9
- trabzonspor2
- tywin lannister ve olenna tyrell2
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak10
- kanlı gözlerle aynaya bakmak3
- sözlük kızlarının kekleri11
- cennetten düşerken canın yandı mı4
- forlove19 sorunsalı4
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak8
- hikayeyi devam ettir54
- çorumda konser için müzik grubu öner7
- borsa 10 000 lere gidebilir mi3
- uzun burunlu ince dudaklı kadın çekiciliği2
- huzur7
- balerion4
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- güne bir türkü barcı bırak3
- eve girildiğinde ilk yapılan şeyler5
- the odyssey6
- içeri gidip tv izleyecek olmam2
- tbmm de yaşanan cinsel istismar skandalı2
- özgür özel den yeni parti bağış kampanyası2
- ahmet davutoğlu2
- am ile pm yi karıştırmak4
- yine çok fena burnum kanadı5
- masterchef şampiyonu eren kaşıkçı'nın ölümü2
saatlerce konuşsa saatlerce dinlenecek, muhabbeti keyifli, çayı demli abimiz. çok severiz, çok sayarız kendisini.
Samimiyetsiz, yapmacık, akp uşağı. Kariyeri yükselişe geçti maaşallah. Oğlum iğrençsiniz lan. Allah deyince bu millet salak inanıyor di mi lan... Aferin. Sesini ergen gibi kalınlaştırma hacı abi. Bi de ottan boktan her lafa hayatin sırrı muamelesi yapma. Samiminin çalması güzel geliyor diyip dini program yapmak nasıl bir yüzdür helal olsun.
cemal safinin sende kalmış şiirini eşsiz bi şekilde yorumlamış güzel insan.
çok güzel bir yorumcudur. şiiri şiir yapan sayılı seslerdendir benim için.
çok ağlatır. dinledikçe dinleyesim geliyor bu herifi.
çok ağlatır. dinledikçe dinleyesim geliyor bu herifi.
'bay ses'tir. kesinlikle baştan aşağı sestir. bir insanın bu kadar harika olabilir mi? bu kadar karizmatik bir ses tonu olabilir mi? efendiliği ve edebiyle gönüllerde taht kuran yegane insandır.
Elinden mikrofonu kapilmistir bir sinsi tarafından.
Yandaş kontenjanından iş yapmaktadır.
(bkz: madenci)
bu günlerde trt 1' de iftar zamanı adlı kaliteli programın sempatik ve delikanlı sunucusudur.
Martıların gözlerinden dinledim
istanbul'un boğazı yanmış dün gece
mısralarının sahibi, şair, yazar ve sunucu güzel abimiz.
istanbul'un boğazı yanmış dün gece
mısralarının sahibi, şair, yazar ve sunucu güzel abimiz.
Yıldırım Belediyesi'nin davetiyle Barış Manço Kültür Merkezi'nde söyleşi yapıyor.
Yayın: https://www.periscope.tv/w/1YqGoMlNyqgxv
Yayın: https://www.periscope.tv/w/1YqGoMlNyqgxv
Artık hepimiz canlı bombayız.
Canlı bombasıyız kendimizin hepimiz. Kalbimizden başlayarak, bizi insan kılan her neyimiz varsa işte onları ve nihayet ömrümüzü patlatmakla geçiyor ömrümüz.
Mütemâdiyen patlatıyoruz kendimizi. Çektiğimiz pimlerin, bomba yapımında kullandığımız malzemelerin adı değişiyor sadece: Nefsimiz, hevâ ve hevesimiz, dünya sevgimiz, ölüm korkumuz, gelenekten kopuşumuz, gelecek algımız, savrukluğumuz, dengesizliğimiz, şuursuzluğumuz, ilimsizliğimiz, amelsizliğimiz, ihlâssızlığımız…
içimizde patlayan her bombayla beraber, irfânımız, izânımız, insâfımız yaralanıyor, iyiliğimiz, güzelliğimiz, kardeşliğimiz can çekişiyor, adâletimiz, insanlığımız, iddiamız ölüyor, görmüyoruz.
Kendimizi değil sadece, mâzimizi, istikbâlimizi, son bir umutla bize dikilen mazlum gözleri, bizim kim olduğumuzu hatırlamamız niyâzı ile göğe açılan elleri, hâlinden muzdarip, olması gerekenden habersiz ruhları patlatıyoruz, farkında değiliz.
içimizde patlayan her bir bombayla beraber Sultanahmet'in minarelerinden süzülen bin mânâ ölüyor, istanbul'un asırlarca kendisine vird ettiği ulvî hakikatin tesbihi bir yerinden daha parçalanıyor, anlamıyoruz.
Kendisini bile görmekten aciz gözlerimizi öylesine dışa çevirmiş, öyle itimad etmişiz ki onların var zannettirdiklerine, yokluğu hâlinde varlığın ve varlığımızın hiç bir anlamı kalmayacağı içimize yok muamelesi yapıyoruz.
Hâlbuki dönüp bir baksak;
içimizde letâiflerden örülü bir islâm coğrafyası var. istanbul'u kalp olan ve sözüm ona baharı, gâfil alınan her nefesle kulluk kulluk yaprak döken bir sonbahara dönüşen.
içimizde ahlâksız bir medya var. işine gelen zehiri allayıp pullayıp bal diye, işine gelmeyen şerbeti döküp saçıp zehir diye sunmaktan utanmayan.
içimizde bir muhalefet var. Allah'ın emrettiği her doğruya yanlış diye haykıran.
içimizde en az 1100 namussuz ahlâk-ı zemime var. iyi insan olmayalım diye her fırsatta nefsimize arka çıkan.
içimizde hendekler var. Kendimize varmayalım diye kendimizce kazılan.
Bu iman mülkünü, sahibine hakiki bir baharla teslim edip, bu medyayı ‘Allah ne der’ ölçüsüne mıhlayıp, bu muhalefeti ruh iktidarının potasında eritip, bu namussuzları, sahte aydın apoletlerini sökerek, nurlu ahlâk-ı hamideye tebdil edip, bu hendekleri de aşkla kapatabildiğimiz gün, dışımızda halledemeyeceğimiz hiç bir mesele kalmayacak.
Dışarıdaki dünyaya diriltici bir hayat sunmak istiyorsak, kendi içimizdeki canlı bombadan kurtulmaya mecburuz.
Unutmayalım ki
Başkasına salah götürmek, ancak nefsini ıslah edebilenlerin harcı ve hakkıdır.
Canlı bombasıyız kendimizin hepimiz. Kalbimizden başlayarak, bizi insan kılan her neyimiz varsa işte onları ve nihayet ömrümüzü patlatmakla geçiyor ömrümüz.
Mütemâdiyen patlatıyoruz kendimizi. Çektiğimiz pimlerin, bomba yapımında kullandığımız malzemelerin adı değişiyor sadece: Nefsimiz, hevâ ve hevesimiz, dünya sevgimiz, ölüm korkumuz, gelenekten kopuşumuz, gelecek algımız, savrukluğumuz, dengesizliğimiz, şuursuzluğumuz, ilimsizliğimiz, amelsizliğimiz, ihlâssızlığımız…
içimizde patlayan her bombayla beraber, irfânımız, izânımız, insâfımız yaralanıyor, iyiliğimiz, güzelliğimiz, kardeşliğimiz can çekişiyor, adâletimiz, insanlığımız, iddiamız ölüyor, görmüyoruz.
Kendimizi değil sadece, mâzimizi, istikbâlimizi, son bir umutla bize dikilen mazlum gözleri, bizim kim olduğumuzu hatırlamamız niyâzı ile göğe açılan elleri, hâlinden muzdarip, olması gerekenden habersiz ruhları patlatıyoruz, farkında değiliz.
içimizde patlayan her bir bombayla beraber Sultanahmet'in minarelerinden süzülen bin mânâ ölüyor, istanbul'un asırlarca kendisine vird ettiği ulvî hakikatin tesbihi bir yerinden daha parçalanıyor, anlamıyoruz.
Kendisini bile görmekten aciz gözlerimizi öylesine dışa çevirmiş, öyle itimad etmişiz ki onların var zannettirdiklerine, yokluğu hâlinde varlığın ve varlığımızın hiç bir anlamı kalmayacağı içimize yok muamelesi yapıyoruz.
Hâlbuki dönüp bir baksak;
içimizde letâiflerden örülü bir islâm coğrafyası var. istanbul'u kalp olan ve sözüm ona baharı, gâfil alınan her nefesle kulluk kulluk yaprak döken bir sonbahara dönüşen.
içimizde ahlâksız bir medya var. işine gelen zehiri allayıp pullayıp bal diye, işine gelmeyen şerbeti döküp saçıp zehir diye sunmaktan utanmayan.
içimizde bir muhalefet var. Allah'ın emrettiği her doğruya yanlış diye haykıran.
içimizde en az 1100 namussuz ahlâk-ı zemime var. iyi insan olmayalım diye her fırsatta nefsimize arka çıkan.
içimizde hendekler var. Kendimize varmayalım diye kendimizce kazılan.
Bu iman mülkünü, sahibine hakiki bir baharla teslim edip, bu medyayı ‘Allah ne der’ ölçüsüne mıhlayıp, bu muhalefeti ruh iktidarının potasında eritip, bu namussuzları, sahte aydın apoletlerini sökerek, nurlu ahlâk-ı hamideye tebdil edip, bu hendekleri de aşkla kapatabildiğimiz gün, dışımızda halledemeyeceğimiz hiç bir mesele kalmayacak.
Dışarıdaki dünyaya diriltici bir hayat sunmak istiyorsak, kendi içimizdeki canlı bombadan kurtulmaya mecburuz.
Unutmayalım ki
Başkasına salah götürmek, ancak nefsini ıslah edebilenlerin harcı ve hakkıdır.
saç ektirdiği söylenen ramazan programı sunucusu.
tanırım iyi çocuktur. hoşsohbet uşaktır. mütevazi gönül ehli adamdır. ben kadar olmasada iyi şiir okur.
son yazısı ile cehaletin bir başka boyutunu gözler önüne seren adam. ramazan'da falan dinler de adam sanırdık. üniversite mezunu bile değilmiş kendileri.
he, mezunu olmak zorunda mı? değil. ancak politika, siyaset konuşacak ise ve kendisini on binler okuyacak ise, bir zahmet işin bilimini öğrenmeli.
yazı için, http://www.yenisafak.com/...rtuncer/baskanlik-2033612
neyse. yazısını şöyle bitirmiş,
"Parlamenter sistemle yapamadığımız için değil; padişah seçemediğimiz için başkanlık istiyorum."
şimdi birincisi padişah seçilmez. saltanat denilen şeyin özü o saydan devam eden hükümdarların olmasıdır. bu nedenle aynı sözcük kökünden gelen "sultan" kullanılır.
ikincisi, başkanlık ile padişahlık ayrı şeylerdir. reis reis diye ardında dolaştığın kişi bile dile getirdi bunu. ona inanmıyor musun?
yazının geneline bakacak olursak da şöyle bir psikolojide yazmış, "yahu zâten ne yazsam desteklenecek. bari düşünceleri kabul görmüş, reddedemeyecekleri birinden * alıntı yapayım. bir kaç da anlaşılmaz söz* yazayım. böylece çok bilgili olduğumu sansınlar."
yemin ederim bundan ibaret. ne içi doldurulmuş fikirler var ne başka bir şey. kendi kendine inandığı şeyleri yazmış ama altı bomboş!
demokrasi aslında yokmuş, olmuyormuş, kendisi halkmış başkanlık istiyormuş, reis süpermiş, padişahlık zamanında ay'da koloni kurulmuş bir gecede cahil kalınca da onlar mahsur kalmış...
he yavrum he.
hiç okumadığını adım gibi bildiğim jan jak ruso şunu da diyor "Sahibi olduğumuz para özgürlüğün, peşinden koştuğumuz para köleliğin aracıdır."
yani bilmem anlatabildim mi?
bir de şu deyişe değineceğim. sırf hava olsun diye yazdığı anlamını bilmediği latince deyiş.
--spoiler--
Bir; öyle bir referandum yapılmaz! iki; yanılıp da böyle bir referandum yapılmış olsa ve sonuç böyle çıksa, o ülkede darbe yapılır. Neden? Demokrasiyi korumak için. Bir Allah'ın kulu da çıkıp; “yahu benim istemediğim bir şeyi benden niçin koruyorsunuz kardeşim” diye soramaz. Nerde kaldı 'Vox populi vox dei' de diyemezsiniz. Çünkü özdeyişler söylemek içindir; inanmak, hele ki yaşamak için hiç değil.
--spoiler--
nerede yazamayıp nerde yazan bir politika uzmanına yanıt vermek haddim değil tabiî ki (!) şimdi vox populi vox dei latince halkın sesi hakk'ın sesi anlamına gelmektedir.
yani abimiz diyor ki "halk ne derse o olmalıdır".
e sayın kardeşim milattan önceki zamanlardan beri işte ona biz "demokrasi" diyoruz ya! "halk iktidarı" yâni. sen burada halk demokrasiyi istemezse ne olur sorusuna yanıt aramışsın ancak kendin bir şeyler söylemiş, sonra ona inanmış ve kesin hükümler ile böyle böyle olur demişsin. arada da fark etmeden düşmanı kesildiğin demokrasiyi övmüş, sonra da bunu "yalnızca söylerler uygulamazlar" demişsin.
yemin ediyorum 8 bilinmeyenli denklem içinde bir paradoks koymuşsun. bu yazdığını senin bile anlamadığına eminim.
bu latince söz halkın kararlarının yanlış olabileceği ancak buna dinsel, ilahsal bir ima katarak doğrulaştırabileceği anlamını taşır. tabiî eski roma'da felsefe falan var, böyle dümdüz bakınca anlaşılmıyor.
nyse yha bn bşi dmyrm .s .s .s .
he, mezunu olmak zorunda mı? değil. ancak politika, siyaset konuşacak ise ve kendisini on binler okuyacak ise, bir zahmet işin bilimini öğrenmeli.
yazı için, http://www.yenisafak.com/...rtuncer/baskanlik-2033612
neyse. yazısını şöyle bitirmiş,
"Parlamenter sistemle yapamadığımız için değil; padişah seçemediğimiz için başkanlık istiyorum."
şimdi birincisi padişah seçilmez. saltanat denilen şeyin özü o saydan devam eden hükümdarların olmasıdır. bu nedenle aynı sözcük kökünden gelen "sultan" kullanılır.
ikincisi, başkanlık ile padişahlık ayrı şeylerdir. reis reis diye ardında dolaştığın kişi bile dile getirdi bunu. ona inanmıyor musun?
yazının geneline bakacak olursak da şöyle bir psikolojide yazmış, "yahu zâten ne yazsam desteklenecek. bari düşünceleri kabul görmüş, reddedemeyecekleri birinden * alıntı yapayım. bir kaç da anlaşılmaz söz* yazayım. böylece çok bilgili olduğumu sansınlar."
yemin ederim bundan ibaret. ne içi doldurulmuş fikirler var ne başka bir şey. kendi kendine inandığı şeyleri yazmış ama altı bomboş!
demokrasi aslında yokmuş, olmuyormuş, kendisi halkmış başkanlık istiyormuş, reis süpermiş, padişahlık zamanında ay'da koloni kurulmuş bir gecede cahil kalınca da onlar mahsur kalmış...
he yavrum he.
hiç okumadığını adım gibi bildiğim jan jak ruso şunu da diyor "Sahibi olduğumuz para özgürlüğün, peşinden koştuğumuz para köleliğin aracıdır."
yani bilmem anlatabildim mi?
bir de şu deyişe değineceğim. sırf hava olsun diye yazdığı anlamını bilmediği latince deyiş.
--spoiler--
Bir; öyle bir referandum yapılmaz! iki; yanılıp da böyle bir referandum yapılmış olsa ve sonuç böyle çıksa, o ülkede darbe yapılır. Neden? Demokrasiyi korumak için. Bir Allah'ın kulu da çıkıp; “yahu benim istemediğim bir şeyi benden niçin koruyorsunuz kardeşim” diye soramaz. Nerde kaldı 'Vox populi vox dei' de diyemezsiniz. Çünkü özdeyişler söylemek içindir; inanmak, hele ki yaşamak için hiç değil.
--spoiler--
nerede yazamayıp nerde yazan bir politika uzmanına yanıt vermek haddim değil tabiî ki (!) şimdi vox populi vox dei latince halkın sesi hakk'ın sesi anlamına gelmektedir.
yani abimiz diyor ki "halk ne derse o olmalıdır".
e sayın kardeşim milattan önceki zamanlardan beri işte ona biz "demokrasi" diyoruz ya! "halk iktidarı" yâni. sen burada halk demokrasiyi istemezse ne olur sorusuna yanıt aramışsın ancak kendin bir şeyler söylemiş, sonra ona inanmış ve kesin hükümler ile böyle böyle olur demişsin. arada da fark etmeden düşmanı kesildiğin demokrasiyi övmüş, sonra da bunu "yalnızca söylerler uygulamazlar" demişsin.
yemin ediyorum 8 bilinmeyenli denklem içinde bir paradoks koymuşsun. bu yazdığını senin bile anlamadığına eminim.
bu latince söz halkın kararlarının yanlış olabileceği ancak buna dinsel, ilahsal bir ima katarak doğrulaştırabileceği anlamını taşır. tabiî eski roma'da felsefe falan var, böyle dümdüz bakınca anlaşılmıyor.
nyse yha bn bşi dmyrm .s .s .s .
yalakalıktan çok ekmek yemiş adamlardan biridir.
ZAMANınDA şiir dinletisine gidip albümünü kaptığım gibi imzalatıp tanıştığım güzel insan.
inci capsi takip etmektedir.
Bir kere aynı mekanda bulundum.sohbeti güzel arkadaş.
menzilvanya cemaatinin sadık bir mensubu.
bak bu nur yüzlü adamın onu cennete götüreceğine inanıyor.
http://galeri.uludagsozluk.com/r/1337976/+
bak bu nur yüzlü adamın onu cennete götüreceğine inanıyor.
http://galeri.uludagsozluk.com/r/1337976/+
Anlatımı çok güzel olan, çok bilgili bir sunucu/anlatıcı/edebiyatcı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar