bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri18
- coca cola zero gerçekten zararlı mı8
- trakya'nın çok süper bir yer olması3
- arkadaşlar uyudunuz mu5
- yoran insanların ortak özellikleri3
- gece denize girmek20
- z kuşağı3
- içi ve dışı farklı olan insan7
- manifest grubu vs tarkan21
- luks araba almak6
- film izlerken kendini filmin içinde zannetmek2
- bir insanın arkasından konuşmak6
- bmw3
- araba2
- bugün farklı bi gün değil aslında3
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- dolunayı seyretmek4
- mehdiye inanıyor musunuz10
- almanya3
- elmas bey birader yazar2
- islam düşmanlarına bir soru9
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı8
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak3
- fenerbahçe5
- eren kaşıkçı6
- 29 temmuz 2026 gornik zarbze fenerbahçe maçı5
- turkiye musluman bir ulkedir musluman kalacaktir3
- adem ile havva'nın siyahi olması3
- yukarı kattan gelen ahh sesi3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri13
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak11
- yeni parti51
- cherry tiggo4
- gelecek partisi4
- cennetten düşerken canın yandı mı6
- islamcilara sorulmasi gereken sorular3
- zengin olmak3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- ali vefa3
- ona bir şey söyle9
- basit bir insan olmak2
- hikayeyi devam ettir54
- sözlük uygulamasında gizli hesapların görünmesi5
- at6
- norveç2
- bira diyeti2
- faiz haramdir diyen musluman2
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
Artık hepimiz canlı bombayız.
Canlı bombasıyız kendimizin hepimiz. Kalbimizden başlayarak, bizi insan kılan her neyimiz varsa işte onları ve nihayet ömrümüzü patlatmakla geçiyor ömrümüz.
Mütemâdiyen patlatıyoruz kendimizi. Çektiğimiz pimlerin, bomba yapımında kullandığımız malzemelerin adı değişiyor sadece: Nefsimiz, hevâ ve hevesimiz, dünya sevgimiz, ölüm korkumuz, gelenekten kopuşumuz, gelecek algımız, savrukluğumuz, dengesizliğimiz, şuursuzluğumuz, ilimsizliğimiz, amelsizliğimiz, ihlâssızlığımız…
içimizde patlayan her bombayla beraber, irfânımız, izânımız, insâfımız yaralanıyor, iyiliğimiz, güzelliğimiz, kardeşliğimiz can çekişiyor, adâletimiz, insanlığımız, iddiamız ölüyor, görmüyoruz.
Kendimizi değil sadece, mâzimizi, istikbâlimizi, son bir umutla bize dikilen mazlum gözleri, bizim kim olduğumuzu hatırlamamız niyâzı ile göğe açılan elleri, hâlinden muzdarip, olması gerekenden habersiz ruhları patlatıyoruz, farkında değiliz.
içimizde patlayan her bir bombayla beraber Sultanahmet'in minarelerinden süzülen bin mânâ ölüyor, istanbul'un asırlarca kendisine vird ettiği ulvî hakikatin tesbihi bir yerinden daha parçalanıyor, anlamıyoruz.
Kendisini bile görmekten aciz gözlerimizi öylesine dışa çevirmiş, öyle itimad etmişiz ki onların var zannettirdiklerine, yokluğu hâlinde varlığın ve varlığımızın hiç bir anlamı kalmayacağı içimize yok muamelesi yapıyoruz.
Hâlbuki dönüp bir baksak;
içimizde letâiflerden örülü bir islâm coğrafyası var. istanbul'u kalp olan ve sözüm ona baharı, gâfil alınan her nefesle kulluk kulluk yaprak döken bir sonbahara dönüşen.
içimizde ahlâksız bir medya var. işine gelen zehiri allayıp pullayıp bal diye, işine gelmeyen şerbeti döküp saçıp zehir diye sunmaktan utanmayan.
içimizde bir muhalefet var. Allah'ın emrettiği her doğruya yanlış diye haykıran.
içimizde en az 1100 namussuz ahlâk-ı zemime var. iyi insan olmayalım diye her fırsatta nefsimize arka çıkan.
içimizde hendekler var. Kendimize varmayalım diye kendimizce kazılan.
Bu iman mülkünü, sahibine hakiki bir baharla teslim edip, bu medyayı ‘Allah ne der’ ölçüsüne mıhlayıp, bu muhalefeti ruh iktidarının potasında eritip, bu namussuzları, sahte aydın apoletlerini sökerek, nurlu ahlâk-ı hamideye tebdil edip, bu hendekleri de aşkla kapatabildiğimiz gün, dışımızda halledemeyeceğimiz hiç bir mesele kalmayacak.
Dışarıdaki dünyaya diriltici bir hayat sunmak istiyorsak, kendi içimizdeki canlı bombadan kurtulmaya mecburuz.
Unutmayalım ki
Başkasına salah götürmek, ancak nefsini ıslah edebilenlerin harcı ve hakkıdır.
Canlı bombasıyız kendimizin hepimiz. Kalbimizden başlayarak, bizi insan kılan her neyimiz varsa işte onları ve nihayet ömrümüzü patlatmakla geçiyor ömrümüz.
Mütemâdiyen patlatıyoruz kendimizi. Çektiğimiz pimlerin, bomba yapımında kullandığımız malzemelerin adı değişiyor sadece: Nefsimiz, hevâ ve hevesimiz, dünya sevgimiz, ölüm korkumuz, gelenekten kopuşumuz, gelecek algımız, savrukluğumuz, dengesizliğimiz, şuursuzluğumuz, ilimsizliğimiz, amelsizliğimiz, ihlâssızlığımız…
içimizde patlayan her bombayla beraber, irfânımız, izânımız, insâfımız yaralanıyor, iyiliğimiz, güzelliğimiz, kardeşliğimiz can çekişiyor, adâletimiz, insanlığımız, iddiamız ölüyor, görmüyoruz.
Kendimizi değil sadece, mâzimizi, istikbâlimizi, son bir umutla bize dikilen mazlum gözleri, bizim kim olduğumuzu hatırlamamız niyâzı ile göğe açılan elleri, hâlinden muzdarip, olması gerekenden habersiz ruhları patlatıyoruz, farkında değiliz.
içimizde patlayan her bir bombayla beraber Sultanahmet'in minarelerinden süzülen bin mânâ ölüyor, istanbul'un asırlarca kendisine vird ettiği ulvî hakikatin tesbihi bir yerinden daha parçalanıyor, anlamıyoruz.
Kendisini bile görmekten aciz gözlerimizi öylesine dışa çevirmiş, öyle itimad etmişiz ki onların var zannettirdiklerine, yokluğu hâlinde varlığın ve varlığımızın hiç bir anlamı kalmayacağı içimize yok muamelesi yapıyoruz.
Hâlbuki dönüp bir baksak;
içimizde letâiflerden örülü bir islâm coğrafyası var. istanbul'u kalp olan ve sözüm ona baharı, gâfil alınan her nefesle kulluk kulluk yaprak döken bir sonbahara dönüşen.
içimizde ahlâksız bir medya var. işine gelen zehiri allayıp pullayıp bal diye, işine gelmeyen şerbeti döküp saçıp zehir diye sunmaktan utanmayan.
içimizde bir muhalefet var. Allah'ın emrettiği her doğruya yanlış diye haykıran.
içimizde en az 1100 namussuz ahlâk-ı zemime var. iyi insan olmayalım diye her fırsatta nefsimize arka çıkan.
içimizde hendekler var. Kendimize varmayalım diye kendimizce kazılan.
Bu iman mülkünü, sahibine hakiki bir baharla teslim edip, bu medyayı ‘Allah ne der’ ölçüsüne mıhlayıp, bu muhalefeti ruh iktidarının potasında eritip, bu namussuzları, sahte aydın apoletlerini sökerek, nurlu ahlâk-ı hamideye tebdil edip, bu hendekleri de aşkla kapatabildiğimiz gün, dışımızda halledemeyeceğimiz hiç bir mesele kalmayacak.
Dışarıdaki dünyaya diriltici bir hayat sunmak istiyorsak, kendi içimizdeki canlı bombadan kurtulmaya mecburuz.
Unutmayalım ki
Başkasına salah götürmek, ancak nefsini ıslah edebilenlerin harcı ve hakkıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar