bugün
- hoslanilan kizin neden cekiniyorsun ki demesi6
- işe yeni başlayan kıza sineklenen erkekler4
- sözlüğün aptalları sıralı tam liste5
- nasılsınız6
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- babam hiç dövmezdi insanı11
- küpe takan erkek erkek midir sorunsalı2
- azgın bir boğa gibi çiftleşmek istiyorum4
- sözlük yaşlıların fotoğrafları6
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- pandela27
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- yaş pasta alınan evdeki mutluluk3
- olası israil türkiye savaşı5
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış6
- evlen baskısı3
- evagreenin sürekli haklı olması4
- yarak yemenin nesi kötü anlamadım diyen kız3
- sizi enflasyona ezdirmedik3
- mustafa destici3
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- spor yapmayan erkek9
- bal arısı3
- eşyaların isyanı2
- türklerin soykırımdaki ustalığı19
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- domuz gibi olan yazarlar3
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi3
- türbanli kadın ile sevişmek2
- true namussuzdur5
- nara shikamaru2
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın4
- fakirler neden isyan edip silahlanmıyor4
- true neden sevilmiyor5
- zaman baba4
- queen feristah6
- laf sokarken imla hatası yapmak6
- 2026 dünya kupası37
- tanga giyen erkek6
- ösym'nin yks de soru iptal etmesi2
- mel mel bakan gibson gocu sari renkli seker4
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- erdoğanın eski gücünü kaybetmesi6
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- fake kadın hesabı açıp abaza dayı yolmak2
- türklerin iq ortalaması4
- sözlükte başın belaya girmesi3
- iyi futbol oynar mısınız9
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak8
- meksika9
bir yanı içli türküler gibi yanıktır, bu şehrin. tamam selanik yunanlı ama 500 senelik de bir türk dostundan uzaktır.
bak oralara biz geldikten sonra günyüzü görmedi. her 30 yılda bir savaş, ekonomik çöküntü. bakma sen istatistiki abartmalara, öksüzdür o şehir.
geri verin demeyiz de hiç değilse iyi bakın. almanlara falan verecekseniz de bilmiyorum artık. iki adım ötedeyiz.
bak oralara biz geldikten sonra günyüzü görmedi. her 30 yılda bir savaş, ekonomik çöküntü. bakma sen istatistiki abartmalara, öksüzdür o şehir.
geri verin demeyiz de hiç değilse iyi bakın. almanlara falan verecekseniz de bilmiyorum artık. iki adım ötedeyiz.
yunan topraklarında bulunan, her hangi bir şehir...
Yunanistan'ın Halki yarımadasında yer alan, Türklerin kalbinde ayrı bir yeri olan şehir. izmirin küçük bir kopyası olan şehir, cafeleriyle de pek bir ünlüdür. Atatürk'ün evinin bulunduğu semt, yoksulluğu ve bakımsızlığıyla insanın içini fena acıtır.
1943 yılında bu şehirden 50.000 Yahudiyi alıp Auschwitz'e götürmüşler. Geriye o kamptan sadece 1200 Selanikli sağ kurtulabilmiş. Yunan gazetesi Katimerini yazıyor:
Of the 50,000 Thessaloniki Jews deported to the Auschwitz and Birkenau concentration camps in 1943, only around 1,200 survived.
http://www.ekathimerini.c...site1_1_14/03/2013_487901
Of the 50,000 Thessaloniki Jews deported to the Auschwitz and Birkenau concentration camps in 1943, only around 1,200 survived.
http://www.ekathimerini.c...site1_1_14/03/2013_487901
1910 yılında nüfusunu 60 bin sefarad yahudisi, 20 bin müslüman, 20 bin dönme, 40 bin rum, 5 bin slav ve 3 bin avrupalı oluşturuyordu.
gönlümüzde musul ve kerkül gibi bir yaradır.. atatürk 10 sene daha yaşasaydı topraklarımızdaydı şu an.
dedemin doğum yeri. edirne'ye göçmüşler oradan da. yani bir nevi selanikliyim ve göçmenliğin ekmeğini yiye yiye bitiremedim.
görsel
görsel
memleketimdir. görülmesi gereken yerdir. sarisin insanlar cikiyor oradan gözlemledigim kadariyla.
sahil şeridi ve insanlarını izmir'e çok benzettiğim güzel ve yaşanılası şehir.
misak-ı milli sınırlarına alınmayan, osmanlının en büyük ikinci büyük şehri.
mustafa kemal 10. yıl nutkunda: "keşke selanik'i de misak-ı milli sınırları içine alabilseydik." demiştir. paşayı kimin engellediği merak konusu.
selanik 1430 yılında 2. murad tarafından osmanlı topraklarına katılmış olup 1912'de balkan savaşları sırasında arnavut tahsin paşa tarafından yunana teslim edilmiştir. tam 25.000 kişilik osmanlı askeri tahsin paşanın emriyle direniş göstermemiştir.
nihal atsız neden türkçü. oğluna yazdığı mektupta neden türke düşman milletleri saymış ve bunların arasında arnavutları da göstermiştir, düşünmek lazım. atsız bir makalesinde:
"edirne 8.000 askerle direndi çünkü başında türk şükrü paşa vardı.
selanik 25.000 askerle teslim oldu çünkü başında arnavut tahsin paşa vardı." diye yazmıştır. gel de atsız'a hak verme. (mekanın uçmağ olsun.)
geçen perşembe selanik'e inerken aklımda bunlar vardı. uçağın tekeri piste değdiğinde -benim için selanik misak-ı milli sınırlarındadır.- alkışladım. (alkışı pilot için değil vatan toprağına ulaştığım için yaparım.)
havalimanından şehre 78 numaralı belediye tipi otobüsle geçtim ve bilet bedeli 80 kuruş. araç şehirlerarası otobüs terminaline kadar gidiyor ama ben aristoteles meydanında indim.
yunanlar frappe denilen buzlu kahveyi bizim çay içtiğimiz sıklıkta içiyor. gerçekten lezzetli buldum, bizde neden yok diye de hayıflandım doğrusu. balık pazarı bizdeki balık pazarları gibi, bağrış çağrışların tek farkı yunanca olması. simitçiler var, börekçiler var, güvercinlere ekmek bölen teyzeleri, banklarda oturan emekli amcaları var selanik'in. kiosk denilen büfeler çok yaygın.
ben esperia adlı bir otelde kaldım geceliği 40 avro. odalar şehir manzaralı ve balkonlu. şehri görmek isteyen romantik çiftler bir kenara not etsin burayı. banyosu biraz küçük onun dışında gayet aydınlık ve temiz bir odaydı. otel merkezi bir noktada ve tam karşısında bir de müze gibi bir yapı var.
beyaz kule şehrin simge yapısı. osmanlı zamanından kalan belki de tek eser. deniz kıyısında yer alıyor ve gösterişli. şehirde gözüme çarpan başka osmanlı eseri olmadı, kiliseye ve papaza rastladım doğal olarak.
ladadika şehrin yemek ve eğlence mekanı. taverna dedikleri yemek ve müzik olayları var. 1901 adlı bir yere girip iki tek uzo attım tek başıma. müziklerden de yunancayı çıkar yerine türkçeyi koy her şey aynı. melodiler çok tanıdık geldi kulağıma.
şehirde yunan alfabesi dışında yazılmış dükkan tabelası uluslararası şirketler dışında yoktu. bu durum işimi zorlaştırdı ama bir türk milliyetçisi olarak takdir ettim yunanları. hiç türke-türk işletmesine rastlamadım mesela, yunanca konuşma konusunda katı bir kuralları olduğu aşikar.
bana öyle geldi ki bu adamlarla tek farkımız dil ve din. gerisi yalan. avrupanın tek dişli canavarları 1800'lerden (1821-yunan krallığı kuruldu.) bugünlere kadar izledikleri ve izlettikleri politikalarla çok yakın ve belki akraba olan bu iki toplumu birbirine düşman etmişler.
selanik çok güzel; selanik nazlı gelin, selanik istanbul'un kızı-izmir'in kız kardeşi.
her milletin bir ideali var, bizimkisi "yurtta sulh cihanda sulh". yemişim sulhunu, hani lan selanik nerede?
bu arada mustafa'nın doğduğu evi de gördüm ve hiç bir şey hissetmedim. hissetmem mi gerekiyor, selanik nerde paşaaa?
kendime not: duygusala bağladın ya la, blog mu olm burası. burası koskoca ulu sözlük, haddini bil.
mustafa kemal 10. yıl nutkunda: "keşke selanik'i de misak-ı milli sınırları içine alabilseydik." demiştir. paşayı kimin engellediği merak konusu.
selanik 1430 yılında 2. murad tarafından osmanlı topraklarına katılmış olup 1912'de balkan savaşları sırasında arnavut tahsin paşa tarafından yunana teslim edilmiştir. tam 25.000 kişilik osmanlı askeri tahsin paşanın emriyle direniş göstermemiştir.
nihal atsız neden türkçü. oğluna yazdığı mektupta neden türke düşman milletleri saymış ve bunların arasında arnavutları da göstermiştir, düşünmek lazım. atsız bir makalesinde:
"edirne 8.000 askerle direndi çünkü başında türk şükrü paşa vardı.
selanik 25.000 askerle teslim oldu çünkü başında arnavut tahsin paşa vardı." diye yazmıştır. gel de atsız'a hak verme. (mekanın uçmağ olsun.)
geçen perşembe selanik'e inerken aklımda bunlar vardı. uçağın tekeri piste değdiğinde -benim için selanik misak-ı milli sınırlarındadır.- alkışladım. (alkışı pilot için değil vatan toprağına ulaştığım için yaparım.)
havalimanından şehre 78 numaralı belediye tipi otobüsle geçtim ve bilet bedeli 80 kuruş. araç şehirlerarası otobüs terminaline kadar gidiyor ama ben aristoteles meydanında indim.
yunanlar frappe denilen buzlu kahveyi bizim çay içtiğimiz sıklıkta içiyor. gerçekten lezzetli buldum, bizde neden yok diye de hayıflandım doğrusu. balık pazarı bizdeki balık pazarları gibi, bağrış çağrışların tek farkı yunanca olması. simitçiler var, börekçiler var, güvercinlere ekmek bölen teyzeleri, banklarda oturan emekli amcaları var selanik'in. kiosk denilen büfeler çok yaygın.
ben esperia adlı bir otelde kaldım geceliği 40 avro. odalar şehir manzaralı ve balkonlu. şehri görmek isteyen romantik çiftler bir kenara not etsin burayı. banyosu biraz küçük onun dışında gayet aydınlık ve temiz bir odaydı. otel merkezi bir noktada ve tam karşısında bir de müze gibi bir yapı var.
beyaz kule şehrin simge yapısı. osmanlı zamanından kalan belki de tek eser. deniz kıyısında yer alıyor ve gösterişli. şehirde gözüme çarpan başka osmanlı eseri olmadı, kiliseye ve papaza rastladım doğal olarak.
ladadika şehrin yemek ve eğlence mekanı. taverna dedikleri yemek ve müzik olayları var. 1901 adlı bir yere girip iki tek uzo attım tek başıma. müziklerden de yunancayı çıkar yerine türkçeyi koy her şey aynı. melodiler çok tanıdık geldi kulağıma.
şehirde yunan alfabesi dışında yazılmış dükkan tabelası uluslararası şirketler dışında yoktu. bu durum işimi zorlaştırdı ama bir türk milliyetçisi olarak takdir ettim yunanları. hiç türke-türk işletmesine rastlamadım mesela, yunanca konuşma konusunda katı bir kuralları olduğu aşikar.
bana öyle geldi ki bu adamlarla tek farkımız dil ve din. gerisi yalan. avrupanın tek dişli canavarları 1800'lerden (1821-yunan krallığı kuruldu.) bugünlere kadar izledikleri ve izlettikleri politikalarla çok yakın ve belki akraba olan bu iki toplumu birbirine düşman etmişler.
selanik çok güzel; selanik nazlı gelin, selanik istanbul'un kızı-izmir'in kız kardeşi.
her milletin bir ideali var, bizimkisi "yurtta sulh cihanda sulh". yemişim sulhunu, hani lan selanik nerede?
bu arada mustafa'nın doğduğu evi de gördüm ve hiç bir şey hissetmedim. hissetmem mi gerekiyor, selanik nerde paşaaa?
kendime not: duygusala bağladın ya la, blog mu olm burası. burası koskoca ulu sözlük, haddini bil.
Adını iskender'in kız kardeşinden alan şehir.
her türk'ün açık yarası. evet.
burada ''benim tete konya'dan tayyip very old mind'' diye çırpınan bir taksici tanıdım.
türk toprağı olan güzel şehir. bizim için değeri anlatılamaz. tıpkı kerkük gibi tıpkı batum gibi. evet.
merkezde Metro çalışması var bu aralar, ikinci bir emre Kadar gitmeyin. otobüsleri de çok eski ama içerisi güneş kremi kokusu dolu. nefis. neyse ben yattım. tövbe estağfirullah.
Hasretini çektiğim ve bir gün döneceğim memleketim.
bir zamanların türk, musevi ve yunan kenti. nüfus da bu sıralamaya göredir. önce türkler gider. sonra da nazilerle işbirliği yapılarak museviler etnik temizliğe uğrar. bir taraftan da benim de memleketim olan ve hikayesi çok hüzünlü şehirdir.
inci tanem benim,cok az kaldi gelicem soz veriyorum.
kalbimizde bir yaradır. türk devriminin başladığı yere selam olsun...
belki bir gün yine türkün olacaktır...
Kesinlikle geri alinmasi gerek bir sehirdir, selanik bence mili meselemizdir.
yunanlılarla tarihi olarak hiç bir alakası olmayan bir şehir. tam bir osmanlı şehri. hatta sivas'tan daha önce osmanlı'ya katılmış. sivas'tan daha çok osmanlı şehri. birinci dünya savaşı sonunda osmanlı yenilince ordan çekilmek zorunda kalınmış.
selanik'teki türk, yahudi ve rum nüfus dağılımı. 1920'lerden sonra türkler ve yahudiler yerine rumların istilası başlamış.
görsel
selanik'teki türk, yahudi ve rum nüfus dağılımı. 1920'lerden sonra türkler ve yahudiler yerine rumların istilası başlamış.
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar