bugün
- gül gibi efendi erkek10
- kızların keko erkek seviyoruz demesi10
- g'i l d'e d l'i l y14
- bayandan nasıl istenir5
- sözlükten bir kızla sevişmek4
- ardaya yüzmeye gitmek4
- pipisi 18 cm olan erkek4
- sözlükteki yaşlı amcalar ve teyzeler3
- sözlüğün viagra içmiş gibi coşması4
- sevilen kadının bu bir emirdir bip beni demesi5
- yeni parti16
- karşı binadaki kızlar4
- evliliğin aslında bir çıkar ilişkisi olması5
- yagmurcu3
- sezer efendi sezer efendi 5 nolu ameliyathaneye3
- dişçiye gitmek9
- şimdi herkes su içsin7
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız13
- mal mal bakan adam2
- kemalizmin gericilik olması2
- chp dönemi bitti2
- true vs yagmurcu2
- ben geldim kerkenezler18
- ben ne yapıyorum anı3
- alakasız yerde tanıdıkla karşılaşmak3
- emirhan yıldız'ın 16 kattan düşmesi3
- sude sendromu2
- üvey anneannem oğlunu abukat oğlum diye severdi2
- velvet36
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- evlilik çocukları zengin etme müessesidir2
- muslettin amca7
- habire1233
- fetö siyasete nasıl sızdı3
- temizlikçi gelmeden etrafı toplamak2
- her yere geç kalan insan modeli3
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması5
- rüyasında sevgilisiyle seviştiğini gören erkek2
- mantığın sesi yazarlar2
- new york city'i alan amerika'yı alır2
- mrbeast3
- erdoğan kılıçdaroğlu bahçeli üçgeni3
- 31 çekmek gühamıdır öğrenciyim3
- güneş alerjisi2
- tulumba tatlısı4
- kaylee hottle2
- insanın kendini çok değerli zannetmesi11
- 16 ağustos 2026 beşiktaş eyüpspor maçı2
- bisiklet sürerken götü deldirip ibne olan erkek5
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak10
Polonyalı yönetmen roman polanski'nin apartman üçlemesinin ilk filmidir. Devamında çekilen rosemary'nin bebeği ve kiracı filmlerinden benim icin bir tık öndedir.
Polanski mütüşşş bir sinematogragi ile oluşturduğu atmosfere sizi mıknatıs görmüş demir gibi çeker.kurgu,görsel ve ses dönemine gore üst seviyede ki bu dönemde yapılan bir çok korku atmosferinden çok daha başarılı.
Film,carol'un çarpık psikolojisini bana da aktarmayı başarmış ve hatta bendeki bazi potansiyel çatlakları tetikledigini söylenebilirim. Feci halde sinir bozucu, duvar tirmalatan film.
Polanski mütüşşş bir sinematogragi ile oluşturduğu atmosfere sizi mıknatıs görmüş demir gibi çeker.kurgu,görsel ve ses dönemine gore üst seviyede ki bu dönemde yapılan bir çok korku atmosferinden çok daha başarılı.
Film,carol'un çarpık psikolojisini bana da aktarmayı başarmış ve hatta bendeki bazi potansiyel çatlakları tetikledigini söylenebilirim. Feci halde sinir bozucu, duvar tirmalatan film.
şizofreninin katatonik türünü ele almış bir siyah-beyaz film.
Nine inch nails dinleyen bir yazar. Sonunda bu grubu dinleyen bir insan gördüm. Devam.
Roman Polanski'nin apartman üçlemesindeki en rahatsız edici filmdir. Obsesyonların karakterin gördüğü şekilde filme yansıtılması bu filmi kült yapan özelliktir. Yeni nesile ilham kaynağı da olmuştur aynı zamanda (bkz: may)
tiksinç adamın* tiksinti isimli filmidir.
filmin çok doğru noktalara parmak bastığını düşünüyorum, toplumlar farklı olsa da günümüz islam devletlerinin, kız çocuklarına karşı uyguladığı psikolojik baskının, sapkın bir ensest ilişkiyle benzerlik göstererek ne denli eşdeğer sonuçlar doğurabileceğini gösterir.
not: film, hiçbir zaman dışarı vuramadığımız; düşünce, iç dünya, sırlar gibi bir çok şeyi bizlere kanlı canlı gösteriyor.
filmin çok doğru noktalara parmak bastığını düşünüyorum, toplumlar farklı olsa da günümüz islam devletlerinin, kız çocuklarına karşı uyguladığı psikolojik baskının, sapkın bir ensest ilişkiyle benzerlik göstererek ne denli eşdeğer sonuçlar doğurabileceğini gösterir.
not: film, hiçbir zaman dışarı vuramadığımız; düşünce, iç dünya, sırlar gibi bir çok şeyi bizlere kanlı canlı gösteriyor.
korkutucu olduğu kadar geren bir roman polanski filmi. yapıldığı yıla göre inanılmaz işler başarmış bir film. Bir kadının kendi iç dünyasında kayboluşunu ve kendi korkuları arasında çıkış yolu aramasını anlatır. gerçekten korkunç bir filmdir.
Son derece berbat filmdir. Boşa zaman kaybı. Yönetmenini severim ama bu filmi hiç olmamış canlarım.
filmin son karesinde ortaya çıkan o son bakış herşeyi özetlemiştir. anlamak için geri alıp tekrar bakmam gerekti ama o da benim cahilliğim sanıyorum..
polanski'nin the pianist filmini en iyi filmi sananlara ağır gelecek izlemeden ölünmemesi gereken bir gerilim ve drama filmi.
roman polanski çalışmalarının nadide parçalarındandır. içerisindeki psikolojik yaklaşımlar, bilinçaltı açıklamaları, bireyin kabullenemediği obsesyonlarını manidar öğeler ışığında işlemiştir. catherine deneuvenin akıl almaz derecede samimi ve çocuksu simasının içerisinde barındırdığı buhranlı deneyimler ve ensest. film ensest konusu dahilinde yoğruluyor. catherine'in, küçük bir çocukken babası ile yaşadığı cinsel birlikteliği film sonundaki benzersiz sahneden; catherine'nin yılların kırgınlığını fırlattığı o bakışın bulunduğu, resimden çıkarımlayabilirsiniz...
gördüğüm en iyi psikolojik gerilim filmlerinden biridir. yarım kalmış bisküvi, bebek cesedini andıran tavşan eti, salon ve banyonun küçülüp büyümesi, duvardan çıkan eller... tam polanski'ye yakışan bir film olmuş. catherine deneuve bu filmdeki oyunculuğu ile şuan hatırlayamadığım bir sitede gelmiş geçmiş en iyi kadın oyuncu performansı listesinin zirvesindedir. ayrıca sonunu söylemek istemiyorum ama gördüğüm en iyi film sonlarından biridir o sahne. bir bakışta bütün filmi açıklığa kavuşturur. hakkında bu kadar az entry görmek beni hayal kırıklığına uğrattı.
catherine deneuve'nin ledaux karakteri ile yıldızlaştığı film. kendisi daha çok bunuel filmlerindeki rollerini canlandırmaktadır. filmin gerçek ev düşü birbirini karıştıracağınız sürreal yapısı ve yönetmenin hiç elinizden tutmaması bir yana; ölümlerin gerçek mi yoksa düşsel olduğunu ciddi anlamda sorgulamanıza neden olan film. ama beş satırlık yorumlarla harcamamak gerektir.
carole ledoux.
aptal sarışın klişesini rafa kaldıran film. bir polonyalı yönetmenin gözünden, elinden, yüzünden güzelliğin kırılması. bilinçaltıyla yaşayan güzel carole ve sarsıntıları. sürekli kabus gören ve yalnızlığın dibine vuran bir ruh. gittikçe hırçınlaşan, perdelerin gölgesinde saklanan ışıksız beden. işten-eve evden-işe rutinleşen hayatın duvarlarda oluşturduğu çatlaklar. çürümeye yüz tutmuş tavşan eti ve 3 adet filizlenmiş patates. fallik sembollerin (pisa kulesi ve erkek) içinden çıkamayan doyumsuz bir abla. usturayla işlenmiş 2 cinayet veya tüm rollerden tiksinmiş carole ledoux...
mutfak penceresinden top oynayan rahibelere bakmak ister misin canım.
aptal sarışın klişesini rafa kaldıran film. bir polonyalı yönetmenin gözünden, elinden, yüzünden güzelliğin kırılması. bilinçaltıyla yaşayan güzel carole ve sarsıntıları. sürekli kabus gören ve yalnızlığın dibine vuran bir ruh. gittikçe hırçınlaşan, perdelerin gölgesinde saklanan ışıksız beden. işten-eve evden-işe rutinleşen hayatın duvarlarda oluşturduğu çatlaklar. çürümeye yüz tutmuş tavşan eti ve 3 adet filizlenmiş patates. fallik sembollerin (pisa kulesi ve erkek) içinden çıkamayan doyumsuz bir abla. usturayla işlenmiş 2 cinayet veya tüm rollerden tiksinmiş carole ledoux...
mutfak penceresinden top oynayan rahibelere bakmak ister misin canım.
adamı gayet geren filmlerdendir. catherine deneuve filmin ikinci yarısında gerginliğe gerginlik katar o emsalsiz güzelliğiyle.
bir roman polanski filmi olup sarsıcı sahnelere sahiptir. filmin siyah beyaz olması "renkli olsa bu kadar güzel olmazmış sanki" havası yaratır. catherine deneuve nün oyunculuğu tarihe geçen bir oyunculuk olmuştur.
türkçeye tiksinti olarak çevrilmiş, gelmiş geçmiş en korkutucu, sarsıcı, ürkütücü filmdir. çekildiği yıllarda portakalda vitamin olanlar için izleme fırsatı, geçen yılki istanbul film festivalinde gösterilmesiyle sunulmuştur. psikolojik gerilim mi demek lazım gerilim mi demek lazım bilemiyorum ama insanı sinema koltuğunda böylesine hoplatabilen başka bir film görmedim,duymadım. catherine deneuve gençliği, güzelliği ve oyunculuk yeteneğiyle sizi kendinsine hayran bırakır. filmden çıkıldığında, çoğu kişide 3-4 dakikalık konuşamama, etrafa mal mal bakma gibi belirtileri olan bir şok gözlenmiştir. bu gayet normaldir, yani bu film acayip bişeydir. film izlendikten sonra her hangi bir gerilim-korku-vb. filmi beğenmek oldukça zordur. *
http://www.iksv.org/film/festival2005.asp?fid=39
http://www.imdb.com/title/tt0059646/
http://www.iksv.org/film/festival2005.asp?fid=39
http://www.imdb.com/title/tt0059646/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar