bugün
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz13
- s'i l v'e r m'i s t21
- götten bacaklı erkek4
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci9
- bu saatte uyanan insanın amacı4
- imf den borç almayı zenginlik sanan malum zihniyet7
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor11
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı8
- motorine 8 24 tl zam gelmesi13
- mantı13
- güne bir şiir bırak3
- sarapci koala65
- habire1221
- supangle ve puding in farkları3
- kısa ve vurucu yazmak6
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak5
- apo piçtir piç kalacak8
- gün tabağı6
- sözlükte fosilleşmek6
- ellerim bos gonlum hos29
- türklerin en sevdiğiniz yönü6
- filenin sultanları yarı finalde8
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var7
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- özel mesajları ifşa edecek kadar ucuz olmak6
- çocuğunuzun olduğunu hayal edebiliyor musunuz5
- arif kocabıyık16
- silver ile evlenecek erkek52
- bir bela geliyor8
- lahmacun9
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- niğde de restorana girip dayak yemek5
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız5
- deniz gül6
- devlet bahçeli8
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- insan olmaya ceyrek kala15
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- orospu çocuğu abdullah öcalan4
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı7
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak6
- ben sizin anonim11
- saraca096
- silvermist9
- skoda fabia alınır mı5
http://www.redd.com.tr/ siteleri yenileniyormuş efendim.yine mükemmel olacağı daha giriş sayfasından belli.bekliyoruz...
ilk çıktığı günden şu zamana kadar büyük bir gelişme gösteren ve çizgisini bozmayan grup.
''prensesin uykusu'' filminin seyredilmesindeki yegane sebeplerden biri.
yarın* beyaz show'a konuk olacak gruptur.
onları uzun süreden sonra canlı izlemek iyi olacak.
onları uzun süreden sonra canlı izlemek iyi olacak.
ülkemizde bana göre tartışmasız en kaliteli müziği yapan en güzel bir gruptur. insan biraz dinledikten sonra sever ve özellikle işin içine alkol de girerse bağıra bağıra söylenesi şarkıları vardır. (bkz: kirli suyunda parıltılar) (bkz: sen kendinde ol yeter) ve daha neler neler. ilahtır, insanı kendinden geçirir, senelerce sıkılmadan dinlenir. bambaşka bişeydir kısacası. (bkz: yolunuz açık olsun)
mutlu olmak için şarkısından sonraki yaptığı soundtrack ile yeniden çıkış yapan gruptur.
birkaç gün önce, virgin radio'da geveze'nin programına konuk olmuş grup.
harika bi guruptur.sevgiliden ayrılınca dinlenen şarkılarda başı çekenlerdendir...
türkiye için fazla bir müzik grubu. prensesin uykusuyum, nefes bile almadan ve mutlu olmak için gibi şaheserlerin sahibi.
yazmakta geciktim ama, aralık ayında ankara passage pub'da güzel bir konser verdiler. elbette ordaydık dostum! şimdi de konsere dair izlenimlerime geçeyim.
konser günü önce bilkent'e akabinde odtü'ye söyleşiye geldiler. bilkent'in durumu, fotolardan gördüğüm kadarıyla içler acısıydı. salondaki izleyiciler 10 taneydi, bilemedin 15. eşek hoşaftan ne anlar diyerek bu konuyu kapatıyorum.
odtü söyleşisi ise çok keyifliymiş. gidemedim ama reddgiller her yaptıkları işin yakinen takip edilmesinden memnun olduklarını belirtmişlerdi söyleşi sonrası. akşam da passage'a geçtiler.
passage pub sürekli gittiğimiz, güzel bir mekan. sakarya gibi bol apaçi ve türkü bar yoğunluklu bir bölgede böyle bir seviyeyi tutturmuş olmaları zaten takdire şayan. gelgelelim, en arkadaki yerimizden kalkıp biraz önlere doğru ilerlemeye çalışınca sevgili arkadaşlarımla birlikte ezilme tehlikesi atlattık. dip dibe, göt göte! öeehh diyerek daha fazla çabalamadan yerimize döndük. nefret ettiğim if tarzı kalabalık passage'da da vardı. buna nasıl bir çözüm bulunur, bilmiyorum. daha geniş bir mekanda ferah feza bir konser olmalıydı diyeceğim ama ankara'da geniş, bu konsepte uygun ve öğrenci dostu bir mekan kaldı mı, emin değilim.
bir diğer sıkıntılı nokta, biletlerin neden sadece konser günü satıldığıydı. günler öncesinden sorduğumuzda, istanbul'dan bilet getirileceği (?) gibi garip bir şey söylemişti passage elemanları. istanbul dışındaki şehirlerde çaldıkları programlarda, mekan doldurabilme gibi bir kaygısı kalmamış bir gruptur bence redd (bunu dert ediyorlar manasında demiyorum, ama artık kemik bir kitleleri olduğu için ticari olarak da durum böyle). dolayısıyla garip geldi ne bileyim.
redd elemanları, sahnede çen çen konuşan insanlar değiller malumunuz. ama grup elemanları genel olarak keyifsizlerdi sanki. asla performanslarına dair bir aksamayı ya da yavaşlığı kastetmiyorum ki bilakis coşturdular. ama manyak gibi gelmelerini bekleyip konserlerine gittikten sonra farklı bir aura beklemiş de olabiliriz. bu da bizim beklentimizin yüksekliğiyle alakalı olabilir mi, bittabi olabilir. hah bir de, doğan duru'nun şarkı aralarında söylediği hiçbir şeyi arkalardan duyamadık maalesef.
redd izleyicisi de tıpkı redd gibi coşturdu desem yamuluyor olamam. alkolün de etkisiyle, o enerji birbirimize geçti sanki. şahsen tanımadığım zibilyon tane insanla el ele tutuşarak daire olup electric boogie yaptığım başka bir konser hatırlamıyorum. bilhassa bu nokta aramızda kalsın istiyorum sevgili sözlük.
konser sonlarında "dünya" diye çığırmamızla "dünya"yı çaldılar ve çok mutlu ettiler. ancak konser bitip de sahneden inmelerinden sonra "bis" diye bağırdık, tekrar gelip bir tek parça çalsalardı muhteşem olacaktı. yapmadılar, üzdüler. ama sahnede uzun kaldılar diyebiliriz, yol yorgunluğu v.s. ya da bis isteğimizi duymamış olmaları da olası. kendilerini seviyoruz vesselam, bir dahaki konsere artık.
piçler için özet: redd çok iyi bir gruptur, dinleyiniz, dinletiniz.
konser günü önce bilkent'e akabinde odtü'ye söyleşiye geldiler. bilkent'in durumu, fotolardan gördüğüm kadarıyla içler acısıydı. salondaki izleyiciler 10 taneydi, bilemedin 15. eşek hoşaftan ne anlar diyerek bu konuyu kapatıyorum.
odtü söyleşisi ise çok keyifliymiş. gidemedim ama reddgiller her yaptıkları işin yakinen takip edilmesinden memnun olduklarını belirtmişlerdi söyleşi sonrası. akşam da passage'a geçtiler.
passage pub sürekli gittiğimiz, güzel bir mekan. sakarya gibi bol apaçi ve türkü bar yoğunluklu bir bölgede böyle bir seviyeyi tutturmuş olmaları zaten takdire şayan. gelgelelim, en arkadaki yerimizden kalkıp biraz önlere doğru ilerlemeye çalışınca sevgili arkadaşlarımla birlikte ezilme tehlikesi atlattık. dip dibe, göt göte! öeehh diyerek daha fazla çabalamadan yerimize döndük. nefret ettiğim if tarzı kalabalık passage'da da vardı. buna nasıl bir çözüm bulunur, bilmiyorum. daha geniş bir mekanda ferah feza bir konser olmalıydı diyeceğim ama ankara'da geniş, bu konsepte uygun ve öğrenci dostu bir mekan kaldı mı, emin değilim.
bir diğer sıkıntılı nokta, biletlerin neden sadece konser günü satıldığıydı. günler öncesinden sorduğumuzda, istanbul'dan bilet getirileceği (?) gibi garip bir şey söylemişti passage elemanları. istanbul dışındaki şehirlerde çaldıkları programlarda, mekan doldurabilme gibi bir kaygısı kalmamış bir gruptur bence redd (bunu dert ediyorlar manasında demiyorum, ama artık kemik bir kitleleri olduğu için ticari olarak da durum böyle). dolayısıyla garip geldi ne bileyim.
redd elemanları, sahnede çen çen konuşan insanlar değiller malumunuz. ama grup elemanları genel olarak keyifsizlerdi sanki. asla performanslarına dair bir aksamayı ya da yavaşlığı kastetmiyorum ki bilakis coşturdular. ama manyak gibi gelmelerini bekleyip konserlerine gittikten sonra farklı bir aura beklemiş de olabiliriz. bu da bizim beklentimizin yüksekliğiyle alakalı olabilir mi, bittabi olabilir. hah bir de, doğan duru'nun şarkı aralarında söylediği hiçbir şeyi arkalardan duyamadık maalesef.
redd izleyicisi de tıpkı redd gibi coşturdu desem yamuluyor olamam. alkolün de etkisiyle, o enerji birbirimize geçti sanki. şahsen tanımadığım zibilyon tane insanla el ele tutuşarak daire olup electric boogie yaptığım başka bir konser hatırlamıyorum. bilhassa bu nokta aramızda kalsın istiyorum sevgili sözlük.
konser sonlarında "dünya" diye çığırmamızla "dünya"yı çaldılar ve çok mutlu ettiler. ancak konser bitip de sahneden inmelerinden sonra "bis" diye bağırdık, tekrar gelip bir tek parça çalsalardı muhteşem olacaktı. yapmadılar, üzdüler. ama sahnede uzun kaldılar diyebiliriz, yol yorgunluğu v.s. ya da bis isteğimizi duymamış olmaları da olası. kendilerini seviyoruz vesselam, bir dahaki konsere artık.
piçler için özet: redd çok iyi bir gruptur, dinleyiniz, dinletiniz.
hey you coverları dinlenesi başarılı bir gruptur.
'öperler' şarkısı favorimdir. eğlenceli bir grup.
türkiye'nin en orijinal müzik gruplarından biridir.
siyasi düşünceleri yüzünden bir çok müzik kanalıyla anlaşamasalar da kaliteli insanların dinlediği, kaliteli bir müziğe sahipler.
bütün albümlerini şiddetle tavsiye ederim.
siyasi düşünceleri yüzünden bir çok müzik kanalıyla anlaşamasalar da kaliteli insanların dinlediği, kaliteli bir müziğe sahipler.
bütün albümlerini şiddetle tavsiye ederim.
insanın içine işleyen 'her neyse' şarkısına sahip dinlenmeye değer grup.
çok kaliteli bir grup olmanın yanında fikirleri, hayata bakış açıları de çok mantıklıdır bu grubun.
şarkı sözleri o kadar mantıklı gelir ki; iki dinlemeden sonra bakarsınız, artık bir redd dinleyicisi olmuşsunuzdur.
şarkı sözleri o kadar mantıklı gelir ki; iki dinlemeden sonra bakarsınız, artık bir redd dinleyicisi olmuşsunuzdur.
kağıt misali üst dudağını kapatmak için, çıkış yaptıklarından bu yana bıyığında değişikliğe gitmemiş güzel sesli soliste sahip, çağan ırmak'ın "prensesin uykusu" adlı filmine bir soundtrack ile katkıda bulunmuş grup.
28 ocak 2011 de bronx pi sahne performansları ile bir kez daha hayran bırakan gruptur. seveni sevmeyeni çok olabilir ama yaptıkları işe şapka çıkartmamak elde değil.
yeni başlayanlar için öncelikli dinlenmesi gereken parçaların bazıları;
dünya , mutlu olmak için, öyle boş ki hayat, aşık, artık melek değilim, bahçelere daldık, her neyse
yeni başlayanlar için öncelikli dinlenmesi gereken parçaların bazıları;
dünya , mutlu olmak için, öyle boş ki hayat, aşık, artık melek değilim, bahçelere daldık, her neyse
"aşk tesadüfleri sever" adlı filmde bir soundtracke müthiş bir soundtracke imza atmış gruptur.
nefes bile almadan'dır şarkının adı.
sarmaşıklar gibi sardın kalbimi,
değiştirdin kanımı koydun zehrini.
örümcek gibi ördün zihnimi,
düşündükce daha çok isterim seni.
nefes bile almadan seviyorum seni,
içimde dolaşan alkol gibi.
sana gitgide sarhoş oluyorum,
ruhumu kaybetmiş gibi.
sadece senin için yaşıyorum,
nefes bile almadan seviyorum seni.
nefes bile almadan'dır şarkının adı.
sarmaşıklar gibi sardın kalbimi,
değiştirdin kanımı koydun zehrini.
örümcek gibi ördün zihnimi,
düşündükce daha çok isterim seni.
nefes bile almadan seviyorum seni,
içimde dolaşan alkol gibi.
sana gitgide sarhoş oluyorum,
ruhumu kaybetmiş gibi.
sadece senin için yaşıyorum,
nefes bile almadan seviyorum seni.
her şarkısını ayrı bir sevdim bu grubun. solistin ses de güzel bence. dinlemeyenlere tavsiye nefes bile almadan sen kendinde ol yeter
türkiye sınırları içindeki tartışmasız en kötü rock gurupu. enteler midir nedir?
19 şubatta Bursa Resimli campus barda konseri olan, mükemmel aşk şarkıları yapan grup.
bugün * ghetto da bizlerle buluşacak olan grup. konser ardından da after party varmış. merakla bekliyoruz efendim.
hayatı bazen erteleyip ''herneyse'' diyebilmek için aynı adlı parçayı dinlemek ve dinlemek.
10 martta edirne barfly'da konser verecek olan grup. şimdiden sabırsızlıkla beklemekteyiz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar