bugün
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı53
- messi'ye bir teselli ballon d or'u verilsin7
- ispanya17
- resim hocaları5
- arjantin17
- 2026 dünya kupası23
- sözlükle olan anlaşmayı fesh ediyorum4
- futbol13
- dünya18
- acile gidip acil sevgili arıyorum demek3
- lionel messi8
- matadorların siyonistleri hoplatması2
- ben geldim ayağa kalkın3
- 2026 dünya kupası şampiyonu ispanya3
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek4
- mütevazi çardakta hasır sandalye2
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- birader yazarların birader bey yazarlar olmaları3
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- gideceğin yer değilken otobüsten inmek2
- ev şarabı2
- messi uzaylı abi2
- ispanya milli futbol takımı6
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak4
- marc cucurella5
- donald trump5
- ciguli kral3
- arjantin milli futbol takımı6
- şehir kurma oyunları5
- le cola'nın 67 tl olması4
- lisede hocaların herşeyi bilmesi3
- ispanyanın 2026 dünya kupasını kazanması2
- abd'nin iran'a girmesiyle olacak olan şeyler4
- haluk levent denince akla gelenler4
- nico williams2
- 20 temmuz 20262
- tefeciden borç almak4
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- aylık 467 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- goooolll gooooolllll gooolllllll2
- memduh bashgan2
- kemal kılıçdaroğlu7
- arjantin'in çok kötü oynaması3
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- şaka maka muhalif platform kalmaması4
- velvet9
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- sapık7
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- allah varsa beni milli yapsın7
entry'ler (472)
Halime yücel, galatasaray üniversitesi iletişim fakültesinde öğretim üyesi imiş.
Kendisini Eric Maigret'in Medya ve iletişim Sosyolojisi adlı kitabına yaptığı korkunç çevirisinden ötürü buradan tebrik ediyorum.
Kendisini Eric Maigret'in Medya ve iletişim Sosyolojisi adlı kitabına yaptığı korkunç çevirisinden ötürü buradan tebrik ediyorum.
öğrenci işçi programıdır. arkadaş edinmek kilometrelerce ötede kendi ayaklarınız üstünde durabilmek açısından iyi, lakin 3 ay boyunca sunduğu iş ortamı açısından katlanılması zordur. bazıları abartıp work and travel çok iyiydi abiiiğ çalışırken bile çok eğlendim der zannımca bu kişiler 9 ay şehirde evde oturup sadece o üç ay sosyalleşmektedir ya da gerçekten %5 lik o iyi işveren otele, eğlence parkına, markete vs denk gelmişlerdir.
work and travel'ın mantığı basittir. amerikada çalışanlarına overtime ödemek istemeyen işverenler work and travel sayesinde kendilerine ucuza işçi bulurlar hem de kaldığınız yer genellikle konaklama vs sağladığı için işteyken öğle yemeği vs de derken para yine işverene geri döner. unutmayın çalışırken kölesiniz, işveren bırakayım da sen iş arkadaşınla azıcık sohbet et ingilizceni geliştir demez ya da yoruldun azcık soluklan demez çalıştığın sürede maksimum verim sağlamaya çalışır. ki iş dünyasının kuralı da bu zaten. bu sebepten eğer el bebek gül bebek yapınızı bozamayacaksanız hiç başlamayın bu işe. lifeguardsan o güneşin altında ayakta (şanslıysan oturarak) bekleyeceksin.
nisanda başvurduğumdan o.ç. şirketimin de uğraşmamasıyla son kalan işi seçmek zorunda kalmıştım ve wisconsin dells 'te bir otelde housekeeper lık ve main lodge lık yaptım. bu süre zarfında meksikalı supervisor ımın yavşamalarına, diğer supervisorların bazılarının sexist yaklaşımlarına, sevmediğinizi anlayıncaki o dışlayıcı tavırlarına vs maruz kaldım. söylediklerine cevap verip karşı çıkabiliyor olmamdan dolayı her fırsatta şikayet edip yönetimle sorun yaşamamı sağlamaya çalıştılar. çünkü unutmayın orada her şeye tamam diyen çinlileri ya da yalapşap iş bitiren ruslar gibi kişileri severler. siz de benim gibi ikinci günden biz mülteci değiliz böyle davranamazsınız diyecekseniz işiniz var. *
ve unutmayın eğer supervisorlarınızda meksikalılar yoğunluktaysa ve biri size takarsa mutlaka hepsi takar ona göre gardınızı alın amerikalılardan yanınızda duracak üstlerle muhabbetinizi iyi yapın ki yerinizi koruyun, programın bitmesine bir ay kala başka iş aramak zorunda kalmayın.
işte zorlanmış biri olarak para ayarladık yine gider misin deseniz son sınıf olmasam giderim derdim. lakin yukarıda bahsettiklerimi aklınızdan çıkarmayın. çok güzel anılarla geri döneceksiniz.başarılar *
work and travel'ın mantığı basittir. amerikada çalışanlarına overtime ödemek istemeyen işverenler work and travel sayesinde kendilerine ucuza işçi bulurlar hem de kaldığınız yer genellikle konaklama vs sağladığı için işteyken öğle yemeği vs de derken para yine işverene geri döner. unutmayın çalışırken kölesiniz, işveren bırakayım da sen iş arkadaşınla azıcık sohbet et ingilizceni geliştir demez ya da yoruldun azcık soluklan demez çalıştığın sürede maksimum verim sağlamaya çalışır. ki iş dünyasının kuralı da bu zaten. bu sebepten eğer el bebek gül bebek yapınızı bozamayacaksanız hiç başlamayın bu işe. lifeguardsan o güneşin altında ayakta (şanslıysan oturarak) bekleyeceksin.
nisanda başvurduğumdan o.ç. şirketimin de uğraşmamasıyla son kalan işi seçmek zorunda kalmıştım ve wisconsin dells 'te bir otelde housekeeper lık ve main lodge lık yaptım. bu süre zarfında meksikalı supervisor ımın yavşamalarına, diğer supervisorların bazılarının sexist yaklaşımlarına, sevmediğinizi anlayıncaki o dışlayıcı tavırlarına vs maruz kaldım. söylediklerine cevap verip karşı çıkabiliyor olmamdan dolayı her fırsatta şikayet edip yönetimle sorun yaşamamı sağlamaya çalıştılar. çünkü unutmayın orada her şeye tamam diyen çinlileri ya da yalapşap iş bitiren ruslar gibi kişileri severler. siz de benim gibi ikinci günden biz mülteci değiliz böyle davranamazsınız diyecekseniz işiniz var. *
ve unutmayın eğer supervisorlarınızda meksikalılar yoğunluktaysa ve biri size takarsa mutlaka hepsi takar ona göre gardınızı alın amerikalılardan yanınızda duracak üstlerle muhabbetinizi iyi yapın ki yerinizi koruyun, programın bitmesine bir ay kala başka iş aramak zorunda kalmayın.
işte zorlanmış biri olarak para ayarladık yine gider misin deseniz son sınıf olmasam giderim derdim. lakin yukarıda bahsettiklerimi aklınızdan çıkarmayın. çok güzel anılarla geri döneceksiniz.başarılar *
15 saat.
üç dört gün sabaha karşı uyuyup akşam uyanmayı deneyin sonra hayat enerjinizi görelim.
üç dört gün sabaha karşı uyuyup akşam uyanmayı deneyin sonra hayat enerjinizi görelim.
yazarlar arasında infiale sebep olan fotoğraflardır.
açıkçası bu fotoğrafların altında niyet aramanın aşağılık komplexi ya da ülkeyi batı şehirlerinden ibaret sanmakla alakası yok.
bu fotoğraflarla fotoğrafçı düpedüz bir algı yaratmaya çalışmış ve bunu görmek çok net. kimse burda urfa fotoğraflarından utanmıyor lakin türkiye'nin modern yüzünü de göstermesi gerekirdi. bu sebepten düpedüz bu bir algı yaratma çabası ürünüdür. bir insan istanbul'a gidip nasıl bu kadar ıskalar sorusunun cevabıdır.
açıkçası bu fotoğrafların altında niyet aramanın aşağılık komplexi ya da ülkeyi batı şehirlerinden ibaret sanmakla alakası yok.
bu fotoğraflarla fotoğrafçı düpedüz bir algı yaratmaya çalışmış ve bunu görmek çok net. kimse burda urfa fotoğraflarından utanmıyor lakin türkiye'nin modern yüzünü de göstermesi gerekirdi. bu sebepten düpedüz bu bir algı yaratma çabası ürünüdür. bir insan istanbul'a gidip nasıl bu kadar ıskalar sorusunun cevabıdır.
5 senedir bu sözlüğün yazarı ve uzun süre ara vermiş bir yazar olarak gözlemlediğim şey ırkçılığın ve troll lüğün inanılmaz arttığı sözlüktür.
bunun yanında eskiden ırkçı yazarlar birikimliydi en azından. fakat şimdi savunduğu şeyin altını dolduramayan tüm ergenlerin toplaştığı sözlüktür eski eğlencesi asla kalmamıştır bu yüzden ki faal olarak gördüğüm herkes 10 ve üstü nesillerden.
bunun yanında eskiden ırkçı yazarlar birikimliydi en azından. fakat şimdi savunduğu şeyin altını dolduramayan tüm ergenlerin toplaştığı sözlüktür eski eğlencesi asla kalmamıştır bu yüzden ki faal olarak gördüğüm herkes 10 ve üstü nesillerden.
depresyondayım deyip ağlanmaz uyunur. uyunulur
sözlüğe ara veren eski nesilleri şaşırtacak gelişmedir.
Turk has no friend except Turks.
allahın belası karanlık aralık ayına bağladığım durgunlaşma. hiç güneş yok yok güneş. öğlen uyanıyorsanız o ışığı açacaksınız. yok çünkü
peri. perisu değil peri.
sözelcilerin sözel 1 sözel 2 ve mat1 çözerek her türlü 80 üstü alabildiği, özellikle bu dönem sınav sorularının zorluğu sebebiyle tm ve mf den çözenlere üzüldüğüm sınav. çünkü öylesine girmeme rağmen 83 aldım ben de şaşırdım.
edit: sözelcilere rahat olun demeyi amaçlayan işbu entry zeka gösterisi içermemektedir. swh
edit: sözelcilere rahat olun demeyi amaçlayan işbu entry zeka gösterisi içermemektedir. swh
yazarlar en fazla kimlerden dinlemeyi severler şeklinde de yorumlanabilecek şarkılar. çünkü bazen şarkılar kimlere ait bilemiyoruz. benimkiler şunlar:
vashti bunyan- train song, winter is blue, 17 sugar elephants
billie holiday- gloomy sunday
my morning jacket- dondante
my brightest diamond- something of the end
camel- rajaz
portishead- glory box
chris isaac- wicked game
the black keys- little black submarines
massive attack- teardrop
radiohead- paranoid android
the mamas and the papas- dream a little dream of me
vashti bunyan- train song, winter is blue, 17 sugar elephants
billie holiday- gloomy sunday
my morning jacket- dondante
my brightest diamond- something of the end
camel- rajaz
portishead- glory box
chris isaac- wicked game
the black keys- little black submarines
massive attack- teardrop
radiohead- paranoid android
the mamas and the papas- dream a little dream of me
Okuyunca yine mi kar yağıyor korkusunu yaşatan eylemmiş öğrenmiş oldum.
onur özdemirin ayşe hatun önalla düet yapmasının şokundan sonra youtubeda hemen şarkıyı değiştirmek için o sinirle önerilerden açtığım aa iyiymiş aslında diyip tekrar dinleten alt yapısı güzel sözleri de hoş şarkıdır. önyargıyla dinlememe rağmen çellodan mıdır nedir sevdirmiştir.
Ayşe hatun önal (bu arada eski albümünde kalbe ben adlı şarkısı güzelmiş bu vesileyle öğrenmiş oldum) gibi para için müzik yapanlar tayfasındadır artık. adam ismini bile değiştirmiş adeta.onurr olmuş.
Mükemmel bir dizi. Klasik müzik sevmeyenleri sevdirecek cinsten.
Bu sene gönüllük yapma fırsatını bulduğum stkdır. Düşler atölyesinde çocuklarla haftalarca boyalarla Haşır neşir olduk çok güzel işler de çıkardık.ancak bunun yanında belirtmeliyim ki tegve gelirken çok şey beklemeyin. Ateş böceği gibi bir oluşumda değilseniz kurumu okul sonrası etüd merkezi gibi de düşünebilirsiniz.
Tegvde derste sınıfta kavga çıkaran vs çocuklar için parola vardır sen bir x .abladan kırmızı kalem getir denilerek çocuk gönderilir ve etkinlik bitene ya da çocuk sınıfa dönmek istiyorum diyene kadar orada resim vs yapar. Şimdi ben kendi adıma hiç göndermedim toz boyaları birbirine üfleyen çocukları kavga edenleri falan. Ama öğretmenlik okuyan tak tak topukla gelenler genelde 20 senedir öğretmenim bıktım tavrına girip gönderebiliyorlar.burada en önemli olan çocuklara öğretmenmiş gibi mesafeli davranmayıp arkadaşları gibi olabilmek ego tatmini değil yani.
Bağırmayın anlayışı da yoktur tegvde. Eğitim birimleri görevlileri sizle ilgilenmezler kurumun amacının pek farkında değil gibilerdir, niyetleri o günü geçirebilmektir. Sınıftan tuvalet bahanesiyle çıkanlar orda koşuyormuş diye kaç kez çalışan görevli amcalar ben sınıftayken sınıfa bağırmıştır. Tabi burda bir de şu var çocuk 2. Sınıfta zaten orayı bir oyun merkezi olarak görüyor sen iki derslik bir sürede her şeyi kendimiz yapacağız diye toz boyalarla tutkallarla çocuğa bazen eziyet etmiş oluyorsun.
Lakin çok da güzel şeyler yaşanabiliyor misal bana bir çocuk evde kağıt hazırlayıp getirmişti üstüne beni sevdiğini yazmış yapıştırmalar yapıştırmış.ben resim yapmayı sevmem kız oyunları bunlar diyen çocukların da zaman geçtikçe grup çalışmasına alıştığını gözlemleyebildim. Fakat öyle çok da sevgi dolu bir ortam olmadığını da belirtmem gerek siz öğrencilerle gülün bittiğinde de anahtarı teslim edin çıkın derim boşverin.
Tegvde derste sınıfta kavga çıkaran vs çocuklar için parola vardır sen bir x .abladan kırmızı kalem getir denilerek çocuk gönderilir ve etkinlik bitene ya da çocuk sınıfa dönmek istiyorum diyene kadar orada resim vs yapar. Şimdi ben kendi adıma hiç göndermedim toz boyaları birbirine üfleyen çocukları kavga edenleri falan. Ama öğretmenlik okuyan tak tak topukla gelenler genelde 20 senedir öğretmenim bıktım tavrına girip gönderebiliyorlar.burada en önemli olan çocuklara öğretmenmiş gibi mesafeli davranmayıp arkadaşları gibi olabilmek ego tatmini değil yani.
Bağırmayın anlayışı da yoktur tegvde. Eğitim birimleri görevlileri sizle ilgilenmezler kurumun amacının pek farkında değil gibilerdir, niyetleri o günü geçirebilmektir. Sınıftan tuvalet bahanesiyle çıkanlar orda koşuyormuş diye kaç kez çalışan görevli amcalar ben sınıftayken sınıfa bağırmıştır. Tabi burda bir de şu var çocuk 2. Sınıfta zaten orayı bir oyun merkezi olarak görüyor sen iki derslik bir sürede her şeyi kendimiz yapacağız diye toz boyalarla tutkallarla çocuğa bazen eziyet etmiş oluyorsun.
Lakin çok da güzel şeyler yaşanabiliyor misal bana bir çocuk evde kağıt hazırlayıp getirmişti üstüne beni sevdiğini yazmış yapıştırmalar yapıştırmış.ben resim yapmayı sevmem kız oyunları bunlar diyen çocukların da zaman geçtikçe grup çalışmasına alıştığını gözlemleyebildim. Fakat öyle çok da sevgi dolu bir ortam olmadığını da belirtmem gerek siz öğrencilerle gülün bittiğinde de anahtarı teslim edin çıkın derim boşverin.
Şapka devrimi denilen şey modernleşme çabaları altında koyulmuş kanundur. Kemalistler eleştirtmese de uygulanmasında yapılan aşırılıklar vs bugün kesinlikle tartışılmalıdır, bir diğer için;
(bkz: müzik inkılabı)
(bkz: müzik inkılabı)