bugün
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı16
- caminin tuvaletinde 31 çekmek5
- coskuyla sabunlanan pipi9
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata8
- üç sözlük kızına evlenme teklif etmek3
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- salata bile yapamayan tip5
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz18
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste9
- sözlük erkeği düşürmeye çalışan kız7
- arkadaşlar cenabet kim3
- telefona eşini benim karı diye kaydeden erkek3
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız8
- mandalinanın yanında ekmek yemek2
- 20582
- egzotikbirkul6
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar8
- hangi 3 futbolcu ile ev arkadaşı olmak isterdiniz6
- bdsm ci kadın yazar12
- sözlük yazarlarının salataları15
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- kolye140
- aferin forte2
- lise eteğini saklayan 35 lik abla2
- kekim kabarmıyor uff diye mesaj atan kız4
- kürt kızlarının afet'i devran olması4
- tuttuğunu koparan kadın3
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- anto'nun beyaz çorabı3
- dm den mesaj atılan kızın alet fotosu atması3
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan6
- trabzonspor bu sene çok can yakar3
- türkiye nin en büyük sorunu13
- arkadaşlar ben sapık mıyım4
- bir gun belki hayattan2
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- gina'ya sımsıkı sarılmak2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı13
- atatürk ekber atatürk ekber3
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- uzaylılar gözlük takıyor mu4
- zorunlu askerlik ve negatif özgürlük2
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası6
- güzellik göreceli değildir2
- usualsuspects'in ayağı15
- hem kürt hem trabzonsporlu hem milliyetçi olmak4
- fon vurgunu34
- anto'nun ayskları2
- parcalandim toparlanamiyorum36
- sözlüğün gece bekçileri listesi2
yazmakta geciktim ama, aralık ayında ankara passage pub'da güzel bir konser verdiler. elbette ordaydık dostum! şimdi de konsere dair izlenimlerime geçeyim.
konser günü önce bilkent'e akabinde odtü'ye söyleşiye geldiler. bilkent'in durumu, fotolardan gördüğüm kadarıyla içler acısıydı. salondaki izleyiciler 10 taneydi, bilemedin 15. eşek hoşaftan ne anlar diyerek bu konuyu kapatıyorum.
odtü söyleşisi ise çok keyifliymiş. gidemedim ama reddgiller her yaptıkları işin yakinen takip edilmesinden memnun olduklarını belirtmişlerdi söyleşi sonrası. akşam da passage'a geçtiler.
passage pub sürekli gittiğimiz, güzel bir mekan. sakarya gibi bol apaçi ve türkü bar yoğunluklu bir bölgede böyle bir seviyeyi tutturmuş olmaları zaten takdire şayan. gelgelelim, en arkadaki yerimizden kalkıp biraz önlere doğru ilerlemeye çalışınca sevgili arkadaşlarımla birlikte ezilme tehlikesi atlattık. dip dibe, göt göte! öeehh diyerek daha fazla çabalamadan yerimize döndük. nefret ettiğim if tarzı kalabalık passage'da da vardı. buna nasıl bir çözüm bulunur, bilmiyorum. daha geniş bir mekanda ferah feza bir konser olmalıydı diyeceğim ama ankara'da geniş, bu konsepte uygun ve öğrenci dostu bir mekan kaldı mı, emin değilim.
bir diğer sıkıntılı nokta, biletlerin neden sadece konser günü satıldığıydı. günler öncesinden sorduğumuzda, istanbul'dan bilet getirileceği (?) gibi garip bir şey söylemişti passage elemanları. istanbul dışındaki şehirlerde çaldıkları programlarda, mekan doldurabilme gibi bir kaygısı kalmamış bir gruptur bence redd (bunu dert ediyorlar manasında demiyorum, ama artık kemik bir kitleleri olduğu için ticari olarak da durum böyle). dolayısıyla garip geldi ne bileyim.
redd elemanları, sahnede çen çen konuşan insanlar değiller malumunuz. ama grup elemanları genel olarak keyifsizlerdi sanki. asla performanslarına dair bir aksamayı ya da yavaşlığı kastetmiyorum ki bilakis coşturdular. ama manyak gibi gelmelerini bekleyip konserlerine gittikten sonra farklı bir aura beklemiş de olabiliriz. bu da bizim beklentimizin yüksekliğiyle alakalı olabilir mi, bittabi olabilir. hah bir de, doğan duru'nun şarkı aralarında söylediği hiçbir şeyi arkalardan duyamadık maalesef.
redd izleyicisi de tıpkı redd gibi coşturdu desem yamuluyor olamam. alkolün de etkisiyle, o enerji birbirimize geçti sanki. şahsen tanımadığım zibilyon tane insanla el ele tutuşarak daire olup electric boogie yaptığım başka bir konser hatırlamıyorum. bilhassa bu nokta aramızda kalsın istiyorum sevgili sözlük.
konser sonlarında "dünya" diye çığırmamızla "dünya"yı çaldılar ve çok mutlu ettiler. ancak konser bitip de sahneden inmelerinden sonra "bis" diye bağırdık, tekrar gelip bir tek parça çalsalardı muhteşem olacaktı. yapmadılar, üzdüler. ama sahnede uzun kaldılar diyebiliriz, yol yorgunluğu v.s. ya da bis isteğimizi duymamış olmaları da olası. kendilerini seviyoruz vesselam, bir dahaki konsere artık.
piçler için özet: redd çok iyi bir gruptur, dinleyiniz, dinletiniz.
konser günü önce bilkent'e akabinde odtü'ye söyleşiye geldiler. bilkent'in durumu, fotolardan gördüğüm kadarıyla içler acısıydı. salondaki izleyiciler 10 taneydi, bilemedin 15. eşek hoşaftan ne anlar diyerek bu konuyu kapatıyorum.
odtü söyleşisi ise çok keyifliymiş. gidemedim ama reddgiller her yaptıkları işin yakinen takip edilmesinden memnun olduklarını belirtmişlerdi söyleşi sonrası. akşam da passage'a geçtiler.
passage pub sürekli gittiğimiz, güzel bir mekan. sakarya gibi bol apaçi ve türkü bar yoğunluklu bir bölgede böyle bir seviyeyi tutturmuş olmaları zaten takdire şayan. gelgelelim, en arkadaki yerimizden kalkıp biraz önlere doğru ilerlemeye çalışınca sevgili arkadaşlarımla birlikte ezilme tehlikesi atlattık. dip dibe, göt göte! öeehh diyerek daha fazla çabalamadan yerimize döndük. nefret ettiğim if tarzı kalabalık passage'da da vardı. buna nasıl bir çözüm bulunur, bilmiyorum. daha geniş bir mekanda ferah feza bir konser olmalıydı diyeceğim ama ankara'da geniş, bu konsepte uygun ve öğrenci dostu bir mekan kaldı mı, emin değilim.
bir diğer sıkıntılı nokta, biletlerin neden sadece konser günü satıldığıydı. günler öncesinden sorduğumuzda, istanbul'dan bilet getirileceği (?) gibi garip bir şey söylemişti passage elemanları. istanbul dışındaki şehirlerde çaldıkları programlarda, mekan doldurabilme gibi bir kaygısı kalmamış bir gruptur bence redd (bunu dert ediyorlar manasında demiyorum, ama artık kemik bir kitleleri olduğu için ticari olarak da durum böyle). dolayısıyla garip geldi ne bileyim.
redd elemanları, sahnede çen çen konuşan insanlar değiller malumunuz. ama grup elemanları genel olarak keyifsizlerdi sanki. asla performanslarına dair bir aksamayı ya da yavaşlığı kastetmiyorum ki bilakis coşturdular. ama manyak gibi gelmelerini bekleyip konserlerine gittikten sonra farklı bir aura beklemiş de olabiliriz. bu da bizim beklentimizin yüksekliğiyle alakalı olabilir mi, bittabi olabilir. hah bir de, doğan duru'nun şarkı aralarında söylediği hiçbir şeyi arkalardan duyamadık maalesef.
redd izleyicisi de tıpkı redd gibi coşturdu desem yamuluyor olamam. alkolün de etkisiyle, o enerji birbirimize geçti sanki. şahsen tanımadığım zibilyon tane insanla el ele tutuşarak daire olup electric boogie yaptığım başka bir konser hatırlamıyorum. bilhassa bu nokta aramızda kalsın istiyorum sevgili sözlük.
konser sonlarında "dünya" diye çığırmamızla "dünya"yı çaldılar ve çok mutlu ettiler. ancak konser bitip de sahneden inmelerinden sonra "bis" diye bağırdık, tekrar gelip bir tek parça çalsalardı muhteşem olacaktı. yapmadılar, üzdüler. ama sahnede uzun kaldılar diyebiliriz, yol yorgunluğu v.s. ya da bis isteğimizi duymamış olmaları da olası. kendilerini seviyoruz vesselam, bir dahaki konsere artık.
piçler için özet: redd çok iyi bir gruptur, dinleyiniz, dinletiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar