bugün
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- ben geldim kerkenezler13
- insanın kendini çok değerli zannetmesi11
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız8
- basit bir hayat istemek9
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak10
- velvet36
- konfor alanına yapışıp kalmak4
- seçilen karpuzun neden ben anlatsana demesi5
- habire1233
- aklın fikrin sekse çalışması6
- sabahlara kadar sexting yapmak3
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç12
- her gece yatmadan önceki son mastürbasyon5
- yeni parti13
- her yazdığı artı oy alan yazar4
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri9
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- yazarların özledikleri şeyler8
- çekirgeleri kim gönderdi9
- escorta giden erkek3
- en son alınan hediye9
- gençlere tavsiyeler2
- dişçiye gitmek3
- sevmediğiniz yazarlar2
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- bisiklet sürerken götü deldirip ibne olan erkek3
- hiç sevgilisi olmamış insan3
- muslettin amca6
- g'i l d'e d l'i l y4
- insan sevmeyen insan5
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- nasreddinhoca4
- kabataş olayı görüntüleri27
- bilgi içerikli başlığa gerek yok4
- kahramanmaraş taki okul saldırısı iddianamesi2
- istanbul un çok pahalı olması27
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- kürdüm5
- agaragar2
- hiç evlenmemiş erkek çocuklu kadın evliliği2
- ben geldim karılarım3
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- akılsızlığın tezahürü2
- fatma soydaş4
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
manyak bi korku filmi. ispanyolların dramatik filmlerine bayılıyordum ama hiç korku filmi izlememiştim ispanyol sineması ndan. rec, ispanyol korku filmlerinin referansı olacak kadar başarılı, korkutabilen, iyi bir hikayesi ve senaryosu olan bir film olmuş.
gece çalışan insanlarla ilgili bir program yapan angela, kameraman arkadaşı pablo yla beraber itfaiyecilerin bi gece boyunca neler yaptıklarını, onlarla röportaj yaparak anlatma ve ilginç bi enstantane yakalama derdindedir.
eğer acil bi durum söz konusu olursa, manu ve bir başka itfaiyeci onlara eşlik edecektir. tıpkı angela nın istediği gibi, o gece acil bi durum çıkar. gelen telefonda binanın üst katında yalnız yaşayan yaşlı bir kadının çığlıklarını duyduklarını ve hayatından endişe ettiklerini söylemektedirler.
ekip, vakit kaybetmeden olay yerine gelir. sonra olaylar başlar. bundan sonrası spoiler a girer. izlemeyenler okumasın.
--hayvani spoiler--
kadın kanlar içindeydi. psikopat gibi polis memurunu da nasıl ısırdı ama dimi? o an bi haltlar olduğunu sezdim ama tüm bu olayın ardında küçük kızın köpeğinden hastalığın yayıldığına anlam veremedim. filmin 2.si çekiliyormuş. bence, 2. filmde olayı bi açıklasalar hiç fena olmaz. köpeğe nerden bulaştı, ilk nasıl yayıldı filan bunları bilmek isterim.
filmde en çok hoşuma giden şeylerden biri, gerçekçi oluşuydu. kameranın o hareketleri özellikle, korkutmaya davetiye çıkarıyor gibiydi. pablo yu hiç göstermediler meraktan çatladım.
o değil de, zombi filmi izlemeyeli uzun zaman olmuştu. o yürüyüşleri, ısırmaya çalışmaları filan, ani hareketler kasıldım resmen yaa yapıştım ulan koltuğa!
filmde en güvendiğim herif manu ydu. onu da ısırdıklarında yok kızım yok sen ordan kurtulamazsın dedim artık. yani tüm umudum bitti o an. halbuki, pablo yla angela nın ordan bi şekilde kurtulacağını düşündürüyordu yönetmen. ama ters köşe yaptı.
sadece manu ve angela nın yalnız kalıp en üst kata çıktıkları sırada pablo, kamerasını merdiven boşluğuna yönelttiğinde "anamm noliyi yiaa noolmuş manu da orda" diye iç geçirdim.
sonra hemen bitmedi tabii. bunlar pablo yla karanlıkta kaldıklarında odaya sıfır beden kız mı erkek mi cinsiyetini ayırt edemediğim bi yaratık girdi. bi de kameranın gece görüşünü açmışlar.. yuh artık dedim yaa.. sinemada izlesem kesin sarıya boyardım her yeri. sonra bi de böaağğ diye sesler filan.
yalnız izlemeyin mümkünse. korktum ben valla. ne yalan söyleyeyim kime artistlik yapacağım allah allaah
euzu billahiminezombiracciğm.. amin
--hayvani spoiler--
gece çalışan insanlarla ilgili bir program yapan angela, kameraman arkadaşı pablo yla beraber itfaiyecilerin bi gece boyunca neler yaptıklarını, onlarla röportaj yaparak anlatma ve ilginç bi enstantane yakalama derdindedir.
eğer acil bi durum söz konusu olursa, manu ve bir başka itfaiyeci onlara eşlik edecektir. tıpkı angela nın istediği gibi, o gece acil bi durum çıkar. gelen telefonda binanın üst katında yalnız yaşayan yaşlı bir kadının çığlıklarını duyduklarını ve hayatından endişe ettiklerini söylemektedirler.
ekip, vakit kaybetmeden olay yerine gelir. sonra olaylar başlar. bundan sonrası spoiler a girer. izlemeyenler okumasın.
--hayvani spoiler--
kadın kanlar içindeydi. psikopat gibi polis memurunu da nasıl ısırdı ama dimi? o an bi haltlar olduğunu sezdim ama tüm bu olayın ardında küçük kızın köpeğinden hastalığın yayıldığına anlam veremedim. filmin 2.si çekiliyormuş. bence, 2. filmde olayı bi açıklasalar hiç fena olmaz. köpeğe nerden bulaştı, ilk nasıl yayıldı filan bunları bilmek isterim.
filmde en çok hoşuma giden şeylerden biri, gerçekçi oluşuydu. kameranın o hareketleri özellikle, korkutmaya davetiye çıkarıyor gibiydi. pablo yu hiç göstermediler meraktan çatladım.
o değil de, zombi filmi izlemeyeli uzun zaman olmuştu. o yürüyüşleri, ısırmaya çalışmaları filan, ani hareketler kasıldım resmen yaa yapıştım ulan koltuğa!
filmde en güvendiğim herif manu ydu. onu da ısırdıklarında yok kızım yok sen ordan kurtulamazsın dedim artık. yani tüm umudum bitti o an. halbuki, pablo yla angela nın ordan bi şekilde kurtulacağını düşündürüyordu yönetmen. ama ters köşe yaptı.
sadece manu ve angela nın yalnız kalıp en üst kata çıktıkları sırada pablo, kamerasını merdiven boşluğuna yönelttiğinde "anamm noliyi yiaa noolmuş manu da orda" diye iç geçirdim.
sonra hemen bitmedi tabii. bunlar pablo yla karanlıkta kaldıklarında odaya sıfır beden kız mı erkek mi cinsiyetini ayırt edemediğim bi yaratık girdi. bi de kameranın gece görüşünü açmışlar.. yuh artık dedim yaa.. sinemada izlesem kesin sarıya boyardım her yeri. sonra bi de böaağğ diye sesler filan.
yalnız izlemeyin mümkünse. korktum ben valla. ne yalan söyleyeyim kime artistlik yapacağım allah allaah
euzu billahiminezombiracciğm.. amin
--hayvani spoiler--
gece rüyanıza girmesini istiyorsanız tek başınıza izleyin.ve kendinizi olaya dahil edin.
ankarada, counter-strike 1.6 clan turnuvalarına ev sahipliği eden kaliteli bir cafe.
(bkz: rec cafe)
(bkz: rec cafe)
capraz sicmaya sebebiyet veren film. senaryo biraz basit gelebilir, itfaiyecilerle beraber bir binaya girip zombilerin masasina meze olmak bu basitligi akla getiriyor fakat bir zombi filmi nasil baglanir ki. ozellikle filmin son 15 dakikasi ve ortaya cikan canavar gorunumlu yaratik** gerilimi ust seviyeye cikartiyor. kisacasi gotunuze guveniyorsaniz izleyin.*
hiç abartısız son zamanların en iyi korku-gerilim filmidir. bir korku-gerilim filmindeki en önemli unsurlar olan gerçekçilik ve korku atmosferini oluşturabilmek konusunda son yıllarda rakipsizdir.
görünce içimi kıpırdatan geleceğin klavyelerine yer edeceğinden tırstığım kısaltma.. bu ceterele alt delete üçlemesini bi kaç sene daha dayanabilirlerse rec tay erd olarak değiştirebileceklerinden çekindiğim hükümetten bu kömür dolap yardımına müteakkip beklemekteyim.noluyo lan bi ürperme geldi..ergenekonun ayak sesleri.tırs tırs tırs...
sürekli el kamerası ile çekildiği için bir türlü sabit durmayan görüntüsü ile insanı yoran filmdir. ama kamera sanki sizin elinizdeymiş gibi izleyip kendinizi buna kaptırırsanız daha çok tırsmanıza neden olan film.
ama söylemeden edemiyeceğim; bu zombi filmlerinde neden hep kural aynıdır? enfeksiyon kapan insanlar neden kapmamış insanlara doğru koşarlar onlara da bulaştırmaya çalışırlar. bu aptal yaratıklar madem enfeksiyonlularla normal insanları ayırt edecek beyne sahipse neden bu yaptıklarının ne kadar saçma olduğunu hala anlamıyorlar.
tamam zombimizin karnı acıkmıştır gider saldırır bir insana yer onu karnı doyar sonra bir kenara çekilip yediklerini sindirmeyi bekler. ama sadece yakalayıp boyundan bi ısırık alıp bırakıyor ibneler. sonra başka insanlara doğru yelken açıyorlar. buradan şunu anlıyoruz: olası bir zombi saldırısında ölü taklidi yaparak ibnetordan kurtulabiliriz.
ama söylemeden edemiyeceğim; bu zombi filmlerinde neden hep kural aynıdır? enfeksiyon kapan insanlar neden kapmamış insanlara doğru koşarlar onlara da bulaştırmaya çalışırlar. bu aptal yaratıklar madem enfeksiyonlularla normal insanları ayırt edecek beyne sahipse neden bu yaptıklarının ne kadar saçma olduğunu hala anlamıyorlar.
tamam zombimizin karnı acıkmıştır gider saldırır bir insana yer onu karnı doyar sonra bir kenara çekilip yediklerini sindirmeyi bekler. ama sadece yakalayıp boyundan bi ısırık alıp bırakıyor ibneler. sonra başka insanlara doğru yelken açıyorlar. buradan şunu anlıyoruz: olası bir zombi saldırısında ölü taklidi yaparak ibnetordan kurtulabiliriz.
ikinci filmi yani "rec 2" ekimde vizyona girecek olan film.
yarıda bitmesi, rec 2 nin habercisiydi. işte korkunç rec 2'nin fragmanı. Merakla beklemedeyiz.
https://www.youtube.com/watch?v=m0-gVB-U5is
https://www.youtube.com/watch?v=m0-gVB-U5is
ispanyol versiyonunun holivud versiyonundan çok daha güzel olduğu yapım.
izlerken insanı gerim gerim geren konusu basit fakat çekimi müthiş olan korku filmi. *
korkunun olmadığı fakat birden zıplatan sahnelerinin bulunduğu, gerilimin doruklarında olan film.
ispanyolların işi bildiğini gösteren film. adam gibi korku izlemeyeli çok olmuştu.
--spoiler--
filmde en taşaklı adam manu dur. o ne psikoplatlık abi sonlara doğru boyun kırmalar, gırtlağa yapışmalar.. zombiden daha zombi herif. film amerikan yapımı olsaydı sonunda kızla manu kurtulur ve öpüşürlerdi. lakin ispanyol yapımı olduğu için hepsi yakalandı..
ikinci filmin fragmanından anladığıma göre silahlı adamlar binaya girip temizlik yapacaklar. ama bok yaparsın temizlik. ya*aam sen o binaya daha ne s*k yemeye giriyosun? ver ateşe mnskym. veya bırak öylece onlar içerde birbirini yiyip bitirirdi zaten.
bu arada manu, kız* 2. filmde zombi.
--spoiler--
--spoiler--
filmde en taşaklı adam manu dur. o ne psikoplatlık abi sonlara doğru boyun kırmalar, gırtlağa yapışmalar.. zombiden daha zombi herif. film amerikan yapımı olsaydı sonunda kızla manu kurtulur ve öpüşürlerdi. lakin ispanyol yapımı olduğu için hepsi yakalandı..
ikinci filmin fragmanından anladığıma göre silahlı adamlar binaya girip temizlik yapacaklar. ama bok yaparsın temizlik. ya*aam sen o binaya daha ne s*k yemeye giriyosun? ver ateşe mnskym. veya bırak öylece onlar içerde birbirini yiyip bitirirdi zaten.
bu arada manu, kız* 2. filmde zombi.
--spoiler--
ispanya yapımı başarılı bir gerilim filmi.
--spoiler--
özet geçeyim, el kamerasıyla çekilen bir tv programının bu bölümünde * itfaiyecilerin normalde insanların uyuduğu vakitte neler yaptıkları geceyi nasıl geçirdikleri anlatılıyor. tam olaysız bir gecenin sıradanlığı ile program kayda alınırken bir alarma * veriliyor ve bir apartmana gidiliyor. olaylar an ve an çekilecektir. ancak çekilen olaylar düşünüldüğü kadar basit değildir. işin içinde başka işler vardır. çığlık attığı için apartmandakilerin itfaiye ve polisi çağırmasına sebep olan yaşlı kadın bir zombidir ve insanlara saldırmaktadır. ısırdığı kişilere de bu hastalığı bulaştırmaktadır. bina dış güçler * tarafından karantinaya alınır ve içerde zombilerle normal insanlar arasında bir yaşam savaşı başlar. tek tek herkes zombiye dönüşür ancak programcımız ve kameramanı en üst kattaki kilitli daireye sığınmaya çalışırlar ve bunu başarırlar. burda korkunç bir gerçeği öğrenirler. dairede yapılmış bir ses kaydı bir hastalıktan ve kaydı yapan kişinin hastalığı tedavi edemediğinden bahseder. zombi hastalığının burdan yayıldığı anlaşılır ve çatıya açılan bir oda içersindeki bir kız dışarıya çıkarak kameramanımızı öldürür. kameranın kaydettiği üzere sunucumuzun da yerde yüzüstü uzanırken bacaklarından tutulup çekilmesi ve karanlıkta kaybolmasıyla film biter.
--spoiler--
basit bir konusu olduğu düşünülebilir ancak işleniş şekli, özellikle el kamerasının katmış olduğu gerçekçi hava filmi daha çekici hale getiriyor. özellikle son 15-20 dakikası müthişti.
gerilmek istiyorsanız gece ve yalnız izlenirse etkisi daha fazla hissedilir. *
--spoiler--
özet geçeyim, el kamerasıyla çekilen bir tv programının bu bölümünde * itfaiyecilerin normalde insanların uyuduğu vakitte neler yaptıkları geceyi nasıl geçirdikleri anlatılıyor. tam olaysız bir gecenin sıradanlığı ile program kayda alınırken bir alarma * veriliyor ve bir apartmana gidiliyor. olaylar an ve an çekilecektir. ancak çekilen olaylar düşünüldüğü kadar basit değildir. işin içinde başka işler vardır. çığlık attığı için apartmandakilerin itfaiye ve polisi çağırmasına sebep olan yaşlı kadın bir zombidir ve insanlara saldırmaktadır. ısırdığı kişilere de bu hastalığı bulaştırmaktadır. bina dış güçler * tarafından karantinaya alınır ve içerde zombilerle normal insanlar arasında bir yaşam savaşı başlar. tek tek herkes zombiye dönüşür ancak programcımız ve kameramanı en üst kattaki kilitli daireye sığınmaya çalışırlar ve bunu başarırlar. burda korkunç bir gerçeği öğrenirler. dairede yapılmış bir ses kaydı bir hastalıktan ve kaydı yapan kişinin hastalığı tedavi edemediğinden bahseder. zombi hastalığının burdan yayıldığı anlaşılır ve çatıya açılan bir oda içersindeki bir kız dışarıya çıkarak kameramanımızı öldürür. kameranın kaydettiği üzere sunucumuzun da yerde yüzüstü uzanırken bacaklarından tutulup çekilmesi ve karanlıkta kaybolmasıyla film biter.
--spoiler--
basit bir konusu olduğu düşünülebilir ancak işleniş şekli, özellikle el kamerasının katmış olduğu gerçekçi hava filmi daha çekici hale getiriyor. özellikle son 15-20 dakikası müthişti.
gerilmek istiyorsanız gece ve yalnız izlenirse etkisi daha fazla hissedilir. *
korkutmaktan çok düşündüren film. öncelikle filmde saçma olan bişi var. ulan o kadar adam ölürken, zombiler fink atarken o kamerayı adamın götüne sokarlar bidefa.kaç canını kurtar ne sikimi çekiyorsun halen.
insanın hayatında izleyebileceği gerçek bir korku filmi. son sahne mükemmel.
bomboş bir gecede sağlam bi film izleyeyim hevesiyle beni bilgisayar başına oturtan ispanyol gerilim filmi.
--spoiler--
bütün film tek bir kamerayla, o gece itfayecilerle beraber olan yerel bir tv kanalının kameramanı tarafından çekilmiş. bu, gerilimi daha da gerçekçi kılıyor ama bu filmi evde tek başıma, bilgisayar başında ve 2+1 hoparlorlerle izlememe rağmen 70 dakikanın sonunda 'ya şu başroldeki kız ne kadar hoşmuş' dedirtmiştir, daha fazlası değil.
--spoiler--
--spoiler--
bütün film tek bir kamerayla, o gece itfayecilerle beraber olan yerel bir tv kanalının kameramanı tarafından çekilmiş. bu, gerilimi daha da gerçekçi kılıyor ama bu filmi evde tek başıma, bilgisayar başında ve 2+1 hoparlorlerle izlememe rağmen 70 dakikanın sonunda 'ya şu başroldeki kız ne kadar hoşmuş' dedirtmiştir, daha fazlası değil.
--spoiler--
hadi bir film izleyeyim diye izlemeye başlayıp, karşınıza ne çıkacağını bilmiyorsanız filmin ilk dakikalarında, konunun itfaiyecilerin yaşamı ve yangınlarla ilgili olduğunu düşünebilirsiniz. ki bende bu düşünce oluştu. bir yangın olacak, kamera onu kaydedecek, çocuklar ölecek ve göz yaşına boğulacaksınız. sıradan bir dram filmi gibi izlerken apartmana girilmesiyle filme gözünüzün değmesi artabilir.
ve olaylar gelişir. korku/gerilim filmlerinin en iyilerinden biri kesinlikle. diğer zombi filmleriyle benzer yanları var diyenler yanılıyor bence, çünkü o filmlerdeki kurgu ve oyunculuk çok farklıdır.
kamera çekimleri alelade gibi görünse de dikkat ettiğinizde ve analiz yapmayı başarabiliyorsanız parçaları da birleştirebilir ve her kareye hakim olabilirsiniz.
özellikle filmin sonunda şok geçiriyorsunuz. kimse kurtulmuyor. ağzı açık bırakan bir hayal kırıklığı. aslında hayal kırıklığının beğeni olduğunu film sonu yazılarını görünce anlıyorsunuz. hiç anlayamamışımdır, bu gibi tüm filmlerde bir laboratuar ortamı vardır bilimsel terimlerle olayın olabilirliğini beyninize enjekte etmeye çalışırlar. ve biri mutlaka virüsün serumunu yapar. tabi dünyayı da kurtarır. mutsu son!
şimdi bu yazıyı yazarken birden, korkularımızın sebeplerinden birini daha buldum. sanırım. mezarlık yanından geçerken hangimiz korkmadı? hangimiz zombi filmlerinden bir kareyi gözlerinin önünde canlandırmadı ve kendini o an mezardan çıkan bir zombiye yakalanmış hayal etmedi? korkuyu beynimize nakşediyorlar.
sonrası görüntülü korku sanları.
(8/10)
ve olaylar gelişir. korku/gerilim filmlerinin en iyilerinden biri kesinlikle. diğer zombi filmleriyle benzer yanları var diyenler yanılıyor bence, çünkü o filmlerdeki kurgu ve oyunculuk çok farklıdır.
kamera çekimleri alelade gibi görünse de dikkat ettiğinizde ve analiz yapmayı başarabiliyorsanız parçaları da birleştirebilir ve her kareye hakim olabilirsiniz.
özellikle filmin sonunda şok geçiriyorsunuz. kimse kurtulmuyor. ağzı açık bırakan bir hayal kırıklığı. aslında hayal kırıklığının beğeni olduğunu film sonu yazılarını görünce anlıyorsunuz. hiç anlayamamışımdır, bu gibi tüm filmlerde bir laboratuar ortamı vardır bilimsel terimlerle olayın olabilirliğini beyninize enjekte etmeye çalışırlar. ve biri mutlaka virüsün serumunu yapar. tabi dünyayı da kurtarır. mutsu son!
şimdi bu yazıyı yazarken birden, korkularımızın sebeplerinden birini daha buldum. sanırım. mezarlık yanından geçerken hangimiz korkmadı? hangimiz zombi filmlerinden bir kareyi gözlerinin önünde canlandırmadı ve kendini o an mezardan çıkan bir zombiye yakalanmış hayal etmedi? korkuyu beynimize nakşediyorlar.
sonrası görüntülü korku sanları.
(8/10)
Aldığı onca övgüyle dikkatimi çekmiş, aslında korkunç da olabilecekken spiker kızın bütün film boyunca kamera önünde olup "çekiyosun di mi, hepsini çek" nidalarıyla nefes dahi almadan konuşması ben de 3 gün sürecek bir baş ağrısına sebep olmuş, filmden almam gereken keyfin de içine etmiştir.
izledikten sonra pişman olunmayacak film.ben şahsen yazılanları okuduktan sonra filmi başlatmadan yatağımın üstündekileri kaldırdım uyumaya hazır hale getirdimki filmden sonra çok tırsarsam direk yatıp yorganı çekeyim.
--spoiler--
ayrıca yaşlı kadının attığı çıglıklar adamı öldürür öldürür, soğukkanlılığından dolayı kutluyorum pablo
--spoiler--
--spoiler--
ayrıca yaşlı kadının attığı çıglıklar adamı öldürür öldürür, soğukkanlılığından dolayı kutluyorum pablo
--spoiler--
hiç bir zombi filminin korkunç olamıyacağını bir kez daha hatırlatan filmdir.
öncelikle söyleyeyim, çok korkmasam da film güzeldi. gerilim dolu ve kendisini izlettiriyor ama film bittikten sonra üzerimde pek de etki yarattığı söylenemez. bir de gerçekci bir yanı var filmin, onu sevdim.
ama anlayamadığım bir nokta var filmde;
--spoiler--
itfaiyeci, angela bir de pablo apartman yöneticisinin dairesinin nerede olduğunu hatırlayamıyorlar ya hani. yoklamayı sen yapmıştın diyorlar itfaiyeciye ama yine de olmuyor, hatırlayamıyor bir türlü. sonra inip posta kutularından bakıyorlar. eh be pablo sen kameraya çekmedin mi yoklama yapıldığı zaman? niye kayıtlardan bakmıyorsunuz? hadi panikten senin aklına gelmedi, diğer iki kişinin aklı nerede? çok kızdım çok.
--spoiler--
ama anlayamadığım bir nokta var filmde;
--spoiler--
itfaiyeci, angela bir de pablo apartman yöneticisinin dairesinin nerede olduğunu hatırlayamıyorlar ya hani. yoklamayı sen yapmıştın diyorlar itfaiyeciye ama yine de olmuyor, hatırlayamıyor bir türlü. sonra inip posta kutularından bakıyorlar. eh be pablo sen kameraya çekmedin mi yoklama yapıldığı zaman? niye kayıtlardan bakmıyorsunuz? hadi panikten senin aklına gelmedi, diğer iki kişinin aklı nerede? çok kızdım çok.
--spoiler--
kanımca tüm zamanların en iyi korku filmlerinden biridir.hele son 5-10 dakikası inanılmaz gericidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar