bugün
- kaplan7
- fil8
- kartal5
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- aslan8
- mutsuzluğun en büyük nedeni14
- sssilvermist22
- ben geldim naneler13
- iş bulamamak4
- claudian clouds kadındır12
- insan kaynakları3
- cilgincapkin13
- otosan p1002
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek3
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- japon denince akla gelenler3
- anın görüntüsü18
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- deccal'in sozluge gelmesi10
- spaghetto2
- yazarların almak istediği hediyeler4
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- ben senin yerinde olsam5
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- türkiye den ispanya'ya yangın uçağı desteği3
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- küs insanları barıştırmak3
- bir ay çaylak olmak4
- sözlükteki kavganın amacı5
- nickten isim tahmini yapmak25
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- yorgun mermi13
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- suca suruklenen cocuk7
- gece sokağa çıkıp auuuu diye bağırmak3
- lionel messi3
- temmuz6
- arkadaşlar bi bakar mısınız3
- burhaniye6
- en sevilen su markası3
müzik dinlemek için telefondan kulaklıkla kullandığım şey.
sene 2008. ilk aşkım terk etmişti. arabayla pizza dağıtıyordum ve radyoda 94.7'yi dinliyordum. 2 şarkı devamlı çalıyordu ve o 2 şarkı çaldığında çok mutlu oluyordum. birincisi the cure - lovesong'du (Neslihan benim için çok önemlisin) ikincisi the green day - broken dreams'di.
whatever words i say, i will always love you
whatever words i say, i will always love you
90 li yıllarda özel radyo furyası vardı.eski popülerliği kalmadı.
90 li yıllarda özel radyolar büyük patlama yapmıştı.istek parçası gönderirdik.kasete çekim yapardık.
Bir dönem yayıncısı olduğum iletişim aracı. çok değişik dönemlermiş ilk zamanları. bir istek şarkı çaldırmak ve birine armağan etmek için radyoya mektup yazarlarmış. düşünün, bir şarkı dinlemek ve armağan etmek 1 hafta sürüyor. şimdi ise 3-5 saniye içerisinde dilediğiniz şarkıya anında ulaşabiliyorsunuz. ama o zamanların keyfi başkaymış tabi.
Bulunan en iyi icatlardan birisidir. Radyo dinlemenin hele ki (bkz: serdar gökalp) dinlemenin zevkini hiç bir tv programı vermiyor.
Radyo temelde düşük frekansları sese çevirme üzerine çalışır. Keza telsiz de aynı mantıkla hatta doğru ayarlarla telsiz frekansı yakalabilirsiniz bile.
Radyo temelde düşük frekansları sese çevirme üzerine çalışır. Keza telsiz de aynı mantıkla hatta doğru ayarlarla telsiz frekansı yakalabilirsiniz bile.
Radyo, elektrik ve elektromanyetik alanında 19. yüzyıl sonlarıyla 20. yüzyıl başlarındaki teknolojik gelişmelerin bir ürünüdür. Radyo, ingiliz Maxwell ve Flerning, Alman Hertz, italyan Marconi, Amerikalı De Forest ve Sarnoff gibi mucit ve bilginlerin katkılarıyla geliştirilmiştir
istanbul Osmaniye'de kurulan 5 Kw gücündeki verici yayın yapacak duruma getirildikten sonra, aynı yerde bir küçük odaya mikrofon yerleştirilerek Türkiye'nin ilk radyo stüdyosu ortaya çıkarılmıştır. Yalnızca müzik yayınlarının ilk denemelerinin yapıldığı bu ilkel stüdyo kısa bir süre sonra kapanmıştır. istanbul Telsizi'nin asıl stüdyosu Sirkeci'deki Büyük Postane'nin üst katında kurulmuş, 1934 yılı başında ise Beyoğlu'ndaki Ambasadör Kahvehanesi'nin bulunduğu binaya taşınmıştı.
Ankara'daki ilk radyo stüdyosu ise Ulus'taki postanenin bir odasında oluşturulmuş; daha sonra sırasıyla Riyaseticumhur Mızıka Dairesi'ne, Konservatuvar yakınındaki bağevine, Ankara Palas'ın alt katına ve son olarak Yenişehir'de Sağlık Bakanlığı yakınındaki bir daireye taşınmıştır
Düzenli ve programlı yayınlara ise istanbul Radyosu'nda 6 Mayıs 1927 tarihinde başlandı. Ankara'da düzenli yayınlara ne zaman başlandığına ilişkin elimizde kesin bilgi yok. Bununla birlikte, aynı yıl içinde Ankara'da da radyo yayınlan gerçekleşmiştir. Bu ilk yayınlar, süre yönünden günde en çok 4-5 saati geçmeyen, nitelik açısından ise başarılı sayılamayacak yayınlardı. Radyoda "reform" yapılması için 1934 yılında bir girişim başlatılmış ise de on yıllık şirket radyoculuğu döneminde ileri bir radyo yayıncılığı ve programcılığının başarıldığı söylenemez.
istanbul Osmaniye'de kurulan 5 Kw gücündeki verici yayın yapacak duruma getirildikten sonra, aynı yerde bir küçük odaya mikrofon yerleştirilerek Türkiye'nin ilk radyo stüdyosu ortaya çıkarılmıştır. Yalnızca müzik yayınlarının ilk denemelerinin yapıldığı bu ilkel stüdyo kısa bir süre sonra kapanmıştır. istanbul Telsizi'nin asıl stüdyosu Sirkeci'deki Büyük Postane'nin üst katında kurulmuş, 1934 yılı başında ise Beyoğlu'ndaki Ambasadör Kahvehanesi'nin bulunduğu binaya taşınmıştı.
Ankara'daki ilk radyo stüdyosu ise Ulus'taki postanenin bir odasında oluşturulmuş; daha sonra sırasıyla Riyaseticumhur Mızıka Dairesi'ne, Konservatuvar yakınındaki bağevine, Ankara Palas'ın alt katına ve son olarak Yenişehir'de Sağlık Bakanlığı yakınındaki bir daireye taşınmıştır
Düzenli ve programlı yayınlara ise istanbul Radyosu'nda 6 Mayıs 1927 tarihinde başlandı. Ankara'da düzenli yayınlara ne zaman başlandığına ilişkin elimizde kesin bilgi yok. Bununla birlikte, aynı yıl içinde Ankara'da da radyo yayınlan gerçekleşmiştir. Bu ilk yayınlar, süre yönünden günde en çok 4-5 saati geçmeyen, nitelik açısından ise başarılı sayılamayacak yayınlardı. Radyoda "reform" yapılması için 1934 yılında bir girişim başlatılmış ise de on yıllık şirket radyoculuğu döneminde ileri bir radyo yayıncılığı ve programcılığının başarıldığı söylenemez.
Eskiden bolca ve ucuz radyo vardı memlekette. Şimdi sıfır cep radyoları bile hatırı sayılır bir paradan başlıyor. Yani radyo bu radyo! Temel iletişim aracı. Bu kadar Vergi-mergi; Bandrol ücreti falan çok gerekli mi? insanlar yanlızlıklarını paylaşacaklar. Biraz müzik dinleyecekler. Fotokopi bile artık pahalı ya. Radyo bari ucuz olsun. Ona bile tamamım bak.
görsel
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar