bugün
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- hangi yazarla çift olursunuz29
- sözlükte bile yalnız olmak10
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası8
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz5
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi16
- sözlük çiftleştirme servisi11
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
- ya bi siktirin gidin15
- fon skandalı önergesini akp ve mhp'nin reddetmesi5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- ismet gurbuz'ün tırnakları4
- nick vermeden bir yazara seslen13
- bir bela geliyorun profil fotosu4
- ulu sözlük telegram grubu12
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- sarapci koala hatayi13
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- erkeklerin antidepresan kullanmaması3
- parcalandim toparlanamiyorum316
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- şapka takar mısınız12
- bana onu sormayin17
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- evandro roncatto2
- temur altunhan maxim tsigalko a todorov üçlüsü2
- bana sormadan niye entry siliyor bu yapay zeka2
- lübnan kızları4
- atilla taş'ın kızı hayatını kaybetti3
- vahşi kelebeğim3
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- düş sokağı sakinleri2
- istanbul12
- cm 03 042
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- bakalım erkeğim beni kıskanacak mı ergensiliği4
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- cemil tugay11
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- özgür özel2
- karton toblayan cocuga arkadan sımsıkı sarılmak5
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- sezen taş7
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- bizim paketçi honda dio başka bişey demio2
- boşanmış anne babanın çocuğu olmak2
- uludağ sözlük sertleşme veritabanı4
- sinek as5
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
1960 yapımı hitchcock filmi.
kurgusu alışık olduğumuz filmler gibi değildir; karakterlerin başına gelenler ayrı ayrı işlenmiştir.
izlediğim en iyi filmlerden biridir. siyah beyaz, 53 yıllık bu film beni günümüz filmlerinden daha çok heyecanlandırmış ve resmen katili evimde hissettirmiştir.
izleyiniz, izlettiriniz efendim.
kurgusu alışık olduğumuz filmler gibi değildir; karakterlerin başına gelenler ayrı ayrı işlenmiştir.
izlediğim en iyi filmlerden biridir. siyah beyaz, 53 yıllık bu film beni günümüz filmlerinden daha çok heyecanlandırmış ve resmen katili evimde hissettirmiştir.
izleyiniz, izlettiriniz efendim.
Bu filmde anlatılan olayların yıllar yıllar öncesini (bkz: bates motel) dizisi anlatmaktadır. Norman karakterinin lise yıllarından başlamaktadır dizi. Psycho'yu sevenler bates motel'i de rahatlıkla izleyebilirler.
bir çok oyundaki nickimin ilk kelimesi.
dört dörtlük adamdır.
korku/gerilim türünde etkileyici bir alfred hitchcock filmi. 1960 yılında çekildiği göz önünde bulundurulsa dahi duş sahnesi ve dedektifin öldüğü sahne amatörce geldi bana. onun dışında sıkmayan, sağlam senaryosu ve kurgusuyla izlenmeye fazlasıyla değer bi film. oyunculuklar için zaten söylenecek laf yok. malumunuz o zamanlar oyuncular mankenlik ajanslarından seçilmiyordu.
1960 oscarlarından nasibini alamamış bir filmdir. daha sonra gus van sant uyarladı bu filmi ve içine etti.
sevilesi system of a down şarkısı.
solosuyla ağzınıza sıçar bırakır.
solosuyla ağzınıza sıçar bırakır.
--spoiler--
norman bates'te bi ibnelik olduğunu norman'ın sam'i atlattıktan sonra eve koşuyor evde lila'yı arıyor. yukarı merdivenlerden çıkarken bir kıvırıyor ki, sahneyi iki üç kez tekrarladım acaba yanlış mı algılıyorum diye. işte o zaman ufaktan atomlar çarpıştı kafamda norman'la annesi aynı kişi mi diye. ama tabi ufak bi ihtimal. o cesedi görünce şaşırıp gerilmedim değil.
--spoiler--
--spoiler--
eline sinek kondu. seni izliyorlar. öldürme sineği. sana "bir sineğe bile zarar vermiyor" desinler. çünkü seni izliyorlar.
--spoiler--
mükemmel bir hikaye, mükemmel bir çekim. joseph stefano mükemmel bir iş çıkarmış.
ayrıca, bence o düşme ve bıçaklanma sahneleri bilerek o kadar yapmacık çekilmiş. yani, aklınız alabiliyor mu? hitchcock gibi bir yönetmen o kadar basite indirger mi kendini? gerilim düzeyini en üstte tutmak istemesindendir bu.
son olarak, bernard herrmann sen ne yaptın öyle be azizim? onlar nasıl müzikler? sakalı öpülesi insansın.
norman bates'te bi ibnelik olduğunu norman'ın sam'i atlattıktan sonra eve koşuyor evde lila'yı arıyor. yukarı merdivenlerden çıkarken bir kıvırıyor ki, sahneyi iki üç kez tekrarladım acaba yanlış mı algılıyorum diye. işte o zaman ufaktan atomlar çarpıştı kafamda norman'la annesi aynı kişi mi diye. ama tabi ufak bi ihtimal. o cesedi görünce şaşırıp gerilmedim değil.
--spoiler--
--spoiler--
eline sinek kondu. seni izliyorlar. öldürme sineği. sana "bir sineğe bile zarar vermiyor" desinler. çünkü seni izliyorlar.
--spoiler--
mükemmel bir hikaye, mükemmel bir çekim. joseph stefano mükemmel bir iş çıkarmış.
ayrıca, bence o düşme ve bıçaklanma sahneleri bilerek o kadar yapmacık çekilmiş. yani, aklınız alabiliyor mu? hitchcock gibi bir yönetmen o kadar basite indirger mi kendini? gerilim düzeyini en üstte tutmak istemesindendir bu.
son olarak, bernard herrmann sen ne yaptın öyle be azizim? onlar nasıl müzikler? sakalı öpülesi insansın.
1960 yapımı korku filmlerinin baş yapıtı olarak bilinir. ünlü duş sahnesi, müzikleri ve final sahnesiyle göz kamaştıran alfred hitchrock klasiğidir.
Olağan ustu bir film ya cidden zamanin cok ama cok otesinde oyunculuklar, müzikler herseyiyle izlemeyen benim film kulturum var demesin o derece.
''sayko'' diye okunur. net.
Çekildiği yıl da göz önünde bulundurulduğu zaman kült olmayı fazlasıyla hak eden bir yapım. Efsane sahneleri, oyunculukları, senaryosu ve kurgusu bakımından diğer filmlere öncülük ediyor. Öyle bir film düşünün ki bir duş sahnesi için 2 gün uğraşılsın.. Ondan sonra da bu sahne efsaneler arasına girsin. Alfred Hitchcock'ın adını fazlasıyla duyurduğu filmlerden sadece bir tanesi. Her yiğidin bir yoğurt yiğişi vardır derler. Burada da Hitchcock ben burdayım demiş resmen çekim teknikleriyle. Hitchcock filmin özellikle siyah beyaz olmasını istemiş. Renkli olacağı zaman gerilimden çok korku filmine bürüneceğinden sakınmış. Ama asıl nedeni filmi ucuza mal etmekmiş. Öyle ki 1 milyon doların altında maliyetli çekilen film tam 40 milyon dolar hasılat yapmış.
Özellikle psikiyatri ve bilinçaltı konularına ayrıca değinilmiş filmde. Kişilerin konuşma tarzlarından tutun baktıkları yöne kadar çokça şey dikkate ve olayı araştırmaya itiyor. Gerilimi hat safhada yaşadım izlerken. Bazen sahnelerde yeterince gerilebilirsiniz ancak filmde öyle bir soundtrack kullanılmış ki daha da geriliyor insan. En iyi film müzikleri dalında da ödülü var. Eleştirilecek yönleri de hayli sık filmde. Ama kurgu veya olaylar arasında değil. Sahneler üzerine eleştirilecek kısımlar bunlar. Özellikle bıçak sahnelerin de çok yapmacık bir savurma mevcut.. Sahnelerin oluş biçimleri o yapmacıklığı örtmüş.
Oyunculuklara gelirsek özellikle gerilim filmine yakışacak Anthony Perkins çok yukarıya taşıyor filmi. Norman Bates'in o psikopat gülüşünü hala aklımdan çıkaramıyorum. Bayan oyuncuların korku anlarında ki verdikleri tepkiler günümüz filmlerinden çok çok ötede. Gerçekten verilmesi gereken davranışlar.. Janet Leigh ve Vera Miles siyah-beyaz bayanların o sade güzelliğine çok iyi uyum sağlamışlar. Hepsi etkileyiciydi..
--spoiler--
Hele ki dedektifin bıçaklandığı sahne ve düşüş anı baya bir şaşırtıcı ve biraz yapmacıktı.
--spoiler--
Özellikle psikiyatri ve bilinçaltı konularına ayrıca değinilmiş filmde. Kişilerin konuşma tarzlarından tutun baktıkları yöne kadar çokça şey dikkate ve olayı araştırmaya itiyor. Gerilimi hat safhada yaşadım izlerken. Bazen sahnelerde yeterince gerilebilirsiniz ancak filmde öyle bir soundtrack kullanılmış ki daha da geriliyor insan. En iyi film müzikleri dalında da ödülü var. Eleştirilecek yönleri de hayli sık filmde. Ama kurgu veya olaylar arasında değil. Sahneler üzerine eleştirilecek kısımlar bunlar. Özellikle bıçak sahnelerin de çok yapmacık bir savurma mevcut.. Sahnelerin oluş biçimleri o yapmacıklığı örtmüş.
Oyunculuklara gelirsek özellikle gerilim filmine yakışacak Anthony Perkins çok yukarıya taşıyor filmi. Norman Bates'in o psikopat gülüşünü hala aklımdan çıkaramıyorum. Bayan oyuncuların korku anlarında ki verdikleri tepkiler günümüz filmlerinden çok çok ötede. Gerçekten verilmesi gereken davranışlar.. Janet Leigh ve Vera Miles siyah-beyaz bayanların o sade güzelliğine çok iyi uyum sağlamışlar. Hepsi etkileyiciydi..
--spoiler--
Hele ki dedektifin bıçaklandığı sahne ve düşüş anı baya bir şaşırtıcı ve biraz yapmacıktı.
--spoiler--
yaklaşık yarım asır önce çekilmesine rağmen izleyiciyi sıkmayan ve anthony perkins'in ne kadar mükemmel bir aktör olduğunu görmemizi sağlayan usta yönetmen hitchcock'un unutulmaz filmi.
birçoklarına göre alfred hitchcock'un başyapıtı sayılan film. izlemeden ölünmemesi gereken bir film derim ve izlemeyenler için spoiler kısımına geçeceğimi belirtmek isterün.
--spoiler--
film başladığı andan itibaren ana karakter marion olarak bize tanıtılıyor ve onun hikayesinin anlatılacağı izlenimi uyandırılıyor. fakat meşhur duş sahnesinden sonra ana karakter bildiğimiz marion bir anda öldürülüyor. bu seyirci açısından hiç beklenmedik bir şey. bir anda seyirci için bir boşluk oluşuyor. norman bates'in odaya girip cinayetin delilerini ortadan kaldırmaya başladığı an merkez karakter norman haline geliyor. az önce parayla kaçan bir kadının hikayesini izlerken şimdi "otelinde öldürülen kadının cesedinden kurtulmaya çalışan bir adamın hikayesi"'ni izlemeye başlıyoruz. hitchcock bu durumu bir röportajında da dile getiriyor ve bataklıkta arabanın batışını izleyen norman'la seyircinin nasıl özdeşleştiğinden bahsediyor. araba bataklıkta batmayıp birkaç saniye askıda kaldığı an seyircinin de gerildiğini, az önce kadının tarafında olan seyircinin bu sefer norman'ın tarafında arabanın batmamasından endişelendiğini söylüyor.
--spoiler--
çektiği filmlerin senaryolarını kendi yazmamasına rağmen hem hikayelere hem seyirciye bu kadar hakim olması onu bu kadar büyük yapıyor. her sahnesi ayrı ayrı ders diye okutulması gereken, bir kere değil defalarca izlenebilecek bir başyapıt.
--spoiler--
film başladığı andan itibaren ana karakter marion olarak bize tanıtılıyor ve onun hikayesinin anlatılacağı izlenimi uyandırılıyor. fakat meşhur duş sahnesinden sonra ana karakter bildiğimiz marion bir anda öldürülüyor. bu seyirci açısından hiç beklenmedik bir şey. bir anda seyirci için bir boşluk oluşuyor. norman bates'in odaya girip cinayetin delilerini ortadan kaldırmaya başladığı an merkez karakter norman haline geliyor. az önce parayla kaçan bir kadının hikayesini izlerken şimdi "otelinde öldürülen kadının cesedinden kurtulmaya çalışan bir adamın hikayesi"'ni izlemeye başlıyoruz. hitchcock bu durumu bir röportajında da dile getiriyor ve bataklıkta arabanın batışını izleyen norman'la seyircinin nasıl özdeşleştiğinden bahsediyor. araba bataklıkta batmayıp birkaç saniye askıda kaldığı an seyircinin de gerildiğini, az önce kadının tarafında olan seyircinin bu sefer norman'ın tarafında arabanın batmamasından endişelendiğini söylüyor.
--spoiler--
çektiği filmlerin senaryolarını kendi yazmamasına rağmen hem hikayelere hem seyirciye bu kadar hakim olması onu bu kadar büyük yapıyor. her sahnesi ayrı ayrı ders diye okutulması gereken, bir kere değil defalarca izlenebilecek bir başyapıt.
system of a down'un toxicity albümünün son solosuyla insanı paramparça eden şarkısı.
Marionun iş arkadaşını canlandıran hanım kızımız, Alfred Hitchcockun öz kızıdır.
Seri katiller hakkında yapılan filmler arasında bir efsanedir. Ed gein'i tam anlamıyla anlatmış, asla sıkmayan filmdir.
50 cent'in de bu isimde bir parçası var.
çok dinlenmediği sürece gaza getiren bir adet soad şarkısı.
severiz.
severiz.
infected mushromstan dinlenildiginde ayrı bi etkisi olan şarkı demicem transa geçiren bi araç.
şarkının canlı solosunun şu halini her ne kadar teknik olarak yüksek olmasa da çok seviyorum;
https://www.youtube.com/watch?v=MAA_rGAioTI
https://www.youtube.com/watch?v=MAA_rGAioTI
muhteşem bir gerilim filmi. 60'larda çekilen bu filmin ilk kısımlarında diyalog ağırlıklı sahneler mevcut. daha sonra işin senaryo kısmına girdiğimizde müziklerle ve küçük oyunlarla izleyicide büyük bir gerilim yaratıyor ve izleyenler filmi sorgulamaya başlıyor, bu açıdan izleyicinin de aktif olduğu ve bir anlamda filme dahil olduğu bir filmdir. film izlendikten sonra tekrar şu farkediliyor ki, senaryo ne kadar iyi yazılırsa yazılsın ona asıl rengini veren ve filmi izlenilir kılan sadece kurgudur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar