bugün
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak12
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe5
- sözlük kürdü54
- 30 liraya satılan tavuk döner6
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler29
- happn5
- cadılar bayramı kutlayan kız6
- türklerin ırkçı olması8
- kartoncu abi ırkçı mı3
- ismail kartal23
- askerlik anıları5
- durkheimın intihar teorisi2
- osman pamukoğlu14
- tek adam rejimi3
- sözlükteki çiftçi yazarlar8
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi6
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- annenin ölmesi4
- bira kadın içeceğidir2
- apart otelde arap şeyhleri vardı2
- taha duymaz2
- ukab2
- dağa çıkıp barış istiyoruz demek4
- tbt2
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor21
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı5
- sürdürülebilirlik2
- simko323
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- türkçe yazıp okuyabilmek ama anlayamamak6
- etnik köken20
- yavıdilerin cadılar bayramını silklememesi4
- bıçağın ucuyla peynir tattırmak5
- sözlük türk ü2
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam8
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil2
- ileri dönüşüm3
- hastası olunan sözler3
- ananınkiii diyen karı3
- aykolik nerede4
- rahiple ciddi ciddi konuşan yavıdi3
- başkomutan recep tayyip erdoğan6
- ben her sene ülkeme gelip döviz sokuyorum8
- ırkçılık yapmayın12
- boğaziçi üniversitesi4
- hangi ülke de doğmak isterdin16
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak4
- akp den savcı sayan'a uyarı4
gırgır limonu ve dahasını, leman pengueni ve dahasını, penguen fermuarı yarattı, dahasını da yaratmaya devam ediyor. lemandan baruter met-üst selçuk ve erdil ayrıldığında en çok merakla okunanlar, en çok beklenenler onlardı, ama leman bitmedi. sonra penguenden ablak, üstünler, hakan vs. ayrıldı, onlar da çok okunuyor, çok seviliyordu, onların yerine yenileri geldi. yiğit, ersin, umut, memo, oky. bunlar yeri doldurulamayacak kişiler gibi görünebilir, ama elbet bizi daha çok güldürecek, daha çok a-aa hakkaten böyle ya dedirtecek yazar ve çizerler olacaktır. pengueni aldığımdan, o sarı yazıyı gördüğümden beri bi burukluk var içimde aslında, son 5 senemde her hafta istisnasız beni güldürmeyi başardı o dergi, başlarda rewhat vardı mesela, sonra gidiverdi. suat gönülay vardı, çizmedi. her zaman sırf onun için dergi aldığım insanlar oldu, biri olmasa diğeri vardı. elbette yiğitin yerine o saçma magazin yazılarından başka şeyler yazacak adamlar olacaktır, ama daha çok penguenin leman gibi "eskisi gibi değil" etiketini yemesinden korkuyorum. bizim için sorun değil, bi dergi daha oldu okuyacak. ama memoyu, umutu, yiğiti penguenden başka bir isim altında çizerken görecek olmak beni biraz üzüyo.
recep tayyip li ve abdullah lı kapağıyla tarih olduğunu tahmin edemeyeceğimiz dergi. o şimdi bizim biriktirdiklerimizin arasında özel yerini çoktan almış durumda.
benim için orada muhteşem üçlü(ersin, umut, uğur)+yiğit özgür derginin alınış sebebiydi. herşeyin bile bir sırası vardı... perşembe günleri dergiyi aldıktan sonra yolda arabalara çarpmadan yürüme sanatını erdil yaşaroğlu nun çizimleriyle öğrendim ben. sonra elime bir hevesle aldığım derginin penguen't bölümünde heyecanla soru sorulan son vatandaşı beklerken kahkahalara boğulurdum... ondan sonra gündemin diğer haberleri derken cila faslı biterdi. ve büyük bir zevkle ara sıcaklara geçerdim.
met üst ün karikatürleriyle gelecekteki aşk hayatım gözümün önünde canlanır, alpay erdemin yazısıyla duygusal dakikalara ara verirdim. daha sonra tabiki karşı cinsle komediye tekrardan oky ile giriş yapardım... ben ve kızlar... yerine göre arada attğım bir yiğit özgür, onun o hafta performansı hakkında fikir sahibi olmamı sağlar, heyecanımı daha da katlardı...
zamanı gelip de orta sayfaya el attığımda durup bir dakika kendime hakim olmaya çalışırdım ... önce ersin i mi okuyacağım ,yoksa doğan ın muhteşem zekasını mı, yoksa insan tasvirleriyle kırıp geçiren umutu mu? bazen heyecanımı arttırmak için esin özbek i seçerdim kızlar dünyasından iğrenç tüyolar almak için... sonra gözüm doğan a kayar ve ne olduğunu anlayamadan köşesi bitiverirdi. ve en sonda orta sayfanın iki kralı arasında seçim yapamaz bir hafta ersini bir hafta umutu önce okurdum... umutla yazı edebiyatı ve karikatürün ince ayrıntılarının tadına varır, ersin de "karikatür böyle olmalı abi"
arka sayfaya geldik mi allah derdim lütfen kimse beni rahatsız etmesin doyasıya kahkaha atmak istiyorum. yiğit özgür le geçen muhteşem matematik dersleri ayrı bir zevkliydi. serkanın aşk acısı adamlarının muhteşem diyalogları da tamamlayıcı olurdu. ve zeka dolu muhteşem karikatürlere gelirdi sıra. selçuk erdem!
karikatür mantığını bence en güzel anlatabilen iki çizerden biridir erdem. diğeri de doğan tabiki. okumama gerek kalmadan sadece bakmanın yeterli olduğu bir karikatür dünyasının yaratıcılarıydı onlar. az lafla, bazan hiç lafla çok şey anlatan düşündüren çizerler...
onlar hala var... ama benim için artık yoklar. çünkü onların var olması benim için belli bir olay örgüsü içinde apayrı bir anlam kazanıyordu. artık ayrı dergi içinde ben yakalayamam bu tadı, bu ince ayarı... her kişinin kendine has sıralı esprilerine çok alışmıştım ben. ama ne yazık ki yeni ufuklara yelken açmak gerekliymiş.
ancak kim ne derse desin bu derginin zirve noktası şu an değildir. bu dergi emrah ablaklı, umut un askere gitmeden önceki anlattığım dönemlerde muhteşemdi. çünkü o dergiye inceden politika havası sızmıştı. politika havasını penguen't ile çok güzel harmanlamışlardı. tamam, cem dinlenmiş de güzel çizer ama ablak ın vatandaşa sorduk klasiğinin yerini dolduramadı bende. her zaman bir eksiklik hissederek alıyordum pengueni, artık o hava iyicene kaçtı. kısaca artık ekşidi.
bu arada penguenin son sayısında "karabulutadam"ın veda sinyalleri verdiği kimin aklına gelirdi ki? son çizdiği iki siyah karikatüre şimdi anlam yükledim, tekrar okuyunca aslında orda belirttiğinin aksine ne kadar güzel bir bitiş yaptığını anladım.
üzgünüm çünkü benim için belki de en yetenekli kişilerin toplandığı, herşeyiyle "komplike" bir dergi bitti. artık penguen eski penguen değil.
saygılarımla... (benim hala umudum var)
benim için orada muhteşem üçlü(ersin, umut, uğur)+yiğit özgür derginin alınış sebebiydi. herşeyin bile bir sırası vardı... perşembe günleri dergiyi aldıktan sonra yolda arabalara çarpmadan yürüme sanatını erdil yaşaroğlu nun çizimleriyle öğrendim ben. sonra elime bir hevesle aldığım derginin penguen't bölümünde heyecanla soru sorulan son vatandaşı beklerken kahkahalara boğulurdum... ondan sonra gündemin diğer haberleri derken cila faslı biterdi. ve büyük bir zevkle ara sıcaklara geçerdim.
met üst ün karikatürleriyle gelecekteki aşk hayatım gözümün önünde canlanır, alpay erdemin yazısıyla duygusal dakikalara ara verirdim. daha sonra tabiki karşı cinsle komediye tekrardan oky ile giriş yapardım... ben ve kızlar... yerine göre arada attğım bir yiğit özgür, onun o hafta performansı hakkında fikir sahibi olmamı sağlar, heyecanımı daha da katlardı...
zamanı gelip de orta sayfaya el attığımda durup bir dakika kendime hakim olmaya çalışırdım ... önce ersin i mi okuyacağım ,yoksa doğan ın muhteşem zekasını mı, yoksa insan tasvirleriyle kırıp geçiren umutu mu? bazen heyecanımı arttırmak için esin özbek i seçerdim kızlar dünyasından iğrenç tüyolar almak için... sonra gözüm doğan a kayar ve ne olduğunu anlayamadan köşesi bitiverirdi. ve en sonda orta sayfanın iki kralı arasında seçim yapamaz bir hafta ersini bir hafta umutu önce okurdum... umutla yazı edebiyatı ve karikatürün ince ayrıntılarının tadına varır, ersin de "karikatür böyle olmalı abi"
arka sayfaya geldik mi allah derdim lütfen kimse beni rahatsız etmesin doyasıya kahkaha atmak istiyorum. yiğit özgür le geçen muhteşem matematik dersleri ayrı bir zevkliydi. serkanın aşk acısı adamlarının muhteşem diyalogları da tamamlayıcı olurdu. ve zeka dolu muhteşem karikatürlere gelirdi sıra. selçuk erdem!
karikatür mantığını bence en güzel anlatabilen iki çizerden biridir erdem. diğeri de doğan tabiki. okumama gerek kalmadan sadece bakmanın yeterli olduğu bir karikatür dünyasının yaratıcılarıydı onlar. az lafla, bazan hiç lafla çok şey anlatan düşündüren çizerler...
onlar hala var... ama benim için artık yoklar. çünkü onların var olması benim için belli bir olay örgüsü içinde apayrı bir anlam kazanıyordu. artık ayrı dergi içinde ben yakalayamam bu tadı, bu ince ayarı... her kişinin kendine has sıralı esprilerine çok alışmıştım ben. ama ne yazık ki yeni ufuklara yelken açmak gerekliymiş.
ancak kim ne derse desin bu derginin zirve noktası şu an değildir. bu dergi emrah ablaklı, umut un askere gitmeden önceki anlattığım dönemlerde muhteşemdi. çünkü o dergiye inceden politika havası sızmıştı. politika havasını penguen't ile çok güzel harmanlamışlardı. tamam, cem dinlenmiş de güzel çizer ama ablak ın vatandaşa sorduk klasiğinin yerini dolduramadı bende. her zaman bir eksiklik hissederek alıyordum pengueni, artık o hava iyicene kaçtı. kısaca artık ekşidi.
bu arada penguenin son sayısında "karabulutadam"ın veda sinyalleri verdiği kimin aklına gelirdi ki? son çizdiği iki siyah karikatüre şimdi anlam yükledim, tekrar okuyunca aslında orda belirttiğinin aksine ne kadar güzel bir bitiş yaptığını anladım.
üzgünüm çünkü benim için belki de en yetenekli kişilerin toplandığı, herşeyiyle "komplike" bir dergi bitti. artık penguen eski penguen değil.
saygılarımla... (benim hala umudum var)
umut sarıkaya ve yiğit özgür yokken neyine güvenip o kötüleşen gidişatını değiştiricek acaba diye düşündüren dergi.
bir grup yazariyla yollarini ayiran haftalik mecmuadir.
ak parti yapımı olduğu iddia edilen bir bölünme yaşamış dergi.
ilk çıktığı günden bu yana en kötü günlerimde, en mutlu anımda yanımda olmuş dergi. ailem gibi kabul ettiğim, en küçük detayına kadar tanıdığım karikatürist oluşumu. leman gibi kendini beğenmiş, ego manyağı ve burnu havalarda bir dergi karşısında yıllar yılı içtenliği ile gönülleri fethetti.
bahadır, selçuk erdem ve erdil yaşaroğlu gibi senelerdir eskimeyen ve türk mizahına kan katan abilerimiz şöyle dursun, kendileri gibi nice harika çizeri bünyelerine katmaktan geri de durmadılar.
ancak bugün buruğuz biraz, üzgün ve de çarpılmışa döndük. okumaya alıştığımız ve çok sevdiğimiz o çizerler artık penguen'de olmayacaklar, evlat acısı gibi koyuyor düşündüğümüz zaman. kabullenmesi zor ve yine tek kelime ile acı!
neşe kaynağımız ikiye bölünmüş durumda bugün. fakat kimsenin öldüğü ya da işini bıraktığı yok. sadece bir yol ayrımı bu, alışkanlıklarımızı bozacak da olsa. ,
kabullenmek durumundayız. ve yaşasın semih cumhuriyeti!
bahadır, selçuk erdem ve erdil yaşaroğlu gibi senelerdir eskimeyen ve türk mizahına kan katan abilerimiz şöyle dursun, kendileri gibi nice harika çizeri bünyelerine katmaktan geri de durmadılar.
ancak bugün buruğuz biraz, üzgün ve de çarpılmışa döndük. okumaya alıştığımız ve çok sevdiğimiz o çizerler artık penguen'de olmayacaklar, evlat acısı gibi koyuyor düşündüğümüz zaman. kabullenmesi zor ve yine tek kelime ile acı!
neşe kaynağımız ikiye bölünmüş durumda bugün. fakat kimsenin öldüğü ya da işini bıraktığı yok. sadece bir yol ayrımı bu, alışkanlıklarımızı bozacak da olsa. ,
kabullenmek durumundayız. ve yaşasın semih cumhuriyeti!
yaşanan ayrılıkla bizi üzmüş dergi.
takipçilerini üzen dergidir. ancak şöyle birşey var ki penguen olmasa ne ersin ne yiğit ne diğerleri bu kadar ünlü olabilirdi. yani penguen'den ayrıldılar diye penguen almamak saçma olur. yeni dergi çok felaket birşey olabilir. sonra pişman olmayın kaçırdığınız sayılar için.
şirincik şeyler.
ersin karabulut, yiğit özgür, umut sarıkaya nın ayrılmasıyla hüsrana uğradığım haftalık neşe kaynağımdı penguen.. geçende bi sayısını aldım: sandık içi, işimdeyim gücümdeyim ve yiğit özgür olmadan, penguen eski anlamını taşımıyordu artık..
birçok güzide yazarının ayrılmasından dolayı,
alınmayacak kadar da kötü olmayan dergi.
http://www.komikaze.net/Default.asp?gun=20070822
alınmayacak kadar da kötü olmayan dergi.
http://www.komikaze.net/Default.asp?gun=20070822
kaybettiği çizerlerin ardından*** transferlere başlayan dergidir. fermuardan transfer edildiği haberlerini aldığımız flaş isim için:
(bkz: serkan yılmaz)
(bkz: fermuar dergisi)
(bkz: serkan yılmaz)
(bkz: fermuar dergisi)
sandık içi, yiğit özgür ve işimdeyim gücümdeyim olmadan yarım kalmış ama yakın zamanda toparlayacağını, bir düzene gireceğini umduğum mizah dergisidir.
gittim aldım ama..
yok..
ben ersin karabulut'un olay anlatışını, yiğit özgür'ün diyaloglarını filan arıyorum.. yoklar ama yok..
bir altay öktem'in yazısını okudum.. diğerlerinden haz alamadım..
bu "bölünerek çoğalma" işi tez vakitte sona erse de yeni dergiyi elimize alsak dedim..
diyorum..
yok..
ben ersin karabulut'un olay anlatışını, yiğit özgür'ün diyaloglarını filan arıyorum.. yoklar ama yok..
bir altay öktem'in yazısını okudum.. diğerlerinden haz alamadım..
bu "bölünerek çoğalma" işi tez vakitte sona erse de yeni dergiyi elimize alsak dedim..
diyorum..
umut, ersin, yiğit ve uğur olmadan biraz eğreti duran dergi. bu gençlerin gidişlerinden sonra dergi aracılığıyla basarı dilemeleri de gerçekten çok şık bir tavırdı.
yeniden toparlanmaya başlayan dergi bana göre. son sayısında bunu gördüm. ön yargıyla yaklaşmamak gerek, penguen bitti diye. zira son sayıda gayet güzel işler var.
selçuk erdem'in piksel piksel anadolu köşesi ayrı bir güzel. cem dinlenmiş var, genco var, alpay erdem var. fatih solmaz ürünü de olsa, en kötü zamanında bile kendini okutan bir patates baskı var. kaan sezyum da kanımca gayet iyi. serkan altuniğne, erdil yaşaroğlu biraz daha form tutarsa ve yeni katılan çizerler de kendilerini belli etmeye başlarlarsa penguen bir kaç sayı içinde iyice ayağa kalkacaktır yeniden.
selçuk erdem'in piksel piksel anadolu köşesi ayrı bir güzel. cem dinlenmiş var, genco var, alpay erdem var. fatih solmaz ürünü de olsa, en kötü zamanında bile kendini okutan bir patates baskı var. kaan sezyum da kanımca gayet iyi. serkan altuniğne, erdil yaşaroğlu biraz daha form tutarsa ve yeni katılan çizerler de kendilerini belli etmeye başlarlarsa penguen bir kaç sayı içinde iyice ayağa kalkacaktır yeniden.
yazarları ayrıldıktan sonra biraz dağıtan,tat vermeyen dergi ama son sayısında toparlıyor gibi.
Bu haftaki sayısını aldığınızda bir sürprizle karşılacağınız dergidir.
son çıkardığı sayısında dağıttığı el ilanı ile beni gülme komasına sokan dergi şiddetle almanız tavsiye edilir pişman olmayacaksınız.*
http://img125.imageshack.....php?image=tarama1nu6.jpg
bahsi geçen el ilanının resimde görüldüğü dergidir. sürprizin içine ettim, biliyorum.
bahsi geçen el ilanının resimde görüldüğü dergidir. sürprizin içine ettim, biliyorum.
özer aydoğan kişisinin yarattığı özercik karakteriyle bir kez daha gülümseten dergi. pek bi sevimli çiziyor hınzır. ayrıca bu hafta verdiği el ilanlarının çoğaltılması ve tüm halka dağıtılması vaciptir.
bu haftaki sayısında dergiyle beraber verdiği broşürle yaran dergidir. broşürde davulcu olarak photoshoplandmış tayyip erdoğan hakkındaki duyuru vardır.
en sevdiğim yazar ve çizerlerin ayrılamsını rağmen hala piyasadaki en kaliteli ve en güzel mizah dergisidir.
kendisinden ayrılan ekibin(ki bunları pengueni okumama sebebim olarak görüyordum) kurduğu uykusuz dergisi geride kalan üçö sayısına rağmen beklediğim tadı yakalyamammıştır.
penguen hala okunacak en güzel dergidir.
1 (bkz: penguen)
2 (bkz: fermuar)
3 (bkz: leman) ve (bkz: uykusuz)
bu neyin sıralamsıdır? sorusunun cevabı aşğıdadır.
benim mizah zevkime göre yaptığım sıralamdır.
kendisinden ayrılan ekibin(ki bunları pengueni okumama sebebim olarak görüyordum) kurduğu uykusuz dergisi geride kalan üçö sayısına rağmen beklediğim tadı yakalyamammıştır.
penguen hala okunacak en güzel dergidir.
1 (bkz: penguen)
2 (bkz: fermuar)
3 (bkz: leman) ve (bkz: uykusuz)
bu neyin sıralamsıdır? sorusunun cevabı aşğıdadır.
benim mizah zevkime göre yaptığım sıralamdır.
özer aydoğan, serkan yılmaz, mustafa satıcı gibi isimlerle eksilen kadrosunu güçlendiren her şeye rağmen iyi olan mizah dergisi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar