1. 1.
    evrendeki herseyi tanri olarak goren gorus.paganizm den bir farki yoktur.aslinda ayni seylerdir,ancak ayirilmislardir.
    12 -2 ... hexagram
  2. 2.
    3 e ayrilir.tabiatci panteizm,idealist panteizm,teolojok panteizm diye ayrilir.
    9 ... hexagram
  3. 3.
    Kelime anlamı herşey tanrıdır veya tanrı herşeydir olan inanç sistemi. Diğer birçok dinle bağlantılı yanları vardır.

    (bkz: sufizm)
    (bkz: kabbala)
    (bkz: mistisizm)
    11 -2 ... baybars
  4. 4.
    Geniş bir çerçeve içinde ele alındığında, Tanrının dünya ile olan olumlu ve organik ilişkisi bakımından deiz­mi aşan ve Tanrının dünyaya aşkın değil de, içkin olduğunu öne süren Tanrı anlayışı ya da görüşü.

    Panteizm, Tanrının dünyayla ve insanla mekanik ve dışsal bir ilişki içinde olduğunu öne süren deizme dönüşme eğilimi gösterdi­ğine inandığı teizme karşı felsefi ve dini bir tepki olarak gelişmiştir. Buna göre, teizm sonsuzla sonlu olan arasındaki ilişkiyi dışsal ve arızi bir ilişkiye dönüştürdüğü, sonluyu bağımsız, sonsuzu ise sınırlı hale getirdiği, ve insan ruhuyla Tanrı arasında gerçek, derin ve içten bir ilişki ve temasa yer bırakmadığı için, panteizm, sonluyla sonsuz arasında yakın ve özsel bir temas kurmak ve insanı Tanrıya yakınlaştırmak amacıyla, varolan her şeyin bir birlik meyda­na getirdiğini ve her şeyi kapsayan bu birli­ğin tanrısal bir yapıda olduğunu iddia eder. Başka bir deyişle, panteizm, Tanrıyla evre­nin bir ve aynı olduğunu öne sürer, sonlu ve sınırlı dünyanın ezeli-ebedi, sınırsız ve mut­lak Varlık’ın bir parçası, görünüşü ya da te­zahürü olduğunu savunur.

    Panteizmi eleştirenler, söz konusu Tanrı anlayışının aşkınlık fikrini reddetmek sure­tiyle, ateizme yardımcı olduğunu söylemiş­lerdir. Yine, panteizm Tanrı, her şeydedir demek suretiyle, varlık dereceleri arasındaki ayırımı ortadan kaldırdığı, örneğin taşla in­sanı bir tuttuğu gerekçesiyle eleştirilmiştir. Panteizmin, ayrıca sonlu olanla sonsuz ara­sındaki bağlantıyı sağlam bir temele oturta­madığı ve belli bir birliğe ulaşmada başarılı olamadığı söylenmiştir.

    Ve nihayet, panteizmin kötülük proble­mini de daha karmaşık hale getirdiği ifade edilmiştir. Buna göre, panteizm ya kötülüğü kökten yadsımakta, ya da kötü ile iyinin far­kını en aza indirgemektedir. Bundan dolayı da, onun günahı, ahlâki sorumluluğu ve kö­tülükle mücadelenin gereğini açıklayamadı­ğı söylenmiştir.
    8 -1 ... nirvana
  5. 5.
    şark temsilcisi için;

    (bkz: ibni arabi)

    garp temsilcisi için;

    (bkz: spinoza)
    11 ... rasko
  6. 6.
    (bkz: kamutanrıcılık)
    2 ... baudelaire
  7. 7.
    tanrı ile doğanın özdeş olduğunu, hayattaki her şeyin tanrının devamı olduğunu savunan görüş.
    2 ... asiti kaçmış kola
  8. 8.
    "Varolan her şeyin kaynağı tanrıdır, ve varolan her şey onunla özdeştir. Evren ve tanrı birdir. Tanrı yaratan değil evrenin toplamıdır. Tanrısal nurun bir cüzü olan ruh ölmez, tek amacı kaynağa yani tanrıya dönmektir." Şeklinde özetlenebilecek felsefe.

    Tek tanrılı dinlerden temel farkı yaradan-yaradılan ikilemini barındırmamasıdır.
    3 ... caty blake
  9. 9.
    tasavvuftaki vahdet-i vücudtan ince bir çizgiyle ayrılması gereken inanış bütünü.
    2 ... yasak merve
  10. 10.
    Bir bütün olarak kavranan evrenin Tanrı ile özdeş olduğu ve evrende açığa
    çıkan bileşik töz, güçler ve yasalar dışında Tanrı olmadığı öğretidir.
    Panteizmin çok çeşitli biçimleri vardır. Bunlar biri bütün olarak doğaya
    bilinç atfeden pansişizmden dünyanın yalnızca bir görüş ve temelde gerçek
    dışı olduğunu ileri süren akozmik panteizmine ussal Yeni Platoncu ya da
    türümcü görüşlerden sezgici ve gizemci görüşlere kadar değişir.

    Batı felsefesinin yakın dönemlerinde panteizm düşüncesini en yetkin biçimde
    dile getiren Spinoza'dır. Sonsuz niteliklere sahip bir tek sınırsız varlığın
    olabileceğini öne süren Spinoza'ya göre Tanrı ve doğa aynı gerçekliğe
    verilen iki ayrı addan başka şeyler değişti. Tersi durumunda Tanrı ve
    dünya birliğinin Tanrıdan daha büyük bir bütünlüğü olurdu. Spinoza Tanrının
    gerekliliğinden dünyanın gerekliliğini içerdiğini özgürlük olanağının bulunmadığını
    belirtti.

    Panteizm dogmalara bağlı Hıristiyan ilahiyatçılar tarafından yaratıcı ile
    yaratılan arasındaki ayrımı yok ettiği, Tanrıyı belirsizleştirdiği, aşkın
    yerine bütünüyle içkin bir tanrı kavaramı öne sürdüğü, insanın ve tanrının
    özgürlüğü düşüncesini dışladığı gerekçeleriyle reddedildi.
    Sorun burada Tanrıyı Evren dışında sayıp saymayacağımız noktasında
    dugumleniyor. Ama yine de sorun değil, sizin paradigmanızda devam
    edebilirim.

    Gorunen maddi coklugun mutlak gercekligi olmadigi gibi surekli
    varoluslari da yoktur. Diyorsunuz oysa madde sadece şekil değiştirir, yani
    mutlak yokoluş yoktur.

    Bilimsel kanıt falan illede istemem ayakları yere basan her türlü soyun
    düşünce ve akıl yurutmeye saygı duyarım.

    Zaten konu metafiziksel bir alanda maddi kanıtlar beklemek çok da akıllıca değil.
    insanın zamanından sonraki zamanı açıklayabilme şansınız varsa açıklar
    mısınız?

    Bu arada Evrimle ilgili temel bilginizi düzeltmeme izin verin.
    Evrimde hiç bir koşulda lineer bir ilerleme söz konusu değildir.
    Yatay dallanmalardan tutun tersine evrimlere kadar, lineerden logaritmik
    sıçramalara ( kambriyen patlaması) kadar her turlu durum söz konusudur.

    Bu arada başka bir paradigma öneriyorum. DNA dediğimiz varlığın,
    sonsuzlaşabilmek için tüm canlıları oluşturup (bunu dusunmeniz şart değil),
    kendine uygun formlar haline getirip (bu da şart değil), kozalar
    halinde onlarda konaklayıp onlar ölse bile kendini gelecek kuşaklara aktaran bir
    varlığı dusunun. Zeki, yaratıcı ve çoğalabilen bir varlık DNA.
    Ve asalaklık yaptığı, ortakyaşarlık yaptığı canlı formlar. işte ölümsüzlük.

    ilginç değil mi?
    Bilgi mahiyetinde olsa bile okumanızı salık veririm.
    6 ... lilith