bugün
- türk müsün türkiyeli misin12
- anın görüntüsü16
- nasıl birisiniz6
- çıkma teklifinin eskide kalması4
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- ayrılık6
- gecenin rap şarkısı3
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım5
- rüyada nervio yu görmek8
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- tonlu diller2
- yazarların ruh hali3
- ölüm5
- beni özleyenler elime mum diksin15
- hırvatistan12
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- ilk kez penis gören kız tepkisi2
- bir şeyler söyle2
- ispanya daki göçmen krizi8
- gecenin şarkısı3
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- izmirli kızların met çukuruna düşmesi3
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- favori coldplay şarkınız4
- sırtımı kaşıyan kızlardan hoşlanmam3
- yunanistan29
- köfteci yusuf2
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- aylık 511 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- mutlu kalmak için öneriler6
- issız bir yerde tatil yapmak2
- türkiyeliyim var mı bir sorun3
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez3
- rte'nin yürüme problemi yaşaması3
- puantiye modasının bokunun çıkması4
- sözlüğün canlanması için gerekenler3
- oyum ak partiye3
- her gün alkol almak4
- yeni dünya düzeni4
- arkadaşlar hangi diziye başlasam4
- recep tayyip erdoğana sahip çıkalım3
- aylık 513 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- sözlükteki derin yapılanma4
- sırt kaşınması2
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- akp ve mhp sol partilerdir3
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri6
- kele şaplak atmanın hazzı ve dayanılmaz istek3
- aylık 508 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
mesel meşhurdur, picasso'nun kübist bir bakış açısıyla ve gerçeği adamakıllı deforme ederek yaptığı bir kadın portresine bakan izleyici ''üstat'' diyor,''bu kadının bacağı biraz kısa değil mi?
picasso cevap veriyor,'
"yanılıyorsun o kadın değil, resim."
picasso cevap veriyor,'
"yanılıyorsun o kadın değil, resim."
resmi sanatla bağlarından koparıp dekoratif bir kapitalist-endüstriyel malzemeye çeviren adam. ha bu işten çok büyük paralar kazanmanın kapılarını açtı mı? açtı. yapılan işe değil, işin ardında yaratılan hikayeye odaklanmanın gerektiğine herkesi inandırdı mı? inandırdı. bu işi zenginlere bir din gibi tanıtıp (kübizm) paralarını söğüşlemenin alternatif yolunu geliştirdi.
bunların arkasından andy warhollar geliyor işte. iyice içi boş şeyler. büyük bir dezenformasyon bu. akabinde herşeyi değiştirdi. tüm tüketim malzemelerinin içine estetik kaygıyı soktu. ki bu bauhaustan, art and crafts tan çok farklıydı. tamamen ticari pazara yönelik. özellikle mimari başan aşağı değişti. dev bir sektör yarattı. baktığın zaman bir peygamber gibi görülebilir. gerçekçi bakarsak andy warholla beraber en büyük peygamberdir ve her peyamber gibi şarlatandır.
ah, picassoyu ve sanatını eleştirdim. hadi beni linç edin.
jan van eyck mezarında ters dönüyor be.
bunların arkasından andy warhollar geliyor işte. iyice içi boş şeyler. büyük bir dezenformasyon bu. akabinde herşeyi değiştirdi. tüm tüketim malzemelerinin içine estetik kaygıyı soktu. ki bu bauhaustan, art and crafts tan çok farklıydı. tamamen ticari pazara yönelik. özellikle mimari başan aşağı değişti. dev bir sektör yarattı. baktığın zaman bir peygamber gibi görülebilir. gerçekçi bakarsak andy warholla beraber en büyük peygamberdir ve her peyamber gibi şarlatandır.
ah, picassoyu ve sanatını eleştirdim. hadi beni linç edin.
jan van eyck mezarında ters dönüyor be.
hırsız ressam. evinde yapılan aramada bir çok Leonardo da vinci eseri bulunmuş öyle ki mona Lisa tablosu çalındığında ilk picasso'nun evine bakmışlar..
Şişirilmiş bir balondur.
Sanata değer vermeyen biri değilim ama doğruya doğru!
Neymiş, kübizimmiş.
Sanata değer vermeyen biri değilim ama doğruya doğru!
Neymiş, kübizimmiş.
bir adam picassoya şöyle der:
-renkleri karıştırmaktan ve içiçe geçmiş çizgiler yapmaktan başka resim yeteneğin yok gibi geliyor bana...
picasso fırçasını alır ve yere bir buğday tanesi resmi çizer.
öyle gerçekçi olur ki bir tavuk yemek için gagalamaya başlar.
gördüğü durumdan şaşkına dönen adam picassoya:
-bu kadar mükemmel resimler yapabiliyorken niçin bu garip resimleri yapmakta ısrar ediyorsunuz?
picasso yanıtı yapıştırır:
-çünkü ben resimlerimi tavuklar için yapmıyorum
-renkleri karıştırmaktan ve içiçe geçmiş çizgiler yapmaktan başka resim yeteneğin yok gibi geliyor bana...
picasso fırçasını alır ve yere bir buğday tanesi resmi çizer.
öyle gerçekçi olur ki bir tavuk yemek için gagalamaya başlar.
gördüğü durumdan şaşkına dönen adam picassoya:
-bu kadar mükemmel resimler yapabiliyorken niçin bu garip resimleri yapmakta ısrar ediyorsunuz?
picasso yanıtı yapıştırır:
-çünkü ben resimlerimi tavuklar için yapmıyorum
91 yaşında hayatını kaybetmiş sanatçıdır. öldüğünde tarihteki en zengin sanatçıydı.
Erken dönem eserlerinin çoğunu odasını ısıtmak için kullanan ressam.
Fransa'da yaşamış ispanyol ressam, heykeltıraş, sahne tasarımcısı, şair ve oyun yazarı.
Öldüğünde dünyanın en zengin sanatçısı olarak anılan sosyalist ressam.
Sosyalist değildir. (en azından ben resmi bir belgeye rastlamadım, ideolojisinin sosyalist olduğuna dair.) Halkçıdır. Halkçılık barındıran ideolojilerin destekçileri tarafından sevilen biridir. Aziz nesin, rıfat Ilgaz gibi yazar veya sanatçılar da yerli ve benzeri örnekler..
mona lisa resminin çalındığında şüpheli olarak sorgulanmış ressamdır.
görsel
Şu gördüğünüz resimde kendisi stalin'i çizmiş. Biraz daha çalışırsam ben daha iyisini yaparım.
Şu gördüğünüz resimde kendisi stalin'i çizmiş. Biraz daha çalışırsam ben daha iyisini yaparım.
Bu Stalin resminin seviyesi çok da yüksek değil, çok çalışmadan o seviyeye gelebilirim.
Dünya tarihinin en popüler ressamlarından birisin, şu yaptığın resme bak. Yapamıyorsan bırak kardeşim, ispanya iç savaşı falan yap sen işte.
Herkes karakalem portre çizecek diye bir şey yok. Ben de resim çizemediğim için lisede resim ödevlerimi teyzeme yaptırırdım mesela.
Tanım: Bazı resimleri çöp olan ressam. Halk eğitimde resim eğitimi görmüş teyzesi falan var idiyse onlara çizdirseymiş keşke çizemediklerini.
Dünya tarihinin en popüler ressamlarından birisin, şu yaptığın resme bak. Yapamıyorsan bırak kardeşim, ispanya iç savaşı falan yap sen işte.
Herkes karakalem portre çizecek diye bir şey yok. Ben de resim çizemediğim için lisede resim ödevlerimi teyzeme yaptırırdım mesela.
Tanım: Bazı resimleri çöp olan ressam. Halk eğitimde resim eğitimi görmüş teyzesi falan var idiyse onlara çizdirseymiş keşke çizemediklerini.
1.63 m boyundadır.
modigliani ile rekabet halindeydi. hatta bu olay aynı adlı filme de konu olmuştu.
guernica eserini inceleyip '' bunu siz mi yaptınız ? '' diye soran franco birliklerine bağlı subaya '' hayır, bunu siz yaptınız '' cevabını verdiği söylenir.
guernica eserini inceleyip '' bunu siz mi yaptınız ? '' diye soran franco birliklerine bağlı subaya '' hayır, bunu siz yaptınız '' cevabını verdiği söylenir.
sanata saygım sonsuz ama bence bu herif çok kurnaz biri. tamam çocukken inanılmaz yetenekliydi, evet akademik çizimleri fena değil, erken dönem blue ve rose period’larında belli bir duygu yakalamış. ama sonra ne yaptı bu abimiz? klasik resmin bütün kurallarını, perspektifi, anatomiyi, ışığı cartı curtu bilinçli şekilde parçaladı ve bunu sikimsonik bir devrim diye pazarladı.
şimdi kübizm diyenler olacak, bir nesneyi aynı anda her açıdan göstermeye çalışmakmış. peki sonuç? tuvalde dağılmış, çarpık, duygusuz geometrik parçalar. bir kadının yüzünü beş farklı açıdan aynı anda göstermeye çalışınca çıkan şey, çoğu zaman ne kadın oluyor ne de güzel bir kompozisyon. sadece zorlama bir entelektüellik. sanki ben klasik kuralları anlıyorum da bilerek çiğniyorum havası. bok anlıyorsun mk. gerçek ustalık, kuralları bilip onları aşmakla olur, kuralları yok sayıp yeni demekle değil.
sürrealizm kısmına gelince, dali’yle kıyasla bile picasso’nun burada çok geride kaldığını düşünüyorum. dali’nin eriyen saatleri, rüyamsı manzaraları, teknik ustalığı ve sembolizmi var. bakınca ulan bu nasıl çizilmiş dedirtiyor. picasso’da çoğu zaman aceleyle, öfkeyle veya şov için yapılmış gibi duran, orantısız figürler var. guernica’yı bile alsan, güçlü bir anti-savaş mesajı taşıyor olabilir ama o mesajı taşıyan figürler o kadar kaba ve çarpık ki, duyguyu iletmekten ziyade seyirciyi rahatsız etmek için yapılmış gibi hissediyorum.
o yıllarda ondan kat kat daha iyi çizen, daha güzel form veren ressamlar vardı. john snger sargent’ın portrelerindeki ışık ve fırça hakimiyeti, joaquin sorolla’nın deniz ve ışık oyunları, hatta bouguereau’nun akademik çıplaklarındaki kusursuz anatomisi… bunlar resme hâlâ insan eli değmiş hissi veriyordu. da vinci’yi hiç karıştırmayalım bile. o adam hem bilim hem sanat olarak insan anatomisini, perspektifi, duyguyu zirveye taşımış. picasso ise tam tersine, 20. yüzyılın artık güzel resme gerek yok modasının öncüsü oldu.
bence picasso’nun asıl dehası resimde değil, pazarlamada ve zamana ayak uydurmakta. sanat dünyası o dönemde yeni olana, şoka, provokasyona açtı. o da bunu verdi. çarpık kadınlar, parçalanmış yüzler, derin olduğu iddia edilen anlamsızlıklar… bunlar zengin koleksiyonerlerin ve eleştirmenlerin ben anlıyorum diye hava atmasına yaradı. gerçek sanatsever için ise çoğu zaman boş bir gösteri.
sanatı 5 yaşındaki çocukların gelişimsel beceriksizliğinin bilinçli ve paralı versiyonundan başka bir şey değil. o yüzden ne kübizmi ne sürrealizmi ne de büyük devrim laflarını yutmuyorum. hepsi aynı bokun laciverdi.
şimdi kübizm diyenler olacak, bir nesneyi aynı anda her açıdan göstermeye çalışmakmış. peki sonuç? tuvalde dağılmış, çarpık, duygusuz geometrik parçalar. bir kadının yüzünü beş farklı açıdan aynı anda göstermeye çalışınca çıkan şey, çoğu zaman ne kadın oluyor ne de güzel bir kompozisyon. sadece zorlama bir entelektüellik. sanki ben klasik kuralları anlıyorum da bilerek çiğniyorum havası. bok anlıyorsun mk. gerçek ustalık, kuralları bilip onları aşmakla olur, kuralları yok sayıp yeni demekle değil.
sürrealizm kısmına gelince, dali’yle kıyasla bile picasso’nun burada çok geride kaldığını düşünüyorum. dali’nin eriyen saatleri, rüyamsı manzaraları, teknik ustalığı ve sembolizmi var. bakınca ulan bu nasıl çizilmiş dedirtiyor. picasso’da çoğu zaman aceleyle, öfkeyle veya şov için yapılmış gibi duran, orantısız figürler var. guernica’yı bile alsan, güçlü bir anti-savaş mesajı taşıyor olabilir ama o mesajı taşıyan figürler o kadar kaba ve çarpık ki, duyguyu iletmekten ziyade seyirciyi rahatsız etmek için yapılmış gibi hissediyorum.
o yıllarda ondan kat kat daha iyi çizen, daha güzel form veren ressamlar vardı. john snger sargent’ın portrelerindeki ışık ve fırça hakimiyeti, joaquin sorolla’nın deniz ve ışık oyunları, hatta bouguereau’nun akademik çıplaklarındaki kusursuz anatomisi… bunlar resme hâlâ insan eli değmiş hissi veriyordu. da vinci’yi hiç karıştırmayalım bile. o adam hem bilim hem sanat olarak insan anatomisini, perspektifi, duyguyu zirveye taşımış. picasso ise tam tersine, 20. yüzyılın artık güzel resme gerek yok modasının öncüsü oldu.
bence picasso’nun asıl dehası resimde değil, pazarlamada ve zamana ayak uydurmakta. sanat dünyası o dönemde yeni olana, şoka, provokasyona açtı. o da bunu verdi. çarpık kadınlar, parçalanmış yüzler, derin olduğu iddia edilen anlamsızlıklar… bunlar zengin koleksiyonerlerin ve eleştirmenlerin ben anlıyorum diye hava atmasına yaradı. gerçek sanatsever için ise çoğu zaman boş bir gösteri.
sanatı 5 yaşındaki çocukların gelişimsel beceriksizliğinin bilinçli ve paralı versiyonundan başka bir şey değil. o yüzden ne kübizmi ne sürrealizmi ne de büyük devrim laflarını yutmuyorum. hepsi aynı bokun laciverdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar