bugün
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı4
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler12
- erhan karaal'ın kurtarılması2
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı7
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı21
- milli takım'ın paraguay maçı hazırlığı2
- grand theft auto vi2
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek14
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak2
- sözlük erkekleri kadın olsa nasıl görünürdü8
- ona bir şey söyle17
- ismail kartal11
- evrene bir mesaj bırak7
- kızla konuşmaya çalışmak3
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj6
- linkedin6
- bir daha doğmayacak olmak5
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- islam düşmanlarına epstein şoku13
- oğuz çetin2
- izinli yazarın entry girebilmesi7
- yolda olmak2
- şu anda ne yapıyorsun19
- sevgiliden gelen ilk canımlı mesaj5
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- özgürlükçü eğitim paradoksu3
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- bugün ne yedin10
- muhafazeküler4
- 30 lu yaşlar14
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- son 3 günde sadece 5 saat uyumuş olmak2
- 2026 dünya kupası13
- yunan kültürü vs türk kültürü2
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- kilo verdiren gıda4
- uzun bir yolculuğa çıkma isteği2
- güne bir şarkı bırak14
- bir gün ölecek olmak6
- 18 haziran 2026 yusuf ziya gümüşel'in tahliyesi4
- org vs synthesizer4
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- en iyi terapi6
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- kemal derviş5
- tripofobisi olanlar revani yemezler4
- kılıçdaroğlu'nun aradığı desteği bulamaması3
- 17 haziran 2026 erhan karaal'ın kaçırılması2
- en iyi yanık kremi5
sanata saygım sonsuz ama bence bu herif çok kurnaz biri. tamam çocukken inanılmaz yetenekliydi, evet akademik çizimleri fena değil, erken dönem blue ve rose period’larında belli bir duygu yakalamış. ama sonra ne yaptı bu abimiz? klasik resmin bütün kurallarını, perspektifi, anatomiyi, ışığı cartı curtu bilinçli şekilde parçaladı ve bunu sikimsonik bir devrim diye pazarladı.
şimdi kübizm diyenler olacak, bir nesneyi aynı anda her açıdan göstermeye çalışmakmış. peki sonuç? tuvalde dağılmış, çarpık, duygusuz geometrik parçalar. bir kadının yüzünü beş farklı açıdan aynı anda göstermeye çalışınca çıkan şey, çoğu zaman ne kadın oluyor ne de güzel bir kompozisyon. sadece zorlama bir entelektüellik. sanki ben klasik kuralları anlıyorum da bilerek çiğniyorum havası. bok anlıyorsun mk. gerçek ustalık, kuralları bilip onları aşmakla olur, kuralları yok sayıp yeni demekle değil.
sürrealizm kısmına gelince, dali’yle kıyasla bile picasso’nun burada çok geride kaldığını düşünüyorum. dali’nin eriyen saatleri, rüyamsı manzaraları, teknik ustalığı ve sembolizmi var. bakınca ulan bu nasıl çizilmiş dedirtiyor. picasso’da çoğu zaman aceleyle, öfkeyle veya şov için yapılmış gibi duran, orantısız figürler var. guernica’yı bile alsan, güçlü bir anti-savaş mesajı taşıyor olabilir ama o mesajı taşıyan figürler o kadar kaba ve çarpık ki, duyguyu iletmekten ziyade seyirciyi rahatsız etmek için yapılmış gibi hissediyorum.
o yıllarda ondan kat kat daha iyi çizen, daha güzel form veren ressamlar vardı. john snger sargent’ın portrelerindeki ışık ve fırça hakimiyeti, joaquin sorolla’nın deniz ve ışık oyunları, hatta bouguereau’nun akademik çıplaklarındaki kusursuz anatomisi… bunlar resme hâlâ insan eli değmiş hissi veriyordu. da vinci’yi hiç karıştırmayalım bile. o adam hem bilim hem sanat olarak insan anatomisini, perspektifi, duyguyu zirveye taşımış. picasso ise tam tersine, 20. yüzyılın artık güzel resme gerek yok modasının öncüsü oldu.
bence picasso’nun asıl dehası resimde değil, pazarlamada ve zamana ayak uydurmakta. sanat dünyası o dönemde yeni olana, şoka, provokasyona açtı. o da bunu verdi. çarpık kadınlar, parçalanmış yüzler, derin olduğu iddia edilen anlamsızlıklar… bunlar zengin koleksiyonerlerin ve eleştirmenlerin ben anlıyorum diye hava atmasına yaradı. gerçek sanatsever için ise çoğu zaman boş bir gösteri.
sanatı 5 yaşındaki çocukların gelişimsel beceriksizliğinin bilinçli ve paralı versiyonundan başka bir şey değil. o yüzden ne kübizmi ne sürrealizmi ne de büyük devrim laflarını yutmuyorum. hepsi aynı bokun laciverdi.
şimdi kübizm diyenler olacak, bir nesneyi aynı anda her açıdan göstermeye çalışmakmış. peki sonuç? tuvalde dağılmış, çarpık, duygusuz geometrik parçalar. bir kadının yüzünü beş farklı açıdan aynı anda göstermeye çalışınca çıkan şey, çoğu zaman ne kadın oluyor ne de güzel bir kompozisyon. sadece zorlama bir entelektüellik. sanki ben klasik kuralları anlıyorum da bilerek çiğniyorum havası. bok anlıyorsun mk. gerçek ustalık, kuralları bilip onları aşmakla olur, kuralları yok sayıp yeni demekle değil.
sürrealizm kısmına gelince, dali’yle kıyasla bile picasso’nun burada çok geride kaldığını düşünüyorum. dali’nin eriyen saatleri, rüyamsı manzaraları, teknik ustalığı ve sembolizmi var. bakınca ulan bu nasıl çizilmiş dedirtiyor. picasso’da çoğu zaman aceleyle, öfkeyle veya şov için yapılmış gibi duran, orantısız figürler var. guernica’yı bile alsan, güçlü bir anti-savaş mesajı taşıyor olabilir ama o mesajı taşıyan figürler o kadar kaba ve çarpık ki, duyguyu iletmekten ziyade seyirciyi rahatsız etmek için yapılmış gibi hissediyorum.
o yıllarda ondan kat kat daha iyi çizen, daha güzel form veren ressamlar vardı. john snger sargent’ın portrelerindeki ışık ve fırça hakimiyeti, joaquin sorolla’nın deniz ve ışık oyunları, hatta bouguereau’nun akademik çıplaklarındaki kusursuz anatomisi… bunlar resme hâlâ insan eli değmiş hissi veriyordu. da vinci’yi hiç karıştırmayalım bile. o adam hem bilim hem sanat olarak insan anatomisini, perspektifi, duyguyu zirveye taşımış. picasso ise tam tersine, 20. yüzyılın artık güzel resme gerek yok modasının öncüsü oldu.
bence picasso’nun asıl dehası resimde değil, pazarlamada ve zamana ayak uydurmakta. sanat dünyası o dönemde yeni olana, şoka, provokasyona açtı. o da bunu verdi. çarpık kadınlar, parçalanmış yüzler, derin olduğu iddia edilen anlamsızlıklar… bunlar zengin koleksiyonerlerin ve eleştirmenlerin ben anlıyorum diye hava atmasına yaradı. gerçek sanatsever için ise çoğu zaman boş bir gösteri.
sanatı 5 yaşındaki çocukların gelişimsel beceriksizliğinin bilinçli ve paralı versiyonundan başka bir şey değil. o yüzden ne kübizmi ne sürrealizmi ne de büyük devrim laflarını yutmuyorum. hepsi aynı bokun laciverdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar