bugün
- amedspor20
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- futbol17
- süper lig9
- eyüpspor3
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek5
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- 1 kasım 2026 amed eyüpspor maçı3
- hangi ülke de doğmak isterdin5
- anın görüntüsü26
- arabam nasıl arkadaşlar4
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- o paraya mercedes bmw audi var5
- doğum günü kutlamayan adam2
- imranlı2
- anne ve kızın ayaklarını öpüp havlayan adam3
- bik bik'in yaptığı yemekleri hizmetçinin yapması2
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir5
- gocu aslında influncer11
- 1 kasım3
- fon skandalı halkı hepten çökertmek için yapıldı2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı17
- kişisel bilgisayarlarda ram olmamalı3
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması7
- fenerbahçe nin zorlu fikstürü3
- türkiye11
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- enag2
- kasım ayında üstü çıplak foto atan erkek2
- dışarıda yemek yemek4
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek6
- evrende hareket nasıl oluyor6
- meteoroloji'nin sel ve hortum uyarısı2
- türk futbolu hakkındaki en iyi yorum5
- peygamberlerin mücadele ettiği kişiler3
- avrupa da gençlerin sokak eylemleri4
- akp gençlik kolları programındaki kavga2
- ampul2
- kuantum fiziğine sahip kadın9
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- 1 kasım 20264
- fenerbahçe14
- sözlükten 35 40 yaşında bir kadın bulup evlenmek4
- 1 kasım 2026 sivasspor boluspor maçı3
- eskiden sözlük çok popülermiş5
- milan skriniar8
- kasım ayı4
- fener liverpoolu yenerse sakso geliyormuş2
5 yaşında sabahın esselasında yollara düşülen ve gitmenin zorunlu olduğu eğitim-öğretim kurumudur.
Hiç sevmeyerek okuduğum ve arsızlıktan dayağın envai çeşidini yediğim için ulan ben nasıl da kazara okumuşum dediğim eğitim yuvası.
sabahın köründe olsa bir dert öğlen olsa 2 dert akşam olsa 3 dert.
benim ki sabah.
ve dönemin son dersi için, popişkomu kaldırıp gideceğim.
keşke sene içinde de azıcık çok gitseymişim.
neyse, haftaya ağlarım.
chav.
benim ki sabah.
ve dönemin son dersi için, popişkomu kaldırıp gideceğim.
keşke sene içinde de azıcık çok gitseymişim.
neyse, haftaya ağlarım.
chav.
"insanın güldüğü için azar işittiği tek yer okuldur." (alıntı)
türkçede mektep anlamında "okula" diye bir kelime olduğu Atatürk zamanındaki bir mebus tarafından iddia edilmiştir ve buna dayanarak okula kelimesi kullanılmıştır.
halk dilinde gerçekten var mıdır yok mudur tartışmaya açık fakat morfolojik açıdan bakınca okumak fiilinden okula kelimesinin türemesine Türkçenin türetme ekleri elveriyor. Tıpkı tarmak (dağıtmak)(bkz. darma duman) kelimesinden tarla kelimesi türetildiği gibi.
sonradan "ekol" kelimesinin evrenselliği de göz önüne alınarak okula kelimesi okul'a indirgenmiştir.
ayrıntı için bkz. https://www.academia.edu/...u_Kelimesinin_K%C3%B6keni
edit:typo düzeltimi
halk dilinde gerçekten var mıdır yok mudur tartışmaya açık fakat morfolojik açıdan bakınca okumak fiilinden okula kelimesinin türemesine Türkçenin türetme ekleri elveriyor. Tıpkı tarmak (dağıtmak)(bkz. darma duman) kelimesinden tarla kelimesi türetildiği gibi.
sonradan "ekol" kelimesinin evrenselliği de göz önüne alınarak okula kelimesi okul'a indirgenmiştir.
ayrıntı için bkz. https://www.academia.edu/...u_Kelimesinin_K%C3%B6keni
edit:typo düzeltimi
Öğrencilerin eğitilmemiş köpekleri andırmasından, ve öğretmenlerin çoğu zaman alacakları maaştan başka hiç bir şeyi önemsememesinden dolayı üniye kadar işkence platformudur.
Ünide iyi bir bölüm seçerseniz de insanlar genelde daha olgun ve daha ciddi olurlar. Bu cibiliyetsizler takımından kurtulmuş olursunuz.
insanlar nasıl çocuk yetiştiriyorlarsa artık. Adamlar doğuştan cani.
Cezası olmasa hepsini zehirlerdim.
Toplumu gelişmekte olan kanser hücrelerinden kurtarır gibi...
Ünide iyi bir bölüm seçerseniz de insanlar genelde daha olgun ve daha ciddi olurlar. Bu cibiliyetsizler takımından kurtulmuş olursunuz.
insanlar nasıl çocuk yetiştiriyorlarsa artık. Adamlar doğuştan cani.
Cezası olmasa hepsini zehirlerdim.
Toplumu gelişmekte olan kanser hücrelerinden kurtarır gibi...
Ulkesini karşısına alan Imamın dünya genelinde belki 100 belki daha fazla ülkede bağlantı yapabildiği ülke liderine mesele ne mesele virüs addettirilebilen bol bol kapatılıp açılan eğitiminin pratikte %90 fos olan torpilin allahı yerlerdir.
Okul hayattır okulda öğreniyoruz yazıları ve daha şeyler bütün entry lerimi beğenin ben niçin bir çaylakım benim normalde Uludağ sözlüğüm inci 2003 ama silindi kendine
Kim Uludağ sözlüğümü çaldıysa allah onu çıtır çıtır yaksın okuldan ben Uludağ sözlüğü öğrenmiştim okul iyili varmış olmasa okul olmaz .zaman çok çabuk geçiyor öleceyiz okulla tabiki öretmenlerlede okul okul Can'ım eski okulum .
Tek istediğim beni takip edesiniz ve entry leri mi beyenesinz .
Lütfen hepsi okusun ben bir tane salakmı desem deli mi desem
Bilmem .
Loveeeeeee .
Kim Uludağ sözlüğümü çaldıysa allah onu çıtır çıtır yaksın okuldan ben Uludağ sözlüğü öğrenmiştim okul iyili varmış olmasa okul olmaz .zaman çok çabuk geçiyor öleceyiz okulla tabiki öretmenlerlede okul okul Can'ım eski okulum .
Tek istediğim beni takip edesiniz ve entry leri mi beyenesinz .
Lütfen hepsi okusun ben bir tane salakmı desem deli mi desem
Bilmem .
Loveeeeeee .
ülkedeki ilim urfan yuvalarının modernize halidir.
Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin mektepli gençlere verdiği izahları Meyve Risalesinin 6. meselesinde bulabilirsiniz.
Öğretmenler Allah’tan bahsetmeseler de, kâinattaki hikmetleri, manaları, faydaları, gayeleri anlatmakla, aslında, Allah’ın isimlerinin tecellilerinden söz etmektedirler. Siz, öğretmenleri değil, kitaplardaki bu ibretli ve hikmetli dersleri dinleyiniz. Sıfat mevsufsuz olamayacağından, bu hikmetlerin de bir Hakîm’den, bu manaların bir Alîm’den, bu faydaların bir Rahmân ve Rahîmden olduğunu düşününüz. Öğretmenleriniz, bu kâinat kitabındaki ince manaları size ders verdikleri halde, kendileri şu veya bu sebeple Allah’tan bahsetmezlerse, onların bu suskunluklarını önemsemeyip, verdikleri faydalı bilgilerden, iman ve marifet adına, faydalanmaya çalışınız. inşallah öğretmenler de yağmurun yağmadığını yağdırıldığını dünyanın dönmediğini ilahi kudretle döndürüldüğünü kainatın oluşmadığını yaratıldığını nazara vererek tüm derslerde Allah'ı anlatırlar bir gün.
görsel
Öğretmenler Allah’tan bahsetmeseler de, kâinattaki hikmetleri, manaları, faydaları, gayeleri anlatmakla, aslında, Allah’ın isimlerinin tecellilerinden söz etmektedirler. Siz, öğretmenleri değil, kitaplardaki bu ibretli ve hikmetli dersleri dinleyiniz. Sıfat mevsufsuz olamayacağından, bu hikmetlerin de bir Hakîm’den, bu manaların bir Alîm’den, bu faydaların bir Rahmân ve Rahîmden olduğunu düşününüz. Öğretmenleriniz, bu kâinat kitabındaki ince manaları size ders verdikleri halde, kendileri şu veya bu sebeple Allah’tan bahsetmezlerse, onların bu suskunluklarını önemsemeyip, verdikleri faydalı bilgilerden, iman ve marifet adına, faydalanmaya çalışınız. inşallah öğretmenler de yağmurun yağmadığını yağdırıldığını dünyanın dönmediğini ilahi kudretle döndürüldüğünü kainatın oluşmadığını yaratıldığını nazara vererek tüm derslerde Allah'ı anlatırlar bir gün.
görsel
tü kaka.
Lise 1 dolaylarındayım. Cuma günüydü. Bütün dersler bitmişti. Ben Dilşah'a çıkma teklifine kalkıcam odaklı sınıf boşaltılmıştı. Millet bize ortam yapmıştı. En arka sırada yankılanan ergen kalını sesimle "Benimle çıkar mısın" dediydim. Zaten aracıma sorduttuğumda bana meyil biriktirdiğini çıtlamıştı. O yüzden fazla kanırtmadı. Japonluk gözleriyle oku verdi. Olumlu dönütü alır almaz da açılışı yapıp elini tuttum. ilk kez bi kızın elini yoğura yoğura tutuyodum. Tam bi tık öpücem, beden hocası mikrofona tükürdü. Yep.
"Tüf tüf. Sınıflarda kimse kalmasın. istiklal Marşı okunucak. Herkes törene!"
Ulu Önder! Biz törengili unutmuşuk! Beybileyt panik atağa kalktı ve "Ahey ahey" diyo.
Pantolumu çaktırmadan bakışladım. Vaş oldum. Kız eli tutmaktan ötürü değişime uğramış.
"Sen ilkten git. Beraber çıkarsak söz olur" dedim yalancıktan. Kız boyalandı gitti.
Bense düşüncelerimi geri vitese takıp fizik kurallarına uyumlu olmaya çalıştım. Hadi inş.
Gözlerimi kapadım ve evimizde asılı duran Kuran’ın konumunu gözümün önüne getirdim. Yüzde yüz çalışıyo. Dağlar yerle aynı hizaya geliyodu. Derken birden kapı açıldı ve hademe Satı içeri gir!. ikimiz de zıplatmalı korktuk.
"Nörün orda istiklal Marşı çalınıyo haydin" diyo. En arka sırada gözlerini kapatmış bir salo. Kim bilir ne düşündü amık. Hemen aldığım milliyetçilikle marşımıza doğru koşmaya başladım. Koridorlardan viraj alırken önümü ilikleyip pantolo da perdeleme çektim. Ok. Deparla bi çıktım okul kapısından, önümde rahat 800 kişi hazır olda! Önümü kapıyım şeyimi gizliyim derken merdivenlerden yuvarlanma olaylarım başladı mı! Korkma sönmez diyen 800'ler birden ulusal marşımızı bırakıp kahkaha atmaya başladı. Uğultular dedikodular kısa sürede tüm ilçeye yayılmıştı.
iki basamak ön takla, geri kalanları arka taklayla süsleyip artistik patinajla bitirdim. Okulun eksiksiz tümüne sağlam rezil olmuştum. Okula gelmeyen raporlu maks 10 kişiye zaten eklenerek anlatılırdı takla gösterisi. Töbe est.
Yerle yeksanımdan sonra 1 dakka önce aktive ettiğim sevgilimi bulmaya çalıştım. Kalabalığa attım bakışlarımı. Dont. Bütün sıra birden kaynamış, herkes AKUT gibi üstüme gelmeye başlamıştı.
***
Akşamsı eniştesi polis kız gibi davranışlar bana. Annesinin ilişkimizi öğrendiğini ve benden acil ayrılmak zorunda olduğunu cazladı. Ne alakaysa .mına koyim.
"Tüf tüf. Sınıflarda kimse kalmasın. istiklal Marşı okunucak. Herkes törene!"
Ulu Önder! Biz törengili unutmuşuk! Beybileyt panik atağa kalktı ve "Ahey ahey" diyo.
Pantolumu çaktırmadan bakışladım. Vaş oldum. Kız eli tutmaktan ötürü değişime uğramış.
"Sen ilkten git. Beraber çıkarsak söz olur" dedim yalancıktan. Kız boyalandı gitti.
Bense düşüncelerimi geri vitese takıp fizik kurallarına uyumlu olmaya çalıştım. Hadi inş.
Gözlerimi kapadım ve evimizde asılı duran Kuran’ın konumunu gözümün önüne getirdim. Yüzde yüz çalışıyo. Dağlar yerle aynı hizaya geliyodu. Derken birden kapı açıldı ve hademe Satı içeri gir!. ikimiz de zıplatmalı korktuk.
"Nörün orda istiklal Marşı çalınıyo haydin" diyo. En arka sırada gözlerini kapatmış bir salo. Kim bilir ne düşündü amık. Hemen aldığım milliyetçilikle marşımıza doğru koşmaya başladım. Koridorlardan viraj alırken önümü ilikleyip pantolo da perdeleme çektim. Ok. Deparla bi çıktım okul kapısından, önümde rahat 800 kişi hazır olda! Önümü kapıyım şeyimi gizliyim derken merdivenlerden yuvarlanma olaylarım başladı mı! Korkma sönmez diyen 800'ler birden ulusal marşımızı bırakıp kahkaha atmaya başladı. Uğultular dedikodular kısa sürede tüm ilçeye yayılmıştı.
iki basamak ön takla, geri kalanları arka taklayla süsleyip artistik patinajla bitirdim. Okulun eksiksiz tümüne sağlam rezil olmuştum. Okula gelmeyen raporlu maks 10 kişiye zaten eklenerek anlatılırdı takla gösterisi. Töbe est.
Yerle yeksanımdan sonra 1 dakka önce aktive ettiğim sevgilimi bulmaya çalıştım. Kalabalığa attım bakışlarımı. Dont. Bütün sıra birden kaynamış, herkes AKUT gibi üstüme gelmeye başlamıştı.
***
Akşamsı eniştesi polis kız gibi davranışlar bana. Annesinin ilişkimizi öğrendiğini ve benden acil ayrılmak zorunda olduğunu cazladı. Ne alakaysa .mına koyim.
ilim irfan yuvası sanılan mekanlar. Dogrusu isini seven ogretmenlere zulmedilen yerler. Idareciler babasının dükkanını işletiyor modda.
Duvarsiz okul, okulsuz toplum diyen romantiklere canıgonulden katılıyorum.
Duvarsiz okul, okulsuz toplum diyen romantiklere canıgonulden katılıyorum.
bir çeşit fabrikadır hatta bir tuğla fabrikasıdır insanları sistemin düzenine göre yontup duvarda bir tuğla yapar bu fabrika balığa ağaca çıkmasını emreder dersleri dinlemek ve öğrenmek için 40 dakika dinlenmek için ise 10 dakika veren bahçesi duvarlarla ve tellerle kaplı bir fabrikadır okul.
devlet okullarında pekçok farklı gelir ve kültür seviyesinden olan öğrenci bir aradadır. topluma ve sosyal dünyaya ilk adım atışınızdır. herzaman içine kapanık bir çocuk olarak, okulda tanışıp bu günlere kadar sürdürdüğüm sadece tek bir arkadaşım oldu. ötekilerden hep kaçtım. belirli bir kültür ve zekâ seviyesindeyseniz, ilgi alanlarınız toplumun genelinden farklıysa doğal olarak arkadaş bulmak zor oluyor.
okula dair en sevdiğim şey zannedersem teneffüslerdi...
her sabah o eşşek donduran soğuğun veya çöl sıcaklarının altında istiklal marşını okuduktan sonra sınıflarınıza girdiğinizde herzamanki can sıkıcı öğretmenler ve normal hayatta görüp ufacık bir muhabbet etmeye bile tenezzül etmeyeceğiniz karakterde öğrencilerle dolu koskoca bir ders süresi sizi bekliyordur. tıpkı kocaman bir papağanın ufacık bir kafese tıkılması gibi.
günün çoğunu geçirdiğiniz cezaevleridir okullar adeta.
milli eğitim bakanlığı ve velilerin çocuklarına yaptığı en ağır işkencedir, en sabır taşı öğrencileri bile isyan ettirici müfredatlarıyla milli eğitim bakanlığı her yıl en büyük işkenceci ödülüne layık bir performans çıkarır.
okula dair en sevdiğim şey zannedersem teneffüslerdi...
her sabah o eşşek donduran soğuğun veya çöl sıcaklarının altında istiklal marşını okuduktan sonra sınıflarınıza girdiğinizde herzamanki can sıkıcı öğretmenler ve normal hayatta görüp ufacık bir muhabbet etmeye bile tenezzül etmeyeceğiniz karakterde öğrencilerle dolu koskoca bir ders süresi sizi bekliyordur. tıpkı kocaman bir papağanın ufacık bir kafese tıkılması gibi.
günün çoğunu geçirdiğiniz cezaevleridir okullar adeta.
milli eğitim bakanlığı ve velilerin çocuklarına yaptığı en ağır işkencedir, en sabır taşı öğrencileri bile isyan ettirici müfredatlarıyla milli eğitim bakanlığı her yıl en büyük işkenceci ödülüne layık bir performans çıkarır.
eğitim yeri değildir. insan aklını tertibe, nizama sokma yeridir. insanın zehirlendiği yerdir. aklın devlete teslim edildiği yerdir. dünyanın bütün yerleri için geçerlidir. denebilir ki, okulsuz bir toplum düşünülemez, fakat hakikatte kişiyi ilerleten kendi kuracağı okuldur. müfredatı belirlenmiş, belli zihinlerin süzgecinden geçmiş mahsulleri zihinlere sınıf sınıf aşılama yeridir okul. gitmeyiniz. kendi okulunuzu kendiniz kurunuz. bu hem devlete aynı zamanda verili düzene karşı gelimdir. verili düzenin yıkımı için bu şarttır. "devlet dersinde öldürülen çocuklardan" kasıt bu tür yerlerde okuyanlardır. günümüzde okul, işlevini yitirmiş bir hapishaneden ibarettir. girdik mi, çıkması pek mümkün olmayan bir hapishane.
Okullarda tek boyutlu insan yetiştirme programı, hayatı anlamayan, değişik disiplinleri kavramadan, vida gibi hep aynı noktada dönüp duran bireyler yaratıyor.
her tür matahın belli belirsiz münakaşalara girdiği esrarengiz yer.
sabah sabah gittiğiniz ilim irfan yuvası.
Her ne kadar basit tanımlarla karşılaşsak da aslında hiç öyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Doğar doğmaz başlar okulumuz ve son anımıza kadar da devam eder. Attığımız her adımda aldığımız her nefeste hep yeni bir şeyler öğreniriz. Okul bitmeyen bir yaşam biçimidir esasen.
insanların tek bir şekle girmesi için çaba gösterilen yer. Tek tipleştirme. Müfredat dediğin seni yönetenlerin bilmeni istediği kavramlar. Ya öğrenemediklerin? Ya sana anlatılmayanlar?
Coğu insanın hayallerini sınırlayak devlet kurumu. net.
(video artık mevcut değil)
eğitim alan çocukların hayatlarına yönelik yani geleceğimize yönelik önlemlere bir yenisi eklendi maltepe belediyesi tarafından trafik zabıtaları okul önlerinde trafik önlemleri alıyor.
eğitim alan çocukların hayatlarına yönelik yani geleceğimize yönelik önlemlere bir yenisi eklendi maltepe belediyesi tarafından trafik zabıtaları okul önlerinde trafik önlemleri alıyor.
nereden bakarsan bak, saçma ve gereksiz bir deneyim.
anaokuluna beş kere gittim. zorla uyutuluyorduk. uykum yok, uyuyacaksınız deniyordu.
iyide benim uykum yok...
yemek yediriyorlardı zorla.
ufak şeylere iğrenmem vardı. insan cildindeki benler özellikle ufaksa midemi bulandırır. zeytin çekirdeği midemi bulandırır kusuveririm.
kıymalı tarhana çorbası yapmışlardı, fakir ibneler, nokta nokta kıyma koymuşlar. yiyemem dedim, yedirmeye kalktılar, tabağa kustum.
beşinci gün tutundum evdeki kalorifer borusuna. kimsecikler ayıramadı beni.
kurtuldum gitmekten o aptal okula. sonrasında ilkokul, ortaokul, lise derken bu eziyete katlanmak zorunda kaldım.
allah'tan lisede 3 senede toplamda 90 kere falan okula gittim. "özel nilgün doğay lisesi" hayatımı kurtardı o noktada.
sonra öss'yi kazandım kamu yönetimi falan derken yoook ondanda sıkıldım, üniyi terkettim.
toplum mühendisleri bu okul denilen, insana birşey öğretmeyen engizisyon mahkemesi kılıklı çin işkencesi makinalarından başka bir filtreleme sistemi geliştirmeliydi...
başka, bambaşka bir yöntem olmalıydı. doktor olmak istiyorsan misal, kendi başına kitaplardan mesela beyini öğrenip, sınavlara girip beyin doktoru olmalısın direk. 6 sene tıp okuyup, bir bok bilmeyen cahil hekimlerle dolu hastahaneler.
açık öğretim mantığı gibi olmalı. ama bir hafta sürecek sınavlar silsilesinden sonra doktor olunmalı.
halihazırda 6 sene tıp okumak hammallıktan başka birşey değil.
anaokuluna beş kere gittim. zorla uyutuluyorduk. uykum yok, uyuyacaksınız deniyordu.
iyide benim uykum yok...
yemek yediriyorlardı zorla.
ufak şeylere iğrenmem vardı. insan cildindeki benler özellikle ufaksa midemi bulandırır. zeytin çekirdeği midemi bulandırır kusuveririm.
kıymalı tarhana çorbası yapmışlardı, fakir ibneler, nokta nokta kıyma koymuşlar. yiyemem dedim, yedirmeye kalktılar, tabağa kustum.
beşinci gün tutundum evdeki kalorifer borusuna. kimsecikler ayıramadı beni.
kurtuldum gitmekten o aptal okula. sonrasında ilkokul, ortaokul, lise derken bu eziyete katlanmak zorunda kaldım.
allah'tan lisede 3 senede toplamda 90 kere falan okula gittim. "özel nilgün doğay lisesi" hayatımı kurtardı o noktada.
sonra öss'yi kazandım kamu yönetimi falan derken yoook ondanda sıkıldım, üniyi terkettim.
toplum mühendisleri bu okul denilen, insana birşey öğretmeyen engizisyon mahkemesi kılıklı çin işkencesi makinalarından başka bir filtreleme sistemi geliştirmeliydi...
başka, bambaşka bir yöntem olmalıydı. doktor olmak istiyorsan misal, kendi başına kitaplardan mesela beyini öğrenip, sınavlara girip beyin doktoru olmalısın direk. 6 sene tıp okuyup, bir bok bilmeyen cahil hekimlerle dolu hastahaneler.
açık öğretim mantığı gibi olmalı. ama bir hafta sürecek sınavlar silsilesinden sonra doktor olunmalı.
halihazırda 6 sene tıp okumak hammallıktan başka birşey değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar