bugün
- naber lan hayatsızlar8
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı6
- iyi geceler arkadaşlar5
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması9
- karl marxı adam smith ile sevişirken yakalamak4
- sözlük yazarlarının sevdiği uyku pozisyonları7
- masterchef türkiye de elenen yarışmacı2
- kabak tatlısını sevenler15
- panama da kaybolan hollandalı kızlar5
- favori sözlüğünüz2
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek11
- klasik müziğe gıygıy diyen kezo4
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi10
- pantolonları çıkarın geceyi burada geçiriyoruz6
- anın görüntüsü26
- sözlükten birisi evlense de halay çeksek5
- elektrik3
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz24
- toplumsal buhran2
- otel odasında intihar etmek6
- sigara içelim mi5
- kış gelince sigarayı bırakmak5
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- kızgın yağ yanığı4
- afyonkarahisar da kayınbirader cinayeti2
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi5
- istanbul7
- alt haşortmanı4
- kar2
- başlık arama çubuğunun çalışmaması3
- kitap önerisi4
- fingirdek sözlük erkeği6
- muşlettin bey ekselansları2
- demir yüklenmesi2
- kaplan dayı tokat manyağı3
- ısparta terörizmle mücadele komutanlığı3
- taksim delisi cenk7
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- futbol10
- 48 saat uyumamak2
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- beşiktaş6
- geceyi daha çok sevme nedenleri4
- geceleri aynaya bakıp tipini sikim diyerek yatmak3
- süper lig2
- gençlerbirliği3
- 8 kasım 2026 atletico madrid barcelona maçı2
insanların mağaradan çıkıp "hadi biz yerleşelim artık deyip bir süre sonrada madem yerleştik neden hayvan yetişitirmiyoruz dedikleri, cilalı taş devri olarak da bilinen dönemdir. Bu çağ 2 döneme ayrılır bunlar; çanak çömlek bulunmadan önce, çanak çömlek bulunduktan sonradır. kadınların kutsallığına inanılır( sevişmekle doğurganlığın ilişkisini anlayamadıkalrından dolayı kadın doğurunca ona ilah gözüyle bakılmıştır ve bu minnettarlığı kadınların heykellerini yaparak sunmuşlardır. bu heykellerin özelliği koca götlü ve koca memeli olmasıdır)
Son buzul çağının bitişiyle iklimde meydana gelen değişim daha ılıman ortamda yaşayan bitki ve hayvan türlerinin çoğalmasını sağlamış, günümüzdekine benzer doğal bir ortam oluşmuştur. Arpa, buğday gibi bitkilerle koyun, keçi ve domuz gibi hayvanların yabani ataları bu ılıman ortamın arasına girmiştir. Bu olumlu değişimin sonucunda insanlık tarihinin ilk büyük devrimi olarak kabul edilen NEOLiTiK DEVRiM yaşanmıştır. Neolitik devrim insan topluluklarının binlerce yıl boyunca geçimini sağladığı avcılık ve toplayıcılık yerine üretime başlaması yani tarım ve hayvancılığı öğrenmesidir. Neolitik devrim elbette ki dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan değişik insan guruplarınca aynı anda yaşanamamıştır. Elde edilen arkeolojik verilere göre, bu devrim ilk kez Ortadoğu'da ve M.Ö. 9000-7000 yılları arasında uzun bir süreç sonunda gerçekleşmiştir.
Bu dönemde Anadolu'nun güney kesimlerinin uygun şartlara sahip olması ve sözü edilen bitki ve hayvan türlerinin doğal yaşama alanı olması nedeniyle Neolitik Çağ'ın ilk kez burada başladığı düşünülmekte ve bu düşünce de arkeolojik verilerle sürekli olarak desteklenmektedir.
insan topluluklarının bu dönemde üretime geçmesi bir dizi gelişmeyi de beraberinde getirmiştir. Artık beslenmek için av hayvanlarının peşinde göçetmeye veya tükenen bitkilerin yerine yenilerini aramaya gerek kalmamış, aksine ekilen tohumların yetişmesini, üreyen hayvanların büyümesini uzun süre bir yerde bekleme gereği doğmuştur. Bunun sonucu olarak da insanlar göçebe hayat tarzından yerleşik düzene geçmeye başlamışlar, ilk köy toplumları da böylece yavaş yavaş ortaya çıkmıştır. Güneşte kuruyan çamurun sertleşmesinin öğrenilmesiyle ilk evler, daha sonra da kilin pişirilmesiyle çanak çömlek yapımı gelişmiştir.
Neolitik Çağ'ın ilk evresinde insanoğlu ilk yerleşimleri kurmuş olmasına rağmen henüz topraktan çanak çömlek yapma aşamasına gelememiştir. Bu ihtiyacını ahşap ve taşları oyarak biçimlendirdiği kap kacaklarla sağlamışlardır. Bu nedenle bu döneme "AkERAMiK NEOLiTiK DÖNEM" denir. Bu dönemin başlıca merkezleri Çayönü, Nevala Çori, Aşıklıhöyük, Caferhöyük olarak sayılabilir.
Akeramik Neolitik dönemden sonra insanlar yavaş yavaş kilin özelliklerini keşfetmeye başladılar. Kilin şekillendirilip ateşte pişirilmesiyle seramikli dönem başlamış oldu. Bu dönem seramikleri monokrom* olarak yapılmıştır. Acemi pişirme teknikleri yüzünden genellikle dışları siyah, içleri ise kırmızı kalmaktaydı.
Bu dönemde Anadolu'nun güney kesimlerinin uygun şartlara sahip olması ve sözü edilen bitki ve hayvan türlerinin doğal yaşama alanı olması nedeniyle Neolitik Çağ'ın ilk kez burada başladığı düşünülmekte ve bu düşünce de arkeolojik verilerle sürekli olarak desteklenmektedir.
insan topluluklarının bu dönemde üretime geçmesi bir dizi gelişmeyi de beraberinde getirmiştir. Artık beslenmek için av hayvanlarının peşinde göçetmeye veya tükenen bitkilerin yerine yenilerini aramaya gerek kalmamış, aksine ekilen tohumların yetişmesini, üreyen hayvanların büyümesini uzun süre bir yerde bekleme gereği doğmuştur. Bunun sonucu olarak da insanlar göçebe hayat tarzından yerleşik düzene geçmeye başlamışlar, ilk köy toplumları da böylece yavaş yavaş ortaya çıkmıştır. Güneşte kuruyan çamurun sertleşmesinin öğrenilmesiyle ilk evler, daha sonra da kilin pişirilmesiyle çanak çömlek yapımı gelişmiştir.
Neolitik Çağ'ın ilk evresinde insanoğlu ilk yerleşimleri kurmuş olmasına rağmen henüz topraktan çanak çömlek yapma aşamasına gelememiştir. Bu ihtiyacını ahşap ve taşları oyarak biçimlendirdiği kap kacaklarla sağlamışlardır. Bu nedenle bu döneme "AkERAMiK NEOLiTiK DÖNEM" denir. Bu dönemin başlıca merkezleri Çayönü, Nevala Çori, Aşıklıhöyük, Caferhöyük olarak sayılabilir.
Akeramik Neolitik dönemden sonra insanlar yavaş yavaş kilin özelliklerini keşfetmeye başladılar. Kilin şekillendirilip ateşte pişirilmesiyle seramikli dönem başlamış oldu. Bu dönem seramikleri monokrom* olarak yapılmıştır. Acemi pişirme teknikleri yüzünden genellikle dışları siyah, içleri ise kırmızı kalmaktaydı.
ikinci evresinde kili elde şekillendirip, çanak çömlek yapımına geçilir. çanak çömlekli neolitik dönem erken ve geç olmak üzere ikiye ayrılır;
ERKEN NEOLiTiK DÖNEM:
Bu dönem yerleşmeleri daha çok Anadolu'nun güney yörelerinde yoğunlaşmışlardır. Çatalhöyük binden fazla konut ve 6000'e ulaşan nüfusu ile Yakın Doğu'nun en büyük Neolitik yerleşmesi olarak kabul edilmektedir. Biri doğuda diğeri batıda olmak üzere iki höyükten oluştuğu için bu adı almıştır. Erken Neolitik tabakaları doğu höyüktedir. M.Ö.6250-5400 yıllarına tarihlenen Çatalhöyük, Konya Ovası'nın en verimli yerine kurulmuştur. Hasan Dağı kaynaklı zengin obsidyen yataklarına da yakın olan Çatalhöyük bu avantajı, hem obsidyen işlemede hem de obsidyen ticaretinde iyi kullanmıştır.
Çatalhöyük evleri taş temeller üzerine kerpiçten, tek katlı ve düz damlı olarak inşa edilmişlerdir. Evler birbirlerine bitişik olarak yapıldıkları için aralarında sokaklar bulunmuyordu. Fakat evler arasında yer yer büyük avlular bulunmaktaydı. Ulaşım düz damlar üzerinden sağlanmaktaydı. Evlerde kapı pencere gibi oluşumlar bulunmamaktadır. Evlere giriş dam üzerindeki bir açıklıktan sağlanmakta ve bu açıklık aynı zamanda baca görevini görmekteydi. Evlerin içlerinde ocak, fırın, küçük depolar ve oturma yatma gibi işlevleri olan sekiler bulunmaktaydı. Ölüler bu sekilerin altına bacaklar karına çekik(hoker) durumda ve sepetler içerisinde gömülmekteydi. 20-25 metrekare genişliğindeki dikdörtgen planlı bu evlerin yanısıra daha büyük ve daha özel yapıldıkları farkedilen binalar bulunmaktaydı. Sayıları 63'ü bulan bu yapıların duvarları beyaz kille sıvanmış daha sonra da av, tapınma ve daha birçok konudaki renkli fresklerle bezenmişlerdir. Tapınak olarak nitelenen bu yapılardan ele geçen pişmiş topraktan yapılmış kadın figürinleri bir Ana tanrıça inancının varlığına işaret etmektedir. Yine bu yapılarda Ana tanrıçanın doğa üzerindeki egemenliğini simgeleyen aslan, boğa, geyik gibi vahşi hayvan figürin ve kabartmalarına da rastlanmıştır.
Avcılığın önemi sürmesine rağmen tarım ve hayvancılık oldukça ilerlemiştir. Buğday, arpa, mercimek, bezelye gibi ürünler tarıma alınmıştır. Önce büyük baş hayvanlar daha sonra da koyun ve keçi evcilleştirilmiştir. Seramikler elde biçimlendirilip tek renkli olarak, kalın çeperli, ağır ve basit şekillerde yapılmışlardır. Seramiklerin yanında dokumacılık ve sepetçiliğin varlığı mezar buluntularından anlaşılmaktadır.
Bu dönemin diğer önemli merkezleri arasında Köşkhöyük(Niğde), Erbaba(Beyşehir), Kuruçayhöyük(Burdur), Yumuktepe(Mersin), Gözlükule(Tarsus) sayılabilir.
GEÇ NEOLiTiK DÖNEM:
Bu dönem ekonomisinde avcılığın yeri oldukça azalmış, bunun yerine kuru tarım yaygınlaşmıştır. Çanak çömlek yapımı da iyice yaygınlaşmış, elde biçimlendirmenin devam etmesine rağmen daha ince çeperli, daha iyi pişirilmiş, kahve, gri, devetüyü renklerinde seramikler yapılmıştır. Oldukça az sayıda krem astar üzerine kımızı bezemeli kaplara da rastlanmıştır. insan başı ve hayvan biçimli kaplara da ilk olarak bu dönemde rastlanır. Yaşama biçiminin değişimiyle birlikte inanç sisteminde de değişiklikler ortaya çıkmıştır. Av ile ilgili sahneler unutulmuş yerine üreme, çoğalma kaygısı ile ilgili olarak Ana tanrıça inancı yaygınlaşmıştır. Kadının doğurganlığı ön plana çıkmış, avcılıkla birlikte doğumdaki rolü henüz bilinmeyen erkek ikinci plana itilmiştir. Ortak kutsal alanlar da azalmış, ölüleri yerleşme dışına gömme geleneği başlamıştır.
Çatalhöyük, Hacılar, Can Hasan, Kuruçay, Gözlükule, Yumuktepe, Fikirtepe bu dönemin önemli yerleşmelerindendir. Geç Neolitik dönemin sonlarında Konya Ovası ve Göller Yöresi yerleşmeleri nedeni bilinmeyen bir takım yıkıcı felaketten olumsuz olarak etkilenmişlerdir. Birçok yerleşme yeri büyük yangınlardan sonra terk edilmiş, batıya taşınan Çatalhöyük gibi kimileri de yer değiştirmiştir. *
ERKEN NEOLiTiK DÖNEM:
Bu dönem yerleşmeleri daha çok Anadolu'nun güney yörelerinde yoğunlaşmışlardır. Çatalhöyük binden fazla konut ve 6000'e ulaşan nüfusu ile Yakın Doğu'nun en büyük Neolitik yerleşmesi olarak kabul edilmektedir. Biri doğuda diğeri batıda olmak üzere iki höyükten oluştuğu için bu adı almıştır. Erken Neolitik tabakaları doğu höyüktedir. M.Ö.6250-5400 yıllarına tarihlenen Çatalhöyük, Konya Ovası'nın en verimli yerine kurulmuştur. Hasan Dağı kaynaklı zengin obsidyen yataklarına da yakın olan Çatalhöyük bu avantajı, hem obsidyen işlemede hem de obsidyen ticaretinde iyi kullanmıştır.
Çatalhöyük evleri taş temeller üzerine kerpiçten, tek katlı ve düz damlı olarak inşa edilmişlerdir. Evler birbirlerine bitişik olarak yapıldıkları için aralarında sokaklar bulunmuyordu. Fakat evler arasında yer yer büyük avlular bulunmaktaydı. Ulaşım düz damlar üzerinden sağlanmaktaydı. Evlerde kapı pencere gibi oluşumlar bulunmamaktadır. Evlere giriş dam üzerindeki bir açıklıktan sağlanmakta ve bu açıklık aynı zamanda baca görevini görmekteydi. Evlerin içlerinde ocak, fırın, küçük depolar ve oturma yatma gibi işlevleri olan sekiler bulunmaktaydı. Ölüler bu sekilerin altına bacaklar karına çekik(hoker) durumda ve sepetler içerisinde gömülmekteydi. 20-25 metrekare genişliğindeki dikdörtgen planlı bu evlerin yanısıra daha büyük ve daha özel yapıldıkları farkedilen binalar bulunmaktaydı. Sayıları 63'ü bulan bu yapıların duvarları beyaz kille sıvanmış daha sonra da av, tapınma ve daha birçok konudaki renkli fresklerle bezenmişlerdir. Tapınak olarak nitelenen bu yapılardan ele geçen pişmiş topraktan yapılmış kadın figürinleri bir Ana tanrıça inancının varlığına işaret etmektedir. Yine bu yapılarda Ana tanrıçanın doğa üzerindeki egemenliğini simgeleyen aslan, boğa, geyik gibi vahşi hayvan figürin ve kabartmalarına da rastlanmıştır.
Avcılığın önemi sürmesine rağmen tarım ve hayvancılık oldukça ilerlemiştir. Buğday, arpa, mercimek, bezelye gibi ürünler tarıma alınmıştır. Önce büyük baş hayvanlar daha sonra da koyun ve keçi evcilleştirilmiştir. Seramikler elde biçimlendirilip tek renkli olarak, kalın çeperli, ağır ve basit şekillerde yapılmışlardır. Seramiklerin yanında dokumacılık ve sepetçiliğin varlığı mezar buluntularından anlaşılmaktadır.
Bu dönemin diğer önemli merkezleri arasında Köşkhöyük(Niğde), Erbaba(Beyşehir), Kuruçayhöyük(Burdur), Yumuktepe(Mersin), Gözlükule(Tarsus) sayılabilir.
GEÇ NEOLiTiK DÖNEM:
Bu dönem ekonomisinde avcılığın yeri oldukça azalmış, bunun yerine kuru tarım yaygınlaşmıştır. Çanak çömlek yapımı da iyice yaygınlaşmış, elde biçimlendirmenin devam etmesine rağmen daha ince çeperli, daha iyi pişirilmiş, kahve, gri, devetüyü renklerinde seramikler yapılmıştır. Oldukça az sayıda krem astar üzerine kımızı bezemeli kaplara da rastlanmıştır. insan başı ve hayvan biçimli kaplara da ilk olarak bu dönemde rastlanır. Yaşama biçiminin değişimiyle birlikte inanç sisteminde de değişiklikler ortaya çıkmıştır. Av ile ilgili sahneler unutulmuş yerine üreme, çoğalma kaygısı ile ilgili olarak Ana tanrıça inancı yaygınlaşmıştır. Kadının doğurganlığı ön plana çıkmış, avcılıkla birlikte doğumdaki rolü henüz bilinmeyen erkek ikinci plana itilmiştir. Ortak kutsal alanlar da azalmış, ölüleri yerleşme dışına gömme geleneği başlamıştır.
Çatalhöyük, Hacılar, Can Hasan, Kuruçay, Gözlükule, Yumuktepe, Fikirtepe bu dönemin önemli yerleşmelerindendir. Geç Neolitik dönemin sonlarında Konya Ovası ve Göller Yöresi yerleşmeleri nedeni bilinmeyen bir takım yıkıcı felaketten olumsuz olarak etkilenmişlerdir. Birçok yerleşme yeri büyük yangınlardan sonra terk edilmiş, batıya taşınan Çatalhöyük gibi kimileri de yer değiştirmiştir. *
Taş devrinin en kısa süren dönemidir. Buzul çağinin son bulmasıyla yaklaşık olarak bugünkü iklim sistemi oluşmuştur. Yerleşik hayata geçilerek çeşitli bitkiler yetiştirilmiş su kenarlarına bitişik evler yapılmıştır. Bitki liflerinden elbiseler yapılmıştır. Yiyecek sağlamak için topraktan kaplar yapılmış seramik sanatı ortaya çıkmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com