bugün
- filistin37
- özelden şeftalisini atan yazar13
- mantısıyla meşhur olan ilimiz9
- arkadaşlar bir şey soracağım11
- bende sağlam patlıcan var diyen manavcı7
- bir karpuz falan sikin de bitsin bu çile5
- silvermist'e iki şey söyle20
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi6
- tarhana çorbası9
- antipanik'e bir şey söyle22
- sözlük kızlarının kombinleri17
- tavuk tantuni5
- bamya sever misin diyen yazar3
- antalya5
- çivi çiviyi söker diyen kız5
- anın görüntüsü25
- parcalandim toparlanamiyorum321
- 44 yaşında psikolog olmak7
- traveler konuşursa sözlükte yer yerinden oynar8
- öğretmenler odasında kahve içmenin felsefesi4
- sözlük yazarlarının şeftalileri3
- sarapci koalayi denize atmak5
- galette2
- israil'in yunanistan'ın 2036 planını ifşalaması5
- mattia ahmet minguzzi3
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel7
- fon kurdum para yatırır mısınız4
- gün menüsü2
- alttaki yazara bir şey söyle24
- vişneli sarma2
- muşlettin amca7
- piyasada bol miktarda herif ve karı olması5
- bahçeye işemek3
- portakal suyu2
- tanışılan kız hangi partili ise o partili olmak7
- barış sürecinde siyasallaşma aponun da hakkıdır5
- azerbaycan8
- sarapci koala ile el ele parklarda koşmak4
- sözlük botları2
- berberin traş yaparken kapıyı ve peredeyi kapaması3
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- herkesin para için bir yerlere koşturması2
- egay sucukcu'ya bir şey söyle4
- cik cik vs bik bik2
- vincenzo montella5
- kadir mısıroğlu'nun vatan haini olması5
- 9 ekim 2026 gazetecilere operasyon6
- pıttık fırlatma akımı2
- cenazede gülmek8
- keşke yunan galip gelseydi diyen orospu evladı4
ancak çok sevdiğimiz bir insana beslenen duygunun tanımıdır*. sevmediğimiz bir insana ancak gıcık olabilir, varlığına tahammül edemeyebiliriz. nefret gibi ağır bir duyguyu kimse yaşamasın dilekleriyle entry'ye son veririz.
üst sınırı olmayan, bulunmayan tek hissiyat.
sevginiz kökünden bittiği an duyulan histir. sevgi bitince, o kişinin tüm pisliklerini görür hale gelirsiniz. nefret bile çoktur artık o kişiye. koskoca bir boşluktur sonrası. yoldan geçen domatesçiden farkı kalmaz sizin için.
kıskanmak kadar kötü bir eylem. kıskançlıktan kadar kötü bir duygu nefret. at başı yarışırlar. ikisi de önce kişiye zarar verir. duyguyu taşıyana.
"tenine bir kumralın gölgesi düştüğünden beri kumrallardan nefret ediyorum. oysa kumralım en sevdiğim şarkıydı bir zamanlar. şimdi değil. bana bir şarkı söyle içinde adım geçsin. öyle keskin ki nefesin bir ömür benimlesin.
bana bir yağmur borçlusun içinden susup yağ bana
öyle sessiz ki özlemin bir hayal gibi renksizim, sebep sensin bizsizim.
bir yağmur gibisin sele verdin kalbimi yine de gelmedin.
özledim.
yalnız senin özlemin "
"tenine bir kumralın gölgesi düştüğünden beri kumrallardan nefret ediyorum. oysa kumralım en sevdiğim şarkıydı bir zamanlar. şimdi değil. bana bir şarkı söyle içinde adım geçsin. öyle keskin ki nefesin bir ömür benimlesin.
bana bir yağmur borçlusun içinden susup yağ bana
öyle sessiz ki özlemin bir hayal gibi renksizim, sebep sensin bizsizim.
bir yağmur gibisin sele verdin kalbimi yine de gelmedin.
özledim.
yalnız senin özlemin "
BELKi DE DÜŞÜNCELERiMiZE, DUYGU DÜNYAMIZA EN ZOR GiREN, AMA BiR GiRDiMMi ÇIKMAYAN BiR DUYGU YA DA OLGU. HER NEYSE. OLDUKÇA SERT VE KESiN VE KESKiN BiR iFADE BiÇiMi. BiRiNi HiÇ SALLAMIYORSAN ONDAN NEFRET ETMEZSiN DERLER YA HANi, E BEN RTE DEN, BÜLENT ARINÇ TAN TAYYiP BIYIĞI NDAN NEDEN NEFRET EDiYORUM ÖYLEYSE? BiZi BiZ YAPAN, AMA BiZ OLMAKTAN ÇIKARAN BiR DUYGU SANIRIM .ÇÜNKÜ SON ZAMANLARDA O KADAR ÇOK ŞEYDEN, KiŞiDEN, OLAYDAN, YERDEN, VS NEFRET EDiYORUM Ki KENDiME iNANAMIYOR TANIYAMIYORUM KENDiMi. *
bunyenin kendi kendine verdigi en buyuk zararlardan biri kendine kendine acı cektirmek,sinir katsayısını tavan yaptırmaktan baska elle tutulur hic birsey kazandırmayan depresyona surukleyen keske hic boyle bir duygu olmasaydı dedirtendir.
bazen insanın ruhunu ele geçiren his.
sevmemek, sevememek.
sevmek kadar doğal olan duygudur.
bilgisayarın başında veya bir kafenin önünde veya sahilde veya orda veya burda onu görüp, görmesen de bir şeyler fark edip, aslında senin ona verdiğin değerin onda birini bile sana vermediğini anlamak. kendi kendine rezil olmak, kendini aşağılamak ve bunları bilerek ve isteyerek tercih etmiş olmak, dilenci gibi yalnızca bir gün öncesi için kendi kendine yalvarmak. aylar öncesinden olacakları görüp, adım adım kötülemek daha da kötülemek ve bunu her şeyin farkında olarak çaresizlikle yapmak. aynı hatayı 5 kez 10 kez yapmak ve "nefret"ini kaybedince yine yapapacağını yüzsüzce bilmek. 1 yıl önce hayatında olmayan biri için şu an "onsuz yapamam" diye düşünmek ama kendi kendine ondan önce mutlu değil miydin diye sormamak, sorsan bile kaçamak cevaplar vermek. aptal olduğunu, aciz olduğunu, yetersiz olduğunu, oyuncak olduğunu, kukla olduğuna, "öylesine" olduğunu düşünmek ve sözde özgüvenli geçinirken kendi içinde böcek gibi ezilmek, ezilmek. nefret etmek.
insanın idinde uyuyan şiddet dürtüsünü uyandıran duygu. gel gör ki çoğu zaman süper ego engeline takılır.
arkasından aşk doğabilicek olan şey.
recep tayyip erdoğan'a,abdullah gül'e ve bülent arınç'a karşı aklı selim insanların beslediği duygu.
insandan başka hiçbir canlıda olmayan duygudur. Bu da insanı nefretin hem öznesi hem de nesnesi konumuna sokmuştur. insanın kendisini ve sevdiklerini tehlike altında gördüğü vakit ortaya çıkar. Dikkat edin, nefret ettiğiniz nesne ya da kişilerin aslında onlar olmadıklarını göreceksiniz.
yapayalnız olduğunuzu düşündüğünüz her an için, nefret ederseniz, ki genelde edersiniz.
mutluluğu mutlumsuluğa, huzuru kargaşanın suskunluğuna dönüştüğü için, bu kadar kör bir sofu oluverirsiniz.
mutluluğu mutlumsuluğa, huzuru kargaşanın suskunluğuna dönüştüğü için, bu kadar kör bir sofu oluverirsiniz.
hamallık yapmaktır.
kalbe nefret duygusunu taşıtmak sadece hamallıktır.
kalbe nefret duygusunu taşıtmak sadece hamallıktır.
oyunun içinde kalmaya çalışmaktır.
nefret perde arkasında çok güçlü bir sevgiyi barındırır, nefret ettiğiniz kimseyi zamanında sevmişsinizdir...
zoraki tanım: sevmemek, hoşlanmamak duygusunun bir basamak ötesi.
yazarın tamamen subjektif entrysi: arabaya bindim, birinci viteste yapmamam gereken hızı yapıp arabayı bağırttırdım. olamadığım onca şeyden nefret ettim.. yanlış seçimlerimden, adanmış zamanlarımdan, aşık olduğum ve olacağım bütün adamlardan nefret ettim. istediğim işi yapamadığımdan, istediğim adamı/aşkı bulamadığımdan, artık bulmaya ne gücüm ne inancım olmadığından, doğru sandığım/dürüst sandığım/o yapmaz sandığım herkesin -erkek&kadın- her şeyi yapmasının mümkün olmasından, bunlara benim de dahil olmamdan nefret ettim.. bütün iki yüzlülerden, çıkarcılardan, sahte susuşlardan, sevmeden sevişmelerden, özlemlerden, nefretlerden nefret ettim. takılmış plak gibi kendimizi tekrarlıyoruz ya hepimiz.. işte sırf bu yüzden bile hepimizden nefret ettim.. lisanını bile bilmediğim bi ülkeye gidip, 1kişi dahi tanımadığım bi yerde yeni bi hayat kurmak isterken, orada da mutsuz olmak için binlerce neden bulacağımı bildiğim için kendimden nefret ettim.. kapana sıkışmış bir fare gibiyim.. gidemiyorum, duramıyorum, tutamıyorum.. ne git diyebiliyorum gitmesi gerekenlere, ne kal diyebiliyorum gitmesini istemediklerime.. en çok da bundan nefret ediyorum.. takındığım bu iğrenç durağanlıktan, abuk sabuk susşlarımdan, başka şeyler söylemek isterken çok alakasız şeylerin ağzımdan çıkışından ve artık düzeltmek adına hiçbir şey yapmayışımdan nefret ediyorum.. tek istediğim beyaz tahta bir şezlong, ılık bi hava, biraz güneş, deniz ve yalnızlık. başka da bişey istemiyorum şuan. ve bunun olması için en iyi ihtimalle 3 aya ihtiyacım var ya, işte en çok da bundan nefret ediyorum.
yazarın tamamen subjektif entrysi: arabaya bindim, birinci viteste yapmamam gereken hızı yapıp arabayı bağırttırdım. olamadığım onca şeyden nefret ettim.. yanlış seçimlerimden, adanmış zamanlarımdan, aşık olduğum ve olacağım bütün adamlardan nefret ettim. istediğim işi yapamadığımdan, istediğim adamı/aşkı bulamadığımdan, artık bulmaya ne gücüm ne inancım olmadığından, doğru sandığım/dürüst sandığım/o yapmaz sandığım herkesin -erkek&kadın- her şeyi yapmasının mümkün olmasından, bunlara benim de dahil olmamdan nefret ettim.. bütün iki yüzlülerden, çıkarcılardan, sahte susuşlardan, sevmeden sevişmelerden, özlemlerden, nefretlerden nefret ettim. takılmış plak gibi kendimizi tekrarlıyoruz ya hepimiz.. işte sırf bu yüzden bile hepimizden nefret ettim.. lisanını bile bilmediğim bi ülkeye gidip, 1kişi dahi tanımadığım bi yerde yeni bi hayat kurmak isterken, orada da mutsuz olmak için binlerce neden bulacağımı bildiğim için kendimden nefret ettim.. kapana sıkışmış bir fare gibiyim.. gidemiyorum, duramıyorum, tutamıyorum.. ne git diyebiliyorum gitmesi gerekenlere, ne kal diyebiliyorum gitmesini istemediklerime.. en çok da bundan nefret ediyorum.. takındığım bu iğrenç durağanlıktan, abuk sabuk susşlarımdan, başka şeyler söylemek isterken çok alakasız şeylerin ağzımdan çıkışından ve artık düzeltmek adına hiçbir şey yapmayışımdan nefret ediyorum.. tek istediğim beyaz tahta bir şezlong, ılık bi hava, biraz güneş, deniz ve yalnızlık. başka da bişey istemiyorum şuan. ve bunun olması için en iyi ihtimalle 3 aya ihtiyacım var ya, işte en çok da bundan nefret ediyorum.
nefret ediyorum: fotograf ile resim arasındaki farkı bilmeyenlerden, herkes yazamayanlardan, selam diye konuşmaya başlayanlardan, bye diyerek konuşmayı sonlandıranlardan, her dakika profil fotograflarını/resimlerini değiştirenlerden, "iyi" yerine "ii" yazanlardan, dahi anlamına gelen "de" bağlacını bitişik yazanlardan, saygısız, artist tiplerden, parfümü her yerine boca edenlerden, kötü niyetlilerden, insanları mal yerine koymayan çalışanlardan, insanları eşya gibi kullanıp atanlardan, kendisini kullandıranlardan, öküzün birine değer verip, pişman olan ve herkesi o öküz gibi düşünenlerden, kendini geliştirmeye çaba göstermeyenlerden, at gözlüklülerden, şımarıklardan, hayatı "ye, iç, gez, eğlen, yat" fiilerinden ibaret görenlerden, içki ve sigara içenlerden, sadece günü yaşayan, anı düşünenlerden, bu yazıyı uzun diye sonuna kadar okuma zahmetine girmeyenlerden, sadece kendisini düşünen, anlayışsız, odun insanlardan...
neden insan sevdiklerinden de nefret eder ? onlara kendinden bir parça değer verdiği için olabilir mi ?
yani o kadar benciliz, birisini sevdikten sonra, sevgimizin bedeli olarak ondan nefret edebiliyoruz. anneler öyle değil misal. acaba anneler insan değil mi ? melek onlar melek.
yani o kadar benciliz, birisini sevdikten sonra, sevgimizin bedeli olarak ondan nefret edebiliyoruz. anneler öyle değil misal. acaba anneler insan değil mi ? melek onlar melek.
mesela ben thilo sarrazin denilen türk düşmanı almandan nefret ederim. çünkü bilirim ki o da benden nefret eder. böyle karşılıklı nefretleşiriz.
kendinizden taviz verip karşınızdakinden sonuç alamadığınız anda başlayan duygudur.
hem sevip hem nefret etmek gibi bir çelişki.
beraberinde tiksinmeyide getiren duygu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar