bugün
- la loba14
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek10
- abi lavabo var mı10
- skechers giyen kız7
- hesabını gizleyen erkek yazar23
- ayağına nutella sürüp bu bitecek diyen kız10
- öldüreni öldürmek13
- izmirim izmirim nereye gitsem özlerim7
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi13
- sözlükteki tramessi yazarlar9
- queen ravenna'nın ayakları4
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması10
- asansörde selam verme zorunluluğu7
- demokles'in kılıcı abi ya8
- nervio'nun ayakları3
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı54
- sürekli sözlük içi konularda başlık açılması2
- mahallede rönesans başlaması5
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip8
- bir gün kuşların uçmaktan vazgeçmesi2
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları5
- sevgiliyle görüşme sıklığı4
- eşek alıp şehirde gezmek5
- sabah sabah metrobüste yaşanan gürültü kirliliği4
- sözlükten bir yazarla evlenilir mi3
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- entry formatı2
- neden uyandınız6
- israil seçimleri4
- mahalle bakkalının zamanı durdurması3
- başlık açarken ilk entryde tüm şakaları yapmak2
- x hanım kasa lütfen3
- menemen yiyen erkek6
- aldın aldın2
- buzdolabının içim üşüdü demesi3
- sözlüğe bicepsini atmış erkeğin namusu6
- asgari ücretle hayal kurmak4
- hiçbir yere varmayan merdiven3
- dünyanın uzayın taşrası olması2
- cenazende yanlışlıkla halay çekilmesi2
- erkeklerin kadınları anlayamaması5
- yanlışlıkla bir ülkenin başkenti olmak2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz2
- ağızdan çıkan lafın dönüşü olmaması3
- güzel ayaklılar eklesin2
- nervio5
- hoşgelmiş inşallah kazdır2
- kız isteme ayininde tuzlu kahve ikram eden yelloz2
- aşk14
- çay demlemekle övünen kız2
zoraki tanım: sevmemek, hoşlanmamak duygusunun bir basamak ötesi.
yazarın tamamen subjektif entrysi: arabaya bindim, birinci viteste yapmamam gereken hızı yapıp arabayı bağırttırdım. olamadığım onca şeyden nefret ettim.. yanlış seçimlerimden, adanmış zamanlarımdan, aşık olduğum ve olacağım bütün adamlardan nefret ettim. istediğim işi yapamadığımdan, istediğim adamı/aşkı bulamadığımdan, artık bulmaya ne gücüm ne inancım olmadığından, doğru sandığım/dürüst sandığım/o yapmaz sandığım herkesin -erkek&kadın- her şeyi yapmasının mümkün olmasından, bunlara benim de dahil olmamdan nefret ettim.. bütün iki yüzlülerden, çıkarcılardan, sahte susuşlardan, sevmeden sevişmelerden, özlemlerden, nefretlerden nefret ettim. takılmış plak gibi kendimizi tekrarlıyoruz ya hepimiz.. işte sırf bu yüzden bile hepimizden nefret ettim.. lisanını bile bilmediğim bi ülkeye gidip, 1kişi dahi tanımadığım bi yerde yeni bi hayat kurmak isterken, orada da mutsuz olmak için binlerce neden bulacağımı bildiğim için kendimden nefret ettim.. kapana sıkışmış bir fare gibiyim.. gidemiyorum, duramıyorum, tutamıyorum.. ne git diyebiliyorum gitmesi gerekenlere, ne kal diyebiliyorum gitmesini istemediklerime.. en çok da bundan nefret ediyorum.. takındığım bu iğrenç durağanlıktan, abuk sabuk susşlarımdan, başka şeyler söylemek isterken çok alakasız şeylerin ağzımdan çıkışından ve artık düzeltmek adına hiçbir şey yapmayışımdan nefret ediyorum.. tek istediğim beyaz tahta bir şezlong, ılık bi hava, biraz güneş, deniz ve yalnızlık. başka da bişey istemiyorum şuan. ve bunun olması için en iyi ihtimalle 3 aya ihtiyacım var ya, işte en çok da bundan nefret ediyorum.
yazarın tamamen subjektif entrysi: arabaya bindim, birinci viteste yapmamam gereken hızı yapıp arabayı bağırttırdım. olamadığım onca şeyden nefret ettim.. yanlış seçimlerimden, adanmış zamanlarımdan, aşık olduğum ve olacağım bütün adamlardan nefret ettim. istediğim işi yapamadığımdan, istediğim adamı/aşkı bulamadığımdan, artık bulmaya ne gücüm ne inancım olmadığından, doğru sandığım/dürüst sandığım/o yapmaz sandığım herkesin -erkek&kadın- her şeyi yapmasının mümkün olmasından, bunlara benim de dahil olmamdan nefret ettim.. bütün iki yüzlülerden, çıkarcılardan, sahte susuşlardan, sevmeden sevişmelerden, özlemlerden, nefretlerden nefret ettim. takılmış plak gibi kendimizi tekrarlıyoruz ya hepimiz.. işte sırf bu yüzden bile hepimizden nefret ettim.. lisanını bile bilmediğim bi ülkeye gidip, 1kişi dahi tanımadığım bi yerde yeni bi hayat kurmak isterken, orada da mutsuz olmak için binlerce neden bulacağımı bildiğim için kendimden nefret ettim.. kapana sıkışmış bir fare gibiyim.. gidemiyorum, duramıyorum, tutamıyorum.. ne git diyebiliyorum gitmesi gerekenlere, ne kal diyebiliyorum gitmesini istemediklerime.. en çok da bundan nefret ediyorum.. takındığım bu iğrenç durağanlıktan, abuk sabuk susşlarımdan, başka şeyler söylemek isterken çok alakasız şeylerin ağzımdan çıkışından ve artık düzeltmek adına hiçbir şey yapmayışımdan nefret ediyorum.. tek istediğim beyaz tahta bir şezlong, ılık bi hava, biraz güneş, deniz ve yalnızlık. başka da bişey istemiyorum şuan. ve bunun olması için en iyi ihtimalle 3 aya ihtiyacım var ya, işte en çok da bundan nefret ediyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar