bugün
- yasin kol'un gözaltına alınması5
- silah bırakan pkklı kızlara ne olacak5
- göz kanlanması7
- hürmüz boğazı nda petrol tankerine saldırı3
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak12
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi8
- uludede'nin cenaze eventi9
- düz dünyacıların epeydir başlık açmaması4
- hayata aniden giren ve yaralara iyi gelen kadın2
- recep tahrik erdoğan4
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı8
- napolyon vs atatürk2
- bugün doğum günü olan yazarlar3
- 3 kere üst üste 31 çekmek11
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması9
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- pick me girl6
- fon mağduruyum da mağdurum diye zırlamak3
- öyle bir sevişmek ki alev çıkartıp yatağı yakmak4
- yunan adalarına gitmek20
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- dinci ahlaksızlığı19
- fatma betül sayan kaya64
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- uludede'yi karıya götürmek7
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- ekmeğe çikolata sürmek7
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- yunan aşığı tip15
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- ciğer yiyen midesizler10
- fiziği güzel sözlük kızları47
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- eyeliner çekme yöntemleri7
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- ciğer vs kokoreç8
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- sürekli özür dileyen insan5
- kömbe6
selim ileri'nin sözleriyle anlatılacak olursa hürriyet imtihanı'ndan kimbilir kaç kez alnının akıyla geçmiş bir yazarın,o hürriyet imtihanına savruluş çağını dile getirmektedir.Halide Edib adıvar'ın hatıralarını anlattığı eseridir.
en son can yayınları'nın bastığı güzel kitap. etiket fiyatı 18,00 ytl.
halide edip adıvar ın, çocukluk günlerinden 36 yaşına kadar olan hayat hikayesini anlattığı anı kitabıdır. bu kitapta, kendi hayatıyla beraber yaşadığı dönemin panoramasını da ortaya koymuştur.
Halide edip'in osmanlı'nın son dönemlerine paralel olarak hayatını anlattığı eseridir.
halide edip adıvar çocukluk anılarını anlattığı mor salkımlı ev kitabında kürt çocukları için "eğer güçlü ve otoriter olduğunuzu hissettirmezseniz asla sizi dinlemezler ciddiye bile almazlar, ama sizdeki gücün ve kendine güvenin farkına varırlarsa son derece uyumlu ve sadık olurlar" dediği kitaptır...
bugünkü sorunumuz da zaten budur.
bugünkü sorunumuz da zaten budur.
halide edip'in doğumuyla başlayıp bir kurtuluş savaşı yardımcı kadın oyuncusu olarak tarih sahnesine çıktığı dönemden hemen önce biten bir dönemi anlattığı anı kitabıdır. beşiktaş ve üsküdar'da osmanlı yüksek bürokrasisiyle iç içe geçen çocukluk, küçük yaşlardan itibaren alınan bir batı kültürünün doruğa ulaştığı amerikan koleji yılları, aile yaşamı, evlilik, ikinci meşrutiyet zamanındaki maceralı istanbul günleri, ve lübnan'da eğitimci kimliğiyle geçirdiği yıllara dair anılarla kitap sona eriyor. yer yer hümanist evrensel görüşlere yatkınlık deklare edilirken birden araya giriveren bir milliyetçi kalıp, ya da tam batı rasyonalitesine hayranlık dile getirirken birden sezgiyle kavranan dini bir değere atıf görebiliyoruz anı kitabında. aslında bu tam da o dönemin aydınını yansıtan bir durum. batılı olmaya çalışırken bunu bütün kültürel hayatı ve davranışlarıyla desteklerken bile bir yandan da sıkı sıkıya doğulu kimliğine bağlı kalan bir aydın profili bizim geç osmanlı-erken cumhuriyet aydınlarımızın ortak özelliğidir. halide edip'in anılarında dikkat çekici bir diğer unsur da 1915'deki ermeni mezaliminden gerek satır aralarında gerek beyrut'daki yetimhane müdürlüğü günlerinde sık sık bahsedilmesine rağmen bir türlü adının ve vahametinin ortaya konulamaması.
keşke anı/biyografi/otobiyografi geleneği güçlü bir edebiyatımız olsaydı da toplumun bütün birimlerinin kökten değiştiği bu olağanüstü dalgalı ve acı dönemin teferruatlarını birinci tekil şahıs anlatımlarıyla daha iyi anlayabilsek.
keşke anı/biyografi/otobiyografi geleneği güçlü bir edebiyatımız olsaydı da toplumun bütün birimlerinin kökten değiştiği bu olağanüstü dalgalı ve acı dönemin teferruatlarını birinci tekil şahıs anlatımlarıyla daha iyi anlayabilsek.
halide edip adıvar'ın çocukluğundan başlayarak milli mücadeleye katılışına kadarki hayatını anlattığı kitabı. sıkı halide edip okuyucuları için şiddetle tavsiye edebileceğim bu kitapta, genç halide'nin gerçek hayatta karşılaştığı manzaraları daha sonraki kitaplarına nasıl aktardığına bizzat şahit olursunuz. örneğin kitaba adını vereni küçük halide'nin büyüdüğü mor salkımlı ev tasvirini hemen hemen tüm kitaplarında görmek mümkündür. yine genç halide'nin cephede ameliyat oluşuna şahitlik ettiği bir askeri, ateşten gömlek kitabında aynen görürsünüz.
kitabın en can alıcı hikayelerinden biri, halide'nin dayısının başına gelenlerdir. ben, kitabı okumaya üşenecek tayfa için burada kısaca anlatayım.
"küçük halide'nin dayısı zamanın üniversitesinden mezun olmuş, devlet dairesinde çalışan bir memurdur... bir gün komşu köşkün bahçesinde dolaşan çok güzel bir kız görür. anında tutulur tabii... gün gelip de aşık olma alametleri bunda bir bir baş gösterince, köşkün tecrübeli halayıkları mevzuya hemen uyanır. dayının annesi olan haminne de bundan haberdar edilince bir şey öğrenilir ki, meğer o kız komşu köşkteki paşanın karısıymış... genç dayı kısa sürede karasevda ya tutulur ve halayıklardan biri, veya haminne tam hatırlamıyorum, dayı için 'yirmibeşine varamadan gider bu çocuk' der. ve hakikaten de genç dayı yirmibeşine varamadan, karasevdadan yitip gider..."
işte bu hikaye yarım yamalak hatrımda kalmış ama ana hatlarıyla kitaptaki en vurucu hikayelerden biridir bence. kısa zamanda okunması gereken bir kitap ki savaşa dair verdiği ayrıntılar bundan çok daha iç burkucu ayrıntılardır.
kitabın en can alıcı hikayelerinden biri, halide'nin dayısının başına gelenlerdir. ben, kitabı okumaya üşenecek tayfa için burada kısaca anlatayım.
"küçük halide'nin dayısı zamanın üniversitesinden mezun olmuş, devlet dairesinde çalışan bir memurdur... bir gün komşu köşkün bahçesinde dolaşan çok güzel bir kız görür. anında tutulur tabii... gün gelip de aşık olma alametleri bunda bir bir baş gösterince, köşkün tecrübeli halayıkları mevzuya hemen uyanır. dayının annesi olan haminne de bundan haberdar edilince bir şey öğrenilir ki, meğer o kız komşu köşkteki paşanın karısıymış... genç dayı kısa sürede karasevda ya tutulur ve halayıklardan biri, veya haminne tam hatırlamıyorum, dayı için 'yirmibeşine varamadan gider bu çocuk' der. ve hakikaten de genç dayı yirmibeşine varamadan, karasevdadan yitip gider..."
işte bu hikaye yarım yamalak hatrımda kalmış ama ana hatlarıyla kitaptaki en vurucu hikayelerden biridir bence. kısa zamanda okunması gereken bir kitap ki savaşa dair verdiği ayrıntılar bundan çok daha iç burkucu ayrıntılardır.
okuduğum ilk otobiyografi eseri. bitirmek zor oldu. ama bu kitaptan değil benden kaynaklı.
Halide edip adıvar kendi hayatının yanında Osmanlı'nın son dönemlerini anlatmıştır. Özellikle ittihat ve Terakki Cemiyeti, suriye - lübnan da yaşadıkları, anlattıkları etkileyici.
Halide edip adıvar kendi hayatının yanında Osmanlı'nın son dönemlerini anlatmıştır. Özellikle ittihat ve Terakki Cemiyeti, suriye - lübnan da yaşadıkları, anlattıkları etkileyici.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar