bugün
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler73
- kolye24
- bileklik11
- kaplan11
- eskortluk yapan sözlük yazarı27
- aslan9
- zürafa13
- queen ravenna büyücülük okulu20
- kalp14
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- yogartiksen35
- kartal5
- timsah5
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler5
- nervio adlı yazara uyarı7
- türkiye15
- sözlüğün tat vermemesi12
- amin güzelmiş diyen tip9
- eskorta para verecek kadar düşmek7
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- yılmaz güney adamlığı12
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- içine cin giren insan nasıl kurtulur4
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi9
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı7
- sözlükteki bölücüler16
- exlerle arkadaş kalmak8
- 850 000 000 000 tl3
- ağlıyorum sözlük20
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam11
- birilerinden sevgi beklemek4
- amazon com tr5
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı84
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı21
- verginin hırsızlık olup olmaması5
- beşiktaş12
- romanya11
- tutmayınca entry silmek4
- whatsapptan gelen mesajları cevaplamayan erkek5
- sözlük kapatılsın9
- bibik uyumuş olmalı4
- fake hesabı ifşa olan sözlük kezbanı6
- arap adam olsaydı6
- akp döneminde gerçekleşmiştir2
- karı kız için sözlüğe gelen tipler4
- sen farklısın diyen erkek20
- opera tarayıcı2
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak16
selim ileri'nin sözleriyle anlatılacak olursa hürriyet imtihanı'ndan kimbilir kaç kez alnının akıyla geçmiş bir yazarın,o hürriyet imtihanına savruluş çağını dile getirmektedir.Halide Edib adıvar'ın hatıralarını anlattığı eseridir.
en son can yayınları'nın bastığı güzel kitap. etiket fiyatı 18,00 ytl.
halide edip adıvar ın, çocukluk günlerinden 36 yaşına kadar olan hayat hikayesini anlattığı anı kitabıdır. bu kitapta, kendi hayatıyla beraber yaşadığı dönemin panoramasını da ortaya koymuştur.
Halide edip'in osmanlı'nın son dönemlerine paralel olarak hayatını anlattığı eseridir.
halide edip adıvar çocukluk anılarını anlattığı mor salkımlı ev kitabında kürt çocukları için "eğer güçlü ve otoriter olduğunuzu hissettirmezseniz asla sizi dinlemezler ciddiye bile almazlar, ama sizdeki gücün ve kendine güvenin farkına varırlarsa son derece uyumlu ve sadık olurlar" dediği kitaptır...
bugünkü sorunumuz da zaten budur.
bugünkü sorunumuz da zaten budur.
halide edip'in doğumuyla başlayıp bir kurtuluş savaşı yardımcı kadın oyuncusu olarak tarih sahnesine çıktığı dönemden hemen önce biten bir dönemi anlattığı anı kitabıdır. beşiktaş ve üsküdar'da osmanlı yüksek bürokrasisiyle iç içe geçen çocukluk, küçük yaşlardan itibaren alınan bir batı kültürünün doruğa ulaştığı amerikan koleji yılları, aile yaşamı, evlilik, ikinci meşrutiyet zamanındaki maceralı istanbul günleri, ve lübnan'da eğitimci kimliğiyle geçirdiği yıllara dair anılarla kitap sona eriyor. yer yer hümanist evrensel görüşlere yatkınlık deklare edilirken birden araya giriveren bir milliyetçi kalıp, ya da tam batı rasyonalitesine hayranlık dile getirirken birden sezgiyle kavranan dini bir değere atıf görebiliyoruz anı kitabında. aslında bu tam da o dönemin aydınını yansıtan bir durum. batılı olmaya çalışırken bunu bütün kültürel hayatı ve davranışlarıyla desteklerken bile bir yandan da sıkı sıkıya doğulu kimliğine bağlı kalan bir aydın profili bizim geç osmanlı-erken cumhuriyet aydınlarımızın ortak özelliğidir. halide edip'in anılarında dikkat çekici bir diğer unsur da 1915'deki ermeni mezaliminden gerek satır aralarında gerek beyrut'daki yetimhane müdürlüğü günlerinde sık sık bahsedilmesine rağmen bir türlü adının ve vahametinin ortaya konulamaması.
keşke anı/biyografi/otobiyografi geleneği güçlü bir edebiyatımız olsaydı da toplumun bütün birimlerinin kökten değiştiği bu olağanüstü dalgalı ve acı dönemin teferruatlarını birinci tekil şahıs anlatımlarıyla daha iyi anlayabilsek.
keşke anı/biyografi/otobiyografi geleneği güçlü bir edebiyatımız olsaydı da toplumun bütün birimlerinin kökten değiştiği bu olağanüstü dalgalı ve acı dönemin teferruatlarını birinci tekil şahıs anlatımlarıyla daha iyi anlayabilsek.
halide edip adıvar'ın çocukluğundan başlayarak milli mücadeleye katılışına kadarki hayatını anlattığı kitabı. sıkı halide edip okuyucuları için şiddetle tavsiye edebileceğim bu kitapta, genç halide'nin gerçek hayatta karşılaştığı manzaraları daha sonraki kitaplarına nasıl aktardığına bizzat şahit olursunuz. örneğin kitaba adını vereni küçük halide'nin büyüdüğü mor salkımlı ev tasvirini hemen hemen tüm kitaplarında görmek mümkündür. yine genç halide'nin cephede ameliyat oluşuna şahitlik ettiği bir askeri, ateşten gömlek kitabında aynen görürsünüz.
kitabın en can alıcı hikayelerinden biri, halide'nin dayısının başına gelenlerdir. ben, kitabı okumaya üşenecek tayfa için burada kısaca anlatayım.
"küçük halide'nin dayısı zamanın üniversitesinden mezun olmuş, devlet dairesinde çalışan bir memurdur... bir gün komşu köşkün bahçesinde dolaşan çok güzel bir kız görür. anında tutulur tabii... gün gelip de aşık olma alametleri bunda bir bir baş gösterince, köşkün tecrübeli halayıkları mevzuya hemen uyanır. dayının annesi olan haminne de bundan haberdar edilince bir şey öğrenilir ki, meğer o kız komşu köşkteki paşanın karısıymış... genç dayı kısa sürede karasevda ya tutulur ve halayıklardan biri, veya haminne tam hatırlamıyorum, dayı için 'yirmibeşine varamadan gider bu çocuk' der. ve hakikaten de genç dayı yirmibeşine varamadan, karasevdadan yitip gider..."
işte bu hikaye yarım yamalak hatrımda kalmış ama ana hatlarıyla kitaptaki en vurucu hikayelerden biridir bence. kısa zamanda okunması gereken bir kitap ki savaşa dair verdiği ayrıntılar bundan çok daha iç burkucu ayrıntılardır.
kitabın en can alıcı hikayelerinden biri, halide'nin dayısının başına gelenlerdir. ben, kitabı okumaya üşenecek tayfa için burada kısaca anlatayım.
"küçük halide'nin dayısı zamanın üniversitesinden mezun olmuş, devlet dairesinde çalışan bir memurdur... bir gün komşu köşkün bahçesinde dolaşan çok güzel bir kız görür. anında tutulur tabii... gün gelip de aşık olma alametleri bunda bir bir baş gösterince, köşkün tecrübeli halayıkları mevzuya hemen uyanır. dayının annesi olan haminne de bundan haberdar edilince bir şey öğrenilir ki, meğer o kız komşu köşkteki paşanın karısıymış... genç dayı kısa sürede karasevda ya tutulur ve halayıklardan biri, veya haminne tam hatırlamıyorum, dayı için 'yirmibeşine varamadan gider bu çocuk' der. ve hakikaten de genç dayı yirmibeşine varamadan, karasevdadan yitip gider..."
işte bu hikaye yarım yamalak hatrımda kalmış ama ana hatlarıyla kitaptaki en vurucu hikayelerden biridir bence. kısa zamanda okunması gereken bir kitap ki savaşa dair verdiği ayrıntılar bundan çok daha iç burkucu ayrıntılardır.
okuduğum ilk otobiyografi eseri. bitirmek zor oldu. ama bu kitaptan değil benden kaynaklı.
Halide edip adıvar kendi hayatının yanında Osmanlı'nın son dönemlerini anlatmıştır. Özellikle ittihat ve Terakki Cemiyeti, suriye - lübnan da yaşadıkları, anlattıkları etkileyici.
Halide edip adıvar kendi hayatının yanında Osmanlı'nın son dönemlerini anlatmıştır. Özellikle ittihat ve Terakki Cemiyeti, suriye - lübnan da yaşadıkları, anlattıkları etkileyici.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar