bugün
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı12
- kolye142
- misafir gelince odaya kacmak4
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
- sarı tekerin yazar olamaması9
- bik bik'in kraliçe olması10
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- 18 ekim 2026 ktc plakalı araç görmem2
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- peynir dolgulu jalapeno5
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- ford mondeo vs volkswagen passat2
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- hacker saldırısı gazileri8
- cep telefonu22
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- fransa9
- olmadık yerde kalkan penis2
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- nokia20
- beni seviyor musun canım sözlük2
- doğu türkistan2
- futbol19
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- kalktı2
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- süper lig8
- usualsuspectsin mod olması6
- göztepe8
- zall'ın makara yapması6
- kocaelispor2
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- cami2
- semih kılıçsoy4
- türkiye20
- usualsuspects'in ayağı4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- konya denilince akla gelenler7
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- esaretin bedeli5
- tır şoförü olmayı istemek14
- azerbaycan5
selim ileri'nin sözleriyle anlatılacak olursa hürriyet imtihanı'ndan kimbilir kaç kez alnının akıyla geçmiş bir yazarın,o hürriyet imtihanına savruluş çağını dile getirmektedir.Halide Edib adıvar'ın hatıralarını anlattığı eseridir.
en son can yayınları'nın bastığı güzel kitap. etiket fiyatı 18,00 ytl.
halide edip adıvar ın, çocukluk günlerinden 36 yaşına kadar olan hayat hikayesini anlattığı anı kitabıdır. bu kitapta, kendi hayatıyla beraber yaşadığı dönemin panoramasını da ortaya koymuştur.
Halide edip'in osmanlı'nın son dönemlerine paralel olarak hayatını anlattığı eseridir.
halide edip adıvar çocukluk anılarını anlattığı mor salkımlı ev kitabında kürt çocukları için "eğer güçlü ve otoriter olduğunuzu hissettirmezseniz asla sizi dinlemezler ciddiye bile almazlar, ama sizdeki gücün ve kendine güvenin farkına varırlarsa son derece uyumlu ve sadık olurlar" dediği kitaptır...
bugünkü sorunumuz da zaten budur.
bugünkü sorunumuz da zaten budur.
halide edip'in doğumuyla başlayıp bir kurtuluş savaşı yardımcı kadın oyuncusu olarak tarih sahnesine çıktığı dönemden hemen önce biten bir dönemi anlattığı anı kitabıdır. beşiktaş ve üsküdar'da osmanlı yüksek bürokrasisiyle iç içe geçen çocukluk, küçük yaşlardan itibaren alınan bir batı kültürünün doruğa ulaştığı amerikan koleji yılları, aile yaşamı, evlilik, ikinci meşrutiyet zamanındaki maceralı istanbul günleri, ve lübnan'da eğitimci kimliğiyle geçirdiği yıllara dair anılarla kitap sona eriyor. yer yer hümanist evrensel görüşlere yatkınlık deklare edilirken birden araya giriveren bir milliyetçi kalıp, ya da tam batı rasyonalitesine hayranlık dile getirirken birden sezgiyle kavranan dini bir değere atıf görebiliyoruz anı kitabında. aslında bu tam da o dönemin aydınını yansıtan bir durum. batılı olmaya çalışırken bunu bütün kültürel hayatı ve davranışlarıyla desteklerken bile bir yandan da sıkı sıkıya doğulu kimliğine bağlı kalan bir aydın profili bizim geç osmanlı-erken cumhuriyet aydınlarımızın ortak özelliğidir. halide edip'in anılarında dikkat çekici bir diğer unsur da 1915'deki ermeni mezaliminden gerek satır aralarında gerek beyrut'daki yetimhane müdürlüğü günlerinde sık sık bahsedilmesine rağmen bir türlü adının ve vahametinin ortaya konulamaması.
keşke anı/biyografi/otobiyografi geleneği güçlü bir edebiyatımız olsaydı da toplumun bütün birimlerinin kökten değiştiği bu olağanüstü dalgalı ve acı dönemin teferruatlarını birinci tekil şahıs anlatımlarıyla daha iyi anlayabilsek.
keşke anı/biyografi/otobiyografi geleneği güçlü bir edebiyatımız olsaydı da toplumun bütün birimlerinin kökten değiştiği bu olağanüstü dalgalı ve acı dönemin teferruatlarını birinci tekil şahıs anlatımlarıyla daha iyi anlayabilsek.
halide edip adıvar'ın çocukluğundan başlayarak milli mücadeleye katılışına kadarki hayatını anlattığı kitabı. sıkı halide edip okuyucuları için şiddetle tavsiye edebileceğim bu kitapta, genç halide'nin gerçek hayatta karşılaştığı manzaraları daha sonraki kitaplarına nasıl aktardığına bizzat şahit olursunuz. örneğin kitaba adını vereni küçük halide'nin büyüdüğü mor salkımlı ev tasvirini hemen hemen tüm kitaplarında görmek mümkündür. yine genç halide'nin cephede ameliyat oluşuna şahitlik ettiği bir askeri, ateşten gömlek kitabında aynen görürsünüz.
kitabın en can alıcı hikayelerinden biri, halide'nin dayısının başına gelenlerdir. ben, kitabı okumaya üşenecek tayfa için burada kısaca anlatayım.
"küçük halide'nin dayısı zamanın üniversitesinden mezun olmuş, devlet dairesinde çalışan bir memurdur... bir gün komşu köşkün bahçesinde dolaşan çok güzel bir kız görür. anında tutulur tabii... gün gelip de aşık olma alametleri bunda bir bir baş gösterince, köşkün tecrübeli halayıkları mevzuya hemen uyanır. dayının annesi olan haminne de bundan haberdar edilince bir şey öğrenilir ki, meğer o kız komşu köşkteki paşanın karısıymış... genç dayı kısa sürede karasevda ya tutulur ve halayıklardan biri, veya haminne tam hatırlamıyorum, dayı için 'yirmibeşine varamadan gider bu çocuk' der. ve hakikaten de genç dayı yirmibeşine varamadan, karasevdadan yitip gider..."
işte bu hikaye yarım yamalak hatrımda kalmış ama ana hatlarıyla kitaptaki en vurucu hikayelerden biridir bence. kısa zamanda okunması gereken bir kitap ki savaşa dair verdiği ayrıntılar bundan çok daha iç burkucu ayrıntılardır.
kitabın en can alıcı hikayelerinden biri, halide'nin dayısının başına gelenlerdir. ben, kitabı okumaya üşenecek tayfa için burada kısaca anlatayım.
"küçük halide'nin dayısı zamanın üniversitesinden mezun olmuş, devlet dairesinde çalışan bir memurdur... bir gün komşu köşkün bahçesinde dolaşan çok güzel bir kız görür. anında tutulur tabii... gün gelip de aşık olma alametleri bunda bir bir baş gösterince, köşkün tecrübeli halayıkları mevzuya hemen uyanır. dayının annesi olan haminne de bundan haberdar edilince bir şey öğrenilir ki, meğer o kız komşu köşkteki paşanın karısıymış... genç dayı kısa sürede karasevda ya tutulur ve halayıklardan biri, veya haminne tam hatırlamıyorum, dayı için 'yirmibeşine varamadan gider bu çocuk' der. ve hakikaten de genç dayı yirmibeşine varamadan, karasevdadan yitip gider..."
işte bu hikaye yarım yamalak hatrımda kalmış ama ana hatlarıyla kitaptaki en vurucu hikayelerden biridir bence. kısa zamanda okunması gereken bir kitap ki savaşa dair verdiği ayrıntılar bundan çok daha iç burkucu ayrıntılardır.
okuduğum ilk otobiyografi eseri. bitirmek zor oldu. ama bu kitaptan değil benden kaynaklı.
Halide edip adıvar kendi hayatının yanında Osmanlı'nın son dönemlerini anlatmıştır. Özellikle ittihat ve Terakki Cemiyeti, suriye - lübnan da yaşadıkları, anlattıkları etkileyici.
Halide edip adıvar kendi hayatının yanında Osmanlı'nın son dönemlerini anlatmıştır. Özellikle ittihat ve Terakki Cemiyeti, suriye - lübnan da yaşadıkları, anlattıkları etkileyici.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar