bugün
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek8
- uyudun mu11
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i22
- sinek as6
- hayattan beklentiler7
- şeffaf ayakkabı9
- 81 ilde sığınak yapılması7
- queen ravenna ve cinleri14
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı7
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- insanı yoran duygular6
- kadın bacağı paylaşan mehdi4
- tavuğun neden kanatları var11
- patso3
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- spora başladım4
- gebze yi gebze yapan şeyler3
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- at eti yemek3
- adana dürüm vs adana porsiyon2
- pandela 310
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- gammazların gizli hesapları görebilmesi2
- taliban7
- sözlüğün en masum yazarları18
- izmir yanıyor5
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- özgüven3
- sözlüğün en kültürlü yazarı2
- s'i l v'e r m'i s t35
- uludağ sözlük deli istilası4
- gocu34
- uludağ sözlük size ne kattı27
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- sonbahar depresyonu4
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- queen ravennadan mesaj var11
- kulaklık6
- kız düşürmenin kısa yolu19
- komünistlerin tatar sürgünü2
- öldükten sonraki ilk 1 milyar yıl4
--spoiler--
sondaki polisin itiraf ettiği sahneyi kessinler. onar dakikalık sahneleri de düz bir şekilde tekrar düzenlesinler (ki benim için ters kurgulanmış bir film yaratıcılık örneği değildir.), al sana sıradan bir senaryo. sadece kafa yoruyor "lan bir önceki sahnenin başı neydi" diye. eğer kafa yormak isteseydim gider geometri çözerdim, film izlemezdim. hayır, ben de seviyorum zekice kurgulanmış, insanı sürekli şaşırtan filmleri. ama bu değil ki izleyicinin hafızasını sına.
--spoiler--
sondaki polisin itiraf ettiği sahneyi kessinler. onar dakikalık sahneleri de düz bir şekilde tekrar düzenlesinler (ki benim için ters kurgulanmış bir film yaratıcılık örneği değildir.), al sana sıradan bir senaryo. sadece kafa yoruyor "lan bir önceki sahnenin başı neydi" diye. eğer kafa yormak isteseydim gider geometri çözerdim, film izlemezdim. hayır, ben de seviyorum zekice kurgulanmış, insanı sürekli şaşırtan filmleri. ama bu değil ki izleyicinin hafızasını sına.
--spoiler--
benzer bir yorum okumadım ama, bana göre filmde işlenen ve eleştirilen konu; adalet sistemi. 10-15 dakika sonra kaybolan hafızasıyla baş roldeki karakter, esasında mevcut adalet sistemini temsil ediyor. bir adli olayın oluşundan itibaren adaletin gerçekleşmesine kadarlık kısımda gerçekleşen işlemler, polis ve adliye süreci lenny'nin hafızasındaki hastalığa benzetiliyor. hasta olan sistem hatırlamak için sürekli notlar alıyor, ifadeler, tutanaklar, belgeler vs. gerçeğe bu şekilde ulaşılabileceğine inanılıyor.
ama adalet sistemi öylesine hastadır ki, teddy'nin anlattığı üzere gerçek suçlu bulunmuş ve öldürülmüşken bile, suçun mağduru adaletin gerçekleştiğine ikna olamıyor. yine sistemin hasta olduğunu fark edip kendi amaçları için kullananlar oluyor; natalie, otelci ve teddy gibi. son olarak da, teddy gerçekleri açık açık söylediğinde, sistem bunu da kabullenmiyor, düşman olarak tanımlıyor ve onu yok ediyor.
bilemiyorum senaristin kafasından bunlar geçti mi geçmedi mi, ama dikkatli izleyiciler filme bir de bu yönden bakıp değerlendirebilirler.
http://www.belgeler.com/b.../memento-filminin-analizi adresinde de güzel bir analiz yer alıyor.
ama adalet sistemi öylesine hastadır ki, teddy'nin anlattığı üzere gerçek suçlu bulunmuş ve öldürülmüşken bile, suçun mağduru adaletin gerçekleştiğine ikna olamıyor. yine sistemin hasta olduğunu fark edip kendi amaçları için kullananlar oluyor; natalie, otelci ve teddy gibi. son olarak da, teddy gerçekleri açık açık söylediğinde, sistem bunu da kabullenmiyor, düşman olarak tanımlıyor ve onu yok ediyor.
bilemiyorum senaristin kafasından bunlar geçti mi geçmedi mi, ama dikkatli izleyiciler filme bir de bu yönden bakıp değerlendirebilirler.
http://www.belgeler.com/b.../memento-filminin-analizi adresinde de güzel bir analiz yer alıyor.
olur da bi yerlerinde izlemeyi kesmek, mola vermek zorunda kalırsanız;
+ noluyo olm burayı izlemiştik zaten?
- nasıl izledik lan durdurdum sadece sarmadım ki!?
+hassttr, biz de mi not alsaydık amk...
+ noluyo olm burayı izlemiştik zaten?
- nasıl izledik lan durdurdum sadece sarmadım ki!?
+hassttr, biz de mi not alsaydık amk...
irc oldugunda kullanılan eski nicktir.
Uzun süre önce izlemiş olmama rağmen hala anlayamadığım yerler olan filmdir.
Sondan veya baştan nasıl başlıyosa başlasın aman be.
Filmin sonundada iyi bir küfür edebilebilirsiniz.
Sondan veya baştan nasıl başlıyosa başlasın aman be.
Filmin sonundada iyi bir küfür edebilebilirsiniz.
anlaması zor ama başdöndürücü mükemmel bir film.
tam boş zaman filmidir. ilk defada anladım diyenler ikinci kez izlediklerinde aslında ilkinde anlamadıklarını üzülerek farkedeceklerdir. bazılarımız da ilk seferde anlamamıştır ama ikinci kez izleyecek kafayı bir türlü bulamadıklarından anlamaz anlamaz hayata devam etmektedirler. ismi lazım değil o kişilerin.
benim için bir film değil yapbozdur.
leonardın filmin sonunda söylediği söz çok manidar: ben aslında hiç birinizden farklı değilim.. yani işin özü her insanın bir yalanı vardır bu hayatta inanmak istediği.
filmi izlerken leanord bir söz söylüyor:
"içinde bir suçluluk duygusu ama nedenini bilmiyorsun..."
film boyunca "neden böyle dedi" diye düşündüren, sonunda da "hmm demek bu yüzdenmiş" dediğimiz muhteşem ötesi film.
ayrıyetten dikkat! beyinde overload'a sebep oluyor...
"içinde bir suçluluk duygusu ama nedenini bilmiyorsun..."
film boyunca "neden böyle dedi" diye düşündüren, sonunda da "hmm demek bu yüzdenmiş" dediğimiz muhteşem ötesi film.
ayrıyetten dikkat! beyinde overload'a sebep oluyor...
adam oturmuş böyle bir film yazmış, yönetmiş... yani şimdi bu adamın beyni normal insanların beyni gibi çalışıyor diyenin alnını karışlarım.
internette dolaşırken karşılaştığım, bu ve benzer filmler için yapılmış güzel bir liste:
http://www.mania.com/10-c...fucks_article_124070.html
http://www.mania.com/10-c...fucks_article_124070.html
sahne gecişlerinin mükemmeliyeti yüzünden diğer unsurlarına dikkat edemediğim film. belki de o yüzden tek numarası sahne geçişleri gibi geliyor, bilemedim.
insanların kendilerini zeki zannetmeleri için yapılmış bir film. bir nevi ilaç. yoksa boktan bir senaryosu ve çekimi var. ilk seferse anlayanı da boğaziçi'ne yerleştirmiyorlar.
çok dikkatli izlenirse ilk seferde anlaşılabilecek film. kurgusu, konusu ve oyunculuklar mükemmel.
Baş ağrısına neden olabilecek christopher nolan yapımı film. o kadar dikkatli izlemek zorundasınız ki, uykunuz varken ya da hastaysanız izlenilmemesi gereken filmlerden. olabildiğince dinç bir şekilde izlenilmesi tavsiye edilir. aksi takdirde 'bu ne amuagoyim?' etkisi yaratabilir.
bunu unutmamam gerektiğini, arada bana hatırlatmam gerektiğini unutturma.
the prestige kadar tat vermese de yine de güzel, farklı filmdir. her şey bittikten 10 dakika sonra anlaşılır.
izleyip anlayamadığım tek film olarak arşivimde duran vasat film.filmin sürekli ileriden geriye doğru sarması bir süre sonra başınızı ağrıtabilir.
christopher nolan için 'adam coşmuş yaa dedirten filmdir. Tersten giden olay örgüsü filmin kolay anlaşılmaz bir hal almasını sağlamıştır. Sonuna geldiğinizde ise vay be dedirterek bakılır. Çoğu insanın ilk izleyişte kavrayamadığı söylenir.* Kesinlikle arşivlerde bulunması gereken filmdir.
ufak bir ayrıntıyı bile kaçırmamak için dikkatlice izlediğim son derece zevkli bir yapıt.
beyninin sınırlarını öğrenmek istiyorsan bu filmi izle çünkü beyin amcıklaması geçireceksin izlerken ben geçirdim şahsen.
sofya'da vitosha bulvarında bulunan, sevimli bir cafedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar