bugün
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- akp seçmeni16
- en toksik ilişkilerdeki seksin5
- hobi olarak seks yapmak5
- hangi aktörle aynı filmde oynamak isterdiniz7
- mesajlaşırken btw yazmak9
- river phoenix3
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif7
- fatma betül sayan kaya43
- sevilen kızın zorul zorul osurması5
- arkadaşlar ben neden sallanmadım8
- ona bir şey söyle9
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler8
- anın görüntüsü20
- göz teması kuramama9
- brokeback dagindan ev almak2
- the merich7
- akp'li biriyle siyaset konuşmak2
- saklama kabında sarma yapıp getiren oğlan5
- memesiz kadın6
- rüyamızda gördüğümüz kişilerin bizi düşündüğü4
- piçlerin insanlığa katkıları2
- yazarların güncel flört listesi5
- karadenizli biriyle evlenmek2
- saç ekimi3
- dünyanın en ucuz benzini türkiye de7
- carnage olmak2
- first dateye damatlık giyip gitmek3
- yazarların başarılı olduğu konular8
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey14
- tekerlek toplayan cocuk18
- 1 haftada 5 kilo vermek3
- salat namaz değildir8
- entarisi ala benziyor2
- bekir bozdağ5
- yapay zeka sözlük yazarı2
- türklerin başarılı olduğu konular9
- lazika çay2
- italyanların başarılı olduğu konular6
- pazar günü saat 17 00 ten sonra nereye gidilir6
- güldürülmesi kolay biri olmak4
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- 60 kilo üzeri kızlar sözlükten çıksın9
- testosteron2
- hamsili cilt kremi9
- kedi yada köpeği olmayan kadın6
- minyon tipli erkek olmak2
- ebemin iyi olduğu konu3
- kısa boylu insan egosu2
- anti christ4
zannımca ad ve posterinin rezalet olmasından dolayı pek önemsenmediğini sandığım, "şans" üzerine yapılmış en iyi filmdir.
woody allen ın 2005 yapımı filmi. her ne kadar şans faktörü denilse de bence daha çok ikili ilişkilerde kendimize itiraf edemediğimiz şeyleri gözümüze sokuyor woody allen. bunun dışında ben bir şey göremedim açıkçası filmde. diyaloglar, kurgu vs biraz vasat kalmış.
ortalama bir woody allen filmi. kendisini izleten ama ancak o kadar olangillerden. ilişki paradoks vs. deyince ustanın manhattan 'ı sağlamdır.
scarlett johansson'ın bakışlarıyla insanın içini erittiği film. özellikle biraz alkol aldıktan sonraki o buğulu bakışları adamı katil eder.
"iyi olmaktansa, şanslı olmayı yeğlerim.." diyen adam, hayatı anlamış adamdır. insanlar, yaşamın çok büyük bir kısmının şansa bağlı olduğu gerçeğiyle yüzleşmekten korkarlar..
tanım: film gibi film.
tanım: film gibi film.
tenis, voleybol gibi sporlarda son sayıya verilen addır,ing.
Scarlett e aşık olma sebebi film.
--spoiler--
Chris adlı karakterin filmin başında gösterilen, okuduğu dostoyevski suç ve ceza nın filmin kurgusunda etkisi oldugunu düşünüyorum gerçekten de. yani ben de o cınayet ve soygun gıbı gösterilme durumu, yaşlı kadının yanlıs zaman ve yerde olarak nola nın yanında chrıs ı görerek kendı ölumune davetıye cıkarması, chrıs ın tıpkı raskolnıkov gıbı sonrasında nola ve yaslı kadının hayaletlerını görmesı,bana onu anımsattı bıraz.
--spoiler--
bunun dışında şans faktörunun insan hayatında ne kadar önemli yer tuttugunu bıze bır kez daha göstermıs bır fılm. zaten oyunculuklar ve dıyaloglar da standart woody allen filmi ayarında.
Chris adlı karakterin filmin başında gösterilen, okuduğu dostoyevski suç ve ceza nın filmin kurgusunda etkisi oldugunu düşünüyorum gerçekten de. yani ben de o cınayet ve soygun gıbı gösterilme durumu, yaşlı kadının yanlıs zaman ve yerde olarak nola nın yanında chrıs ı görerek kendı ölumune davetıye cıkarması, chrıs ın tıpkı raskolnıkov gıbı sonrasında nola ve yaslı kadının hayaletlerını görmesı,bana onu anımsattı bıraz.
--spoiler--
bunun dışında şans faktörunun insan hayatında ne kadar önemli yer tuttugunu bıze bır kez daha göstermıs bır fılm. zaten oyunculuklar ve dıyaloglar da standart woody allen filmi ayarında.
yine bize günlük hayattaki ilişkileri ne kadar basite indirgeyerek gösterse de, ayarı da vermiştir woody allen.filmin basında da chris'in suç ve ceza okumasından bellıydı böyle olacağı.
Bir diger uber woody allen filmidir. Hic bir filmi uzmuyen bu adamin iliskilere, hayata, insana farkli bir bakis acisi var. tum filmlerinde bunu birazcik da olsa anlamaya calistim. Sanirim onun da sanattan anladigi, insanlardan istedigi bu..
Severiz kendisini olene kadar film yapsin biz izleyelim.. Bir digeri icin, (bkz: Richard linklater)
Severiz kendisini olene kadar film yapsin biz izleyelim.. Bir digeri icin, (bkz: Richard linklater)
2005 yapımı 119 dakikalık, dram/romantik kategorili ortalama bir woody allen filmi, imdb notu 7.7 görsel
--spoiler--
Eskiden bu yana bir kaç kez izlemiştim. Temiz bir aile çocuğunun para ile buluşmasından sonraki değişimini, ve o yüzük sahnesini hiç unutmam* *
--spoiler--
Filmin verdiği mesaj: dünya kadar malın olacağına, fındık kadar şansın olsun.
--spoiler--
Eskiden bu yana bir kaç kez izlemiştim. Temiz bir aile çocuğunun para ile buluşmasından sonraki değişimini, ve o yüzük sahnesini hiç unutmam* *
--spoiler--
Filmin verdiği mesaj: dünya kadar malın olacağına, fındık kadar şansın olsun.
Icinde bir adet çikolatalı kruvasan oynamaktadır.
spoiler içerebilir dikkat!!
1-Şans meselesi: Cinayeti soruşturmak üzere olay mahalline gelen polisler kendi aralarında "Kızın şanssızlığı, yanlış zamanda yanlış yerdeydi" derler. Oysa olay "Biri" tarafından planlanmıştı. Şans değildi. Hayatlarımız da "Biri" tarafından planlanıyor, biz bilmesek de mesajı veriliyor olabilir. Yani Allen ters köşe yapıp tam tersine, şans değil, kader vardır demek istiyor olabilir.
2-Adalet meselesi: Biz insan türü, küçük dünyamızda neyin adil, neyin adaletsiz olduğuna karar veremeyiz. Chiris'e hem karnındaki çocukla Scarlet'i, hem de masum komşuyu öldürdüğü ve cezasız kaldığı için kızıyoruz. Ancak yaşlı komşu ilaçlara bağımlı yaşayan, kimsesiz, hayatı kaymış biriydi. Belki de ölüm onun için hürriyetine kavuşmak demekti. Scarlet ise seksiliğinden başka bir özelliği olmayan, tek yaşam ideali olan aktrislikte sürekli çuvallayan, zengin aileye kapak atma şansı da olmayan bir kaybetmiş kişi idi. Karnındaki çocuk ise, kendisine gerçekten de sorulsa "Hiç doğmamış olmayı tercih ederdim" diyeceği bir hayata gelecekti. Bu durumda ölen tüm karakterler için yaşam zaten bir ızdırap yeriydi.
Spoiler bitti!!
Biz insanlar neyin şans, neyin kader; neyin adalet neyin haksızlık olduğunu bilemeyiz. "Büyük resim" ve "Onu yapan" bunu biliyor.
1-Şans meselesi: Cinayeti soruşturmak üzere olay mahalline gelen polisler kendi aralarında "Kızın şanssızlığı, yanlış zamanda yanlış yerdeydi" derler. Oysa olay "Biri" tarafından planlanmıştı. Şans değildi. Hayatlarımız da "Biri" tarafından planlanıyor, biz bilmesek de mesajı veriliyor olabilir. Yani Allen ters köşe yapıp tam tersine, şans değil, kader vardır demek istiyor olabilir.
2-Adalet meselesi: Biz insan türü, küçük dünyamızda neyin adil, neyin adaletsiz olduğuna karar veremeyiz. Chiris'e hem karnındaki çocukla Scarlet'i, hem de masum komşuyu öldürdüğü ve cezasız kaldığı için kızıyoruz. Ancak yaşlı komşu ilaçlara bağımlı yaşayan, kimsesiz, hayatı kaymış biriydi. Belki de ölüm onun için hürriyetine kavuşmak demekti. Scarlet ise seksiliğinden başka bir özelliği olmayan, tek yaşam ideali olan aktrislikte sürekli çuvallayan, zengin aileye kapak atma şansı da olmayan bir kaybetmiş kişi idi. Karnındaki çocuk ise, kendisine gerçekten de sorulsa "Hiç doğmamış olmayı tercih ederdim" diyeceği bir hayata gelecekti. Bu durumda ölen tüm karakterler için yaşam zaten bir ızdırap yeriydi.
Spoiler bitti!!
Biz insanlar neyin şans, neyin kader; neyin adalet neyin haksızlık olduğunu bilemeyiz. "Büyük resim" ve "Onu yapan" bunu biliyor.
En underrated 10 film arasına garanti girer bence bu şaheser.
Biti kanlananların hikayesi. Film başlarken Woody Allen ismini görünce tereddüte kapıldım yine garip garip diyaloglar görüp filmi anlamsız bir hikaye üzerinden izleyip vaktime yazık edeceğim diye kendimi yedim bitirdim resmen. Lakin çok şükür öyle olmadı; aksine sapasağlam bir hikayesi ve diyalogları var filmin. dakikalar geçerken de film su gibi akıyor resmen ve özellikle filmin girişi ile finalinde ki uyum şahaneydi. Herkesin izlemesi gereken iyi filmlerden, kaçırmayın.
Gündemdeki Haberler