bugün
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler17
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu7
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması21
- sersem herif10
- düşün ki bu gece öldün5
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi7
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması3
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek9
- sergen yalçın'ın erling haaland'ı beğenmemesi2
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam8
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı8
- zihni göktay11
- yeni yazarlara öneriler9
- yön duygusuna sahip olmamak6
- kadınların piç erkek tercihi8
- aylık 337 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- en çok hoşa giden doğa olayı2
- kardeş kardeş oynayın2
- trump suikasti2
- milyonların temmuz zammı netleşmesi6
- yaş ilerledikçe fark edilen şey10
- karı kıza para yedirir misiniz7
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler12
- 2026 dünya kupası25
- saraca finch house12
- telefonun aşırı ısınması2
- mel mel bakan adama gülümsemek11
- nickli başlık açacak kadar acınası durumda olmak4
- üstünlük kompleksi vs aşağılık kompleksi4
- unutulmayan duvar yazıları7
- sözlükte kavga olmayacak hissi6
- ata demirer'in deniz göktaş eleştirisi4
- gocu buraya bak parlak çocuk10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- ekrem imamoğlu'nun diploma davasının ertelenmesi2
- nato toplantısı anısına basılan 5 tl7
- günün şiiri21
- velvet ile ismet gürbüzün ortak noktaları6
- herbokolog2
- ragnar rockefeller38
- yutar mısınız4
- evlenilmeyecek kız tipi5
- öbür sözlüğün dağılıyor olması5
- anın görüntüsü11
- yılın ilk denize girişi4
- mia2
- değersizlik hissi6
- futbol21
- beni de gammaz yapın5
icadı ve yaygınlaşması, insan aklını düşünce üretir hâle getirmiş makine. onsuz geçen zamanlardaki insanlar, hoşa gidenleri ezberleyerek aktarma yoluna gidiyordu ki bu da düşünce üretimini kısıtlıyordu. matbaanın gelişimi ise, hoşa gideni ezberlemeye gerek kalmadan el altında tutabilmeyi ve yayabilmeyi sağladı. bu da zihinde ciddi anlamda rahatlık yarattı.
osmanlı bünyesindeki gayrimüslimlerin icat edildiği andan itibaren kullandığı fakat müslüman kesimin kullanmasının 300 yıl kadar geciktiği yazı basma makinesidir.
parayı en çok verenin, işi en çok verenin her zaman öncelikli olduğu yerlerdir. öyle ki eski iş yerimde akşam verilen iş ertesi güne gelirdi ama orada beleyen onlarca müşteri müdürün odasında mal mal beklerdi bizim işler basılacak diye.
bahaneleri hazırdı makineler arızalanmış deyip çıkarlardı işin içinden halbuki o anda o makinelerde o matbaya en çok işi veren ulusal bir yayıncı var.
herkesin parası ve işi kadar konuştuğu sektördür.
bahaneleri hazırdı makineler arızalanmış deyip çıkarlardı işin içinden halbuki o anda o makinelerde o matbaya en çok işi veren ulusal bir yayıncı var.
herkesin parası ve işi kadar konuştuğu sektördür.
matbaa ilk olarak 8. yy da japonyada icad edilmiştir. o dönemin imparatoru ilk olarak budizmin kutsal metinlerini bastirmiştir. japonlarin o dönem çin alfabesi kullanmasi sebebi ile genelde çin icadi olmasi ile ilgili genel bir yanilgi bulunmaktadir. uygurlarla birlikte meinzda johann gutenberg matbaayı geliştirerek metal harfler kullanmaya başlar. *
edit: uygurlarin matbayi kullanmış olmasi icad ettikleri anlamına gelmez. zira zaten uygurlar bir japon icadı olan matbaayi 9.yy de kullanmaya başlayarak geliştirmişlerdir.zaten uygurlarin varlığından bahsedilmesi de 9. yy a denk gelir. uygurların matbaayı icad ettigine dair kaynağı inceledim. keza o kaynakta dahi uygurlarin matbaayi icad ettiğini ifade eden bir cümle bulamadim.
--spoiler--
http://aglamak.blogcu.com...nusu-ve-turkler_6799.html
--spoiler--
edit: uygurlarin matbayi kullanmış olmasi icad ettikleri anlamına gelmez. zira zaten uygurlar bir japon icadı olan matbaayi 9.yy de kullanmaya başlayarak geliştirmişlerdir.zaten uygurlarin varlığından bahsedilmesi de 9. yy a denk gelir. uygurların matbaayı icad ettigine dair kaynağı inceledim. keza o kaynakta dahi uygurlarin matbaayi icad ettiğini ifade eden bir cümle bulamadim.
--spoiler--
http://aglamak.blogcu.com...nusu-ve-turkler_6799.html
--spoiler--
Tüm işlerin acil olduğu, rekabetin yoğun olduğu, yalancılığın sanat olduğu ve son zamanların en çok kapatmaların yaşandığı sektörlerden biri.
Genelde yaşanan telefon trafiği;
Müşteri:m
temsilci:t
m: Merhaba temsilcim ne alemde bizim işler.
t: Abi konuştuğumuz gibi yarın teslim.
m: ya örnek yolla bana teslimattan önce.
t: ee abi arabalar dışarda yarın fazladan örnekleri yollarım(Baskılacak olan ürün daha makinaya bile girmemiştir)
m: tamam temsilcim yarın görüşürüz o zaman.
Yarın;
m: temsilcim çıktımı bizim ürünler.
t: abi yolda birazdan orda olacaktır.
m: eyvallah sağol.
5 Saat sonra,
m: temsilci bey (iş resmiyete binmiştir). Hala gelmedi araç.
t: Müşteri bey(resmiyete resmiyetle karşılık verilir) yolda teslimatta sizin sıranız gelmedi diye böyle gecikme oldu sanırım. Şoför arkadaşa bir ulaşayım hemen size bilgi vereceğim.
(Baskıya yeni geçilmiştir)
10 dakika sonra yalan kurgulanır ve telefon edilir.
t: Müşteri bey kötü haber araba kaza yapmış. Bizde ulaşamadık tesadüfen kendisi aradı(senaryo sağlam hiç bir şekilde açığa yer verilmiyor). Teslimat yarına kaldı. Çekici araç çekmiş arabayı. Aksilik işte. Elimzde olmayan sebeplerden de olsa sizden özür diliyoruz.
m: Hadi ya geçmiş olsun. Sağlık olsun tamam yarın bekliyoruz o zaman. iyi çalışmalar.
t: (Yine inandırdım gururuyla). Talihsizlik işte. Yarın görüşürüz...
Genelde yaşanan telefon trafiği;
Müşteri:m
temsilci:t
m: Merhaba temsilcim ne alemde bizim işler.
t: Abi konuştuğumuz gibi yarın teslim.
m: ya örnek yolla bana teslimattan önce.
t: ee abi arabalar dışarda yarın fazladan örnekleri yollarım(Baskılacak olan ürün daha makinaya bile girmemiştir)
m: tamam temsilcim yarın görüşürüz o zaman.
Yarın;
m: temsilcim çıktımı bizim ürünler.
t: abi yolda birazdan orda olacaktır.
m: eyvallah sağol.
5 Saat sonra,
m: temsilci bey (iş resmiyete binmiştir). Hala gelmedi araç.
t: Müşteri bey(resmiyete resmiyetle karşılık verilir) yolda teslimatta sizin sıranız gelmedi diye böyle gecikme oldu sanırım. Şoför arkadaşa bir ulaşayım hemen size bilgi vereceğim.
(Baskıya yeni geçilmiştir)
10 dakika sonra yalan kurgulanır ve telefon edilir.
t: Müşteri bey kötü haber araba kaza yapmış. Bizde ulaşamadık tesadüfen kendisi aradı(senaryo sağlam hiç bir şekilde açığa yer verilmiyor). Teslimat yarına kaldı. Çekici araç çekmiş arabayı. Aksilik işte. Elimzde olmayan sebeplerden de olsa sizden özür diliyoruz.
m: Hadi ya geçmiş olsun. Sağlık olsun tamam yarın bekliyoruz o zaman. iyi çalışmalar.
t: (Yine inandırdım gururuyla). Talihsizlik işte. Yarın görüşürüz...
çocukken içinde büyüdüğüm o kağıt ve boya kokusunu, bu yaşıma geldim hala özlerim.
eskiden "tipo" tabir edilen baskı sistemi içinde kanserojen madde bulunan antimon'dan yapılmış kurşun harflerin espaslara dizilmesi ile yapılırdı. uzun süre bu işin içinde olan matbaacılar genelde kanserden hayatını kayberderdi.
ancak devir nitelğindeki ofset'in çıkması ile bu sorun aşılmış, şimdi sadece grafikerler işin stresi altında kalpten gitmektedirler.
eskiden "tipo" tabir edilen baskı sistemi içinde kanserojen madde bulunan antimon'dan yapılmış kurşun harflerin espaslara dizilmesi ile yapılırdı. uzun süre bu işin içinde olan matbaacılar genelde kanserden hayatını kayberderdi.
ancak devir nitelğindeki ofset'in çıkması ile bu sorun aşılmış, şimdi sadece grafikerler işin stresi altında kalpten gitmektedirler.
matbaa ile tanışmamız ilk olarak lale devrinde gerçekleşmiştir. basılan ilk kitap kitab-ı lugat-ı vankulu (vankulu sözlüğü)dür.
türkiyede ne sitresli söktörlerden bir tanesi.
Bildiğim kadarı ile Osmanlı'ya ilk matbaa'nın gelişi 1490'lara dayanır. Reqonquista hareketinin sonucu olarka ispanya'dan atılan safaradlar kendi yanlarında matbaalarını Osmanlı'ya getirmişlerdir. Osmanlı'da özellikle osmanlıca kitap basımı olarak kullanılmaya başlaması ise lale devrine rastlar. Bunun müsebbibini bir çok aydın "matbaaya olan karşıtlık" olarak belirtmişlerdir. bunun neden olarak matbanın bu kadar geç aygınlaşmasına etkisi olduğu gibi ekonomik-siyasal ve diğer nedenler de gözardı edilmemelidir.
bununla bilikte osmanlı'da 1588'de 3.murad'ın fermanı ile avrupa'dan -dini konular dışındaki kitapların getirilmesi-serbestti. fakat pek tercih edilmiyordu; bunun nedeni ise "avrupalı matbaacıların kuzey afrikadaki yazı türlerini örnek almaları ve avrupa da kullanılan arapça hurufatın osmanlı okurları tarafından beğenilmemesi" , "pek çok basılı metinin yanlışlar içermesi" de matbaa açısından sorun yaratıyordu. bundan yola çıkarak pek çok osmanlı'da gün geldiğinde Kuran'ın da matbaada basılacağını düşünmüşlerdir. çünkü "kuranın elle çoğaltılması hem büyük bir sevaptı"(Osmanlı Kültürü ve Gündelik Yaşam Ortaçağdan Yirminci Yüzyıla, Suraiya Faroqhi/Tarih Vakfı Yurt Yayınları) hem de matbaanın bu şekilde yaygınlaşması bu işi yapanların sevabını elinden alacaktı. bunların yanında hristiyanlardan gelen bir icattı matbaa.(bu noktada osmanlı; yapılan askeri alandaki devrimlere bakıldığında çelişkili hareket etmiştir).ekonomik bir neden olarak da bir çok insan için kitap çoğaltmanın geçim kapısı olduğudur ve bunun yanında da herhangi bir uzmanı olmayan ve osmanlı'ya getirilmesi ekonomik açıdan maliyeti oldukça yüksekti.
bununla bilikte osmanlı'da 1588'de 3.murad'ın fermanı ile avrupa'dan -dini konular dışındaki kitapların getirilmesi-serbestti. fakat pek tercih edilmiyordu; bunun nedeni ise "avrupalı matbaacıların kuzey afrikadaki yazı türlerini örnek almaları ve avrupa da kullanılan arapça hurufatın osmanlı okurları tarafından beğenilmemesi" , "pek çok basılı metinin yanlışlar içermesi" de matbaa açısından sorun yaratıyordu. bundan yola çıkarak pek çok osmanlı'da gün geldiğinde Kuran'ın da matbaada basılacağını düşünmüşlerdir. çünkü "kuranın elle çoğaltılması hem büyük bir sevaptı"(Osmanlı Kültürü ve Gündelik Yaşam Ortaçağdan Yirminci Yüzyıla, Suraiya Faroqhi/Tarih Vakfı Yurt Yayınları) hem de matbaanın bu şekilde yaygınlaşması bu işi yapanların sevabını elinden alacaktı. bunların yanında hristiyanlardan gelen bir icattı matbaa.(bu noktada osmanlı; yapılan askeri alandaki devrimlere bakıldığında çelişkili hareket etmiştir).ekonomik bir neden olarak da bir çok insan için kitap çoğaltmanın geçim kapısı olduğudur ve bunun yanında da herhangi bir uzmanı olmayan ve osmanlı'ya getirilmesi ekonomik açıdan maliyeti oldukça yüksekti.
15. yy da gutenberg icat etmiştir.
osmanlı devletinde ilk matbaa lale devri'nde (1727), istanbul'da, sait efendi ve ibrahim müteferrika tarafından kurulmuştur.. şeyhülislam dini kitaplar dışındaki kitapların basımı için fetva vererek hattatlık sanatı ile uğraşanların işsiz kalmasını önlemeye çalışmıştır.. matbaada basılan ilk eser vankulu lügatı'dır..
(bkz: mega basım)
çalışılabilecek en mükemmel ortamdır. insanların okuyacağı kitapları bir bir ciltlemek, her birine özen göstermek, bu işin ayrıcalığıdır. bir gün bir kitabı elinize aldığınızda onun bir bütün halinde elinizde durmasını sağlamış kişiye teşekkür ediniz. ayrıca etrafta dolaşan o hafif tutkal karışımlı kağıt kokusu insanı alıp götürür bir yerlere.
(bkz: bally çekmek)
(bkz: bally çekmek)
arapca tab' (basmak) kelimesinden gelen basım yapılan yer anlamında kullanılan, ilk olarak çinlilerin kullandıgı kesfedilen osmanlı'ya ibrahim müteferrika tarafından getirilen, kitap basılan yer
Ülkemize 300 yıl kadar sonra gelebilen(aslında istediğimiz ama avrupa posta idaresinin ihmali yüzünden geciken)ibrahim Müteferrika tarafından ilk kez kullanılan yazı basma aracı.
Basımevi.Basım işi yapılan yer.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar