bugün
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz20
- yazarların işlediği günahlar12
- toplu taşımada yer verme ahlakı5
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı22
- günlük tutmak7
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi7
- amedspor31
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek16
- flörtün ilkesel reddi2
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- yazarların fotoğrafları9
- saçmalayan yazarlar2
- ipkis2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- aleksey batrakov29
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim33
- profdrekremculfa3
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- bu ne hal yahu9
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- arkadaşlar uyuyalım mı artık6
- rahibin bu günahları çıkaramam demesi5
- kadın tır şoförleri6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- akşama ne yemek yapsam10
- şimdi ne yapsam acaba7
- durduk yere tribe girmek5
- psikoloğun incinmişsin demesi4
- korkudan patır patır altına yapmak5
- erbabı yaparken yorgan titremezmiş4
- kar soğuğu6
- cumartesi gecesi6
- yarma şeftali7
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı5
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- ağıza alınca rahatlatan şeyler9
- kendini odada unutmak4
- kanal 7 gelin dizisi5
- yakışıklı güvenlik4
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- sözlüğün yeni tasarımı23
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- sezar salatasını sezar mı yaptı4
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- manken gibi kadınla evlenmek5
(bkz: andersen masalları)
arthur rimbaud metni!!
MASAL
Alışılmış bir görkemi sürdürüp durmaktan bıkmıştı bir hükümdar. Olağanüstü sevda devrimleri düşlüyor ve bu düşlerini de, Tanrı'ya ve süse tapmaktan başka şey bilmeyen kadınlarıyla gerçekleştiremeyeceğini görüyordu. Gerçeği, gerçek arzuyu, özlü doyumu yaşamak istiyordu hükümdar. Günah olsun olmasın, istiyordu bunu. Üstelik buyruğunda bir hayli asker vardı.
Düşüp kalktığı bütün kadınları öldürttü. Nasıl da talan oldu o güzellik bahçesi! Kılıç altında can verirken şükranla andılar onun adını. Yenilerini istemedi. - Yine de başka kadınlar ortaya çıktı.
Av dönüşü ya da eğlencelerden sonra yanında kim varsa öldürdü. - Kimse de ayrılmadı yanından.
Değerli hayvanları zevk için boğazladı. Sarayları yaktırdı. Üzerlerine yürüyüp dilim dilim doğradı insanları.
- Bitip tükenmek bilmedi kalabalık, altın çatılar, güzel hayvanlar.
Kendinden geçebilir mi yakıp yıkarak, vahşetle gençleşebilir mi insan? Halktan çıt çıkmadı. Destekleyen de olmadı.
Bir akşam gururla, atını dört nal sürüyordu. Karşısına bir Peri çıktı, anlatılamaz, hatta sözcüklere sığmaz bir güzellikteydi. Yüzünde, edasında, çok değişik, karmaşık bir sevdanın!.. olağanüstü, hatta dayanılmaz bir mutluluğun muştusu vardı! Hükümdarla Peri sanırım tam sağlık içinde yok olup gittiler. Nasıl ölmezlerdi ki? Birlikteydiler ya, öldüler.
Sarayında öldü o hükümdar, belli bir yaşa gelince. Hükümdar periydi. Peri de hükümdar.
Tutkumuz bilge müzikten yoksun.
MASAL
Alışılmış bir görkemi sürdürüp durmaktan bıkmıştı bir hükümdar. Olağanüstü sevda devrimleri düşlüyor ve bu düşlerini de, Tanrı'ya ve süse tapmaktan başka şey bilmeyen kadınlarıyla gerçekleştiremeyeceğini görüyordu. Gerçeği, gerçek arzuyu, özlü doyumu yaşamak istiyordu hükümdar. Günah olsun olmasın, istiyordu bunu. Üstelik buyruğunda bir hayli asker vardı.
Düşüp kalktığı bütün kadınları öldürttü. Nasıl da talan oldu o güzellik bahçesi! Kılıç altında can verirken şükranla andılar onun adını. Yenilerini istemedi. - Yine de başka kadınlar ortaya çıktı.
Av dönüşü ya da eğlencelerden sonra yanında kim varsa öldürdü. - Kimse de ayrılmadı yanından.
Değerli hayvanları zevk için boğazladı. Sarayları yaktırdı. Üzerlerine yürüyüp dilim dilim doğradı insanları.
- Bitip tükenmek bilmedi kalabalık, altın çatılar, güzel hayvanlar.
Kendinden geçebilir mi yakıp yıkarak, vahşetle gençleşebilir mi insan? Halktan çıt çıkmadı. Destekleyen de olmadı.
Bir akşam gururla, atını dört nal sürüyordu. Karşısına bir Peri çıktı, anlatılamaz, hatta sözcüklere sığmaz bir güzellikteydi. Yüzünde, edasında, çok değişik, karmaşık bir sevdanın!.. olağanüstü, hatta dayanılmaz bir mutluluğun muştusu vardı! Hükümdarla Peri sanırım tam sağlık içinde yok olup gittiler. Nasıl ölmezlerdi ki? Birlikteydiler ya, öldüler.
Sarayında öldü o hükümdar, belli bir yaşa gelince. Hükümdar periydi. Peri de hükümdar.
Tutkumuz bilge müzikten yoksun.
muzik derslerindeki bir ornegi icin sozlerini de yazayim da tam olsun sarkisi.
Dağlar ardında bir orman varmış
Orta bütün hayvanlar
Mutlu yaşarmış
Bir insan gelmiş
Çok da zalimmiş
Vurmuş bir bir onları
Kesmiş ormanı
Yağmur yağmamış
Güneş doğmamış
O zalimin sonunu gören olmamış
Dağlar ardında bir orman varmış
Orta bütün hayvanlar
Mutlu yaşarmış
Bir insan gelmiş
Çok da zalimmiş
Vurmuş bir bir onları
Kesmiş ormanı
Yağmur yağmamış
Güneş doğmamış
O zalimin sonunu gören olmamış
babalar anlatır,
cocuklarına uyumadan once.
hayal kurmayı ogrensin cocuk diye.
fakat isler oyle yurumez.
baba masallarına katar cocugu,
kendisi de girer masalın icine,
bu masal hic bitmez.
bitmesindir zaten,
hep babalar anlatsındır. *
cocuklarına uyumadan once.
hayal kurmayı ogrensin cocuk diye.
fakat isler oyle yurumez.
baba masallarına katar cocugu,
kendisi de girer masalın icine,
bu masal hic bitmez.
bitmesindir zaten,
hep babalar anlatsındır. *
zevkli ve ayrıca fantastik vede romantikte olduğunu düşündüğüm antistar' ın yarattığı tema.
(bkz: ailecek hastasıyız)
(bkz: ailecek hastasıyız)
insanın aklına güller ve dudaklar şimdi die giden parcayı getiren, yapanın zevkine saygı duyduğum sözlüğün en iyi temasıdır
tanımlamaya kelime bulunamayacak kadar güzel temadır. enfes, muhteşem, harika hepsi yetersiz kaldı bir an.
teşekkürler antistar...
teşekkürler antistar...
tematik bir temadir.*
ismi gibi masali da mevcut; (#1030850)
unutulan noktalar duzenlenmi$, revize halde zall'a e-posta yolu ile iletilmi$ temadir. bundan sonra "ulan yapmi$sin yapmi$sin got kadar yeri es gecmi$sin" demesin kimse bana, muhatabiniz zall'dir ona cemkirin layn ayttt, canim sozluk.*
edit: duzelmi$ her yeri. kullanin gonul rahatligiyla.
ismi gibi masali da mevcut; (#1030850)
unutulan noktalar duzenlenmi$, revize halde zall'a e-posta yolu ile iletilmi$ temadir. bundan sonra "ulan yapmi$sin yapmi$sin got kadar yeri es gecmi$sin" demesin kimse bana, muhatabiniz zall'dir ona cemkirin layn ayttt, canim sozluk.*
edit: duzelmi$ her yeri. kullanin gonul rahatligiyla.
uludağ sözlüğün en iyi teması.
Kaybetmem emredilen binlerce savaşı kazanıp en büyük yaralarımla karşına çıktım bugün. hissiz, renksiz ve biçimsiz tuğlalarla örülmüş derin bir kuyunun içinde geçirdiğim katmerli yılların ardından, bir tırmanış tutturdu kalbim gökyüzüne.. zenginliğinden milyar defa basitliğe indirgenmiş tonlarca geceden geçip, tüm siyah-beyaz tonuna rağmen hayatın .... geldim işte bir yerlerden, bir zamanlardan, binbir yaralı kalpten; tüm hüzünlerden arındırıp bizi, masal anlatan bir sevişme için..
Seni seviyorum; tüm kelimelerin peşi sıra aceleciliğinin arasında yok olan bu iki kelimeyi yine defalarca belki de yine hiç düşünmeden, anlamını sorgulamadan sarfedebilmek için seviyorum seni.. Olabildiğine uzak dursan da, korkup kaçsan hatta en az bizim kadar sorgulayıp yorsan bile aşkı, geldim bugün..
Aşk bu dünyaya ait değildi artık. Çünkü dünya lekesiz değil, ihanet etmişliği var aşk'a, sicili fazlasıyla bozuk.. derin bir affın yaşattığı umarsız hafifliğin hissettireceği tüm by-pass ameliyat enjekteli, sahte, plastik kokan aşkların arkasından(!) asla biçimini yitirmeyen, unutmanın yasak olduğu ve içinde sadece senin saklandığın bir aşk ile geldim dün, bugün ve yarın, bir demden bir diğerine, katran koyusu kirmizi(!) bir çift gözün kapandığı anda.. Sıyrılıp tüm lüzümsüz yalnızlıklardan, kudurmuş bir aşk için avaz avaz bağırabilmek için yanındayım.. Seninle tamamlanacak bir aşkın ilk yap-boz parçası ellerin, öyle ki şekli tam kalbimin ortasında ki boşluğa ait.
ilk ben öldüm bir masalda ve ölürken bir avuç huzur, bir avuç aşk bıraktım dünyana miras olarak. Sesine, ahengine, görkemine buladım geri kalan yanlarımı ki; ardıma her bakışımda bir parça ben görebilmek istedim üstünde. Şimdi masalı ele geçirilmiş aptal bir yazarın kalemini kırarak aynı masalın bir başka kahramanı olarak yazıyorum kendimi.. Bir dünyadan bambaşka bir dünyaya aidiyet tayin ediyorum iliklerime, senin olduğun her yerde..
Soruları, sorguları geride cevapsız bırakıp ruhumu ruhunun tam ortasında saklamaya geldim. tıpkı aklımın en karışık olduğu saatlerde ansızın gelişin gibi bu sefer. Seni örnekliyorum evrenin tüm tanım bekleyen anlamsızlığında. Her sonucu seninle ilintilendiriyorum, mutlaka bir ilişkin olmalı hayatımda yaşanmışlığa anlam katabilecek ne varsa.
Adının bilinmediği, anımsanmadığı ve hiç duyulmadığı bir dünya aradım kendime. Her bulduğum dünyadan sessizce uzaklaştım.. Hangimiz daha hızlı koşuyorduk? zaman mı yoksa ben mi? Hangisi daha anlamlıydı? Zaman mı yoksa zamansızlık mı? Ansızın gelen bir hayatın kazandırdığı boşvermişliği de bırakıp bir kenara çıktım yola. Uzun zamanlar, kısa hayatlardan geçip bir çırpıda, aidiyetimi tayin ettiğim dünyaya geldim.. Aklımda sınırsız korku ve bir parça umut katılmış hayalperest yalnızlıklarla birlikte geldim..
Geldim bugün. Bir sır gibi saklıyorum zihnimde tüm yaşadıklarımızı. Hüzün bitince geri döndüm, hatta tam karşında duruyorum tüm yorgunluğum ve yorulmuşluğum, umulmazlıklarım, hayallerim ve sıradansızlığımla. Her şey olması gerektiği gibi işte.. Git diyebilir misin artık ya da sorgular mısın gelişimi? Sev desem çok mu küstah davranırım? Kovulur muyum kendi yazdığım uzun zamanlar, kısa hayatlar, imkansız mutluluklarla bezenmiş masalımdan? Yoksa yine yanlış bir masala mı dahilim? *
Seni seviyorum; tüm kelimelerin peşi sıra aceleciliğinin arasında yok olan bu iki kelimeyi yine defalarca belki de yine hiç düşünmeden, anlamını sorgulamadan sarfedebilmek için seviyorum seni.. Olabildiğine uzak dursan da, korkup kaçsan hatta en az bizim kadar sorgulayıp yorsan bile aşkı, geldim bugün..
Aşk bu dünyaya ait değildi artık. Çünkü dünya lekesiz değil, ihanet etmişliği var aşk'a, sicili fazlasıyla bozuk.. derin bir affın yaşattığı umarsız hafifliğin hissettireceği tüm by-pass ameliyat enjekteli, sahte, plastik kokan aşkların arkasından(!) asla biçimini yitirmeyen, unutmanın yasak olduğu ve içinde sadece senin saklandığın bir aşk ile geldim dün, bugün ve yarın, bir demden bir diğerine, katran koyusu kirmizi(!) bir çift gözün kapandığı anda.. Sıyrılıp tüm lüzümsüz yalnızlıklardan, kudurmuş bir aşk için avaz avaz bağırabilmek için yanındayım.. Seninle tamamlanacak bir aşkın ilk yap-boz parçası ellerin, öyle ki şekli tam kalbimin ortasında ki boşluğa ait.
ilk ben öldüm bir masalda ve ölürken bir avuç huzur, bir avuç aşk bıraktım dünyana miras olarak. Sesine, ahengine, görkemine buladım geri kalan yanlarımı ki; ardıma her bakışımda bir parça ben görebilmek istedim üstünde. Şimdi masalı ele geçirilmiş aptal bir yazarın kalemini kırarak aynı masalın bir başka kahramanı olarak yazıyorum kendimi.. Bir dünyadan bambaşka bir dünyaya aidiyet tayin ediyorum iliklerime, senin olduğun her yerde..
Soruları, sorguları geride cevapsız bırakıp ruhumu ruhunun tam ortasında saklamaya geldim. tıpkı aklımın en karışık olduğu saatlerde ansızın gelişin gibi bu sefer. Seni örnekliyorum evrenin tüm tanım bekleyen anlamsızlığında. Her sonucu seninle ilintilendiriyorum, mutlaka bir ilişkin olmalı hayatımda yaşanmışlığa anlam katabilecek ne varsa.
Adının bilinmediği, anımsanmadığı ve hiç duyulmadığı bir dünya aradım kendime. Her bulduğum dünyadan sessizce uzaklaştım.. Hangimiz daha hızlı koşuyorduk? zaman mı yoksa ben mi? Hangisi daha anlamlıydı? Zaman mı yoksa zamansızlık mı? Ansızın gelen bir hayatın kazandırdığı boşvermişliği de bırakıp bir kenara çıktım yola. Uzun zamanlar, kısa hayatlardan geçip bir çırpıda, aidiyetimi tayin ettiğim dünyaya geldim.. Aklımda sınırsız korku ve bir parça umut katılmış hayalperest yalnızlıklarla birlikte geldim..
Geldim bugün. Bir sır gibi saklıyorum zihnimde tüm yaşadıklarımızı. Hüzün bitince geri döndüm, hatta tam karşında duruyorum tüm yorgunluğum ve yorulmuşluğum, umulmazlıklarım, hayallerim ve sıradansızlığımla. Her şey olması gerektiği gibi işte.. Git diyebilir misin artık ya da sorgular mısın gelişimi? Sev desem çok mu küstah davranırım? Kovulur muyum kendi yazdığım uzun zamanlar, kısa hayatlar, imkansız mutluluklarla bezenmiş masalımdan? Yoksa yine yanlış bir masala mı dahilim? *
olaganustu olaylara, dogaustu varlıklara yer veren, tumuyle dus urunu, cogunlukla belirli olmayan bir zamanda ve yerde gecen, genellikle agızdan agza aktarılarak surup giden bir anlatı turu.
Duman diye bitli bi grubun şarkısıymış, bugün duydum.. Halbuki benim bildiğim masallar gayet tatli, Pamuk Prenses var, Uyuyan güzel var.. olmamış, 10 üzerinden 6,4278.
Bir masal anlat bana, içinde mutluluk olsun
Buram buram aşk koksun,
Bir masal anlat bana,
Düşlerden oluşan
Toz pembe hayelleri olan,
Bir masal anlat ki,
Seni unutmayım.
-------------------------------
masalımın bittiği yerde hayatın başladığı nokta....
Buram buram aşk koksun,
Bir masal anlat bana,
Düşlerden oluşan
Toz pembe hayelleri olan,
Bir masal anlat ki,
Seni unutmayım.
-------------------------------
masalımın bittiği yerde hayatın başladığı nokta....
kirlenmemiş, duru kelam! umutları canlı tutmaya ön ayak olan, anonim araç... iyinin ve kötünün basitliği, kavranılabilirliği...
yaşanamayacak güzel yaşanmışlıklar.
söz ve müziği deniz seki'ye ait olan, deniz seki'nin aşk denizi albümünün 3. şarkısı.
Zor olanı seviyor insan her defa
Gerçeği bende sahtesi dilde gizli
Kalbe yenik düşen aşk kelimesinin
Üzüleni ben üzeniyse kalpte gizli
aaaa aaaa aaaaaa aahhh
biliyorum kolay değil
hayat buysa gerçek nedir
ağlamaya alıştırdın
ölüm bize masal gelir
Zor olanı seviyor insan her defa
Gerçeği bende sahtesi dilde gizli
Kalbe yenik düşen aşk kelimesinin
Üzüleni ben üzeniyse kalpte gizli
aaaa aaaa aaaaaa aahhh
biliyorum kolay değil
hayat buysa gerçek nedir
ağlamaya alıştırdın
ölüm bize masal gelir
Çok zor
bunu inan anlatamam
Çok zor..
Gerçeğiyle yüzleşince yoksun
Aynalara baka baka
Kendini kendine şikayet ediyorsun
Delirir gibi..
Biliyorum kolay değil
Hayat buysa gerçek nedir
Ağlamaya alıştırdın
Ölüm bize masal gelir
ölüm bize masal gelir...
Zor olanı seviyor insan her defa
Gerçeği bende sahtesi dilde gizli
Kalbe yenik düşen aşk kelimesinin
Üzüleni ben üzeniyse kalpte gizli
aaaa aaaa aaaaaa aahhh
biliyorum kolay değil
hayat buysa gerçek nedir
ağlamaya alıştırdın
ölüm bize masal gelir
Zor olanı seviyor insan her defa
Gerçeği bende sahtesi dilde gizli
Kalbe yenik düşen aşk kelimesinin
Üzüleni ben üzeniyse kalpte gizli
aaaa aaaa aaaaaa aahhh
biliyorum kolay değil
hayat buysa gerçek nedir
ağlamaya alıştırdın
ölüm bize masal gelir
Çok zor
bunu inan anlatamam
Çok zor..
Gerçeğiyle yüzleşince yoksun
Aynalara baka baka
Kendini kendine şikayet ediyorsun
Delirir gibi..
Biliyorum kolay değil
Hayat buysa gerçek nedir
Ağlamaya alıştırdın
Ölüm bize masal gelir
ölüm bize masal gelir...
bir orhan veli şiiri. şöyledir:
MASAL
Çocuk gönlüm kaygılardan azade
Yüzlerde nur, ekinlerde bereket;
At üstünde mor kâküllü şehzade;
Unutmaya başladığım memleket,
Şakağımda annemin sıcak dizi,
Kulağımda falcı kadının sözü,
Göl başında padişahın üç kızı,
Alaylarla Kafdağına hareket.
MASAL
Çocuk gönlüm kaygılardan azade
Yüzlerde nur, ekinlerde bereket;
At üstünde mor kâküllü şehzade;
Unutmaya başladığım memleket,
Şakağımda annemin sıcak dizi,
Kulağımda falcı kadının sözü,
Göl başında padişahın üç kızı,
Alaylarla Kafdağına hareket.
yaşar tarafından seslendirilen versiyonu bir atilla ilhan şiiridir.
masal masal matitas
kaynanamın götü tas
çukura düşmüş çıkamaz
pır pır eder uçamaz
fındık kadar sıçamaz gibi bir tekerlemeye konu olmuş kelime. *
kaynanamın götü tas
çukura düşmüş çıkamaz
pır pır eder uçamaz
fındık kadar sıçamaz gibi bir tekerlemeye konu olmuş kelime. *
"uyaran"ların günümüzdeki kadar çok olmadığı dönemlerde, çocukları formatlarken, dünyayı algılamalarında fark oluşsun diye yazılmış, anlatılmışlardı. metafor zengini kurguları, çocukları dünyayı "gör"düklerinden ibaret sanmasın diyeydi. batı dünyasında parayla yazdırılan eserler iken, doğuda 1001 gece anlat bitmez zenginlikteydiler. sonra tv icad edildi, büyükler uyumaya başlayınca, çocukları hepten unuttular.
Nil Karaibrahimgil'in en sahane sarkılarından biri..
Daha küçücüktüm öldüm
Ama ben masalımı da gördüm
Baba anneme söyle öldüm
Daha parlayabilirdim söndüm
Daha oynayabilirdim döndüm
Daha toplayabilirdim böldüm
Masalımı da gördüm
istemem ben hiç adım unutulsun
Resmim tozlu raflara konsun
Arayan beni masallarda bulsun
Daha küçücüktüm öldüm
Ama ben masalımı da gördüm
Baba anneme söyle öldüm
Daha parlayabilirdim söndüm
Daha oynayabilirdim döndüm
Daha toplayabilirdim böldüm
Masalımı da gördüm
istemem ben hiç adım unutulsun
Resmim tozlu raflara konsun
Arayan beni masallarda bulsun
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com