bugün
- cumhuriyetten rahatsız olan insan8
- trabzonspor7
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması8
- binyamin netanyahu12
- nervio abla20
- kelek çıkarsa gel götten sik beni abi diyen manav6
- salçalı makarna13
- güzel bir kadının giydiği çorap5
- kimseye zararı olmayan kişi2
- ismail kartal23
- yerde para bulmak9
- yeni evli çift aktiviteleri16
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz6
- laşon hara3
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- herkese veren biri4
- yazılımcıların flört edememesi8
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- ayağını emojiyle kapatan insan3
- tuzlu kahve dizisi4
- sözlüğe hareket getirecek şey8
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- motorsiklet6
- mavi4
- görükle den moskova'ya yürümek5
- madencilerin ankara'ya yürüyüşüne müdahale3
- heyt bea2
- türkiye cumhuriyeti3
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- vajinaya limon sıkıp emmek3
- mutlu günleri beklemek15
- kedimin yatağıma kusması7
- araba almak3
- porsche5
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- en lezzetli balık12
- 28 ekim 2026 kars 36 spor antalyaspor maçı2
- güney kore34
- vajinaya dil atmak15
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı10
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- sabahları sevilen şeyler6
- sözlük kızlarının çorapları11
- kimsenin sizi sevmemesi16
- ümit kocasakal19
- bölücü yavşak duruşmada terledi2
- nervio tarzı entry girmek24
- volkswagen beetle kullanan seri katil2
bir hakan günday şaheseri.
arka kapak;
''Topaz Jewellery Center evrenin en büyük kuyumcusudur. Temeli Kapalıçarşı'da, çatısı Antalya'dadır. Çatının altında dört kat yatar. Her biri yedi yüz metrekaredir. Topaz'ın penceresi yoktur. Havalandırma sistemi eşsizdir. Bina, var olmayan bir ülkenin büyükelçiliğine benzer, içine adım atıldığında Türkiye'den çıkılır. Dışarıdan Kabe'ye, içeriden ana rahmine benzer. Topaz, üç delikli bir kasadır. Her deliğin şifresi farklıdır. Birinci delik ana giriştir. Ön cephenin balina grisi rengindeki duvarı, hayat geçirmez camdan üretilmiş kapılar taşır. Girerken yüksek, çıkarken alçak görünmesinler diye doğu cephesinde ikizleri vardır. Topaz'ın ikinci deliği doğu cephesindeki siyah camdan kapılardır. Binanın bağırsağına denk düşen arka cephedeyse duvarla aynı renkte tokmak taşıyan balina grisi demir bir kapı vardır. Topaz'a giren birinci deliği, çıkan ikincisini kullanır. Çünkü Topaz'a girmiş olan turistle, girecek olan turist karşılaşmamalıdır. Topaz'da çalışansa girip çıkmak için, duvara gömülmüş, görünmez delikten geçer. Topaz Jewellery Center, evrenin en büyük kuyusudur."
arka kapak;
''Topaz Jewellery Center evrenin en büyük kuyumcusudur. Temeli Kapalıçarşı'da, çatısı Antalya'dadır. Çatının altında dört kat yatar. Her biri yedi yüz metrekaredir. Topaz'ın penceresi yoktur. Havalandırma sistemi eşsizdir. Bina, var olmayan bir ülkenin büyükelçiliğine benzer, içine adım atıldığında Türkiye'den çıkılır. Dışarıdan Kabe'ye, içeriden ana rahmine benzer. Topaz, üç delikli bir kasadır. Her deliğin şifresi farklıdır. Birinci delik ana giriştir. Ön cephenin balina grisi rengindeki duvarı, hayat geçirmez camdan üretilmiş kapılar taşır. Girerken yüksek, çıkarken alçak görünmesinler diye doğu cephesinde ikizleri vardır. Topaz'ın ikinci deliği doğu cephesindeki siyah camdan kapılardır. Binanın bağırsağına denk düşen arka cephedeyse duvarla aynı renkte tokmak taşıyan balina grisi demir bir kapı vardır. Topaz'a giren birinci deliği, çıkan ikincisini kullanır. Çünkü Topaz'a girmiş olan turistle, girecek olan turist karşılaşmamalıdır. Topaz'da çalışansa girip çıkmak için, duvara gömülmüş, görünmez delikten geçer. Topaz Jewellery Center, evrenin en büyük kuyusudur."
Kitaba başlarken tram, pörç, yumoş, pafküf, ahçik, mart, paks gibi kelimelerle karşılaştıkça kelimenin cümleden çıkardığınız anlamını not etmenizi tavsiye ederim.
Olay,mekan olarak dört katlı, iki yüz elli çalışana sahip Topaz Jewellery Center 'da geçer.
Romanda Kozan, sami çınarcıyan ve oğulları hayko, jojo, Cefi,nasıf, Selim, Feyza, bahadır, oço, ishak gibi karakterler yer alır. Kozan, istanbul doğumlu, st benoit lisesinden, Bilkent Üniversitesi Uluslararası ilişkiler mezunu, askerliğini Tatvan'da yapmış 33 yaşında Topaz 'ın üçüncü katında şeflik yapan, kuyumcu bir adamdır. 28 yaşında viyana türk büyükelçiliğine üçüncü katip olarak atandı ancak viv adlı bir hatunla koks çekerken yakalandığı için görevden alındı. Antalya'ya geldiğinde her şeyi mahvettiğini düşünüyordu, tezgahtar olana dek...
Kitapta ilgimi çeken nokta ise aklıma gelmeyecek şeylerin satırlara dökülmesi oldu. Örneğin "ramat cila artığı tozudur,atölyenin başındaki ustaya kalır ve bir centerın yıllık ramatının bir kuyumcu açmaya yetecek kadar çok olan yedi kilo hası bulduğu olur."
- kitaptan alıntı-
Antalya, dünya üzerinde kendine ait güneşi olan tek kenttir. Bu güneş ısıtmaz ama ıslatır. Kanser yapmaz ama kan kusturur. Irkçı bir orospu çocuğudur. Turisti bronzlaştırırken, çalışanı buharlaştırır... Kirpik terletir, dudak yapıştırır. Tatil köyüne doğuyorsa, kahvaltı sonrası için havuz kenarındaki şezlonga havlu atma; Topaz 'ın bahçe girişindeki güvenlik kulübesine doğuyorsa beyin kanaması zamanıdır.
Yaşadığım şehir ancak bu kadar anlatılabilirdi. Kitabın sonu sizi Hayalkırıklığına uğratmayacak, okuyunuz.
Olay,mekan olarak dört katlı, iki yüz elli çalışana sahip Topaz Jewellery Center 'da geçer.
Romanda Kozan, sami çınarcıyan ve oğulları hayko, jojo, Cefi,nasıf, Selim, Feyza, bahadır, oço, ishak gibi karakterler yer alır. Kozan, istanbul doğumlu, st benoit lisesinden, Bilkent Üniversitesi Uluslararası ilişkiler mezunu, askerliğini Tatvan'da yapmış 33 yaşında Topaz 'ın üçüncü katında şeflik yapan, kuyumcu bir adamdır. 28 yaşında viyana türk büyükelçiliğine üçüncü katip olarak atandı ancak viv adlı bir hatunla koks çekerken yakalandığı için görevden alındı. Antalya'ya geldiğinde her şeyi mahvettiğini düşünüyordu, tezgahtar olana dek...
Kitapta ilgimi çeken nokta ise aklıma gelmeyecek şeylerin satırlara dökülmesi oldu. Örneğin "ramat cila artığı tozudur,atölyenin başındaki ustaya kalır ve bir centerın yıllık ramatının bir kuyumcu açmaya yetecek kadar çok olan yedi kilo hası bulduğu olur."
- kitaptan alıntı-
Antalya, dünya üzerinde kendine ait güneşi olan tek kenttir. Bu güneş ısıtmaz ama ıslatır. Kanser yapmaz ama kan kusturur. Irkçı bir orospu çocuğudur. Turisti bronzlaştırırken, çalışanı buharlaştırır... Kirpik terletir, dudak yapıştırır. Tatil köyüne doğuyorsa, kahvaltı sonrası için havuz kenarındaki şezlonga havlu atma; Topaz 'ın bahçe girişindeki güvenlik kulübesine doğuyorsa beyin kanaması zamanıdır.
Yaşadığım şehir ancak bu kadar anlatılabilirdi. Kitabın sonu sizi Hayalkırıklığına uğratmayacak, okuyunuz.
"antalya , dünya üzerinde kendine ait güneşi olan tek kenttir.bu güneş ısıtmaz ama ıslatır.kanser yapmaz ama kan kusturur.ırkçı bir orospu çocuğudur.turisti bronzlaştırırken, çalışanı buharlaştırır."
içinde bir sürü Ermenice kelime bulunan Hakan Günday şaheseri. Muazzam bir eser kesinlikle tavsiye ederim. Bir kuyumcu tezgahtarının aynı zamanda kuyumcu center'ının hikayesi anlatılmaktadır.
Kitabın adı yani Malafa'nın anlamı: Kuyumcuların yüzüklerin boyutlarını anlamak için kullandığı alet.
işte kitaptaki ermenice kelimeler ve anlamları, belki bir faydası olur ben bunları kullanarak okumuştum.
10'luk bir sisteme göre değerlendirecek olursak; 8/10 Puan alır diye düşünüyorum.
Abuş : Salak, aptal; salaklık
Ahçik : Kız, kadın
Ahparik : Erkek kardeş; arkadaş
Ataka : Para
Camper : Yürü, “ikile” anlamında
Ceviz : Kötü, işe yaramaz, uyduruk
Çikolata : isviçre frangı
Dacik : Türk
Deşalamak : Kovmak, siktir etmek
Hanut : Parsa, yüzde
Has : Saf/ham altın
Kokz : Kokain
Malafa : Yüzük ölçüsü almaya yarayan alet
Mart : Erkek
Meterlemek : Seks yapmak, becermek, s.kmek; kazıklamak
Miralama : Bakmak, izlemek
Montür : Çeşitli takılarda taşın yerleştirildiği çerçeve
Nasıf : Bir şeyi iki eşit parçaya bölen ;ekmek.
Pafküf : Esrar
Paks : Kişi, müşteri ?
Papi : Baba
Pata : Penis
Piyz : Alkol
Pörç : ibne
Potpot : Kumar (poker?)
Ramat : Cila artığı altın tozu
Şaşo : Vajina
Tetas : Meme
Todis : Çalgıcı, Çingene
Tokar : Okşamak, Dokunmak
Tram : Para
Trikalar naşlamış : Sakallar uzamış
Vardik : Don
Vor : Göt
Yumoş : Euro, Avro
Zurnik : Oral seks
Kitabın adı yani Malafa'nın anlamı: Kuyumcuların yüzüklerin boyutlarını anlamak için kullandığı alet.
işte kitaptaki ermenice kelimeler ve anlamları, belki bir faydası olur ben bunları kullanarak okumuştum.
10'luk bir sisteme göre değerlendirecek olursak; 8/10 Puan alır diye düşünüyorum.
Abuş : Salak, aptal; salaklık
Ahçik : Kız, kadın
Ahparik : Erkek kardeş; arkadaş
Ataka : Para
Camper : Yürü, “ikile” anlamında
Ceviz : Kötü, işe yaramaz, uyduruk
Çikolata : isviçre frangı
Dacik : Türk
Deşalamak : Kovmak, siktir etmek
Hanut : Parsa, yüzde
Has : Saf/ham altın
Kokz : Kokain
Malafa : Yüzük ölçüsü almaya yarayan alet
Mart : Erkek
Meterlemek : Seks yapmak, becermek, s.kmek; kazıklamak
Miralama : Bakmak, izlemek
Montür : Çeşitli takılarda taşın yerleştirildiği çerçeve
Nasıf : Bir şeyi iki eşit parçaya bölen ;ekmek.
Pafküf : Esrar
Paks : Kişi, müşteri ?
Papi : Baba
Pata : Penis
Piyz : Alkol
Pörç : ibne
Potpot : Kumar (poker?)
Ramat : Cila artığı altın tozu
Şaşo : Vajina
Tetas : Meme
Todis : Çalgıcı, Çingene
Tokar : Okşamak, Dokunmak
Tram : Para
Trikalar naşlamış : Sakallar uzamış
Vardik : Don
Vor : Göt
Yumoş : Euro, Avro
Zurnik : Oral seks
Filmi çekilmediği için hiç üzülmediğim, beni derinden etkileyen, içinde yaşadığımız dünya'ya biraz daha kafa yormamız gerektiğini bana hatırlatan hakan günday romanı. filminin çekilmediğine neden üzülmediğim konusuna gelince; evet, ben yapacağım onu.
"Gabor: Bir insanın ilk öğrendiği şey nedir?
Mart : Yürümek mi?
Gabor: Hayır dostum, düşünmek!
Mart : Düşünmek mi?
Gabor: Evet, neden ile sonucu eşleştirmek. Bir bebeğin öğrendiği ilk şeydir. Yani düşünmek.
Peki , söyle bakalım, bir insanın ilk unuttuğu bilgi hangisidir?
Mart : Düşünmek mi?
Gabor: Zeki bir adamsın..."
"Gabor: Bir insanın ilk öğrendiği şey nedir?
Mart : Yürümek mi?
Gabor: Hayır dostum, düşünmek!
Mart : Düşünmek mi?
Gabor: Evet, neden ile sonucu eşleştirmek. Bir bebeğin öğrendiği ilk şeydir. Yani düşünmek.
Peki , söyle bakalım, bir insanın ilk unuttuğu bilgi hangisidir?
Mart : Düşünmek mi?
Gabor: Zeki bir adamsın..."
dünya üzerinde her şeyin satıldığı bir tezgahtır. satılacak bişey kalmadığında ruhlar girer devreye..
hakan günday'ın diğer kitaplarının yanında biraz sönük kalan ve kullandığı kelimeleri anlaması biraz zaman alan kitabıdır. ama her kitabında olduğu gibi bu kitabında da müthiş aforizmalar vardır.
hakan günday'ın okumadığım tek kitabı.
ki yazarı çok severim. sanırım kitabın ismiyle ilgili bir sıkıntı var. doğuştan üvey evlat bu.
ki yazarı çok severim. sanırım kitabın ismiyle ilgili bir sıkıntı var. doğuştan üvey evlat bu.
Kuyumcuların yüzük ölçüsünü tesbit etmek için kullandıkları uzun ve demirden araçtır.
maalesef sonu tahmin edilebilir bir hakan gunday kitabi. diger kitaplarinin tadini vermese de okunabilir yine de.
yazım dili konusunda bazı kelimeleri aramak zorunda bırakılan. ve finali has... ama denilen, içinde fazla aforizma barındırmayan okunası kitap.
örnek:
(bkz: ahçik)
(bkz: pörç)
(bkz: pafküf)
(bkz: meterlemek)
(bkz: mart)
--spoiler--
dünya bir tezgahtır. tezgahın hangi tarafında hayat olduğuysa ancak ölünce anlaşılır.
--spoiler--
örnek:
(bkz: ahçik)
(bkz: pörç)
(bkz: pafküf)
(bkz: meterlemek)
(bkz: mart)
--spoiler--
dünya bir tezgahtır. tezgahın hangi tarafında hayat olduğuysa ancak ölünce anlaşılır.
--spoiler--
bir tesadüf eseri dünya turizm gününde okumaya başladığım kitap oldu. enteresan bir rastlantı.
turizm sektörü ve tezgahtarlığı irdelemiş, para için atılan ve attırılan taklaları ilgi çekici bir üslüpla işlemiş bu kitabında hakan günday. okuduğum diğe kitapları ile mukayese olayına girmeyeceğim. her kitabın kendi ruhu vardır kalıbı aynı olsa da.
turizm sektörü ve tezgahtarlığı irdelemiş, para için atılan ve attırılan taklaları ilgi çekici bir üslüpla işlemiş bu kitabında hakan günday. okuduğum diğe kitapları ile mukayese olayına girmeyeceğim. her kitabın kendi ruhu vardır kalıbı aynı olsa da.
turistlere rehber olarak dağıtılmalıdır turizm bakanlığı tarafından.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar