bugün
- kolye54
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı16
- bileklik19
- galatasaray18
- evi ev yapan şeyler8
- beşiktaş17
- kedi9
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip4
- fenerbahçe16
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- anadolu çomarları3
- gençlerbirliği 0 galatasaray 14
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- beko2
- saat4
- timsah7
- tır şoförü olmayı istemek12
- irfan can eğribayat2
- kim kimi neden sevmiyor14
- türkiye17
- yogartiksen40
- zebra4
- papağan4
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- 6 ayda bir yıkanmak5
- her şeye neden diye sormanın yan etkileri3
- fuhuş yaparken yakalanan sözlük yazarı2
- ölen kediyi çöpe atmak vs gömmek4
- ona bir şey söyle7
- fuhuş yaparken yakalanan travesti polis memuru2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- osmanlı6
- bursaspor3
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- fil2
- 17 ekim 2026 erzurumspor eyüpspor maçı5
- azerilerce tokatlanan akpli8
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı3
- güneşli sıcıcık bir edirne günü6
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- aşk12
- vatan için savaşmayacağını söyleyen genç adam4
- nervio adlı yazara uyarı11
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum6
- futbol15
- queen ravenna büyücülük okulu20
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı6
ortaokuldan sonraki kısım,yeni eğitim sistemine göre 4 yıl oldu bütün liseler.Ayrıca lisede olunan yaşlar fazla fırtınalı ve genelde üzüntü dolu olmaya müsait yaşlar olduklarından,hatırlandığında kişide tatlı-acı arası bir tad bırakır... (bkz: kendinden pay bicmek)
bir çok kişinin özlemle andığı eğitim kurumu.
okulunun türüne göre yaşanılan olaylarda çok çeşitlilik gösteren türk eğitim sistemi içinde yer alan orta öğretim kurumu. hemşire lisesinde okuyan 1000 kızın arasında 2 şanslı erkek öğrenci olmasına rağmen liseyi askeri bir okulda 1752 sapla beraber okuyan yazarlar mevcuttur. ya kadın hoca bile yoktu yaa...
(bkz: çankırı astsubay hazırlama okulu)
(bkz: çankırı astsubay hazırlama okulu)
en güzel ve kalıcı arkadaşlıkların olduğu dönem. değeri zamanında bilinmez ama sonradan özlemle geriye dönmek istenen zamanlar..
kişinin büyüme döneminin başlangıcı olan 15-16 yaşlarında başladığı ve 17-18 e kadar devam ettiği eğitim kademesi. sınıf arkadaşlarıyla birlikte büyür adeta insan. okula girerken ve mezun olurken çekilen fotoğraflara bakılır ileride, iç geçirilir.
en kötü muamele görenler bile liseyi özler. lise, yapısı itibarıyle özlenmesi gereken bir yerdir. çocukluğun geçtiği mahalle gibidir.
en kötü muamele görenler bile liseyi özler. lise, yapısı itibarıyle özlenmesi gereken bir yerdir. çocukluğun geçtiği mahalle gibidir.
kimsenin hayat hakkında birşey bilmediği, hayatın karı-kız ve futboldan başka birşey olmadığını sandığı ortamdır. her liselinin bir topCuya yada bir popcuya aşkı ile yaşaması ve gereksiz salaklıklar yapılarak geçirilen toz pembe ortam. insanda ah keşke hep böyle olsa dedirtecek bir ortamdır.
hayattan kopuklugun en fazla yaşandıgı zaman lise,herşey senin etrafında dönüyo,hayat eglenceden,aşklardan,geyikten,hocalarla dalgadan geçiyo sanırsınız.ama bu rüya fazla uzun sürmez malesef...*
üniversiteye geldiğimde Allah ım çok şükür lisede değilim,çalışmak zorunda olduğum bir matematik dersi yok yada özgürüm,istersem derse girmem dediğim,kurtulduğum için sevindiğim yer...
lisedeki arkadaşlıklar unutulmaz o ayrı...
lisedeki arkadaşlıklar unutulmaz o ayrı...
hayatımdaki en rahat dönemdi çalışmama gerek yoktu dersler rahattı kıyafet bile disiplinli değildi.arkadaşlıklarım ise süperdi bence herkes lisenin kıymetini bilmeli
bazilarinin onunde (bkz: kiz lisesi) tam cikis saati bir suru it kopuk bulabileceginiz yerler
benim gittiğimin önünde simitçiler simit ve türevlerini satarak para kazanmaya çalışırlardı. hayatın allahın belası bir yer olduğunu anladığım binaydı benim için lise. kızları götüren zengin piçlerini ağızlarımızın suları aka aka izlerdik. işimizin bittiğini anladığımızda sefil arkadaşlarla futbol oynamaya koyulurduk. ne güzeldi lise yılları. güzel ve pembe!
Erkeklerin hayatları boyunca anılarını paylaştığı ,askerlikten sonraki, ikici kurumdur. Askerlikteki bizim bi çavuş vardı hikayeleri lisede bizim bi hoca vardı olarak anlatılır..
hayatın en güzel yıllarının yaşandıgı seneler.
yunanlı filozof sokrates' in, atina' nın yüksek kesimlerinde ilk örneğini oluşturduğu eğitim birimi. genç ya da yaşlı, herkes buraya gelerek sohbetlere katılır, kültürel eksiklerini tamamlamaya çalışırdı. başlarda felsefe tarzı sohbetin yapıldığı bir yer olsa da, zamanla diğer bilim dallarını da kapsamıştır.
insan hayatının en zevkli dönemini oluşturan öğrenim dönemi.
üniversiteye geçişin bir parçasını oluşturur. ayrıca gençlik dönemimizin en verimli çağını geçirdiğimiz kurum.
kıymetini yaşarken bilememek diye kullanmayı sevmediğim gepgeyik bir kalıp vardır ama sevmesem de bu entry'ye bu yakışır. lise son, üniversite stresinin, büyüme hevesinin, formadan, okuldan, müdürden, hocadan bıkmışlığın doruğa ulaştığı senedir ve çok zor geçer. hatta öyle ki, lise sondayken bir arkadaşımın "bu yılların en güzel olduğunu söylerler, hayatımın en güzel yılı bu ise yaşamicam abi ben" dediğine şahit olmuşluğum, hatta utanmadan benim de böyle düşünmüşlüğüm vardır. lise sondaki arkadaşlar bana inanmayacaklar ama gayet ciddiyim, arkadaşlar, etmeyin eylemeyin... gün sayıyorsunuz ve koptunuz kopacaksınız ama inanın bana, üniversitede hayatınıza sihirli değnek falan değmiyor, hiçbir şey kolaylaşmıyor... aileyle yaşamanın kıymetini bilin, samimi lise ortamının, arkadaş edinmek için tek yapmanız gerekenin kantine bir iki defa fazla inmek olmasının... bilin değerini. çok iç karartıcı olduğumun farkındayım ama lütfen, bir bakın hayatınıza ve "harbiden ya, ekmek elden su gölden, 'hoca 5 ver' dediğin zaman veriyo da... daha ne istiyom lan" falan deyin. üniversitelerde sadece bir final sınavının öss'den kat kat gerici olabildiğini görünce de demedi demeyin. not yükseltme kavramına tamamen yabancı biri olarak, sınıfta kalma tehlikeniz olduğunda "amanın!!!" olmayın. bu halin ayrıntılı açıklaması için eklemeden geçemeyeceğim, devamsızlık sorunu olduğu halde okuldan kaçmak, gelip gelmediğinizi kimse iplemezken okulu asmaktan her zaman zevklidir.
sabahları kalktığınızda siz kumaş pantolununuz giyip gömleğinizin düğmelerini iliklerken annenizin size dört dörtlük kahvaltı hazırladığı, okuldan kaçmanın acayip bir haz verdiği, hayatın sadece öss ye isyandan ibaret olduğu ömrünüzün son rahat dönemidir.*
öğrencileri sınavla belirlenen okullar. öğrenci derken el kadar çocuktan söz ediyoruz, önündekini ezberlemek yerine çocukluğunu yaşamayı seçerse sıradan bir lisede okur ve orta halli bir üniversite kazanır çok zeki olsa bile.. yok ülkesinin eğitim sisteminin omuzlarına bindirdiği yükü taşımaya karar verirse ve çalışırsa iyi bir liseye girer, rüya gibi bir lise dönemi geçirir ve sonra iyi bir üniversite ile bunu perçinleyip şahane bir hayat yaşar. diğeri şahane bir hayat yaşayamaz demiyorum ama çalışan çocuğun sahip olduğuna asla sahip olamayacak ve bu onlar daha 13-14 yaşarındayken belirlenmiş oluyor.
ilkokuldan sonra, "acaba üniversiteye bi' adım daha yakın.. saça çok karışmazlar heralde..." düşüncesiyle girilen, 'babayı almak' deyiminin tam anlamıyla gerçekleşmesine vesile olan bitesice kurumdur.
güzel kızları olan bir belde.
ozledıgım yıllarımın sahibi.saflıgın,samımıyetın,hatta kavganın bıle en guzel zevkıne varıldıgı okulların en ozlenılesı.
hocalardan ne kadar azar işitseniz de gömleği pantolonun içine sokmadığınız yerdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar