bugün
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları7
- türklerin ileri olduğu konular20
- bir kadının en güzel bölgesi8
- vantilatörü kendine çevirmek6
- dünyanın en güzel tatlısı8
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- caner taslaman6
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler4
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı4
- bülent ersoyun lolita estetiği4
- kadının en güzel yerinin ayak ve bacak olması4
- çırçıplak yatmak3
- dinsize inanır mısın17
- gülümse diye darlayan fotoğrafçı3
- salak yazarlar7
- misafir çocuğunun arkasından edilen küfürler4
- çerkez ethem3
- gece gece uzun entry giren yazar2
- seksen sekiz kilo sözlük kızı3
- kültür seviyesi yüksek esprilerin havada kalması2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- yazarların kendileri hakkındaki gereksiz bilgiler3
- içinin çirkinliği yüzüne yansımış insan2
- tüm yazarların ısrarla format dışı entry girmesi4
- birinci inönü muharebesi4
- haluk levent'in sürekli deri yelekle dolaşması3
- ya olm mal mısınız3
- sevgilinin sen eski bir şarkısın demesi2
- en sevdiği film pulp fiction olan erkek4
- fransa milli futbol takımı3
- şu anda çalan şarkı4
- pandela5
- hiçbir yere ait olmama duygusu4
- uykum geldi ama uyumak istemiyorum3
- sözlüğün çocuk parkına dönmesi5
- şu an okunan kitap4
- kuran da neden namaz yok8
- tiramisu yiyen kız2
- imdb de 10 tam puana sahip olması gereken tek film4
- atatürk5
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- uzungöl'ün son hali3
- back to black2
- gocu30
- netanyahu'dan arjantin'e destek2
- pandela gelmiş6
- anın görüntüsü16
ortaokuldan sonraki kısım,yeni eğitim sistemine göre 4 yıl oldu bütün liseler.Ayrıca lisede olunan yaşlar fazla fırtınalı ve genelde üzüntü dolu olmaya müsait yaşlar olduklarından,hatırlandığında kişide tatlı-acı arası bir tad bırakır... (bkz: kendinden pay bicmek)
bir çok kişinin özlemle andığı eğitim kurumu.
okulunun türüne göre yaşanılan olaylarda çok çeşitlilik gösteren türk eğitim sistemi içinde yer alan orta öğretim kurumu. hemşire lisesinde okuyan 1000 kızın arasında 2 şanslı erkek öğrenci olmasına rağmen liseyi askeri bir okulda 1752 sapla beraber okuyan yazarlar mevcuttur. ya kadın hoca bile yoktu yaa...
(bkz: çankırı astsubay hazırlama okulu)
(bkz: çankırı astsubay hazırlama okulu)
en güzel ve kalıcı arkadaşlıkların olduğu dönem. değeri zamanında bilinmez ama sonradan özlemle geriye dönmek istenen zamanlar..
kişinin büyüme döneminin başlangıcı olan 15-16 yaşlarında başladığı ve 17-18 e kadar devam ettiği eğitim kademesi. sınıf arkadaşlarıyla birlikte büyür adeta insan. okula girerken ve mezun olurken çekilen fotoğraflara bakılır ileride, iç geçirilir.
en kötü muamele görenler bile liseyi özler. lise, yapısı itibarıyle özlenmesi gereken bir yerdir. çocukluğun geçtiği mahalle gibidir.
en kötü muamele görenler bile liseyi özler. lise, yapısı itibarıyle özlenmesi gereken bir yerdir. çocukluğun geçtiği mahalle gibidir.
kimsenin hayat hakkında birşey bilmediği, hayatın karı-kız ve futboldan başka birşey olmadığını sandığı ortamdır. her liselinin bir topCuya yada bir popcuya aşkı ile yaşaması ve gereksiz salaklıklar yapılarak geçirilen toz pembe ortam. insanda ah keşke hep böyle olsa dedirtecek bir ortamdır.
hayattan kopuklugun en fazla yaşandıgı zaman lise,herşey senin etrafında dönüyo,hayat eglenceden,aşklardan,geyikten,hocalarla dalgadan geçiyo sanırsınız.ama bu rüya fazla uzun sürmez malesef...*
üniversiteye geldiğimde Allah ım çok şükür lisede değilim,çalışmak zorunda olduğum bir matematik dersi yok yada özgürüm,istersem derse girmem dediğim,kurtulduğum için sevindiğim yer...
lisedeki arkadaşlıklar unutulmaz o ayrı...
lisedeki arkadaşlıklar unutulmaz o ayrı...
hayatımdaki en rahat dönemdi çalışmama gerek yoktu dersler rahattı kıyafet bile disiplinli değildi.arkadaşlıklarım ise süperdi bence herkes lisenin kıymetini bilmeli
bazilarinin onunde (bkz: kiz lisesi) tam cikis saati bir suru it kopuk bulabileceginiz yerler
benim gittiğimin önünde simitçiler simit ve türevlerini satarak para kazanmaya çalışırlardı. hayatın allahın belası bir yer olduğunu anladığım binaydı benim için lise. kızları götüren zengin piçlerini ağızlarımızın suları aka aka izlerdik. işimizin bittiğini anladığımızda sefil arkadaşlarla futbol oynamaya koyulurduk. ne güzeldi lise yılları. güzel ve pembe!
Erkeklerin hayatları boyunca anılarını paylaştığı ,askerlikten sonraki, ikici kurumdur. Askerlikteki bizim bi çavuş vardı hikayeleri lisede bizim bi hoca vardı olarak anlatılır..
hayatın en güzel yıllarının yaşandıgı seneler.
yunanlı filozof sokrates' in, atina' nın yüksek kesimlerinde ilk örneğini oluşturduğu eğitim birimi. genç ya da yaşlı, herkes buraya gelerek sohbetlere katılır, kültürel eksiklerini tamamlamaya çalışırdı. başlarda felsefe tarzı sohbetin yapıldığı bir yer olsa da, zamanla diğer bilim dallarını da kapsamıştır.
insan hayatının en zevkli dönemini oluşturan öğrenim dönemi.
üniversiteye geçişin bir parçasını oluşturur. ayrıca gençlik dönemimizin en verimli çağını geçirdiğimiz kurum.
kıymetini yaşarken bilememek diye kullanmayı sevmediğim gepgeyik bir kalıp vardır ama sevmesem de bu entry'ye bu yakışır. lise son, üniversite stresinin, büyüme hevesinin, formadan, okuldan, müdürden, hocadan bıkmışlığın doruğa ulaştığı senedir ve çok zor geçer. hatta öyle ki, lise sondayken bir arkadaşımın "bu yılların en güzel olduğunu söylerler, hayatımın en güzel yılı bu ise yaşamicam abi ben" dediğine şahit olmuşluğum, hatta utanmadan benim de böyle düşünmüşlüğüm vardır. lise sondaki arkadaşlar bana inanmayacaklar ama gayet ciddiyim, arkadaşlar, etmeyin eylemeyin... gün sayıyorsunuz ve koptunuz kopacaksınız ama inanın bana, üniversitede hayatınıza sihirli değnek falan değmiyor, hiçbir şey kolaylaşmıyor... aileyle yaşamanın kıymetini bilin, samimi lise ortamının, arkadaş edinmek için tek yapmanız gerekenin kantine bir iki defa fazla inmek olmasının... bilin değerini. çok iç karartıcı olduğumun farkındayım ama lütfen, bir bakın hayatınıza ve "harbiden ya, ekmek elden su gölden, 'hoca 5 ver' dediğin zaman veriyo da... daha ne istiyom lan" falan deyin. üniversitelerde sadece bir final sınavının öss'den kat kat gerici olabildiğini görünce de demedi demeyin. not yükseltme kavramına tamamen yabancı biri olarak, sınıfta kalma tehlikeniz olduğunda "amanın!!!" olmayın. bu halin ayrıntılı açıklaması için eklemeden geçemeyeceğim, devamsızlık sorunu olduğu halde okuldan kaçmak, gelip gelmediğinizi kimse iplemezken okulu asmaktan her zaman zevklidir.
sabahları kalktığınızda siz kumaş pantolununuz giyip gömleğinizin düğmelerini iliklerken annenizin size dört dörtlük kahvaltı hazırladığı, okuldan kaçmanın acayip bir haz verdiği, hayatın sadece öss ye isyandan ibaret olduğu ömrünüzün son rahat dönemidir.*
öğrencileri sınavla belirlenen okullar. öğrenci derken el kadar çocuktan söz ediyoruz, önündekini ezberlemek yerine çocukluğunu yaşamayı seçerse sıradan bir lisede okur ve orta halli bir üniversite kazanır çok zeki olsa bile.. yok ülkesinin eğitim sisteminin omuzlarına bindirdiği yükü taşımaya karar verirse ve çalışırsa iyi bir liseye girer, rüya gibi bir lise dönemi geçirir ve sonra iyi bir üniversite ile bunu perçinleyip şahane bir hayat yaşar. diğeri şahane bir hayat yaşayamaz demiyorum ama çalışan çocuğun sahip olduğuna asla sahip olamayacak ve bu onlar daha 13-14 yaşarındayken belirlenmiş oluyor.
ilkokuldan sonra, "acaba üniversiteye bi' adım daha yakın.. saça çok karışmazlar heralde..." düşüncesiyle girilen, 'babayı almak' deyiminin tam anlamıyla gerçekleşmesine vesile olan bitesice kurumdur.
güzel kızları olan bir belde.
ozledıgım yıllarımın sahibi.saflıgın,samımıyetın,hatta kavganın bıle en guzel zevkıne varıldıgı okulların en ozlenılesı.
hocalardan ne kadar azar işitseniz de gömleği pantolonun içine sokmadığınız yerdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar