bugün
- silvermist10
- habire1217
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- türkiye solunun en büyük sorunu4
- tribünlerde apoya küfür edilmesinin yasaklanması6
- sarapci koala63
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- mantı8
- çikolatalı kek4
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı8
- şeyhine sakso çekip şeriat isteyen tip7
- motorine 8 24 tl zam gelmesi4
- akpartililerin apo sevdası5
- ben sizin anonim11
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci6
- allah'ın homo sapiensi çamurdan yaratması4
- beni ne kadar seviyorsunuz4
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın5
- bostanlı dan karşıyaka ya sahil boyu koşmak2
- necip fazıl kısakürek3
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar9
- şeriatçıların konserleri yasaklatması6
- vexillarius the slayer6
- slip mayo giyen erkek5
- insan olmaya ceyrek kala15
- kıskançlık krizi geçiren kadına yapılacak müdahale8
- habire 12 kürt değil kürtçü düşmanıdır3
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması10
- sevgiliyle girilmiş en saçma tartışmalar7
- michael jackson ölmedi mi sorunsalı3
- arkadaşlar tıraş oldum sizce nasıl olmuş2
- sabetay sevi4
- sözlük kadınlarının birbirini çekememesi8
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- enayimiknatisii12
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi9
- arkadaşlar neden beni kıskanıyorsunuz6
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi13
- naz yapan erkek3
- s'i l v'e r m'i s t19
- sözlükte kıskançlık oluyor hissi6
- ismet gürbüz7
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak8
- sözlükteki kıskanç teyzeler6
- bik bik'in usuldan herkese sallaması6
- sonbaharda yapılacak en iyi şey4
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- kombin atıp kudurmamızı bekleyen kadın yazar6
kabataş erkek lisesi'ne hayran olma sebebi.
mustafa altıokların yeğeni sarp levendoğlu'nu barındıran annemin sezonunda takip etmesiyle beni şaşırtmış dizidir.emre altuğ var dizide bi de.
havada kalan bir finalle biten dizidir. zira bu mehmet'in sevgilisi vardı en son gidip gördü sonra noldu bunlar. ayrıca güney ile alp in aralarında ne olup bitti ve öss de ne yaptılar bunlar ve bunun gibi bir çok şeyi anlatmadan sondan bir önceki maçı kaybetmelerine rağmen final oynamaları gibi kurgu hatalarıyla bitmiştir. ama iyi hoştu keşke böyle güzel diziler yapsalar.
o defteri olan lisedeki öğrencilerin başına herşey gelmektedir.emre altuğ'un oynadığı karakter önce kötürümdür sonra bir ara hastanede komadadır sonra bir bakmışız koşmaktadır.sonra sevgilisi komalık olup ölmektedir falan filan.
ama şöyle bir gerçek var okul konum ve mimari olarak gerçektende süper
ama şöyle bir gerçek var okul konum ve mimari olarak gerçektende süper
d max da her gün 18.40 da tekrarları verilen dizi. tekrarları izleyince hakkaten yazık olmuş bu diziye. aslında o kadar naif o kadar ince ki, zaten kırılırdı dayanmazdı bizlere. illa başrol oynamak lazım değil bu dizide. ara rol ya da figürana bile kamera değiyor. birkaç mimik yakalıyor herkesten. kavak yelleri'nin yanında imdb'de ilk beşte film gibi duruyor. yazık olmuş çok yazık keşke birkaç ayrıntı dışında farklı düzenlenip devam etseydi.
d-max teki tekrarları tadından yenmemektedir. her gün iş çıkışı eve gelindiği vakit d-max te başladığı görülen ve sevinilen dizideki karakterler:
kaptan: dizinin kralı. emre altuğ oynuyor. her bölümde fix 15 dakika sadece onun. sürekli felsefik laflar. elinde kamerayla milletin mahremiyetine giren adam. defteri (sanırım lise defteri budur) doldururken bir yandan buğulu bir sesle okuyor. eğer pür dikkat dinlemezseniz "ne diyo lan bu adam?" diyebilirsiniz. zira bir bok anlaşılmıyor.
kısacası sınıfın babası. bir de sakattı. sonra yürümeye başladı falan da filan. bir de en kıl karakter.
ediz: çok ama çok öfkeli. hareketleri genelde çok gerçekçi. sürekli sert tepkiler veriyor. çok çabuk sinirleniyor. nil'le takılıyor. alemin kralı değil ama çok iyi 3lük atıyor. öfkesini yendiği gün reggie miller olacak.
nil: ece erken oynuyor. öncelikle ece erken in oyunculuk 0. her hareketinden belli ediyor bunu. dizide ise kaptan a yazılıyor az buçuk. ama ediz ile takılıyor. "kimin eli kimin skinde belli değil" muhabbetinin öncülerinden. bir de ağır kız takılıyor. yesinler.
güney: acı hayat ın nermin i oynuyor (selin demiratar). çok bilgili. çok kültürlü ve yardımsever. aynı zamanda bir sözlük yazarı gibi. sürekli ayar veriyor. ancak görülen o ki selin demiratarın da o zamanlarda oyunculuk 0 mış.
zeynep: uzun rastalı saçları ile dikkat çeken, sürekli insanlarla alay eden ezik bir tip. zaten sonradan tecavüze uğruyor. bizi üzüyor. saçlarını kestirince daha güzel oluyor. onun dışında çok gereksiz.
ayça: kıl #2. sempatik olucam diye yaptığı hareketler (ki senaristler tarafından hazırlanmış belli) o kadar antipatik ki. "hey belanı s... " diye başlayıp uzatıyorsunuz. fazla kıl. çok ama çok fazla kıl.
tombili: işte işin amerkanlaştığı bölüm. çalışkan ama çok şişko ve gözlüklü öğrenci. aşık oluyor zeynep'e. ona hayat veriyor kanı ile. sonra takılyorlar falan. ama zeynep in kişisel gelişimi için çok tehlikeli. bir de "lopez lopez kiikiki" diyerek jeniffer lopez in kalçalarına olan hayranlığını dile getiren bildiğiniz abaza.
alp: geldi bizim donnie darko. kızlar ona hasta. o da bunalımları oynuyor. yok haplar içmeler, yollara dökülmeler falan. dostum orası istanbul. donnie gibi ilacını içip geceleri arka sokaklarda güle oynaşa gezemezsin. adamın dötünü keserler!
mehmet: feci kıl. smaç basarak ortalığı ağlattı. çok heyecanlandım o anı izlerken. ama sonra gördüm ki böyle yürürken bacakları açıp kasılmalar falan. bir de antipatik mimikler. gözükmeyen gözler. sarp levendoğlu nun en kötü rolü.
bir de kendisi bir bölümde sırf kız arkadaşının yemeğini ısmarlamak için aç kalıp sokağa çıkmış, para çekmeye gitmiş, bankada parası olmadığını anlayınca da gidip nohutlu pilav yemiş kişi. kabataş'ta okuyosun? altıma sıçtım ulan gülmekten!!
sefa: okuun kapıcısı. dizideki tek güzel şey. o charlie chaplin yürüyüşünü yaparken gülmekten ağladığımı hatırlıyorum bir tek.
erol: kızarıp bozaran göttenbacaklı bişiy. hiç ama hiç komik değil.
serhat: şimdilerde kavak yellerindeki esprileri ile yardıran ancak bu dizide de "başrol gibi gözüken yardımcı roldeki oyuncu"lardan birisi.
ali: yağmur atacan ın oynadığı habire dudağını üstten alta doğru yamultarak güşen, amerikan vari bel altı espriler aşığı oyunkurucu. o da çok kıl.
dizi genelde başarılı olamıyor. bazı sahneleri çok güldürse de her an sürekli tekrar ettiğimiz 'amerikanvari' duygusallığı ön planda tutuyor. bizden birşeyler katamıyor. herkes sürekli birbirine "abi, baba" ve en çok da "lan" diye hitap ediyor ama bir kişi bile lan denmesine karşın "hey it!", "dürzü napıyon?" "dötten bacak gel lan buraya!" vs demiyor. "yiğen gel çay ısmarliim" ler yok bu dizide.
düz bir dizi. liseyi yanlış tanıtıyorlar diyeceğim ancak orası kabataş. ben bilmem, hanım bilir.
kaptan: dizinin kralı. emre altuğ oynuyor. her bölümde fix 15 dakika sadece onun. sürekli felsefik laflar. elinde kamerayla milletin mahremiyetine giren adam. defteri (sanırım lise defteri budur) doldururken bir yandan buğulu bir sesle okuyor. eğer pür dikkat dinlemezseniz "ne diyo lan bu adam?" diyebilirsiniz. zira bir bok anlaşılmıyor.
kısacası sınıfın babası. bir de sakattı. sonra yürümeye başladı falan da filan. bir de en kıl karakter.
ediz: çok ama çok öfkeli. hareketleri genelde çok gerçekçi. sürekli sert tepkiler veriyor. çok çabuk sinirleniyor. nil'le takılıyor. alemin kralı değil ama çok iyi 3lük atıyor. öfkesini yendiği gün reggie miller olacak.
nil: ece erken oynuyor. öncelikle ece erken in oyunculuk 0. her hareketinden belli ediyor bunu. dizide ise kaptan a yazılıyor az buçuk. ama ediz ile takılıyor. "kimin eli kimin skinde belli değil" muhabbetinin öncülerinden. bir de ağır kız takılıyor. yesinler.
güney: acı hayat ın nermin i oynuyor (selin demiratar). çok bilgili. çok kültürlü ve yardımsever. aynı zamanda bir sözlük yazarı gibi. sürekli ayar veriyor. ancak görülen o ki selin demiratarın da o zamanlarda oyunculuk 0 mış.
zeynep: uzun rastalı saçları ile dikkat çeken, sürekli insanlarla alay eden ezik bir tip. zaten sonradan tecavüze uğruyor. bizi üzüyor. saçlarını kestirince daha güzel oluyor. onun dışında çok gereksiz.
ayça: kıl #2. sempatik olucam diye yaptığı hareketler (ki senaristler tarafından hazırlanmış belli) o kadar antipatik ki. "hey belanı s... " diye başlayıp uzatıyorsunuz. fazla kıl. çok ama çok fazla kıl.
tombili: işte işin amerkanlaştığı bölüm. çalışkan ama çok şişko ve gözlüklü öğrenci. aşık oluyor zeynep'e. ona hayat veriyor kanı ile. sonra takılyorlar falan. ama zeynep in kişisel gelişimi için çok tehlikeli. bir de "lopez lopez kiikiki" diyerek jeniffer lopez in kalçalarına olan hayranlığını dile getiren bildiğiniz abaza.
alp: geldi bizim donnie darko. kızlar ona hasta. o da bunalımları oynuyor. yok haplar içmeler, yollara dökülmeler falan. dostum orası istanbul. donnie gibi ilacını içip geceleri arka sokaklarda güle oynaşa gezemezsin. adamın dötünü keserler!
mehmet: feci kıl. smaç basarak ortalığı ağlattı. çok heyecanlandım o anı izlerken. ama sonra gördüm ki böyle yürürken bacakları açıp kasılmalar falan. bir de antipatik mimikler. gözükmeyen gözler. sarp levendoğlu nun en kötü rolü.
bir de kendisi bir bölümde sırf kız arkadaşının yemeğini ısmarlamak için aç kalıp sokağa çıkmış, para çekmeye gitmiş, bankada parası olmadığını anlayınca da gidip nohutlu pilav yemiş kişi. kabataş'ta okuyosun? altıma sıçtım ulan gülmekten!!
sefa: okuun kapıcısı. dizideki tek güzel şey. o charlie chaplin yürüyüşünü yaparken gülmekten ağladığımı hatırlıyorum bir tek.
erol: kızarıp bozaran göttenbacaklı bişiy. hiç ama hiç komik değil.
serhat: şimdilerde kavak yellerindeki esprileri ile yardıran ancak bu dizide de "başrol gibi gözüken yardımcı roldeki oyuncu"lardan birisi.
ali: yağmur atacan ın oynadığı habire dudağını üstten alta doğru yamultarak güşen, amerikan vari bel altı espriler aşığı oyunkurucu. o da çok kıl.
dizi genelde başarılı olamıyor. bazı sahneleri çok güldürse de her an sürekli tekrar ettiğimiz 'amerikanvari' duygusallığı ön planda tutuyor. bizden birşeyler katamıyor. herkes sürekli birbirine "abi, baba" ve en çok da "lan" diye hitap ediyor ama bir kişi bile lan denmesine karşın "hey it!", "dürzü napıyon?" "dötten bacak gel lan buraya!" vs demiyor. "yiğen gel çay ısmarliim" ler yok bu dizide.
düz bir dizi. liseyi yanlış tanıtıyorlar diyeceğim ancak orası kabataş. ben bilmem, hanım bilir.
türk dizilerinin geneline inat yalnızca 28 bölüm sürmüştür.
Bir zamanlar oldukça tutulan Mustafa Altıoklar'ın çekmiş olduğu gençlik dizisiydi.Öğrenciler arasında geçen olayları, zengin, fakir, güzel, çirkin çatışmalarını oldukça kaliteli bir şekilde göz önüne seren tekrardan çekilmesi umulan dizidir.
(bkz: özlenen diziler)
eskiden defterlerin üzerinde yazan yazı idi bu. (bkz: harita metod defteri)
en sikik türk dizilerine özellikle finaliyle top 10'a girer, ilk üçü bile zorlar hatta.
sağır oda da böyleydi ama o bildiğin beyin amcıklamasıydı.
sağır oda da böyleydi ama o bildiğin beyin amcıklamasıydı.
bir zamanlar hastası olduğum dizi. favori karakterimde dizinin alp'i mehmetcan mincinozlu idi. ne çok severdim kendilerini o zamanlar, böyle cool tavırlar falan.*
her sene büyük umutlarla açtığım ama hayal kırıklıklarıyla kapattığım o mel'un defter...
Bir zamanlar çok severek izlediğim diziydi.
(bkz: mustafa altıoklar'ın yönetmenliğini yaptığı tek iyi diziydi) bence tabiiki...
(bkz: mustafa altıoklar'ın yönetmenliğini yaptığı tek iyi diziydi) bence tabiiki...
sözlükte tekrar gündeme gelince "oha tekrarını mı veriyorlar yine ya?" diye panik olduğum dizidir. 30 yaşındaki adamların lisecilik oynamasını anlatır.
berbat bir diziydi ama inkar etmemek gerekir ki şu anda dizilerde rol alan bir çok başarılı oyuncuyu televizyon sektörüne bu dizi sokmuştur.
sarı pipinin uzunun sırtına attığı topu tek elle kavrayıp smaç bastığı sahneyi halen hatırladığım dizi.
D Max'te tekrarlarını izleyip oks'ye çalışmadığım dizidir. o zamanlar çocuktum liseyi öyle bi yer sanıyodum. Ne safmışım lan.
pis yedili ve arka sıradakiler'den daha iyi olduğu kesindir. bir kere senaryo kalite amına koyayım. arda kural, emre altuğ, sarp levendoğlu, naci taşdöğen... sikimtrak oyuncu değil bu saydıklarım. reyting kavgasına kurban edilen yegane dizilerden biridir ayrıca.
zamanında ırmak atuk'un salyalarımızı akıttığı dizi.
ece erkenin oyunculuk parçaladığı dizidir. parçalamıştır yani.
kastını çok beğendiğim dizidir.bir dizinin oyuncularının hepsimi sonradan ünlü olur.ha bu dizinin ünlü olmalarında ne kadar payı var o muamma.ama şimdi bu kadroyu bir araya getirmek için milyonlar harcayacağınız kesin.
erkeklerin kafasında 1 kg. jöleyle dolaştığı yılların lise dizisi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar