bugün
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- ben sizin anonim9
- sözlük kadınlarının birbirini çekememesi8
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması10
- enayimiknatisii12
- kıskançlık krizi geçiren kadına yapılacak müdahale5
- sözlükte kıskançlık oluyor hissi6
- insan olmaya ceyrek kala15
- sarapci koala60
- arkadaşlar neden beni kıskanıyorsunuz5
- sözlükteki kıskanç teyzeler6
- bik bik'in usuldan herkese sallaması6
- escort bakmaya gideceklere tavsiyeler5
- kombin atıp kudurmamızı bekleyen kadın yazar6
- transparan çorap giyen sözlük amcası4
- isa mesih7
- sevgiliyle girilmiş en saçma tartışmalar3
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi9
- herkes beni kıskanıyor4
- sözlük kızlarını kıskanan asosyal tipler5
- benim fotoğraf attığım gün sözlükte olay çıkması3
- kombin atılınca kuduran erkek yazar5
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- hanımlar5
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak8
- sözlüğe adanmış bir ömür3
- tarla satıp son model lüks araba almak5
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi13
- esas kimliğini meyveli soda içerek gizleyen yazar5
- babası olmayan bi çocuğun annesi de yoktur2
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- 3 eylül 2026 tüik enflasyon açıklaması2
- s'i l v'e r m'i s t16
- karton toplayan birader bey birader2
- geçen sözlükte yaşanan kudurtan olay3
- mantı2
- kira sözleşmesinde'e devlet dönemi5
- dindarların çoğunun fakir olması15
- meyveli soda içen erkek3
- abdullah2
- gammaz çeteleri9
- ay diyen erkek3
- usual'a bırak bu ayakları demek2
- sarapci koala sözlüğe dönsün mü2
- linç edilmek istenen sözlük yazarları2
- yandaş basını okumak7
- sözlük açsanız ismi ne olurdu11
- sude sendromu10
d-max teki tekrarları tadından yenmemektedir. her gün iş çıkışı eve gelindiği vakit d-max te başladığı görülen ve sevinilen dizideki karakterler:
kaptan: dizinin kralı. emre altuğ oynuyor. her bölümde fix 15 dakika sadece onun. sürekli felsefik laflar. elinde kamerayla milletin mahremiyetine giren adam. defteri (sanırım lise defteri budur) doldururken bir yandan buğulu bir sesle okuyor. eğer pür dikkat dinlemezseniz "ne diyo lan bu adam?" diyebilirsiniz. zira bir bok anlaşılmıyor.
kısacası sınıfın babası. bir de sakattı. sonra yürümeye başladı falan da filan. bir de en kıl karakter.
ediz: çok ama çok öfkeli. hareketleri genelde çok gerçekçi. sürekli sert tepkiler veriyor. çok çabuk sinirleniyor. nil'le takılıyor. alemin kralı değil ama çok iyi 3lük atıyor. öfkesini yendiği gün reggie miller olacak.
nil: ece erken oynuyor. öncelikle ece erken in oyunculuk 0. her hareketinden belli ediyor bunu. dizide ise kaptan a yazılıyor az buçuk. ama ediz ile takılıyor. "kimin eli kimin skinde belli değil" muhabbetinin öncülerinden. bir de ağır kız takılıyor. yesinler.
güney: acı hayat ın nermin i oynuyor (selin demiratar). çok bilgili. çok kültürlü ve yardımsever. aynı zamanda bir sözlük yazarı gibi. sürekli ayar veriyor. ancak görülen o ki selin demiratarın da o zamanlarda oyunculuk 0 mış.
zeynep: uzun rastalı saçları ile dikkat çeken, sürekli insanlarla alay eden ezik bir tip. zaten sonradan tecavüze uğruyor. bizi üzüyor. saçlarını kestirince daha güzel oluyor. onun dışında çok gereksiz.
ayça: kıl #2. sempatik olucam diye yaptığı hareketler (ki senaristler tarafından hazırlanmış belli) o kadar antipatik ki. "hey belanı s... " diye başlayıp uzatıyorsunuz. fazla kıl. çok ama çok fazla kıl.
tombili: işte işin amerkanlaştığı bölüm. çalışkan ama çok şişko ve gözlüklü öğrenci. aşık oluyor zeynep'e. ona hayat veriyor kanı ile. sonra takılyorlar falan. ama zeynep in kişisel gelişimi için çok tehlikeli. bir de "lopez lopez kiikiki" diyerek jeniffer lopez in kalçalarına olan hayranlığını dile getiren bildiğiniz abaza.
alp: geldi bizim donnie darko. kızlar ona hasta. o da bunalımları oynuyor. yok haplar içmeler, yollara dökülmeler falan. dostum orası istanbul. donnie gibi ilacını içip geceleri arka sokaklarda güle oynaşa gezemezsin. adamın dötünü keserler!
mehmet: feci kıl. smaç basarak ortalığı ağlattı. çok heyecanlandım o anı izlerken. ama sonra gördüm ki böyle yürürken bacakları açıp kasılmalar falan. bir de antipatik mimikler. gözükmeyen gözler. sarp levendoğlu nun en kötü rolü.
bir de kendisi bir bölümde sırf kız arkadaşının yemeğini ısmarlamak için aç kalıp sokağa çıkmış, para çekmeye gitmiş, bankada parası olmadığını anlayınca da gidip nohutlu pilav yemiş kişi. kabataş'ta okuyosun? altıma sıçtım ulan gülmekten!!
sefa: okuun kapıcısı. dizideki tek güzel şey. o charlie chaplin yürüyüşünü yaparken gülmekten ağladığımı hatırlıyorum bir tek.
erol: kızarıp bozaran göttenbacaklı bişiy. hiç ama hiç komik değil.
serhat: şimdilerde kavak yellerindeki esprileri ile yardıran ancak bu dizide de "başrol gibi gözüken yardımcı roldeki oyuncu"lardan birisi.
ali: yağmur atacan ın oynadığı habire dudağını üstten alta doğru yamultarak güşen, amerikan vari bel altı espriler aşığı oyunkurucu. o da çok kıl.
dizi genelde başarılı olamıyor. bazı sahneleri çok güldürse de her an sürekli tekrar ettiğimiz 'amerikanvari' duygusallığı ön planda tutuyor. bizden birşeyler katamıyor. herkes sürekli birbirine "abi, baba" ve en çok da "lan" diye hitap ediyor ama bir kişi bile lan denmesine karşın "hey it!", "dürzü napıyon?" "dötten bacak gel lan buraya!" vs demiyor. "yiğen gel çay ısmarliim" ler yok bu dizide.
düz bir dizi. liseyi yanlış tanıtıyorlar diyeceğim ancak orası kabataş. ben bilmem, hanım bilir.
kaptan: dizinin kralı. emre altuğ oynuyor. her bölümde fix 15 dakika sadece onun. sürekli felsefik laflar. elinde kamerayla milletin mahremiyetine giren adam. defteri (sanırım lise defteri budur) doldururken bir yandan buğulu bir sesle okuyor. eğer pür dikkat dinlemezseniz "ne diyo lan bu adam?" diyebilirsiniz. zira bir bok anlaşılmıyor.
kısacası sınıfın babası. bir de sakattı. sonra yürümeye başladı falan da filan. bir de en kıl karakter.
ediz: çok ama çok öfkeli. hareketleri genelde çok gerçekçi. sürekli sert tepkiler veriyor. çok çabuk sinirleniyor. nil'le takılıyor. alemin kralı değil ama çok iyi 3lük atıyor. öfkesini yendiği gün reggie miller olacak.
nil: ece erken oynuyor. öncelikle ece erken in oyunculuk 0. her hareketinden belli ediyor bunu. dizide ise kaptan a yazılıyor az buçuk. ama ediz ile takılıyor. "kimin eli kimin skinde belli değil" muhabbetinin öncülerinden. bir de ağır kız takılıyor. yesinler.
güney: acı hayat ın nermin i oynuyor (selin demiratar). çok bilgili. çok kültürlü ve yardımsever. aynı zamanda bir sözlük yazarı gibi. sürekli ayar veriyor. ancak görülen o ki selin demiratarın da o zamanlarda oyunculuk 0 mış.
zeynep: uzun rastalı saçları ile dikkat çeken, sürekli insanlarla alay eden ezik bir tip. zaten sonradan tecavüze uğruyor. bizi üzüyor. saçlarını kestirince daha güzel oluyor. onun dışında çok gereksiz.
ayça: kıl #2. sempatik olucam diye yaptığı hareketler (ki senaristler tarafından hazırlanmış belli) o kadar antipatik ki. "hey belanı s... " diye başlayıp uzatıyorsunuz. fazla kıl. çok ama çok fazla kıl.
tombili: işte işin amerkanlaştığı bölüm. çalışkan ama çok şişko ve gözlüklü öğrenci. aşık oluyor zeynep'e. ona hayat veriyor kanı ile. sonra takılyorlar falan. ama zeynep in kişisel gelişimi için çok tehlikeli. bir de "lopez lopez kiikiki" diyerek jeniffer lopez in kalçalarına olan hayranlığını dile getiren bildiğiniz abaza.
alp: geldi bizim donnie darko. kızlar ona hasta. o da bunalımları oynuyor. yok haplar içmeler, yollara dökülmeler falan. dostum orası istanbul. donnie gibi ilacını içip geceleri arka sokaklarda güle oynaşa gezemezsin. adamın dötünü keserler!
mehmet: feci kıl. smaç basarak ortalığı ağlattı. çok heyecanlandım o anı izlerken. ama sonra gördüm ki böyle yürürken bacakları açıp kasılmalar falan. bir de antipatik mimikler. gözükmeyen gözler. sarp levendoğlu nun en kötü rolü.
bir de kendisi bir bölümde sırf kız arkadaşının yemeğini ısmarlamak için aç kalıp sokağa çıkmış, para çekmeye gitmiş, bankada parası olmadığını anlayınca da gidip nohutlu pilav yemiş kişi. kabataş'ta okuyosun? altıma sıçtım ulan gülmekten!!
sefa: okuun kapıcısı. dizideki tek güzel şey. o charlie chaplin yürüyüşünü yaparken gülmekten ağladığımı hatırlıyorum bir tek.
erol: kızarıp bozaran göttenbacaklı bişiy. hiç ama hiç komik değil.
serhat: şimdilerde kavak yellerindeki esprileri ile yardıran ancak bu dizide de "başrol gibi gözüken yardımcı roldeki oyuncu"lardan birisi.
ali: yağmur atacan ın oynadığı habire dudağını üstten alta doğru yamultarak güşen, amerikan vari bel altı espriler aşığı oyunkurucu. o da çok kıl.
dizi genelde başarılı olamıyor. bazı sahneleri çok güldürse de her an sürekli tekrar ettiğimiz 'amerikanvari' duygusallığı ön planda tutuyor. bizden birşeyler katamıyor. herkes sürekli birbirine "abi, baba" ve en çok da "lan" diye hitap ediyor ama bir kişi bile lan denmesine karşın "hey it!", "dürzü napıyon?" "dötten bacak gel lan buraya!" vs demiyor. "yiğen gel çay ısmarliim" ler yok bu dizide.
düz bir dizi. liseyi yanlış tanıtıyorlar diyeceğim ancak orası kabataş. ben bilmem, hanım bilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar