bugün
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri23
- avm gezme kültürü7
- ince belli kızlar bakar mısınız6
- gocu kaç yaşında7
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- yaşar dinleyen erkek6
- gocu34
- tabağındaki yemeği bitiremeyen erkek5
- balık etli kızlar bakar mısınız3
- ezginin günlüğü açıp tek başına uzun yola çıkmak6
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak6
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım3
- nakit para taşımamak3
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- akp'li şamil tayyar'ın mutlak butlan açıklaması2
- muhafazakar eşcinsel4
- claude'un savaş ve casuslukta kullanılması5
- kahvaltı9
- başım belada2
- tissot la loche4
- öcalan için bahçeli ve konforlu bir ev yapılması6
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- göbeklitepe de dikilen ilk sütunlar2
- aykolik bugün acaba nereyi gezecek3
- pizzanın kenarlarını yemeyen erkek4
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek4
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- sıcak içeceği soğutarak içen insan3
- sanane demek yanlıştır4
- yeni parti tüzüğü4
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- insanın kendisine benzeyen kişiden hoşlanmaması6
- küpe takan adama kız vermem diyen baba10
- sinirlenince yaptığınız şeyler2
- lahmacuna ketçap sıkmak3
- avi 8 spitfire2
- uyudun mu12
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar12
- boyumun 2 cm kısalması22
- çorapla uyuyan erkek3
- çay tabağındaki çayı kafaya dikmek3
- günaydınnn2
- dolma biberin kabuğunu yemeyen insan5
- ona bir şey söyle9
- uyudun mu mesajı14
- prenses gibi büyüyen kızlar9
- güne bir ayrılık şarkısı bırak2
- düşün ki o bunu okuyor7
- ekmeği eliyle değil bıçakla bölen erkek2
- terörist mecliste konuşma mı yapar3
Demokrasi ve laiklik; kafirlerin müslümanlara paket olarak sunduğu ve beşere hükmetme/rablik yetkisi verdiği kapitalist bir yönetim tarzıdır.
Demokrasi aynı zamanda batı değerlerinin de pazarlanmasıdır. Cezayir'de demokrasi ile seçime katılan islami Selamet cephesi %80 oyla, Mısır'da ihvan %50 oyla iktidar olduktan sonra batılıların destekledigi askeri darbe ile indirilmeleri ne ile açıklanabilir. Batılı küresel güçler, müslümanlara demokrasiyi en iyi yönetim tarzı olarak sunarlar ve işlerine gelmedikleri zaman da o putu yerler.
Müslümanların yıllar boyunca laikliğin ve demokrasinin kimin işine yaradığının artık farkına varması gerekiyor.
Sömürülmeye devam etmek istiyorsanız savunmaya devam edin...
-
Rasulullah (صلى الله عليه و سلم) dedi ki;
"Dikkat edin, islam bir dairedir.Döndüğü müddetçe siz de kitapla (Kuran/Sünnet) beraber o dairenin içinde dönünüz.Dikkat edin, kitap ile sultanlık (din ve devlet işleri) birbirinden ayrılacak.Dikkat edin, onlar (bizden olmayanlar olsa gerek) sizin başınıza emir (idareci) olacak.Sizin aleyhinize olan, kendilerinin lehine olan şekilde hükmedecekler.Eğer onları dinlemezseniz sizi öldürecekler.itaat ederseniz sizi sapıtacaklar.Onlara karşı Meryem oğlu isa'nın (عليه السلام) arkadaşlarının davrandığı gibi davranın.Onlar ki testerelerle biçildiler, ama yine de davalarından vazgeçmediler.Allah'a itaat ederek ölüm, Allah'a isyan ederek yaşamaktan daha hayırlıdır."
[Taberanî, es-Sağir, 2/42; Mecmau'z-Zevaid, 5/238, Hadis No: 9208] [imam Taberani (رحمه الله) Mu'cemu'l Kebir, Mu'cemu's Sağir ve Şamiîn isimli eserlerinde rivayet etti.]
Demokrasi aynı zamanda batı değerlerinin de pazarlanmasıdır. Cezayir'de demokrasi ile seçime katılan islami Selamet cephesi %80 oyla, Mısır'da ihvan %50 oyla iktidar olduktan sonra batılıların destekledigi askeri darbe ile indirilmeleri ne ile açıklanabilir. Batılı küresel güçler, müslümanlara demokrasiyi en iyi yönetim tarzı olarak sunarlar ve işlerine gelmedikleri zaman da o putu yerler.
Müslümanların yıllar boyunca laikliğin ve demokrasinin kimin işine yaradığının artık farkına varması gerekiyor.
Sömürülmeye devam etmek istiyorsanız savunmaya devam edin...
-
Rasulullah (صلى الله عليه و سلم) dedi ki;
"Dikkat edin, islam bir dairedir.Döndüğü müddetçe siz de kitapla (Kuran/Sünnet) beraber o dairenin içinde dönünüz.Dikkat edin, kitap ile sultanlık (din ve devlet işleri) birbirinden ayrılacak.Dikkat edin, onlar (bizden olmayanlar olsa gerek) sizin başınıza emir (idareci) olacak.Sizin aleyhinize olan, kendilerinin lehine olan şekilde hükmedecekler.Eğer onları dinlemezseniz sizi öldürecekler.itaat ederseniz sizi sapıtacaklar.Onlara karşı Meryem oğlu isa'nın (عليه السلام) arkadaşlarının davrandığı gibi davranın.Onlar ki testerelerle biçildiler, ama yine de davalarından vazgeçmediler.Allah'a itaat ederek ölüm, Allah'a isyan ederek yaşamaktan daha hayırlıdır."
[Taberanî, es-Sağir, 2/42; Mecmau'z-Zevaid, 5/238, Hadis No: 9208] [imam Taberani (رحمه الله) Mu'cemu'l Kebir, Mu'cemu's Sağir ve Şamiîn isimli eserlerinde rivayet etti.]
gavur özentiliği .
kafire özenip bezenmek .
https://www.google.com.tr...&imgrc=57MqwAuo9c4yFM:
net .
kafire özenip bezenmek .
https://www.google.com.tr...&imgrc=57MqwAuo9c4yFM:
net .
Sekülerizmle karıştırılan şey.
görsel
Atamızın zamanında en kısa bir şekilde ama doğru bir şekilde tanımını yaptığıdır.
Atamızın zamanında en kısa bir şekilde ama doğru bir şekilde tanımını yaptığıdır.
laiklik dinsiz olmak değildir. tam aksine dinini hakkıyla yaşamaktır. senin müslümanlığına kimsenin karışmaması, senin de müslüman olmayanlara karışmaman demektir. din kul ile allah arasında olması gereken bir şeydir, laiklik ise dini kurumlardan, topluluklardan, devletlerden alarak sadece kişiye vermektir.
Türk halkı sünni islam'ın hanefi kolundan olduğu için türk halkını dinden çıkarmayan sistem
Vahabbi iseniz dinden çıkarır ama.
Vahabbi iseniz dinden çıkarır ama.
Müslüman olmayanların müslümanların hayatına müdahale etmesine yol açan ilke.
Iq' su yüksek olan bir toplum da yaşayan insanların uygulayacağı bir ilkededir yoksa, Türkiye'de ki gibi sonuçlarla karşılaşılabilir.
Bu entry bilgilendirme amaçlıdır. Laiklik üzerinde insalara kötü sözler sarf eden kişilere laiklik nedir? ve yobaz kime denir? öğretmek amaçlıdır.
Laiklik nedir?
--spoiler--
Devletin dinler arasında ve dini görüşlerle dini olmayan görüşler arasında pozitif veya negatif ayrımcılık yapmaması gerektiği temel düşüncesine dayanan siyasal ve hukuki ilke.
--spoiler--
Yobaz kime denir?
--spoiler--
Dini inanışlarına aşırı derecede bağlanıp, körü körüne inanan, kendi gibi yaşamayanları da kafir ilan eden tip.
--spoiler--
Laiklik nedir?
--spoiler--
Devletin dinler arasında ve dini görüşlerle dini olmayan görüşler arasında pozitif veya negatif ayrımcılık yapmaması gerektiği temel düşüncesine dayanan siyasal ve hukuki ilke.
--spoiler--
Yobaz kime denir?
--spoiler--
Dini inanışlarına aşırı derecede bağlanıp, körü körüne inanan, kendi gibi yaşamayanları da kafir ilan eden tip.
--spoiler--
laiklik bir ütopyadır, hiçbir din kitabını açıp okumadan tüm dinlerin kardeşçe ve eşit şekilde bir toplumda var olabileceğine inanmaktır.
bu da bayağı bir bonzai kafasıdır.
neden? çünkü hemen hemen tüm kitleselleşmiş dinlerin bir sistematiği vardır ve bu dinler öyle gökten indiği gibi kalmaz. bu insanlar bu dinlerin hakimiyeti altında yaşayıp kendi dininin hakim olduğu bir devlet tarafından yönetilmek isterler. yahudiliğin de, hristiyanlığı da, islamın da şeriatı vardır.
ama ben islama üzerinden gideceğim çünkü müslüman bir ülkede bu neden ütopya onu anlatacağım. şimdi islama göre şeriat denen şey bizzat allah ın yasalarıdır ve allah benim indirdiklerimle yönetin diye resmen emir buyurmuş. yani allah kitabı indirip sonra kafanıza göre takılın dememiş, bu kitabı ben indirdim buna göre yönetim anlayışınız ve ibadetleriniz olsun demiş. zaten islamın hakim olduğu tüm topraklarda da şeriat vardı. bugün de var islam devletleri şeriatla yönetilir çünkü islam bunu emrediyor.
ancak bizim ütopik laiklik taraftarları halen daha bunu gözardı ediyor. gidip islamın bu emperyal anlayışını eleştirmek yerine siyasal islama laf değip vicdanını rahatlatıyor, bunun nedeni kendi de bu dine inanıyor ama işte işine geldiği gibi inanıyor. o yüzden bir şey demek istemiyor yükleniyor siyasal islama. ikiyüzlüsünüz bunu yapanlar.
neyse efendim, gerçekçi bakarsak islamın bu emirlerini biri kendine hedef seçip topluma hakim olana kadar savaşacaktır. nitekim şu an akp gibi dinci bir parti bunun için canla başla mücadele ediyor ve bizim seküler kesim kendini kandırıyor.
zaten bir gece yatıp sabah kalktığın şeriat gelmez, kurumları bir bir islamcılar ele geçiriyor ve toplumu alttan alta islama doğru evirip tamamen din tabanlı bir oluşuma doğru gidiyor.
sebebi de sizin o laiklik ütopyanızdır. bu sadece islama özgü değil bir ülkede hristiyanlar bu kadar çok olsun onlar da laikliği yıkmak için elinden geleni yapardı çünkü onların da şeriatı var. yıllarca var olan birikimi var.
ayrıca din hiçbir zaman tanrıyla kul arasında kalmamış bizzat yıllarca toplumda en etkin ve yönetici güç olmuştur. hatta öyleki kültür tarihini olaki incelerseniz onların dinlerini bilmeden, ne sanatını, ne hukukunu, ne edebiyatını vs anlayamazsınız.
yani demem o ki laiklik ütopyadır ve bildiğin kendini akbaba dinlere teslim etmektir. hemde göz göre göre. bu da iyi niyetin değil ancak ve ancak aptallığın üründür.
bu da bayağı bir bonzai kafasıdır.
neden? çünkü hemen hemen tüm kitleselleşmiş dinlerin bir sistematiği vardır ve bu dinler öyle gökten indiği gibi kalmaz. bu insanlar bu dinlerin hakimiyeti altında yaşayıp kendi dininin hakim olduğu bir devlet tarafından yönetilmek isterler. yahudiliğin de, hristiyanlığı da, islamın da şeriatı vardır.
ama ben islama üzerinden gideceğim çünkü müslüman bir ülkede bu neden ütopya onu anlatacağım. şimdi islama göre şeriat denen şey bizzat allah ın yasalarıdır ve allah benim indirdiklerimle yönetin diye resmen emir buyurmuş. yani allah kitabı indirip sonra kafanıza göre takılın dememiş, bu kitabı ben indirdim buna göre yönetim anlayışınız ve ibadetleriniz olsun demiş. zaten islamın hakim olduğu tüm topraklarda da şeriat vardı. bugün de var islam devletleri şeriatla yönetilir çünkü islam bunu emrediyor.
ancak bizim ütopik laiklik taraftarları halen daha bunu gözardı ediyor. gidip islamın bu emperyal anlayışını eleştirmek yerine siyasal islama laf değip vicdanını rahatlatıyor, bunun nedeni kendi de bu dine inanıyor ama işte işine geldiği gibi inanıyor. o yüzden bir şey demek istemiyor yükleniyor siyasal islama. ikiyüzlüsünüz bunu yapanlar.
neyse efendim, gerçekçi bakarsak islamın bu emirlerini biri kendine hedef seçip topluma hakim olana kadar savaşacaktır. nitekim şu an akp gibi dinci bir parti bunun için canla başla mücadele ediyor ve bizim seküler kesim kendini kandırıyor.
zaten bir gece yatıp sabah kalktığın şeriat gelmez, kurumları bir bir islamcılar ele geçiriyor ve toplumu alttan alta islama doğru evirip tamamen din tabanlı bir oluşuma doğru gidiyor.
sebebi de sizin o laiklik ütopyanızdır. bu sadece islama özgü değil bir ülkede hristiyanlar bu kadar çok olsun onlar da laikliği yıkmak için elinden geleni yapardı çünkü onların da şeriatı var. yıllarca var olan birikimi var.
ayrıca din hiçbir zaman tanrıyla kul arasında kalmamış bizzat yıllarca toplumda en etkin ve yönetici güç olmuştur. hatta öyleki kültür tarihini olaki incelerseniz onların dinlerini bilmeden, ne sanatını, ne hukukunu, ne edebiyatını vs anlayamazsınız.
yani demem o ki laiklik ütopyadır ve bildiğin kendini akbaba dinlere teslim etmektir. hemde göz göre göre. bu da iyi niyetin değil ancak ve ancak aptallığın üründür.
Din ile devlet işlerinin birbirine karıştırılmamasıdır. Aynı toplumda başka dine inanca sahip olan kısıma baskı yapılmamasını önlemek demektir. Yani devletin insanıyla olan ilişkisinde inançalara göre ayrım yapmamasıdır.
15 yıldır yaralı olan kavram. 100 bin yıl ölmeyecek kavram. koruyucuları var olsun. gelişim için en değerli en sahip çıkılası.
Sekülerizm değildir.
Seķülerizm dinsizlik esaslı; laiklik bütün dinlere-dinsizlere eşit mesafededir.
Seķülerizm dinsizlik esaslı; laiklik bütün dinlere-dinsizlere eşit mesafededir.
Etimolojik Kökeni Eski Yunan dilinden (Laos) Latinceye geçmiş olan laicus kelimesidir, anlamı ise din dışıdır. Bu kelime iki zümre dışındakiler için kullanılırdı ki bu zümrenin genel ismi cleros adını taşımaktaydı. Kilise papazları, manastır rahip ve rahibeleri laicus sıfatının dışında kalırlar.
Bir sistem olarak laisizm, Fransız ihtilaliyle ortaya çıkıp 115 yıl sonra bulunan devlet ile kliseyi ayrıştırma formülü sayesinde 1904 sonrası şekillendi. Esasen laisizm rönesans ve reform akabinde 17.yüzyıl aydınlanma çağı ile hız kazanıp katman katman gün yüzüne çıkmış bir olgudur. Geçtiğimiz Son iki asırda Avrupa odaklı gelişen dünya taban tabana zıt olan Doğu ve batıyı evrensel gereklilikler çerçevesinde birleştirdi ve laik devletler ortaya çıkmaya başladı. islami telakkide devlet aynı zamanda din/şeriat çerçevesinde birlikte, devlet başkanı aynı zamanda Halifeydi. Hristiyan dünyanın maddi/manevi liderlik, klise ve krallıklar ayrılığı islam dünyasında mevcut değildi. Hristiyan dünya ortaçağda yaşanan klise tahakkümünden yüzyıllar sürecek bir süreç nihayetinde kurtulacaktı. Bu süreç 1904 de sona ermiş hukuk birliği ile beraber milli devletler ortaya çıkmıştı.
Anayasa hukuku profesörü Ali Fuat Başgil günümüze değin kurulmuş devletlerin din/devlet ilişkilerini üç başlık altında toplamıştır. ilki dine bağlı devlet sisteminin göründüğü devletlerdir ki %30-40 dolayında şerri hükümlere dayalı idare edilir ve örfi hukukun daha baskın olmasına rağmen Osmanlı devleti bu tip devletler için yerinde bir örnektir. ikincisi devlete bağlı din sisteminin görüldüğü devletlerdir ki buna Türkiye cumhuriyetini gösterebiliriz, zira laik sistemlerde devlet imam hatip okulları açmaz, mevcut anayasamızın 24. Maddesinde öngörüldüğü gibi "devlet tüm din ve inançlara eşit mesafededir." Olmalıdır. Üçüncü tip ise laik devletlerdir ve en güzel örneklerinden biri fransadır.
hukuki tanımı bir devletin anayasa ve kanunlarında herhangi bir din adı geçmiyor, din ve vicdan hürriyeti sağlanıyorsa o devlet laik devlettir. Türkiye Cumhuriyetinin ilk anayasası olan teşkilati esasiyenin (1921 anayasası) 2. Maddesinde devletin dini islam'dır maddesi vardı. 10 Nisan 1928 tarihinde (1924 anayasası dahilinde) bu madde anayasadan çıkarıldı, anayasa laik hale getirildi. Yine şeriye ve evkaf bakanlığı kaldırılarak yerine diyanet işleri bakanlığı kuruldu. Bugün de halen işlevini devam ettirmekte, ancak bir reforma ihtiyaç duyduğu kesin. Devlete bağlı din olgusunun görüldüğü Toplumlarda tüm kesimlerinin diyanette temsil edilmesi, hizipçilik ve cemaatçiliğin önüne geçecek yegane unsurdur. Aksi halde daha evvel yaşadığımız gibi belli kalıplar içinde servis edilen tek tip inanç baskısının yarattığı küçük gruplar sadece demokrasinin uygulanabilirliğini sağlayan laikliğe değil aynı zamanda gafilce devlete de düşman olabilirler. Her toplumun kendi dinamikleri, genel kaideleri vardır. Doğu medeniyetlerinin şaşan dengesi son iki yüzyılda Avrupa odaklı şekillenen dünyanın yarattığı jet lag nedeniyledir. Mustafa Kemal Atatürk durumun gayet tabii farkında olarak tam bir laik sistem yerine devlete bağlı din sisteminin kurulmasını fakat daha sonra çağın şartlarına uygun olarak, yine laiklik ve cumhuriyetçilikten asla ödün vermeksizin Yeniden düzenlenmesi gerektiğini öngörmüştür. Cumhuriyetçiliğin yara aldığı yerde demokrasiden, demokrasinin yara aldığı yerde laiklikten söz edilemez.
Bir sistem olarak laisizm, Fransız ihtilaliyle ortaya çıkıp 115 yıl sonra bulunan devlet ile kliseyi ayrıştırma formülü sayesinde 1904 sonrası şekillendi. Esasen laisizm rönesans ve reform akabinde 17.yüzyıl aydınlanma çağı ile hız kazanıp katman katman gün yüzüne çıkmış bir olgudur. Geçtiğimiz Son iki asırda Avrupa odaklı gelişen dünya taban tabana zıt olan Doğu ve batıyı evrensel gereklilikler çerçevesinde birleştirdi ve laik devletler ortaya çıkmaya başladı. islami telakkide devlet aynı zamanda din/şeriat çerçevesinde birlikte, devlet başkanı aynı zamanda Halifeydi. Hristiyan dünyanın maddi/manevi liderlik, klise ve krallıklar ayrılığı islam dünyasında mevcut değildi. Hristiyan dünya ortaçağda yaşanan klise tahakkümünden yüzyıllar sürecek bir süreç nihayetinde kurtulacaktı. Bu süreç 1904 de sona ermiş hukuk birliği ile beraber milli devletler ortaya çıkmıştı.
Anayasa hukuku profesörü Ali Fuat Başgil günümüze değin kurulmuş devletlerin din/devlet ilişkilerini üç başlık altında toplamıştır. ilki dine bağlı devlet sisteminin göründüğü devletlerdir ki %30-40 dolayında şerri hükümlere dayalı idare edilir ve örfi hukukun daha baskın olmasına rağmen Osmanlı devleti bu tip devletler için yerinde bir örnektir. ikincisi devlete bağlı din sisteminin görüldüğü devletlerdir ki buna Türkiye cumhuriyetini gösterebiliriz, zira laik sistemlerde devlet imam hatip okulları açmaz, mevcut anayasamızın 24. Maddesinde öngörüldüğü gibi "devlet tüm din ve inançlara eşit mesafededir." Olmalıdır. Üçüncü tip ise laik devletlerdir ve en güzel örneklerinden biri fransadır.
hukuki tanımı bir devletin anayasa ve kanunlarında herhangi bir din adı geçmiyor, din ve vicdan hürriyeti sağlanıyorsa o devlet laik devlettir. Türkiye Cumhuriyetinin ilk anayasası olan teşkilati esasiyenin (1921 anayasası) 2. Maddesinde devletin dini islam'dır maddesi vardı. 10 Nisan 1928 tarihinde (1924 anayasası dahilinde) bu madde anayasadan çıkarıldı, anayasa laik hale getirildi. Yine şeriye ve evkaf bakanlığı kaldırılarak yerine diyanet işleri bakanlığı kuruldu. Bugün de halen işlevini devam ettirmekte, ancak bir reforma ihtiyaç duyduğu kesin. Devlete bağlı din olgusunun görüldüğü Toplumlarda tüm kesimlerinin diyanette temsil edilmesi, hizipçilik ve cemaatçiliğin önüne geçecek yegane unsurdur. Aksi halde daha evvel yaşadığımız gibi belli kalıplar içinde servis edilen tek tip inanç baskısının yarattığı küçük gruplar sadece demokrasinin uygulanabilirliğini sağlayan laikliğe değil aynı zamanda gafilce devlete de düşman olabilirler. Her toplumun kendi dinamikleri, genel kaideleri vardır. Doğu medeniyetlerinin şaşan dengesi son iki yüzyılda Avrupa odaklı şekillenen dünyanın yarattığı jet lag nedeniyledir. Mustafa Kemal Atatürk durumun gayet tabii farkında olarak tam bir laik sistem yerine devlete bağlı din sisteminin kurulmasını fakat daha sonra çağın şartlarına uygun olarak, yine laiklik ve cumhuriyetçilikten asla ödün vermeksizin Yeniden düzenlenmesi gerektiğini öngörmüştür. Cumhuriyetçiliğin yara aldığı yerde demokrasiden, demokrasinin yara aldığı yerde laiklikten söz edilemez.
altı atatürk ilkesinden biridir ve şu an türkiye için acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir.
devletin en çok da şuan ihtiyacı olan şey.
Devletin dini unfollow etmesi.
Gereksiz uygulama.müsluman bir ulke olarak derhal kaldirilmali bu uygulama.
Devletten ziyade tarikatların ve cemaatların son derece kusursuz uyguladığı sistem.
Herhangi bir tarikat şeyhinin ya da cemaat liderinin yanına gidin. size Allah ın ve rasulunun paraya, pula, kazanca karıştırılmadığı bir din anlatacaktır.
Aslında " laiklik" devlet işlerinden ayetlerin, hadislerin ve fetvaların çıkarılmasıdır. insanların giyimine, yaşam tarzına, inancına mudehale etmek demek değildir.
E bu görüntüde de laikliği yerinde ve kusursuz uygulayanlar tarikatlar ve cemaatlar değil midir?
Herhangi bir tarikat şeyhinin ya da cemaat liderinin yanına gidin. size Allah ın ve rasulunun paraya, pula, kazanca karıştırılmadığı bir din anlatacaktır.
Aslında " laiklik" devlet işlerinden ayetlerin, hadislerin ve fetvaların çıkarılmasıdır. insanların giyimine, yaşam tarzına, inancına mudehale etmek demek değildir.
E bu görüntüde de laikliği yerinde ve kusursuz uygulayanlar tarikatlar ve cemaatlar değil midir?
debisi batı kültürüdür. belirleyicisi orasıdır. orayı takip edersin. 3 adım yahut 100 adım gerisi olabilir. asla ilerisi olamaz.
Laiklik: Her ülkeye lazım
http://www.birgun.net/hab...-ulkeye-lazim-168055.html
http://www.birgun.net/hab...-ulkeye-lazim-168055.html
Laiklik kadar güzel bisi yok ama bunun ne olduğunu bilmeyenler var onlarada geri kafalı diyoruz.
üniversitede sosyal haklar ve sosyal politika hocamız aydınlanmayı konu edinirken inatla din ve devlet işlerinin değil din ve dünya işlerinin ayrılması olduğunu belirtirdi.
öyledir, din ve dünya işlerinin ayrılmasıdır laiklik, çok kıymetlidir, devletin yasama ve yürütme işinde dini referanslar almaması, ilhamlarını gökten ve gaipten değil doğrudan doğruya hayattan almasıdır, iyi ki'dir.
bugün avrupa ülkelerinin çoğu hala anayasalarında dini belirtiler bırakmış olsa da türkiye cumhuriyeti bunu 1923 devrimi sayesinde sözüm ona ilerici batı ülkelerinden çok önce benimsemiş, uygulamaya geçirmiştir, iyi ki'dir.
şahsımca kimliklerden dahi dini ibare kaldırılmalıdır, kimliğimizi uzattığımız devlet görevlisi, polis, asker, nüfus memuru, bankacı görmemelidir vicdanımızda hissettiğimiz maneviyatı, umarım'dır.
öyledir, din ve dünya işlerinin ayrılmasıdır laiklik, çok kıymetlidir, devletin yasama ve yürütme işinde dini referanslar almaması, ilhamlarını gökten ve gaipten değil doğrudan doğruya hayattan almasıdır, iyi ki'dir.
bugün avrupa ülkelerinin çoğu hala anayasalarında dini belirtiler bırakmış olsa da türkiye cumhuriyeti bunu 1923 devrimi sayesinde sözüm ona ilerici batı ülkelerinden çok önce benimsemiş, uygulamaya geçirmiştir, iyi ki'dir.
şahsımca kimliklerden dahi dini ibare kaldırılmalıdır, kimliğimizi uzattığımız devlet görevlisi, polis, asker, nüfus memuru, bankacı görmemelidir vicdanımızda hissettiğimiz maneviyatı, umarım'dır.
Her kesimin özgürlüğü için gereklidir.
Ha eğer sizin özgürlük anlayışınız herkesin sizin gibi olması, sizin istediğiniz gibi yaşamasıyla, onu sevmemeniz normal.
Ha eğer sizin özgürlük anlayışınız herkesin sizin gibi olması, sizin istediğiniz gibi yaşamasıyla, onu sevmemeniz normal.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar