bugün

öncelikle oku diyor ki kuran kelimesinin anlamı okunacak kitapların birleştiği kitap demektir.

sadece oku demesi bile çok fazla şey anlatır. inançlıları tenzih ediyorum, ateist arkadaşlar, ateist gömleğinizi çıkararak tarafsız olarak bakın, insanları bir kenara koyarak kuran a kulak verin, şekillere takılıp kalmayın kuran manadır, kuran seni anlatır yol gösterir, eğer şekillere takılacaksan işte o şeytandır, şekilcilik kuran dışıdır.

sonra kuran ın dediklerine kulak ver, başka bir yolun olmadığını idrak edeceksin. işte budur yusuf kuyusundan çıkmanın tek çaresi.
imam hatipler kapatılsın!
Selamun aleykum.
dünya düzdür ve dönmez; dünyayı halı gibi serdik diyor. ama siz nasıl tefsir ediyorsunuz, allah aslında halı gibi serdik derken halı gibi rulo yaptık demek istedi diyorsunuz. o halıyı rulo yapıp size verirler; sonra.
kul hakkı yeme !!! ayakkabı kutucusuna ve şakşakçılarına duyurulur.

aynen coni.
AHZÂB-50: Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helâl kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helâl kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lâzım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.)

Evet....
Tarafsız baktım, gözüm açıldı...
Evrendeki milyar tane problemin hepsi hikaye....
Çocuklar açlıktan ölüyormuş..... Gebersinler....
Niye geldik, amaç ne falan filan gibi sorular.... Hepsi saçmalık....
Evrendeki en önemli sorun muhammedin uçkuru..... Herşeyden önce bunu öğrenmemiz lazım...
iyiki varsın kuran.....
"Kadınlarınız sizin için bir (döl) ekme yeridir. O halde tarlanıza, nasıl dilerseniz öyle varın"

Bakara 223
"Baş kaldırmalarından endişelendiğiniz kadınlara (önce) öğüt verin, etkili olmazsa onları yataklarında yalnız bırakın, (o da olmazsa) onları (iz bırakmayacak şekilde, dövün."

Nisa 34
her müslüman türkçe kuran okumalı.

Nisa Suresi 11 – Erkeğe iki, kadına bir birim miras düşer.
Ahzap Suresi 33 – Evlerinizde oturun kadınlar, Cahiliye de olduğu gibi açılıp saçılmayın.
Bakara Suresi 228 – Erkekler, kadınlara göre üstündür.
Nisa Suresi 3 – Erkek 4 eş alabilir. Beğendiğiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın.
Nisa Suresi 34. Ayet - Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini diğerinden üstün yaratmıştır.( Kadınlar yönetici olamaz)
Nisa Suresi 34. Ayet – iyi kadınlar itaatkâr olanlardır...Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve dövün.
Bakara Suresi 282 – iki kadını şahitliği bir erkeğinkine denk kılınmıştır.
Bakara Suresi 223 – Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın.
Ahzap Suresi 50 – Biz bilhassa sana şunları helâl kıldık: Ücretlerini vermiş olduğun eşlerini(Kadın Parayla alınıp satılan maldır), Allah'ın sana ganimet olarak ihsan buyurduklarından sahip olduğun cariyeler(kadın köle).
Nahl Suresi 43 - Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. (Kadından peygamber olmaz)
Enbiyâ Suresi 7 - Biz, senden önce de, kendilerine vahiy verdiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. (Kadından peygamber olmaz)
Tahrim Suresi 5 Ayet - Peygamber sizi boşayacak olursa, belki de, Rabbi ona(Muhammed'e) sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire kadınlar olmak üzere sizden daha hayırlı eşler vermesi umulur. ( Yaşalanan kadınları boşayıp yeni bakireler alabilirsiniz)
"Allah size evlatlarınızın miras taksimini şöyle emrediyor: Çocuklarınızda, erkeğe iki kadın payı kadar, eğer hepsi kadın olmak üzere ikiden de fazla iseler, bunlara mirasın üçte ikisi ve eğer bir tek kadın ise o zaman ona malın yarısı vardır…"

Nisa 11-12
"şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir."

Bakara 282
Kuran diyor ki: ''bilen konuşsun ve doğru tektir, işte o tek doğruya giden yolda doğruyu Allah bilir.''
Şimdi kuranı anlamak için harcanılan emek ya da harcanılması gereken emek bu mu?
Ayet bütünlüğüne bakmadan, konu ile ilgili ayetleri incelemeden, cımbızlama cümleleri seçerek, ayetteki konuyu istediğiniz yöne çekmek ne kadar adil olur? bi düşünün.
Yukarıda ayetlerle örnek verilmek istenen konu, kadın-erkek eşitsizliği, arkadaşlar cımbızlama cümleleri seçerek kuranın eşitsiz davrandığını öne sürüyorlar.Gerçekten öyle mi? Öncelikle bahsi geçen ayetlere geçmeden, dünyadaki olaylara ve bilgilere bakalım.Şimdiki zamanda dahil dünya üzerindeki tüm toplumlarda kadınlar mağdur edilmiştir, hangi devletten veya milletten olursa olsun farketmez her yıl dövülen, tecavüz edilen, öldürülen kadınların haberlerine şahit oluyoruz.
Kadın-erkek ayrımı gelişmiş devletlerde dahil dünya gündeminde hep olmuştur örneğin; ingiltere de kadın-erkek ayrımı her şeyden önce ingilizce de başlar, ''o'' diye seslenilen kişi erkek ise he zamiri, kadın ise she zamiri kullanılıyor yani kategorileştirme dilde başlıyor. Bu insanların yapmış olduğu bir seçimdir. Medeniyet beşiği ve çok gelişmiş teknolojiye sahip Amerika'yı düşünün, bu çağda bile hala zenci-beyaz ayrımı yapılıyor ve mağdur edilen insan sayısı hiçte az değil, bu da insanların yapmış olduğu bir seçimdir. Oysa kuran ırkçılığı ve ayrımcılığı reddediyor.Nasıl mı? Kuranda araf süresi 12. ayette şeytan ateşten yaratıldığını ve üstün olduğunu söyleyerek bir ayrımcılık ve ırkçılık yapıyor bunun üzerine allah, şeytana böyle bir hakkının olmadığını ve bu seçiminden ötürü kaybedenlerden olduğunu ifade ediyor.(bakın şeytan bir zanna kapılıp seçim yapıyor) ve birde hucurat 13. işte bu ayetler kuranın ayrımcılık ve ırkçılık karşısında durduğunu belirtiyor, bu olay gibi kendilerine gelenek uyduran ve ayrımı yapan insanlardır Allah değil, isteyene daha fazla örnek verebilirim.
Her dilin, dil bilgisi farklıdır ve dile ait kelimelerin çok anlamlılığı vardır. Bu sebepten ötürü cümlenin yapısına göre çok anlamı olan kelimeye, o cümlenin anlam bütünlüğünü oluşturacak şekilde mana vermek gerekir. Örneğin; ''hava bugün çok güzel, o denizde yüzdü'' derken ''yüzdü'' yüklemini herhalde hiç kimse matematikteki yüz rakamı veya insana ait organ olan yüz olarak anlamaz ve ''o denizde'' derken burada bir mekandan mi yoksa bir kişiden mi bahsediliyor anlamak için ek bilgiye ihtiyaç vardır, işte kuranda aynı şekilde düşünülmeli ayet bütünlüğüne, konu ne ise o konu ile ilgili tüm ayetlere bakılmalı ve kelimenin anlam çeşitliliği öğrenmelidir. Çeviriler orijinal metni tam olarak karşılamaz. Kendiniz bakın bütün çevirilere anlayacaksınız yeter ki araştırın.
Şimdi gelelim bahsedilen ayetlere,
- Ahzab süresi 50. ayeti anlamak için Ahzab 49.50.51. ve 52. ayetler beraber okunmalıdır. Savaşta esir düşen veya dul kalan kadınları (ganimet) ve köle diye verilen kadınları (cariye) sana helal kıldık yani kölelik, esaretlik yoktur onlarla da evlenilir ( tabii mehirle ). insanlık tarihinde kadınlara böyle muamele ediliyordu ganimetlik,cariyelik erkeklerin kadınlara uyguladığı bir sömürüdür bu ayet ile bu durum düzeltiliyor. hala, dayı, teyze, amca kızları da kardeş değildir bunlarla da evlenilir ki günümüzde de yapılan bir evliliktir. Birde peygamber olduğun için, seninle evlenmek isteyen kadınlarla da mehirsiz evlenebilirsin fakat müminler mehirsiz evlenemezler (buraya dikkat edin, bu evlilik kadının isteği ile yapılıyor ve bu bir unvan evliliği ayetten anlaşılıyor). Konu ile ilgili olarak mesela; 2. dünya savaşında özellikle Almanya da binlerce kadın dul kaldı, dul kadınlara bekarlarda eklenince kadın sayısında korkunç bir artış, ölümlerden dolayı erkeklerde de çok büyük bir oranda azalma oldu, işte bu zorunlu olarak çok evliliği gerektirdi ki bu durum geride kalan erkekler için (kendileri tarafindan ) bir ganimet unsuru sayıldı, bakın ganimetliğe savaş neden oldu ve savaşa da insanların seçimi. Ayeti uçkur meselesi olarak yorumlamak doğru değildir. Ayrıca kuran yaratılış amacını, yaşanan sorunları çözme yöntemlerini belirler konu ile ilgili yüzlerce ayet var, belirlemiyor demek sadece ön yargıdır.

Dipnot: mehir evliliği kabul eden kadına, evlilik için verilen ve dikkat edin kadın tarafından belirlenen kullanılan bir gelir, bu olabilecek herhangi bir soruna karşı kadına kolaylık sağlamadır eğer evlilik olmazsa taraflar karşılıklı anlaşarak mehiri geri verebilir, bunlar kuranda belirlenmiştir yani mehir bir başlık parası değildir. başlık parası (kadının babasına verilen ve babanın kullandığı paradır ki bu kuranda yoktur), kadının eşya gibi satın alınmasıyla mehirin alakası yoktur.
- ''dünya düzdür'' diye bir ayet kuranda yoktur, "şunu demek istedi bunu demek istedi" durumu ancak insanlar için geçerli bir durumdur Allah için değil.

- Bakara 223. ayette bakara 222. ayetle birlikte okunursa daha iyi anlaşılır. Bu ayetlerde kadın-erkek arasındaki ilişkinin nasıl olması gerektiğinden ( ayetten anlaşılıyor ki kadınlara karşı bir zorlama uygulanıyor ) ve çocuk sahibi olmanın öneminden bahsedilir, bu konuya art niyetle yaklaşanların bir ispatı var mı?
-Nisa 34. Ayette serkeş kadınlardan yani evlilik kurumunu zedeleyen kadınlardan bahseder aynı durum nisa 128. ayette erkekler içinde geçerlidir orda da serkeş erkekten bahsedilir ki işte bu 2 durumda olanlara sorunlarını çözmek için eşlerin önünde 2 seçimin varolduğu gösteriliyor "ya güzellikle ayrılın ya da karşılıklı barışmanızda bir sakınca yoktur" deniliyor. Fakat insanların takıldığı konu nisa 34. teki kadını dövün meselesidir, dövün diye çevrilen ''vadribu'' kelimesi darabe fiil kökünden türetilen kelimedir ama kelimenin bir kaç anlamı vardır bu anlamlardan bir tanesi de ''geçici ayrılık'' manasındadır ki bu ayete anlam bütünlüğü açısından daha uygundur çünkü bir başka ayette "kadınlar ve erkekler birbirinin tamamlayıcısıdır" ve tamamlayıcı olanlar dövülür mü? eğer "dövün" diye tercüme tercih edilirse o zaman tamamlayıcılıktan ötürü kadınında serkeş erkeği dövmesi gerekir. bu ayet anlaşamamazlıktan dolayı boşanma durumuna gelen eşler ile ilgilidir onlara evliliği kurtarma çözümlerini öğretir.
Yani "nisa 34. te serkeş kadınlara öğüt verin, yataklarınızı ayırın, geçici ayrılın (geçici ayrılıkta düşünmek için "bir kişi kadının tarafindan bir kişide erkeğin tarafından birer hakem belirleyin diyor" nisa 35.) eğer bunlar olmazsa ya iyilikle ayrılın ya da barışmanızda size bir günah yoktur." mesajı veriliyor tabi bu sonuç konu ile ilgili bütün ayetlerin birlikte okunmasıyla çıkar. Cımbızlama yaparak haksızlık edilmiş olunur.
Nisa 11.12. ayetlerde çeşitli nedenlere bağlı bir miras taksimi var bu nedenler iyi araştırılmalı, kadın ve erkeğin mirastan eşit pay alması gerektiğini bildiren ayet nisa 7. ayettir ki orda hüküm belirlenmiştir.

-Bakara 282. ayette borçlular üzerinden şahitlik yapılması hakkında bilgi verilir dikkat edin nikah şahitliği gibi değil yani çıkar mevzusu olabilecek bir duruma şahitlik, bu ayet eşitsizlik diye öne sürülür, oysa ki ayet, ayetin sonunda ''şahitlik yapanlar zarara uğratılmasın'' diyerek ve 2 kadın şahit isteyerek kadını koruma önceliği sunuyor, nasıl mı? bilinir ki eski zamanlarda ve günümüzde de kadın erkeğe göre daha kolay mağdur edilebilir (tabi bu mağdur etme erkeklerin kolaya kaçmasıdır) ve ayette ''kadınlardan biri unutunca diğeri hatırlatsın'' denilir, unutan kadın hatırlamadığını beyan ederse şahitlik konusunda devre dışı kalır böylelikle bir erkek şahit birde kadın şahit olur yani oran 1-1 dir eşittir. eğer unutan kadın ( hatırlayan kadının hatırlatması ile ) hatırladığını beyan ederse diğer kadını desteklemiş olur ve kadınlarda birbirini korumuş olurlar. Ayetin eşitsizlikle hiçbir ilgisi yok, kelimeyi işine geldiği anlama çeken zihniyet var, ayet korumayı ve borçlulara aldığınızı verdiğinizi yazarak eğitim vermeyi amaçlıyor.
"Ve akıl iradeyi bastırdığı zaman,
zehirli ve zifiri bir cehalet karanlığının fenalığından bana sığın."
"Kuranı anlamaya çalışan yiğitlere selam olsun." Kendi fikrinizden önce kuranın ne dediğini anlamaya çalışın.
Ayetler acaba yanlış mı? anlaşılıyor. Konuya cevap yazan arkadaşların örneklerinden birini ele alarak konuya bir açıklık getirmeye çalışalım. Ben gabriel33 nickli arkadaşın paylaşımını örnek vereceğim aslında yazdığı tüm ayetlere cevap vermek gerekiyor fakat her birinin açıklaması uzun süreceğinden, birini seçiyorum isteyenler benim yaptığım gibi ilgili ayetleri ele alıp inceleyebilir.
Bu arkadaşı seçmemin bir nedeni var arkadaş ayeti paylaşıyor ve ne anladığını parantez içinde belirtiyor.
örnek olarak yazdığı ayet

Enbiyâ suresi 7 - biz, senden önce de, kendilerine vahiy verdiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. (kadından peygamber olmaz)
Arkadaş ayetten kadından peygamber olmayacağını anlamış bakalım ayet öyle bir konudan mı bahsediyor.
Enbiya ( 1-8 )
1 - insanların hesap verecekleri zaman yaklaştı. Onlar ise hâlâ gaflet içinde, aldırmıyorlar.
2 - Rablerinden kendilerine gelen her yeni hatırlatmayı hep eğlenerek dinliyorlar.
3 - Kalbleri hep eğlencede, o zalimler aralarında gizli gizli fısıldaşarak: "Bu, ancak sizin gibi bir insan. Artık göz göre göre büyüye mi gidip uyarsınız?"
4 - Peygamber: "Benim Rabbim gökte ve yerde (söylenen) her sözü bilir. O, her şeyi işitir, her şeyi bilir" dedi.
5 - Onlar: "Hayır, bunlar karışık rüyalardır; yok, onu kendisi uydurdu, yok o bir şairdir. Böyle değilse önceki peygamberler gibi, o da bize bir mucize getirsin" dediler.
6 - Onlardan önce yok ettiğimiz hiçbir memleket halkı iman etmedi. Şimdi bunlar mucizeyi görseler iman mı edecekler?
7 - Biz, senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekler gönderdik. Bilmiyorsanız kitap ehli olanlara sorun.
8 - Biz onları yemek yemez birer ceset kılmadık ve onlar ölümsüz de değillerdi.

Ayet çok açık bir şekilde kadından bahsetmiyor, ayet mucize isteyenlerin mucizeyi görseler bile iman etmeyeceğinden bahsediyor eski kavimler mucizeyi gördüler ama iman etmediler onlar helak oldu, kitap ehli diye kitaplardan haberi olanlara sorun diyor, sana şair diyorlar senden önceki vahiy alan erkeklere de uymadılar ve helak oldular, peygamberler yemek yemeyen, ölmeyen mucizevi canlılar değiller.
Yani ayet başka bir konudan bahsediyor ama arkadaş bambaşka anlamış.

Dipnot: düşünün o zamanlarda erkek peygamberi dinlemeyen bir topluluk kadını hiç dinler mi? Bu çağda bile kadına saçı uzun aklı kısa diyen bir anlayış var, güneydoğu da hala kadına 2. sınıf insan muamelesi yapılıyor, ne biçim geleneklere kurban ediliyorlar, bütün bunlar insanların seçim suçudur.
imana gelin yanacaksınız.
şüphesiz ki.
andolsun.
onlar.

dedikleri merak uyandırır. tanrı neden yemin eder ki?
"Olur mu dersin" nickli arkadaşın sorusuna naçizane cevap.

Not: Bu sorunun cevabı çok net budur diyemem çünkü kuranda bu soruya açıkça bir cevap verilmiyor ancak ayetlerden anlaşılanı söyleyeyim.

Kuran da 19 sürenin ilk ayetlerinde yemin ifadeleri var.
insanın yemini konu ne ise, o konuya allah' ı şahit tutmak içindir.
Allahın yemini ise, allah her neye yemin ediyorsa, onu insana şahit tutmak içindir. Mesela : (müddessir süresi 32-34) allah yarattığı gündüze ve geceye yemin ediyor, işte o gündüz ve gece insanın yaptıklarına şahit olacaktır. (Sad süresi 1) kurana yemin edilir işte kuran insanin hayatına şahit olacaktır. Allah tüm bunları insanlar için yarattı hepsi şahit tutulacak.
ayet ayet soyleyemem ama insanlarin dinlerini kiyafet secimlerini yargilamayin kadinlara kotu davranmayin hayvanlara eziyet etmeyin dediginden emin oldugum dini kitap.
itaat etmeyen kadınları dovun diyor.iyi davranınmış puahahaha.
senin dinin sana benim dinim bana.

ve bazı çomarlar hala herkes bir kalıba göre yaşasın istiyor.